Kayıtlar

ölüm etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Ölünün Dili Olsaydı...

Ölünün Dili Olsaydı...   Ölünün dili olsaydı, ağlaya inleye bağıra çağıra şöyle diyecekti: “Ey diri insan dilin dönerken Cenâbı Hakkı zikret. Dudaklarını yumma. Bizim zamanımız gaflet ile geçti. Sen bizim gibi olma, birkaç nefesini fırsat say!   Ölülerin Dirilerden Beklentisi: Duâ ve Sadakanın Sırrı Ehl-i Sünnet inancında ölülerin dirilerin duasından nasıl faydalandığını, kabirde boğulan adam misalini ve mübarek gecelerde kapımıza gelen ruhların o sarsıcı nidasını hemen keşfedin.   İslam inancında (Ehl-i Sünnet itikadında) ölüm, sevdiklerimizle aramızdaki bağın tamamen koptuğu mutlak bir son değil, boyut değiştirdiği manevi bir köprüdür. Okuduğunuz metinde yer alan hakikatler, hayatta olanların yapacağı duaların ve verecekleri sadakaların, kabir âlemine intikal etmiş Müslümanlar için nasıl hayati bir can simidi olduğunu sarsıcı bir dille ortaya koymaktadır.   Gelin, kabir ehlinin o çaresiz bekleyişini, boğulan adam misalini ve bilhassa mübarek gecelerde evlerimizin k...

Ölüm Ansızın Gelir

  Ölüm Ansızın Gelir   Dünyaya sarılırken, Ölüm ansızın gelir. Boş işle yorulurken, Ölüm ansızın gelir.   Ölümü hiç anmazsın, Deseler inanmazsın, Sıra bende sanmazsın, Ölüm ansızın gelir.   Niye inat edersin? Tevbe ederim dersin, Uzun emel güdersin, Ölüm ansızın gelir.   Bak gözlerin kararmış, Betin benzin sararmış, Demek seni ararmış, Ölüm ansızın gelir.   Dünya için koşarken, Zevk içinde coşarken, Bardağından taşarken, Ölüm ansızın gelir.   Dünya işi bitmeden, Memlekete gitmeden, Tevbe bile etmeden, Ölüm ansızın gelir.   Yunus, dünya hâlinden, Haber verdin ölümden, Beklemezken aniden, Ölüm ansızın gelir.   Yunus Emre Rahmetullahi Aleyh

Ölüm Var, Ölüm…

Ölüm Var, Ölüm…   Gelmez sandığın o an, mutlak gelecek; Bitmez sandığın, ömrün sona erecek; Elbet bir gün sıra, sana gelecek; Unutma kardeşim ölüm var ölüm...   Gece gündüz eğlenirsin, doymazsın, Arayıp ta doğru yolu, bulmazsın, Bir kez olsun secdeye, baş koymazsın, Unutma kardeşim, ölüm var ölüm...   Neyine güvenir vurdum duymaz olursun? Söylenene kulak vermez, uymaz olursun; Eninde sonunda sen de pişman olursun; Unutma kardeşim ölüm var ölüm...   Azrail gelerek ruhu tenden alacak; Son nefesi verince beden cansız kalacak; Süren dolup vaden tamamlanacak; Unutma kardeşim ölüm var ölüm...   Tükenip bitmeden, var iken süren; Ver artık kendine, bir çeki düzen; Yaptığın her şeyi, var gören bilen; Unutma kardeşim ölüm var ölüm...   Gaflete düşerek, dalma sakın rüyaya; Nefsine yenilerek, kanma fani dünyaya; Şehadet getirerek, yönel yüce Mevlâ’ya; Unutma kardeşim ölüm var ölüm...     (Anonim) ...

