Kayıtlar

gerçek etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İnsan Vücudu Hakkında Şaşırtıcı Gerçekler

İnsan Vücudu Hakkında Şaşırtıcı Gerçekler   01-       İnsan vücudunda ortalama 5 litre kan bulunur. 02-       Yetişkin bir insanın iskeletinde 206 kemik vardır. 03-       Tat tomurcukları yaklaşık 10-14 günde bir yenilenir. 04-       Hapşırık hızı 160 km/saat seviyesine ulaşabilir. 05-       Vücuttaki damarların toplam uzunluğu yaklaşık 100.000 kilometredir. 06-       İnsan ömrü boyunca ortalama 100-200 milyon adım atabilir. 07-       Akciğerlerin toplam yüzey alanı yaklaşık bir tenis kortu büyüklüğündedir. 08-       İnsan dakikada ortalama 15-20 kez göz kırpar. 09-       Beyin yaklaşık 20 Watt enerji tüketir. 010-   Bir saç telinin ömrü ortalama 2-7 yıl arasındadır. 011-   İnsan vücudundaki bakteri sayısı, insan hücresi sayısına yakın düzeydedir. 012...

Yahudilerin Alçaklığı ve Gerçek Yüzleri

Yahudilerin Alçaklığı ve Gerçek Yüzleri               Almanlar’ın eline esir düşen Rus askerin günlüğünden…             Yıl 1941, Almanlar esir düşen bizlere derin bir çukur kazmamızı emrettiler.             Çukuru kazdıktan sonra ellerindeki Yahudiler’i getirerek çukura attılar ve bizden onları canlı canlı gömmemizi istediler.             Bizler bu kötülüğü reddettik.             Alman komutan Yahudiler’in çukurdan çıkarılıp bizim çukura atlamamızı emrederek, çukurdan çıkan Yahudiler’e ise bizi canlı canlı gömmelerini istedi.             Yahudiler gözlerini dahi kırpmadan bizlerin üzerine toprağı atmaya başladılar. Tam toprak bizleri yutmak üz...

Gerçek Bir Tövbe İçin...

  Gerçek Bir Tövbe İçin: §    Yaşadığı ortamda günahı terk etmeli. §    İşlediği günah için derin pişmanlık duymalı, §    Tevbe edip, gelecekte aynı hatayı işlememeye kararlı olmalı, §    Kul hakları varsa sahibine iade edilmeli, §    Tekrar aynı günaha düşerse, ümitsizliğe kapılmadan tekrar tekrar tevbe etmeli; ta ki günah yakasını bırakıncaya kadar…

Gerçek Dost ve Akrabalar…

Gerçek Dost ve Akrabalar…   Bir adam koca bir danayı kurban kesti ve büyük bir ateş̧ yaktı ve kızına dedi ki: “- Kızım, sevdiklerimizi ve komşularımızı çağır ve gelip bizimle oturup et yesinler...” Kızı bağırdı: “- Evimizde yangın çıktı yetişin ahali Evimizdeki bu yangını söndürmemize yardım edin!”. Bir kaç̧ dakika içinde bunu duyan bir grup insan yangın söndürmek için yardım etmeye koşup evlerine geldiler. Diğer komşular akrabalar bu feryadı duymamış̧ gibi davrandılar feryada kulak tıkadılar. Yardıma gelenler Kurban kesen ailenin kurban etinden yiyip içtiler, karınlarını doyurdular giderken de ellerine birer parça et verildi. Baba şaşkındı kızına döndü̈ ve dedi ki: “- Kızım Gelen insanları, tanımam, daha önce hiç̧ görmedim, Kızım yangın var dedin bağırdın peki sevdiklerimiz, dostlarımız ve meslektaşlarımız nerede?” Kızı gözleri dolu dolu dedi ki: “- Evimizdeki yangını söndürmeye yardım etmeye gelmeyenler bizi yangına terk ederler. Bizim dostumuz arkadaşımız...

Gerçek Mutluluk

Gerçek Mutluluk   TV’de bir programda sunucu, milyoner misafirine sordu: “- Hayatınızda sizi en çok mutlu eden şey ne oldu?” Adam: “- Hayatımda dört mutluluk merhalesi yaşadım.” “- 1) Mala, eşyaya düşkünlüğüm oldu, elde edince, mutluluğun bu olmadığını anladım.” “- 2) Çok pahalı şeylere düşkünlüğüm oldu, elde edince, onların verdiği mutluluğun, zamanla tesirini kaybettiğini gördüm.” “- 3) Büyük şirketler mesela bir futbol takımı veya uluslararası bir şirket sahibi olunca, mutluluğu yakalarım sandım, ama hayal ettiğim mutluluğu onlarda da bulamadım.” “- Hatta gördüm ki; imkânların çoğaldıkça, sorumlulukların artıyor, rahatından fedakârlık yapmak zorunda kalıyorsun.” “- 4) Bir arkadaşım benden engelli çocuklar için tekerlekli araba almada destekleyici olmamı istedi. Hemen yüklü bir bağışta bulundum. Teslim günü gelince arkadaşım ısrarla çocuklara kendi elimle arabaları teslim etmemi ve çocukların sevincine ortak olmamı istedi.” “- Tabii gittim, çocukların arabal...

Ne Güzel, Gerçek Bir Hikâye!

