Kayıtlar

ölüm etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Ölümümde Benim İçin Hayat Var

Ölümümde Benim İçin Hayat Var   Seyyid Nesimî Kuddise Sirrûh’a idam kararı veren Kadı, söz konusu idam fermanında şöyle diyordu: “Bu öyle bir murdardır ki, kanının değdiği yer yıkanmakla temizlenmez, orayı kesip atmak gerekir.” İdam esnasında cellat bıçağı Nesimî Kuddise Sirrûh’a vurduğunda, Nesimî Kuddise Sirrûh’tan fışkıran kan Kadı’nın üzerine, bir damlası da Kadı’nın eline geldi. Bu durum karşısında Nesimî, Kadı’ya şöyle dedi: “Sen şerîat uğruna parmağını bile kesmezsin. Hâlbuki görüyorsun, biz onun yolunda kendi kanımızla yıkanıyoruz.”   Hâllac-ı Mansur Kuddise Sirrûh buyurdu ki: “Allah’a kavuşmak için iki rekât namaz yeter. Ancak böyle bir namaz için abdesti insanın kendi kanıyla almış olması gerekir.”   Mevlana Celaleddin-i Rumi Kuddise Sirrûh buyurdu ki: “Bazı sırları açıkladığı için Hallâc’ı dara çektiler. Eğer bizim sırlarımıza vâkıf olsaydı o bizi dara çekerdi!”   Alâu’d Devle Kuddise Sirrûh anlatıyor: “Hallâc-ı Mansur Kuddise Sirrûh’un mezarına gittim. ...

40 Hadis-i Şerif 108 (Ölüm ile İlgili)

    40 Hadis-i Şerif 108 (Ölüm ile İlgili)   01-       “Hiçbiriniz başına gelen bir musibetten dolayı ölümü temenni etmesin…” (Enes b. Malik – Sahih-i Buhârî, Sahih-i Müslim) 02-       “Lezzetleri yok eden ölümü çokça hatırlayın.” (Ebû Hureyre – Tirmizî) 03-       “İnsanların en akıllısı ölümü en çok hatırlayandır.” (Tirmizî) 04-       “Ölümün sekerâtı vardır.” (Âişe – Buhârî) 05-       “Allah kuluna hayır murat ederse ona ölmeden önce uyarı verir.” (Buhârî) 06-       “Kim son sözü ‘Lâ ilâhe illallah’ olursa Cennet'e girer.” (Müslim) 07-       “Ölülerinize ‘Lâ ilâhe illallah’ı telkin ediniz.” (Müslim) 08-       “Müminin canı çıkarken kolaylıkla çıkar.” (Ahmed) 09-       “Cenazeyi acele götürünüz.” (Buhârî) 010-   “Cenaze gör...

Ölüm...

  Ölüm   Ölümün olduğunu unuttuğumuz bu dünyada ne çok saçma şeyi dert ediniyoruz kendimize… Para, mal, mülk, kırgınlık, kavga, gurur... Yarın öleceksin deseler bu kadar rahat tartışabilir miyiz sevdiklerimizle? “Yarın görüşürüz, Haftaya ararım, Tatilden sonra ordayım…” ne basit kurduğumuz cümleler… Hiç ölmeyecek gibi kibirli ve gururlu yaşıyoruz… Keşke yarın ölecek gibi, merhametli yaşayabilsek...

Ölüm Bizim Peşimizde, Siz Neyin Peşindesiniz?

Ölüm Bizim Peşimizde, Siz Neyin Peşindesiniz?   Dünya hayatı geçici, ölüm kaçınılmazdır. "Gelirken yıkandık, giderken yıkanacağız!" Doğarken (ilk yıkanma) ve ölürken (cenaze yıkanması) insanın dünyevi hiçbir şeyinin olmadığına, çıplak gelip çıplak gidileceğine işaret eder. "Ölüm bizim peşimizde, siz neyin peşindesiniz?" Ölümün her an mümkün olduğu; bir dünyada, insanların hırs, makam, mal veya geçici zevkler peşinde koşmasının anlamsızlığını sorgulayan, manevi bir uyarıcı sorudur.   “Her nefis ölümü tadacaktır…” (Âl-i İmrân 3:185) “Nerede olursanız olun, sağlam kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşır…” (Nisâ 4:78)   Bu ayetler, insanın ne kadar güçlü, zengin ya da meşgul olursa olsun ölümden kaçamayacağını anlatır. Yani ölüm “peşimizde”dir; biz ise çoğu zaman geçici dünya meşguliyetlerinin peşinden gideriz.   Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi Vesellem şöyle buyurur: “Lezzetleri yok eden ölümü çokça hatırlayın.” Bu hadis, insanın gaflete dalmaması için ...

Ölünün Dili Olsaydı...