Ölüm Anında Görülen Haller

Ölüm Anında Görülen Haller   Ölmek, yok olmak değil, dünyâ hayâtından ayrılmak demektir. Allah Teâlâ, insanı, belli olan eceli gelinceye, rızkı tükeninceye ve ezelde takdîr edilmiş olan amelleri bitinceye kadar, bu dünyâda durdurur. İnsan, kendisi için takdir edilen rızkı ve ameli bitince de bu dünyâdan ayrılır ki buna, insanın ölümü denmektedir. İnsanın ölüm zamanındaki karşılaştığı hâlleri, İmâm-ı Gazâlî Rahmetullahi Aleyh hazretleri şöyle bildirmektedir: “Kişinin ölümü yaklaştığı vakit, dört melek gelir. Bunların biri, rûhunu sağ ayağından, biri sol ayağından, biri sağ elinden ve biri de sol elinden çekerler. Çok defa, rûhu gargara hâline gelmezden önce melekler âlemini görmeye başlar. Melekleri, yaptıkları işlerin hakîkatini, âlemlerinde durdukları hâl üzere görür. Eğer dili söylerse, onların vücudunu haber verir. Çok defa da, gördüğü şeyleri, şeytânın bir işi zanneder. Lisânı tutuluncaya kadar hareketsiz kalır. Bu hâlde, yine o melekler rûhunu parmak uçlarından çek...

Ölüm Bizi Çağırıyor

Ölüm Bizi Çağırıyor   Ey dünyaya gelen kişi, Ölüm bizi çağırıyor... Yoktur onun başka işi, Ölüm bizi çağırıyor...   Ey analar, ey babalar, Yeni doğan can kuzular, Ey kardeşler, ey bacılar, Ölüm bizi çağırıyor...   Saçlarına ak düşecek, Gençliğin solup gidecek, Kefenin var dikilecek, Ölüm bizi çağırıyor...   Dünyaya saltanat kurma, Uyanık ol gafil olma! Gönüller yap, gönül kırma, Ölüm bizi çağırıyor...   Yazların dönecek kışa, Ne kadar yaşarsan yaşa, Yazılanlar gelir başa, Ölüm bizi çağırıyor...   Cemal Kuru

Ölüm Her An Bizimle…

Resim
Ölüm Her An Bizimle… https://www.facebook.com/reel/1575938340062521 Şimdi size bir mezarın içini göstereceğim! Öldükten sonra nereye konacağız? Hiç düşündünüz mü? şu anda bu mezarda yatan siz de olabilirdiniz! Buraya defnedilen sen de olabilirdin! Allah imanlı ölmeyi hepimize nasip etsin. Ben 26 yaşında şu köyün şu camisinde imamlık yapan bir hocayım! Şu köy benim ilk görev yerim. 3 yıldır görevdeyim. Böyle kısa bir sürede bile bu köyden 8 kişi buraya defnettik. Bunların içinde kadın - erkek, yaşlı – genç ve çocuklar vardı. Ölüm güzel çirkin, fakir – zengin, genç – yaşlı – genç hiç kimseyi dinlemiyor; her an bizimle ve bize çok yakın. O yüzden bu dünya hayatına fazla dalıp kendinizi yıpratmayın.   Allah size bir ömür, fırsatlar ve halâ zaman vermiş. Kimseyi üzmeyin! Kimsenin de sizi üzmesine izin vermeyin! Her sıkıntıda Allah’a sığının ve sadece Ondan yardım isteyin. Zaman varken, Allah yolunda yaşayın! Unutmayın: “Yarın görüşürüz!” dediğiniz insanlar bir gün mezarını...

İSTERSEN!

  İSTERSEN!   Dost istersen, ‘ALLAH TEÂLÂ’ yeter, Mürşit istersen, ‘KUR’AN-I KERİM’ yeter, Delil istersen, ‘MUHAMMED ALEYHİSSELÂM’ yeter, Meşgale istersen, ‘İBADET’ yeter, Huzur istersen, ‘NAMAZ’ yeter, Zenginlik istersen, ‘KANAAT’ yeter, Şeref istersen, ‘İSLÂMİYET’ yeter, İbret istersen, ‘ÖLÜM’ yeter, Düşman istersen, ‘NEFİS’ yeter, Bunlar da yetmez dersen; ‘CEHENNEM’ yeter…

Allah Teâlâ’yı ve Ölümü, Hiç Unutma!

