Kayıtlar

Hızır etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kaside-i Nuniyye

Kaside-i Nuniyye   Sena-u hamd ve minnet hakka her an Odur sultan âliye’l-vasf ve’ş-şan   Yetişmez künhüne efham-ı mahluk Erişmez hükmüne êsêr-i butlan   Salat alsun nebimiz Mustafa’ya Odur mebde-i şer’i yezdan   Dahî ashab ve êli ve tabiîne Bulutlar nitekim bezl ede bârân   Budur abdu fakirin itikadı Kabul eder onu her ehli iman   Zahîre eyleyip rûzı cezaya Umar hakk’dan onunla ecir ve ihsan   Vücûdu sani’ ve bânı kadime Delillerdir havadis cümle erkan   Çü yok halk halayık ihtilafı Bilindi bir dirir bu hükme sultan   Onun zatına benzer nesne yok hiç Vücûb ile değil bu hükmü imkan   Ğınası kesretin nefy etti onun “Küll”e lazımdır zira zira ki cüzan   Ne “küll”dür o ne “cüz”dür ne “araz” Ne vardır onda araz ile ekvan   Vücûdu pakına cevher deme hem Kaç… Ondan kim ede ihâmı noksan   Muhittir ilmi eşyayı cihanı Değildir muttehid bir şeyle sübhan ...

Ameliyata Girerken Okunacak Hızır Aleyhisselâm’ın Şifa Duası

Ameliyata Girerken Okunacak Hızır Aleyhisselâm’ın Şifa  Duası                   اَقْسَمْتُ عَلَيْكِ اَيَّتُهَا الْعِلَّةُ بِعِزَّةِ عِزَّةِ اللّٰهِ وَبِعَظَمَةِ عَظَمَةِ اللّٰهِ وَبِجَلَالِ جَلَالِ اللّٰهِ وَبِقُدْرَةِ قُدْرَةِ اللّٰهِ وَبِسُلْطَانِ سُلْطَانِ اللّٰهِ وَبِلَا اِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَبِمَا جَرٰي بِهِ الْقَلَمُ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ وَبِلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللّٰهِ إِلَّا انْصَرَفْتِ     Okunuşu: Aksemtü aleyki eyyetühel ılletü bi ızzetillâh Ve bi azameti azametillâh Ve bi celâli celâlillâh Ve bi kudreti kudretillâh Ve bi sultâni sultânillâh Ve bi lâ ilâhe illallah Ve bi mâ cerâ bihil kalemü min ındillâh Ve bi lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi illen sarafti.   Anlamı: Ey hastalık! Sana Allâh Celle Celâlüh izzetiyle, azametiyle, yüceliğiyle, kudretiyle, gücü ile, lâ ilaâhe illallâh ile, Allâh Celle Celâlüh katından, kalemin yazdıkları ve Allâhın güç...

Hz. Hızır Aleyhisselâm İle Ölüm Meleği

Hz. Hızır Aleyhisselâm   İle Ölüm Meleği   Günlerden bir gün; Hızır Aleyhisselâm her zaman yaptığı gibi oturmuş, Allah'ü Teâlâ’yı zikretmekle meşgul olmaktadır. Ölüm meleği Azrail Aleyhisselâm, Hızır Aleyhisselâm’ın canını almak için yanına gelir. Hz. Hızır Aleyhisselâm durumu anlayınca hüngür hüngür ağlamaya ve çırpınmaya başlar. Bir Allah’ü Teâlâ dostunun ölüm karşısında gayet metin ve soğukkanlı olmasını bekleyen Azrail Aleyhisselâm; “- Bu ne telaş, bu ne telaş ey Hızır? Ne kadar yufka yürekliymişsin, ne bu gözyaşları? Ölümden mi, yoksa dünyadan ayrılacağından mı korkuyorsun?” diye sorar. Hızır Aleyhisselâm: “- Hayır!” der: “- Tek korkum, öldüğümde Allah’ü Teâlâ’yı biraz daha fazla zikr etmekten uzak kalışımdır. Çünkü ardımdan insanlar Allah’ü Teâlâ’yı anarlarken, bol bol ibadet ve taatte bulunurlarken, ben bu eşsiz zevkten mahrum kalacağım. Halbuki ben kıyamete kadar Allah’ü Teâlâ’yı anmayı ve Ona gece gündüz ibadet etmeyi diliyorum!” Bunun uzerine Alla...

Hızır Aleyhisselâm'ı Çağırdım Siz Geldiniz

Resim
Hızır Aleyhisselâm'ı Çağırdım Siz Geldiniz Sağlık Bakanlığı (UMKE) gönüllüleri, Malatya'da depremde yıkılan bir otelin enkazından 28 yaşındaki Ferhat isimli bir genci sağ olarak çıkardı. Gencin sözleri dikkat çekti. Hastaneye sevk edilen genç UMKE gönüllülerine, "Allah razı olsun. Hızır Aleyhisselam'ı çağırdım siz geldiniz!" sözleriyle teşekkür etti.

