Kayıtlar

anla etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bizi Anlayan

Bizi Anlayan   Zat-ı Hakk'da mahrem-i irfan olan anlar bizi; İlm-i sır'da bahr-i bi-payan olan anlar bizi… Bu fena gülzarına talib olanlar anlamaz; Vech-i baki hüsnüne hayran olan anlar bizi…   Dünye vü ukba'yı tamir eylemekten geçmişiz; Her taraftan yıkılıp viyran olan anlar bizi; Biz şol Abdal'ız bırakdık eğnimizden şalımız; Varlığından soyunup üryan olan anlar bizi…   Kahr u lütfu şey'-i vahid bilmeyen çekdi azab; Ol azabdan kurtulup sultan olan anlar bizi… Zahid'a ayık dururken anlamazsın sen bizi; Cür'a-yı safi içip mestan olan anlar bizi…   Arifin her bir sözünü duymağa insan gerek; Bu cihanda sanmanız hayvan olan anlar bizi… Ey Niyazi katremiz deryaye saldık biz bu gün; Katre nice anlasın umman olan anlar bizi…   Halkı koyup LAMEKAN ilinde menzil tutalı; Mısri'ya şol canlara canan olan anlar bizi…   Niyazi Mısri Rahmetullahi Aleyh   Günümüz Türkçesi: Allah’ın zatına dair derin irfan sahibi olanlar bizi anlar. Gizli ilimlerde sonsuz bir deniz gib...

Hala Anlayamadınız Değil mi?

  Hala Anlayamadınız Değil mi?   Önemli olan haklı ya da haksız olmak değil! Kavganın kazananı yoktur. Ya kaybedersiniz ya da daha çok kaybedersiniz. Önemli olan kalp kırmamak. Önemli olan yargılamadan, karşılıksız sevebilmek ve iyilik yapabilmek. Haklı bile olunsa özür dileyecek kadar asil olmak, bilge olmaktır. Egonuzu kontrol edemediğiniz sürece, o sizi kontrol etmeye devam edecek. Böyle olduğu sürece tüm dünya sizin bile olsa asla mutlu olamazsınız…   Albert Einstein

Gerçek Bir Aşk Hikâyesi… (Ağlayarak Okuyacaksınız…)

Gerçek Bir Aşk Hikâyesi… (Ağlayarak Okuyacaksınız…)   Kocam bir mühendisti. Onunla sakin tabiatını sevdiğim için evlenmiştim. Bu sakin adamın göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı… Gel gör ki iki yıl nişanlılık ve beş yıl evlilikten sonra bu sakinlik beni yormaya başlamıştı. Eşimin -bir zamanlar çok sevdiğim- bu özelliği artık beni huzursuz ediyordu. İş ilişkiye gelince oldukça içli, hatta aşırı hassas bir kadınım. Oysa kocamın sakinliği, başka bir deyişle vurdumduymazlığı, evliliğimize romantizm katmaması beni aşktan almış, uzaklaştırmıştı. Sonunda kararımı ona da açıkladım: Boşanmak istiyordum. Şaşkınlıktan gözleri açılarak: “- Niye?” Diye sordu.  “- Gerçekten belli bir sebebi yok!” dedim, “- Sadece yoruldum!” Bütün gece ağzını bıçak açmadı. Düşünüyordu. Bu hâli ise hayal kırıklığımı daha da artırmaktan başka bir işe yaramıyordu: İşte, sıkıntısını dışarı vurmaktan bile aciz bir adamla evliydim. Ondan ne bekleyebilirdim ki! Sonunda sordu: “- Seni caydırmak için ne yap...