Allah Teâlâ’yı ve Ölümü, Hiç Unutma!   ‘Şuurlu Müslüman’, Allah Teâlâ’yı ve ölümü, hiç unutmaz. Her ne iş yaparsa yapsın; Rabbinin kendisiyle beraber olduğu bilincindedir. Ölümün de her an gelebileceğinin bilincindedir; dünyaya kendini fazla daldırmaz, ölüm sonrası için hazırlık yapar… Akıllı insan, ‘sonsuz mutluluk’ için yaşar…

Ölümden Önceki Hastalığın Güzelliği

Ölümden Önceki Hastalığın Güzelliği   Allah Teâlâ’nın peygamberlerin bedenlerine âdetâ bir emâneti teslim ediyormuş gibi çeşitli hastalık ve sıkıntılar vermesinin, vefât edecekleri sırada onlara üstüste acı ve ıstıraplar çektirmesinin bir hikmeti de, bu sıkıntıların onların rûhi güçlerini zayıflatması, böylece ruhlarının bedenlerinden kolayca ayrılması, can çekişme hâlinin sıkıntısız olması içindir   Hastalık çekmeden ansızın gelen ölümler ise böyle kolay değildir, ölmek üzere olan kimsenin hâline bakınca ona ölümün sert mi, yumuşak mı, zor mu. kolay mı geldiği anlaşılır. Nitekim Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:   “Mümin, bir demet ekin gibi yumuşak ve dayanıklıdır; rüzgâr onu kâh o tarafa, kâh bu tarafa yatırır.“ (Buhari, Merda 1, nr.5643,5644)   Ebû Hüreyre Radıyallahu Anhın rivayetine göre ise Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;   “Mümin bir demet ekine benzer; ekin yumuşak ve dayanıklı olduğu için rüzgâr onu es...

Ölümü İster misin?

Ölümü İster misin?   Rabiatü'l-Adeviyye Kuddise Sirrûha'ya: ·      “- Ölümü ister misin?” diye sorulunca: ·      O şöyle buyurdu: ·      “- Ben kırdığım birisiyle bile karşılaşmaktan utanırken, kendisine isyan ettiğim Rabbimle karşılaşmayı nasıl isteyebilirim ki?” ·      Allah Teâlâ'nın dostları böyle düşünüyorsa, biz ne yapalım, nerelere gidelim? ·      Allah'ım! Bol bol salih ameller yaparak, günahlarımızı eritmeden; Nasuh tevbe nasip etmeden canımızı alma! Allahümme Âmîn!

Rindlerin Ölümü

  Rindlerin Ölümü   Hafız'ın kabri olan bahçede bir gül varmış; Yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle. Gece; bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış Eski Şiraz'ı hayal ettiren ahengiyle.   Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde; Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter. Ve serin serviler altında kalan kabrinde Her seher bir gül açar; her gece bir bülbül öter.   Rind: Filozof, kalender, güzel insan ve dünya hırslarından vazgeçen…   Yahya Kemal BEYATLI Rahmetullahi Aleyh

Ölüm Nedir Hocam?

Ölüm Nedir Hocam?    Bir Gün Öğrencileri İmam’ı Gazâli Rahmetullahi Aleyh Hazretlerine: “- Hocam! Ölüm nedir? Bize özel olarak anlatır mısın?” demişler. Velâyet nûru ile ölümünün çok yakın olduğunu anlayan İmam’ı Gazâli Hazretleri “Men lem yezuk, lem ya’rif” Yani: “- Tatmayan bilmez ki! Önce kendim tadayım! Sonra size anlatırım!” demiş. Öğrencileri: “- Aman hocam! Öldükten sonra sizinle nasıl bağlantı kurarız?” dediklerinde: Gülümseyerek, yalnızca: “- İnşâ Allah!” diye cevap vermiş. Gerçekten aradan çok geçmeden İmam’ı Gazâli Hazretleri ölümü tatmış ve öldüğü gece öğrencilerinin rüyalarına gelerek: “- Allah dostları sözünü tutar. İşte, bugün ölümü tattım ve sözümü tutmak için rüyanıza geldim!” demiş. “- Abdestimi tazeleyip, sabah namazını kıldıktan sonra, yalnızca odama çekildim ve ölüm meleğini beklemeğe başladım.  ‘Lâ ilâhe illallah’  diye zikir ederken, bir anda odamı nur kapladı ve bütün hücrelerim nur oldu. Başımı kaldırıp yukarı baktım. O nurun etkisi ile evimi...