Ölünün Dili Olsaydı...   Ölünün dili olsaydı, ağlaya inleye bağıra çağıra şöyle diyecekti: “Ey diri insan dilin dönerken Cenâbı Hakkı zikret. Dudaklarını yumma. Bizim zamanımız gaflet ile geçti. Sen bizim gibi olma, birkaç nefesini fırsat say!   Ölülerin Dirilerden Beklentisi: Duâ ve Sadakanın Sırrı Ehl-i Sünnet inancında ölülerin dirilerin duasından nasıl faydalandığını, kabirde boğulan adam misalini ve mübarek gecelerde kapımıza gelen ruhların o sarsıcı nidasını hemen keşfedin.   İslam inancında (Ehl-i Sünnet itikadında) ölüm, sevdiklerimizle aramızdaki bağın tamamen koptuğu mutlak bir son değil, boyut değiştirdiği manevi bir köprüdür. Okuduğunuz metinde yer alan hakikatler, hayatta olanların yapacağı duaların ve verecekleri sadakaların, kabir âlemine intikal etmiş Müslümanlar için nasıl hayati bir can simidi olduğunu sarsıcı bir dille ortaya koymaktadır.   Gelin, kabir ehlinin o çaresiz bekleyişini, boğulan adam misalini ve bilhassa mübarek gecelerde evlerimizin k...

Ölüm Ansızın Gelir

  Ölüm Ansızın Gelir   Dünyaya sarılırken, Ölüm ansızın gelir. Boş işle yorulurken, Ölüm ansızın gelir.   Ölümü hiç anmazsın, Deseler inanmazsın, Sıra bende sanmazsın, Ölüm ansızın gelir.   Niye inat edersin? Tevbe ederim dersin, Uzun emel güdersin, Ölüm ansızın gelir.   Bak gözlerin kararmış, Betin benzin sararmış, Demek seni ararmış, Ölüm ansızın gelir.   Dünya için koşarken, Zevk içinde coşarken, Bardağından taşarken, Ölüm ansızın gelir.   Dünya işi bitmeden, Memlekete gitmeden, Tevbe bile etmeden, Ölüm ansızın gelir.   Yunus, dünya hâlinden, Haber verdin ölümden, Beklemezken aniden, Ölüm ansızın gelir.   Yunus Emre Rahmetullahi Aleyh

Ölüm Var, Ölüm…

Ölüm Var, Ölüm…   Gelmez sandığın o an, mutlak gelecek; Bitmez sandığın, ömrün sona erecek; Elbet bir gün sıra, sana gelecek; Unutma kardeşim ölüm var ölüm...   Gece gündüz eğlenirsin, doymazsın, Arayıp ta doğru yolu, bulmazsın, Bir kez olsun secdeye, baş koymazsın, Unutma kardeşim, ölüm var ölüm...   Neyine güvenir vurdum duymaz olursun? Söylenene kulak vermez, uymaz olursun; Eninde sonunda sen de pişman olursun; Unutma kardeşim ölüm var ölüm...   Azrail gelerek ruhu tenden alacak; Son nefesi verince beden cansız kalacak; Süren dolup vaden tamamlanacak; Unutma kardeşim ölüm var ölüm...   Tükenip bitmeden, var iken süren; Ver artık kendine, bir çeki düzen; Yaptığın her şeyi, var gören bilen; Unutma kardeşim ölüm var ölüm...   Gaflete düşerek, dalma sakın rüyaya; Nefsine yenilerek, kanma fani dünyaya; Şehadet getirerek, yönel yüce Mevlâ’ya; Unutma kardeşim ölüm var ölüm...     (Anonim) ...

Ölüm Anında Görülen Haller

Ölüm Anında Görülen Haller   Ölmek, yok olmak değil, dünyâ hayâtından ayrılmak demektir. Allah Teâlâ, insanı, belli olan eceli gelinceye, rızkı tükeninceye ve ezelde takdîr edilmiş olan amelleri bitinceye kadar, bu dünyâda durdurur. İnsan, kendisi için takdir edilen rızkı ve ameli bitince de bu dünyâdan ayrılır ki buna, insanın ölümü denmektedir. İnsanın ölüm zamanındaki karşılaştığı hâlleri, İmâm-ı Gazâlî Rahmetullahi Aleyh hazretleri şöyle bildirmektedir: “Kişinin ölümü yaklaştığı vakit, dört melek gelir. Bunların biri, rûhunu sağ ayağından, biri sol ayağından, biri sağ elinden ve biri de sol elinden çekerler. Çok defa, rûhu gargara hâline gelmezden önce melekler âlemini görmeye başlar. Melekleri, yaptıkları işlerin hakîkatini, âlemlerinde durdukları hâl üzere görür. Eğer dili söylerse, onların vücudunu haber verir. Çok defa da, gördüğü şeyleri, şeytânın bir işi zanneder. Lisânı tutuluncaya kadar hareketsiz kalır. Bu hâlde, yine o melekler rûhunu parmak uçlarından çek...

Ölüm Bizi Çağırıyor

Ölüm Bizi Çağırıyor   Ey dünyaya gelen kişi, Ölüm bizi çağırıyor... Yoktur onun başka işi, Ölüm bizi çağırıyor...   Ey analar, ey babalar, Yeni doğan can kuzular, Ey kardeşler, ey bacılar, Ölüm bizi çağırıyor...   Saçlarına ak düşecek, Gençliğin solup gidecek, Kefenin var dikilecek, Ölüm bizi çağırıyor...   Dünyaya saltanat kurma, Uyanık ol gafil olma! Gönüller yap, gönül kırma, Ölüm bizi çağırıyor...   Yazların dönecek kışa, Ne kadar yaşarsan yaşa, Yazılanlar gelir başa, Ölüm bizi çağırıyor...   Cemal Kuru