Kayıtlar

ne etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Peygamberler Bize Ne Öğretti?

  Peygamberler Bize Ne Öğretti?   İnsanlığın Manevî Rehberleri ve Bize Bıraktıkları Ölümsüz Miras   Allah Teâlâ, insanlığı karanlıklardan aydınlığa çıkarmak, hak ile bâtılı ayırmak ve kullarına doğru yolu göstermek için tarih boyunca peygamberler göndermiştir. Onlar sadece ilâhî vahyi tebliğ eden elçiler değil; imanları, ahlâkları, sabırları, mücadeleleri ve yaşayışlarıyla bütün insanlığa örnek olan en seçkin rehberlerdir.   Kur'ân-ı Kerîm'de adı geçen peygamberlerin ortak daveti; Allah Teâlâ'nın birliğine iman etmek (tevhid), yalnız O'na kulluk etmek, güzel ahlâkla yaşamak ve insanları hakka davet etmektir.   Her biri farklı zamanlarda, farklı toplumlara gönderilmiş; farklı imtihanlarla karşılaşmış, fakat aynı hakikati tebliğ etmişlerdir. Onların hayatı; sabrın, teslimiyetin, adaletin, merhametin, ihlâsın ve takvânın canlı birer örneğidir.   Kur'ân-ı Kerîm'de ismi açıkça zikredilen peygamberlerin sayısı 25'tir. Bunun yanında Lokmân, Üzeyir ve Zülkarneyn gi...

Ne büyük trajedi...

Ne büyük trajedi...   Çürüyüp gidecek beden özenle beslenirken, ebedî yaşayacak ruh ihmal ediliyor." (İmam-ı Gazali Rahmetullahi Aleyh)

Işıklar İçinde Uyusun!” Ne Demektir? Kimler, Niçin Kullanır?

“Işıklar İçinde Uyusun!” Ne Demektir? Kimler, Niçin Kullanır?   Ahiret hayatının başlangıcı olan ölüm, yatmak değil, hesap vermektir. Bu sebeple Rasulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem kâbir hayatı için;   إِنَّمَا الْقَبْرُ رَوْضَةٌ مِنْ رِيَاضِ الْجَنَّةِ أَوْ حُفْرَةٌ مِنْ حُفَرِ النَّارِ “Kâbir ya cennet bahçelerinden bir bahçe yahut cehennem çukurlarından bir çukurdur.” (Tirmizî, Kıyamet, 26; el-Akîdetü’t-Tahaviyye, 1/169; Ahmed b. Hanbel, el-Akîde, Sf: 64-76; el-Lalekâî, İtikadu ehli’s-sünne, 1/156, 158, 166; Mûcemu’l evsad, Taberanî; Şamile)   Hristiyanlıkta Şeytanı tasvir manasında kullanılan Lusiver, Kabalacı Masonlara göre Işık getiren Tanrı olup aslen İblis’in ta kendisidir. Bu sebeple Lusiverciler birbirlerine Işık Kardeşleri derler ve içlerinden biri öldüğünde de “Işıklar İçinde Uyu!” derler. Ayrıca Sabetay’ların Işık Okulları, Fetto’nun Işık Evleri mâlumumuzdur. Türkiye’de son zamanlarda da İslam’a karşı kin duyan seküler ve pek çok Alevinin; ölen kim, hangi ...

Alkali Su Nedir?

Alkali Su Nedir?   Alkali su, pH değeri normal içme suyundan daha yüksek (yani daha “bazik”) olan sudur.   Normal suyun pH değeri 7 civarındadır (nötr). Alkali suyun pH değeri ise genelde 8–9,5 arasındadır. Nasıl oluşur?   Alkali su iki şekilde elde edilir:   Doğal olarak: Kayalardan geçen suyun mineraller (kalsiyum, magnezyum gibi) almasıyla Yapay olarak: Özel cihazlarla (iyonizer) suyun pH’ının yükseltilmesiyle Ne işe yarar?   Bazı kişiler alkali suyun:   Vücuttaki asidi dengelediğini Daha iyi hidrasyon sağladığını Enerji verdiğini iddia eder.   Ancak bilimsel olarak:   Sağlıklı bir insanın vücudu zaten kendi pH dengesini çok iyi düzenler. Alkali suyun ekstra büyük faydaları kesin olarak kanıtlanmış değildir. Zararlı mı? Normal miktarda içildiğinde genelde zararlı değildir Ama aşırı tüketimi bazı durumlarda mide asidini etkileyebilir.   Kısaca: Alkali su = pH’ı yüksek, mineralli ve bazik özellikte sudur.   Alkali Su Kaynatılınca Özelli...

Günahın Ne Kadar Çok Olsa da...

