Bizi Anlayan
Bizi Anlayan
Zat-ı Hakk'da mahrem-i irfan olan anlar bizi;
İlm-i sır'da bahr-i bi-payan olan anlar bizi…
Bu fena gülzarına talib olanlar anlamaz;
Vech-i baki hüsnüne hayran olan anlar bizi…
Dünye vü ukba'yı tamir eylemekten geçmişiz;
Her taraftan yıkılıp viyran olan anlar bizi;
Biz şol Abdal'ız bırakdık eğnimizden şalımız;
Varlığından soyunup üryan olan anlar bizi…
Kahr u lütfu şey'-i vahid bilmeyen çekdi azab;
Ol azabdan kurtulup sultan olan anlar bizi…
Zahid'a ayık dururken anlamazsın sen bizi;
Cür'a-yı safi içip mestan olan anlar bizi…
Arifin her bir sözünü duymağa insan gerek;
Bu cihanda sanmanız hayvan olan anlar bizi…
Ey Niyazi katremiz deryaye saldık biz bu gün;
Katre nice anlasın umman olan anlar bizi…
Halkı koyup LAMEKAN ilinde menzil tutalı;
Mısri'ya şol canlara canan olan anlar bizi…
Niyazi Mısri Rahmetullahi Aleyh
Günümüz Türkçesi:
Allah’ın zatına dair derin irfan sahibi olanlar bizi anlar.
Gizli ilimlerde sonsuz bir deniz gibi derinleşmiş olanlar bizi anlar.
Bu geçici dünya bahçesine gönül verenler bizi anlayamaz.
Kalıcı olan Allah’ın güzelliğine hayran olanlar bizi anlar.
Biz dünya ve ahireti imar etme (makam, menfaat peşinde koşma) düşüncesini aşmışız.
Her yönden yıkılıp benliğini harap edenler bizi anlar.
Biz öyle dervişleriz ki üstümüzdeki hırkayı bile çıkardık.
Varlık iddiasından soyunup manen çıplak kalanlar bizi anlar.
Allah’ın kahır ve lütfunun aslında bir ve aynı hakikatin tecellisi olduğunu bilmeyen azap çeker.
Bu gerçeği anlayıp o azaptan kurtulan, manen sultan olan bizi anlar.
Ey zahid! Sadece akıl ve zahirle ayık durarak bizi anlayamazsın.
Saf aşk şarabından içip manevi sarhoş olanlar bizi anlar.
Bir arifin sözünü anlayabilmek için gerçek insan olmak gerekir.
Bu dünyada sadece bedeni yaşayan, hakikatten habersiz olanlar bizi anlayamaz.
Ey Niyazi! Biz bugün damlamızı denize bıraktık (benliğimizi Hak’ta yok ettik).
Bir damla, engin bir okyanusu nasıl anlayabilir? Okyanus olanlar bizi anlar.
Mekândan ve kayıttan münezzeh olan Hak yolunda konaklayalı beri,
Mısrî’yi seven ve gönlünde sevgili edinen gerçek canlar bizi anlar.
Zat-ı Hakk'da mahrem-i irfan olan anlar bizi;
İlm-i sır'da bahr-i bi-payan olan anlar bizi…
Bu fena gülzarına talib olanlar anlamaz;
Vech-i baki hüsnüne hayran olan anlar bizi…
Dünye vü ukba'yı tamir eylemekten geçmişiz;
Her taraftan yıkılıp viyran olan anlar bizi;
Biz şol Abdal'ız bırakdık eğnimizden şalımız;
Varlığından soyunup üryan olan anlar bizi…
Kahr u lütfu şey'-i vahid bilmeyen çekdi azab;
Ol azabdan kurtulup sultan olan anlar bizi…
Zahid'a ayık dururken anlamazsın sen bizi;
Cür'a-yı safi içip mestan olan anlar bizi…
Arifin her bir sözünü duymağa insan gerek;
Bu cihanda sanmanız hayvan olan anlar bizi…
Ey Niyazi katremiz deryaye saldık biz bu gün;
Katre nice anlasın umman olan anlar bizi…
Halkı koyup LAMEKAN ilinde menzil tutalı;
Mısri'ya şol canlara canan olan anlar bizi…
Niyazi Mısri Rahmetullahi Aleyh
Günümüz Türkçesi:
Allah’ın zatına dair derin irfan sahibi olanlar bizi anlar.
Gizli ilimlerde sonsuz bir deniz gibi derinleşmiş olanlar bizi anlar.
Bu geçici dünya bahçesine gönül verenler bizi anlayamaz.
Kalıcı olan Allah’ın güzelliğine hayran olanlar bizi anlar.
Biz dünya ve ahireti imar etme (makam, menfaat peşinde koşma) düşüncesini aşmışız.
Her yönden yıkılıp benliğini harap edenler bizi anlar.
Biz öyle dervişleriz ki üstümüzdeki hırkayı bile çıkardık.
Varlık iddiasından soyunup manen çıplak kalanlar bizi anlar.
Allah’ın kahır ve lütfunun aslında bir ve aynı hakikatin tecellisi olduğunu bilmeyen azap çeker.
Bu gerçeği anlayıp o azaptan kurtulan, manen sultan olan bizi anlar.
Ey zahid! Sadece akıl ve zahirle ayık durarak bizi anlayamazsın.
Saf aşk şarabından içip manevi sarhoş olanlar bizi anlar.
Bir arifin sözünü anlayabilmek için gerçek insan olmak gerekir.
Bu dünyada sadece bedeni yaşayan, hakikatten habersiz olanlar bizi anlayamaz.
Ey Niyazi! Biz bugün damlamızı denize bıraktık (benliğimizi Hak’ta yok ettik).
Bir damla, engin bir okyanusu nasıl anlayabilir? Okyanus olanlar bizi anlar.
Mekândan ve kayıttan münezzeh olan Hak yolunda konaklayalı beri,
Mısrî’yi seven ve gönlünde sevgili edinen gerçek canlar bizi anlar.
Yorumlar
Yorum Gönder