Ne Güzel, Gerçek Bir Hikâye!   Gönenli Hocamız Rahmetullahi Aleyh anlatıyor… “- Bir gün şurada namaz kıldırıyorum. Mihrabtayım… Namazdan evvel birisi geldi:” “- Hocam, dedi. Ben Hacca gitmek istiyorum. Kâbe’ye gitmek istiyorum, Ravza’ya gitmek istiyorum ama hiç bir tutarım yok! Ne olur, elinizden gelirse, bir kolayını bulursanız, bana yol göstericilik yapın! Bana da bir yol açın, imkân açın, filan dedi gitti.” “- Olur, dedim; inşallah, dedim. Allah Teâlâ bir kolayını verirse filan diyerek adamcağızın gönlünü aldım gitti.” “- Sonra. Öğle namazını kıldık, tesbihimizi çektik, dualarımızı yaptık, kalktık…” “- Baktım bir adam geldi, selam verdi:” “- Aleyküm selam! Dedim.” Adam: “- Efendim, dedi. Ben şu taraftaki, deniz kenarındaki bahçelerin bekçisiyim. Hâkim emeklisi filan Bey gönderdi beni. Selam ve hürmetleriyle birlikte bir de ricası var sizden.” “- Aleyna ve aleykümselâm, ricası nedir Hâkim Bey’in? “- Efendim Hâkim Bey’in ricası şu:” “- Ben hac borçlusuyum...

Gerçek Muhabbetin Alâmetleri

  Gerçek Muhabbetin Alâmetleri   Allâh’ü Teâlâ ve Rasûlü Sallallahü Aleyhi Vesellem’e itaate götürmeyen muhabbet sözleri, kuru bir iddiadan öteye gidemez. Sevdiği uğruna fedakârlıkta bulunmayanların kalbî beraberlik iddiaları, dört duvar arasındaki kuru beraberlikler gibi, bir kıymet ifâde etmez. Bir sohbet esnâsında Hz. Sevbân Radiyallahü Anh, Habîbullâh Sallallahü Aleyhi Vesellem Efendimiz’e pek derin ve dalgın bir sûrette bakıyordu. Öyle ki onun bu hâli, Âlemlerin Efendisi’nin dikkatini çekti. Merhametle sordular:             “– Yâ Sevbân! Nedir bu hâlin?” Peygamber âşığı Sevbân şöyle dedi: –Anam, babam ve canım Sana fedâ olsun yâ Rasûlallâh! Sen’in hasretin beni öyle yakıp kavurmaktadır ki, nûrundan ayrı geçirdiğim her an bana ayrı bir hicrân olmaktadır. Dünyada böyle olunca âhirette nice olur diye dertleniyorum. Orada siz peygamberlerle beraber olacaksınız. Benim ise, ne olacağım ve nerede bulunacağım bell...

Adil Hükümdar Nuşirevan’ın Çocuktan Öğrendiği Gerçek

  Adil Hükümdar Nuşirevan’ın Çocuktan Öğrendiği Gerçek             Adil bir hükümdar olan Nuşirevan, bir gün ava çıkar. Av peşinde iken, muhafızlardan ayrı düşer. Susayan hükümdar, yakınında bir köy görüp oraya gider.           Bir evin kapısının önünde durup, içmek için su ister. Evden bir çocuk çıkar. Kendisini gördüğünde eve süratle geri döner ve bir şeker kamışı parçasını sıkıp, suya karıştırır, bir bardakla onu hükümdara sunar.           Hükümdar kadehe bakar ki, içinde toprak ve toz bulunur. Yavaş yavaş suyu içer. Sonuna vardığında:           “- Güzel ve tatlı su. İçinde toz toprak bulunmasaydı!” der. Kız çocuğu:           “- Ona toz, toprağı ben kasten koydum!” der. Hükümdar:           “- ...

Hac'dan Yeni Dönen Bir Hacının İbretlik Gerçek Bir Öyküsü

  Hac'dan Yeni Dönen Bir Hacının İbretlik Gerçek Bir Öyküsü   Muhammed kardeşimiz, hac işlemlerini bitirmiş, dönüş için Cidde Havalimanı'nın bekleme salonunda uçağın hareket saatini bekliyordu. Bir ara yanına bir hacı gelip oturdu. Selâm verip Muhammed’e şöyle dedi: “- Ben inşaat sektöründe müteahhitlik yapıyorum. Allah’ın lütfu ile bu sene onuncu defadır hac nimeti bana nasip oluyor... Muhammed, başını sallayarak müteahhide şöyle dedi: “- Maşaallah! Allah haccınızı ve amellerinizi etsin, günahlarınızı bağışlasın.” Müteahhit gülümseyerek Muhammed’e dedi ki: “- Âmin, ecmain... Peki, sen daha önce hacca geldin mi hiç?" Muhammed az düşündü, sonra da şöyle dedi: “- Aslına bakarsan hacım, benim bu hac seferimin uzun öyküsü var, başınızı ağrıtmak istemem...” Hacı güldü, sonra da Muhammed’in omuzuna vurarak dedi ki: “- Gördüğün gibi burada boş oturmuşuz. Uçağın kalkış saatini beklemekten başka bir işimiz yok. Hadi anlat, çok merak ettim.” Muhammed de tebes...