Hz. Hızır Aleyhisselâm ve Ölüm Meleği

Hz. Hızır Aleyhisselâm ve Ölüm Meleği             Günlerden bir gün oturmuş, Allah Teâlâ'yı zikretmekle meşgul Hızır Aleyhisselâm’ın canını almak için yanına Ölüm Meleği Azrail Aleyhisselâm gelir.             Hz. Hızır Aleyhisselâm durumu anlayınca hüngür hüngür ağlamaya ve çırpınmaya başlar. Bir Allah Teâlâ dostunun ölüm karşısında gayet metin ve soğukkanlı olmasını bekleyen Azrail Aleyhisselâm:             “- Bu ne telaş, bu ne telaş? Ey Hızır, ne kadar yufka yürekliymişsin! Ne bu gözyaşları? Ölümden mi, yoksa; Dünyadan ayrılacağından mı korkuyorsun?” diye sorunca:             Hızır Aleyhisselâm:             “- Hayır!” der:             "- Tek korkum...

Bir Kapıya Bir Kere Gidersin

Bir Kapıya Bir Kere Gidersin   Bir kapıya bir kere gidersin, ikincisinde utanırsın… Ama bir kapı var her gün gidersin, Lâkin asla DOYAMAZSIN… Çünkü bilirsin, seni KAPISINDAN kovmayacak… Bir tek “O” vardır. “O” da âlemlerin Rabbi, Allah’ü Teâlâ’dır. Hâşa, sümme hâşa! Hem gidecek başka kapı mı var? Her gün, her saat Rabbine içini dökersin… 24 saat açık, hep açık, ömür boyu açık… Bir “O” sıkılmaz senden… Bir “O” affeder seni… Bir “O“ yüzüne vurmaz AYIPLARINI... Binlerce kez tevbe etsen, binlerce kez tevbeni bozsan… Yine “O”na gidersin… Seni yine kovmaz, affeder… O” yüce Yaratan’ın ne sevgisine ne aşkına doyamazsın… Elhamdü lillâh! Elhamdü lillâh! Elhamdü lillâh! Sonsuz kere sonsuz, hamdü senalar olsun… Elhamdü lillâh!

Ey İnsan! Ölümden Sonrasını Düşündün mü?

  Ey İnsan! Ölümden Sonrasını Düşündün mü?   Öldükten yaklaşık 30 dakika içerisinde vücutta refleks diye bir şey kalmıyor. Gevşeyen kaslar dolayısıyla ağız ve göz kapakları açık kalıyor. Boşaltım sistemi tamamen gevşiyor, idrar akıntısı olmaya başlıyor. Ölümün gerçekleşmesinden 24 saat sonra vücut çürümeye başlıyor. Solunumun durması bakteriler için işaret oluyor ve çalışmaya başlıyorlar. İlk çürüyen organlar ise göz, beyin, mide ve bağırsaklar. Ceset şişman ise daha çabuk çürürken, tuzlu suda boğulanlar daha geç çürüyor. En geç çürüyen kısımlar ise kalp, mesane ve böbrek. İlk çürüyen yer olan mide ve bağırsaklarda bakteriler yoğun çalıştıkları için hızla gaz ortaya çıkıyor. Bu gaz, karın bölgesinin şişmesine sebep oluyor. Derinin üstü yanık gibi su toplarken, vücutta biriken sülfür yüzünden renk siyaha dönmeye başlıyor. Günden güne şişen karın patlıyor ve göğüs çöküyor. Bu olay “MEZAR ÜSTÜNDEN” duyulabilecek kadar sesli olabiliyor. Ortalama 4 yıl sonra ins...