Hızır Aleyhisselâm Niye Köle Oldu?

                                                 Hızır Aleyhisselâm Niye Köle Oldu?   Hızır Aleyhisselam sık sık insanların arasından ayrılır halvet eder kendi nefsi ile mücahade eder. Bir gün beni İsrail sokaklarında dolaşırken bir köle yaklaşıp ondan: “- Allah’ü Teâlâ için bir sadaka ver!” dedi. Hızır Aleyhisselam verecek bir malı olmadığından: “- Benim sana verecek hiçbir şeyim yok ki…” dedi. Ama köle ısrarla: “- Bana Allah’ü Teâlâ için ver, zira sen nurlu ve merhametli bir insansın!” deyince: Daha fazla dayanamaz peki öyleyse mademki; “- Allah’ü Teâlâ aşkına dedin. Beni yanında pazarda götür bir köle gibi sat parası senin olsun!” der.” Adam, Hızır Aleyhisselam’ı pazarda 400 dirheme satar. Hızır Aleyhisselam köle olarak alan adam ona fazla bir iş vermek istemese de, O: “- Ben yaşlıyım ama bir genç gibi çalışır si...

Hızır Aleyhisselâm Niye köle oldu?

                                                 Hızır Aleyhisselâm Niye köle oldu?   Hızır Aleyhisselam sık sık insanların arasından ayrılır halvet eder kendi nefsi ile mücahade eder. Bir gün beni İsrail sokaklarında dolaşırken bir köle yaklaşıp ondan: “- Allah’ü Teâlâ için bir sadaka ver!” dedi. Hızır Aleyhisselam verecek bir malı olmadığından: “- Benim sana verecek hiçbir şeyim yok ki…” dedi. Ama köle ısrarla: “- Bana Allah’ü Teâlâ için ver, zira sen nurlu ve merhametli bir insansın!” deyince: Daha fazla dayanamaz peki öyleyse mademki; “- Allah’ü Teâlâ aşkına dedin. Beni yanında pazarda götür bir köle gibi sat parası senin olsun!” der.” Adam, Hızır Aleyhisselam’ı pazarda 400 dirheme satar. Hızır Aleyhisselam köle olarak alan adam ona fazla bir iş vermek istemese de, O: “- Ben yaşlıyım ama bir genç gibi çalışır si...

Hızır Nasıl Hızır Aleyhisselâm Oldu?

  Hızır Nasıl Hızır  Aleyhisselâm  Oldu?   İbnü’l-Arabî Rahmetullahi Aleyh’in “Hızır Aleyhisselâm nasıl Hızır oldu” sorusuna verdiği cevap şöyledir: “Hızır bir orduda askerdi. Ordunun suya ihtiyacı olmuş, yoldaki tehlikeler nedeniyle kimse gitmek istemez. Hızır Aleyhisselâm tehlikeyi göze alarak su aramaya gider ve en nihayetinde ulaştığı su ab-ı hayat olur. Hızır geri döndüğünde durumu arkadaşlarına bildirir. Bunun üzerine herkes bu kez suyu elde etmek üzere yola çıkar, fakat kimse ona ulaşamaz. Çünkü herkes (bir başkası için değil) kendisi için bencilce suyu aramış. Fakat sadece insana hizmet etmek üzere yola çıkan Hızır Aleyhisselâm “ab-ı hayat” ı bulabilmiştir. Yani ölümsüzlük suyuna ulaşmak, tek gayesi Hakk’ın kullarına hizmet etmek olan kimseye nasip olmuştur.”   (Fütûhat-ı Mekkiyye)

Ladikli Ahmed Ağa

Resim
Ladikli Ahmed Ağa Doğumu Ve Ailesi 1304 (1888) yılında Konya Vilayetinin Sarayönü Kazasına bağlı, Lâdik (Halıcı) Kasabasında dünyaya gelir. Babasının adı Mehmet, annesinin adı Emine'dir. Yusuflar Sülâlesindendir. Üç erkek bir kız olmak üzere dört kardeştir. Yıllarca çobanlık yaptığından dolayı muhitinde ÇOBAN AHMET olarak tanınmıştır. Sonradan Elma soyadını almıştır. Manevi bir yolla kendisine “Hüdâî” adı verilmiştir: Ol Mevla’m koymuştur Hüdâî adım, Melekler ederler gökte feryadım, Mevla’mın aşkından almışım tadım, Yansa da ayrılmaz haktan Hüdâî… Hatice Hanımla evlenmiştir. İkisi oğlan dördü kız olmak üzere altı tane çocuğu vardır. Hâlâ hayatta olan çocuk ve torunları vardır. Okur-Yazarlığı Hikmeti ilahi ÜMMÎDİR (Okuma yazması yoktur). Bu durumunu şu beytinde dile getirmektedir: Bir Üstaddan okumadım, yol nedir erkân nedir? İım-i Zahir okumadım, kalpteki bürhan nedir? Ey beni yaratan Hüda’m, cümle bilgi sendedir… Dertliler geldi ...