Günahın Ne Kadar Çok Olsa da... Hazreti Ali Radiyallahü Anh, günâhkâr olup ümidini kaybeden birine şöyle buyurur: "Senin günâhın ne kadar çok olsa da Rabbimizin rahmetinden daha çok olamaz!" Günahlar; Kebâir (Büyük günâhlar) ve segâir (Küçük günâhlar) diye ikiye ayrılır. Bazı hâllerde küçük günâhlar büyük olur. Dikkat edilmezse tehlike çanları çalıyor demektir. Bunlardan bir kısmı aşağıda yazılmıştır: Küçük de olsa günâh işlemekte ısrar etmek; devamlı yapmaktır: "Damlaya damlaya göl olur" demişler. Tekrar etmeyen büyük günâhın affı, devamlı işlenen küçük günâhın affından daha çok umulur. Bir taş üzerine çokça bir su dökülse, taşta bir iz bırakmadan akıp gider. Aynı su damla damla taşa akıtılırsa iz bırakır. Günâhı küçümsemek: İnsanlar günâhını büyük gördükçe, Allahü teâlâ onu küçültür, küçük gördükçe de onu büyültür. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki: "Mümin günâhını başı üzerinde asılı bir dağ gibi görür ve üzerine yıkılacağından korkar. Münâfık ise o...

Dokuz Azasını Doğru Yoldan Çıkarmak Ne Demektir?

Dokuz Azasını Doğru Yoldan Çıkarmak Ne Demektir?          Dokuz aza demek insanın bütün uzuvlarıdır. Her uzvu yaratılış gayesine uygun olarak kullanmalı, haram işlerde kullanmamalı. Bazı âlimler, 8, bazıları 9, bazıları da 10 uzuv olarak bildirmişlerdir.   1- El: Haram olan şeyleri tutmamalı. 2- Dil: Yalan söylememeli ve kötü şeyler konuşmamalı. 3- Göz: Haram olan şeylere bakmamalı. 4- Mide: Haram olan şeyleri mideye sokmamalı. 5- Kalb: Kibir, ucup, suizan gibi şeylerden kaçmalı. 6- Kulak: Haram şeyleri dinlememeli. 7- Ayak: Kötü yerlere gitmemeli. 8- Ferc: Zina ve Livatadan uzak durmalı. 9- Burun: Haram şeyler koklamamalı. 10- Setr-i avret: Erkekler göbek ile diz arasını, kadınlar el, yüz hariç her yerini kapatmalı.  

Yerden göğe ne çıkıyor ki…

Yerden göğe ne çıkıyor ki …   Allah Teâlâ'yı bulan her şeyi bulur. Allah Teâlâ'yı kaybeden her şeyi kaybeder. Allah Teâlâ yaşantıya bakar… Rabbim hepimize sevdiği bir yaşantı nasip etsin! İstikametten ayırmasın! Bizleri seçtiği ve sevdiği kullarından eylesin! Hepimize iman selâmeti versin! Son yılların en sıcak ve kurak mevsimi diyorlar. İman, edep, hayâ kalmadı. Yerden göğe ne çıkıyor ki, gökten yere o yağsın? Yüceler yücesi Rabbimiz bizleri uyarıyor: "Yaklaşan kıyâmet iyice yaklaştı." (Necm Sûresi, 57) Rabbim iman, edep hayâ akıl ve fikir versin!

İsrailli Gazeteci Eyal Berkovic’ten Alçak Sözler

Resim
İsrailli Gazeteci Eyal Berkovic’ten Alçak Sözler   İsrail medyasından Kanal 13'e konuşan, alçak gazeteci Eyal Berkovic: ‘Hamas'la çeyrek final, İran'la yarın final oynadık ve yendik, final Türkiye ile olacak’ sözleriyle İsrail'in İran'dan sonra Türkiye'ye saldıracağını söyledi. Ama zavallı şunu bilmiyor: Türkiye ne Filistin, ne de İran? O’nu ancak Osmanlı Tokatı’nı yiyince anlarsın!

Meğer Ben Ne Enayiymişim!

Resim
Meğer Ben Ne Enayiymişim! Sn. Milletvekilleri okusun, örnek alsın! Merhum Hasan Celal Güzel diyor ki: Efendim, artık 68 yaşında, su katılmamış bir avanak, hakikî bir budala ve gayrikabil-i ıslah bir 'enayi' olduğumu itiraf ediyorum. Bana küçük yaşımdan itibaren 'beytülmal’ ın mukaddesliğini öğretmişlerdi. Hiç kimse 'Devlet malı deniz, yemeyen domuz!' dememişti. Bütün ömrüm tâbir-i âmiyanesiyle 'eşşek gibi' çalışmakla geçti. Çalışma hayatımda tek gün dahi izin kullanmadım. Bir gece bile doyasıya uyuyamadım. Kimileri bana 'uykusuz müsteşar' adını takıp uçup kaçtığımı söylerdi ama 'Ne akılsız adam yahu!' şeklindeki fısıltılar, her gün yüzlerce telefon konuşmasıyla çınlayan kulaklarıma kadar gelirdi. Üzerinde 'T.C. Hükümeti' yazan kurşun kalemleri, silgileri ve kâğıtları, sadece resmî hizmetlerde, âdeta okşar gibi incitmemeye çalışarak kullanırdım. Çocuklarım devlet malına ellerini dahi süremezlerdi. Plakaları kırmızı ve ...

İnsanın Hali

İnsanın Hali   Gök duydu da insanın acısını, İnsan duyamadı, insanın feryadını.   Kuş bildi de yan yana uçmayı, İnsan bilemedi, insanın elinden tutmayı.   Dağ bastı da bağrına her canlıyı, İnsan, açamadı insana kapısını.   Nehir bildi de denize karışmayı, İnsan insana karışamadı.   Ne yazık ki insan insanı anlayamadı…

Bir Ömürden Geriye Ne Kaldı?

  Bir Ömürden Geriye Ne Kaldı?   Birkaç sayılı nefes, Büyük yorgunluklar, Boşa harcadığım yıllar, Affı bile olmayan kırgınlıklar, Çok kısa sevinçler, büyük acılar, Keşke tanımasaydım dediğim kişiler… Kirâmen Kâtibi Melekleri’nin yazdığı: “Amel Defteri”   “Zaman diriyken kıymetlidir; ölenin vakti bol olur... ”

Ey Kardeş Ne Duruyorsun Tedarik Görsen

Ey Kardeş Ne Duruyorsun Tedârik Görsen     Ey kardeş ne duruyorsun tedârik görsen Bu fânî dünyadan geçeriz bir gün Ecel şarâbı bir nehirdir ki O yerden bizler de geçeriz bir gün   Haberin var mıdır duvarsız evden? Nice kervan gelmiş şehirden köyden Çok misafir konmuş paşadan beyden Bize de sıra gelecek bir gün   Aceb iyi olur mu ecel yâresi? Lokman hekim gelse yokdur çâresi Bizlere de göründü ecel deresi Bu yerden bizler de geçeriz bir gün   Ölüm davetsiz konukdur her eve gelir Azrâil darbını yiyenler bilir Ma'mûreler elbette harâb olur Bizler de ecel şerbetinden içeriz bir gün   Yıkarlar cesedin teneşir üzre Namazın kılarlar musallâ üzre Götürürler kabristâna gömülmek üzre Bize bu yollar görünür bir gün   Helâl edin hakkınız bağışlan suçum Azrâil darbından pek yanar içim Yüklendi yüküm hazırdır göçüm Elvedâ bayrağın açarız bir gün   Tedârik görelim ölmezden evvel Kabir azâbını gö...

Baba Çocuğuna Ne Yapacak?

Baba Çocuğuna Ne Yapacak? Kur’an-ı Kerim’i, ilmi-irfanı öğretecek. Vücudu gelişsin diye yüzmeyi öğretecek. Atıcılığı öğretecek. Silâh kullanmayı öğretecek. Helâl lokma ile besleyecek. İsmini güzel koyacak. Evlenme çağı geldiği zaman da iyi bir eş bulma konusunda yardımcı olacak. Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Rahmetullahi Aleyh

Kalb-i Selim Ne Demektir?

Kalb-i Selim Ne Demektir?   “O, Rabbine kalb-i selim ile geldi.” (Saffat Sûresi, ayet 84) “Ancak Allah'a selîm (sağlam) bir kalble gelen müstesnâ.” (Şuarâ Sûresi, 89)   İbrahim Aleyhisselam, Rabb’ine kalb-i selim ile gelmişti. Kalbi selim, sağlam ve sıhhatli kalptir ki nifaktan, şirkten, şaibeli şeylerden salim olarak, Allah sevgisi ile dolu halis kalptir. Orada kin, düşmanlık, hased ve buğz gibi hallerden eser yoktur. Nefsi için sevdiğini başkaları için de sever. Kimseyi kırmaz ve kimseye de kırılmaz.   Kulun kalbi düzelmedikçe imanı düzelmez. Lisanı doğruyu konuşmadıkça kalbi müstakim olmaz. Komşusu zulmünden emin olmadıkça da Cennet’e giremez. (Ramuzul Ehadis, s.488, h. 6074)   Ebu Seyyid Kuşeyri Rahmetullahi Aleyh demiştir ki:   Adamın biri Sehl ibni Abdullah Rahmetullahi Aleyh’e gelip demiş ki: “Evime bir soyguncu girmiş, bütün eşyalarımı alıp gitmiş!”   Sehl b Abdullah Rahmetullahi Aleyh adama:   “Sen Allah’u Teâlâ...