Kayıtlar

seni etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Seni Bu Eve Kim Koydu?

Seni Bu Eve Kim Koydu?   İbrâhim Aleyhisselâm’ın ibâdet ettiği bir evi vardı. Bir gün evden çıkıp kapıyı kilitledi ve bir müddet sonra döndü. Kapıyı açıp girince, içeride birisinin oturduğunu gördü. "- Bu eve seni kim koydu?" diye sorunca, o şahıs: "- Ev sâhibi koydu!" diye cevap verdi. "- Ev sâhibi benim. Ben seni içeri koymadım!" deyince de; "- Senden ve benden başka bir sâhib vardır. O her şeyin sâhibidir." dedi. Bunun üzerine oturanın melek olduğunu anladı. "- Kimsin?" diye sordu ve Melek-ül-mevt, yâni ölüm meleği Hz. Azrail Aleyhisselâm olduğunu öğrendi. Sonra İbrâhim Aleyhisselâm: "- Mü’minlerin rûhunu nasıl alırsın bana göster!" buyurdu. Azrâil Aleyhisselâm: "- Mübârek yüzünü yan tarafa çevir!" dedi. Yüzünü çevirince gayet güzel bir sûret gördü. Hiç öyle güzel yüz görmemişti. Bunun üzerine: "- Ey Azrail! Eğer ölen bir kimseye bu suret gösterilirse ona kâfidir!" buyurdu. ...

Bilirim Seni Yalan Dünyasın

Bilirim Seni Yalan Dünyasın   Bilirim seni yalan dünyasın, Evliyaları alan dünyasın.   Kaçan kurtulmaz senin elinden, Demir kafesler kıran dünyasın.   Sevdiğim aldın beni ağlattın, Dönüp yüzüme gülen dünyasın.   Süleyman tahtın sen viran kıldın, Masumlar boynun büken dünyasın.   Kaç kez boşaldın, kaç defa doldun, Ahir bizden de kalan dünyasın.   Felek değirmen çarh vurur döner, Onun suyunu savan dünyasın.   Yunus hep sema edip çarh vurur, Bizim çarhımız bozan dünyasın.   (Yunus Emre Kuddise Sirrûh)   Kelimeler: Çarh: Çark, tekerlek. Ordunun ilerisinde bulunan askerlerin yaptıkları tâlim. Çıkrık gibi dönen yuvarlakça bir cins dolap.

Sen seni Bil Sen Seni!

  Sen seni Bil Sen Seni!   Kim bildi ef'âlini, Anda gördü zatını. Ol bildi sıfâtını, Sen seni bil, sen seni!   Bayram özünü bildi Bulan ol kendi oldu, Bileni anda buldu, Sen seni bil, sen seni!   Anı gören zâtındır Sen seni bil, sen seni! Nura müstağrak oldu, Sen seni bil, sen seni!   Can içre ara canı, Sen seni bil, sen seni! Görünen sıfâtındır, Gâyri ne hâcetindir?   Kim ki hayrete vardı, Tevhîdi zâtı buldu; Bilmek istersen seni Geç canından bul anı;   Hacı Bayram Veli Kuddise Sirrûh

Severim Ben Seni Candan İçeru

  Severim Ben Seni Candan İçeru   Severim ben seni, candan içeru, Yolum vardır bu erkandan içeru…   Şeriat, tarikat yoldur varana, Hakikat meyvası andan içeru…   Dinin terk edenin küfürdür işi, Ol ne küfürdür, imandan içeru…   Beni bende demen, ben de değilim Bir ben vardır bende, benden içeru…   Beni benden alana ermez elim, Kim kadem basa Sultandan içeru…   Süleyman kuş dilin bilir dediler, Süleyman var, Süleyman'dan içeru…   Tecelliden nasip erdi kimine, Kiminin maksudu bundan içeru…   Senin aşkın beni benden alıptır, Ne şirin dert bu, dermandan içeru…   Miskin Yunus, gözü tuş oldu Sana, Kapıda bir kuldur, Sultandan içeru…   Yunus Emre Kuddise Sirrûh

Bilmek İstersen Seni

  Bilmek İstersen Seni   Bilmek istersen seni, Cân içre ara cânı. Geç cânından bul ânı, Sen seni bil, sen seni.   Kim bildi ef´âlini, Ol bildi sıfâtını, Anda gördü zâtını, Sen seni bil, sen seni.   Görünen sıfatındır, Anı gören zatındır, Gayri ne hacetindir, Sen seni bil, sen seni.   Kim ki hayrete vardı, Nura müstağrak oldu. Tevhid-i zatı buldu, Sen seni bil sen seni.   Bayram sözünü bildi, Bileni anda buldu. Bulan ol kendi oldu, Sen seni bil sen seni…   Hacı Bayram Veli Kuddise Sirrûh

Ey Allah’ım Seni Sevmek Ne Güzeldir Ne Güzeldir

  Ey Allah’ım Seni Sevmek Ne Güzeldir Ne Güzeldir   Ey Allah’ım seni sevmek ne güzeldir ne güzeldir, Yolunda baş ü can vermek ne güzeldir ne güzeldir.   Şol ism-i zâtını sürmek, visâlin gülünü dermek, Cemâl-i Pâk’ini görmek, ne güzeldir ne güzeldir.   Sürüp dergâhına yüzler, döküp yaşı yere gözler, Bir olsa gece gündüzler, ne güzeldir ne güzeldir.   Visâlin derdine düşmek, yanıp aşk oduna pişmek, Sonunda sana erişmek, ne güzeldir ne güzeldir.   Niyâzi yârini bulmak, yanında eğlenip kalmak, Varıp bir ile bir olmak, ne güzeldir ne güzeldir. Niyazi Mısrî Kuddise Sirrûh

Seni Seviyorum (أنا أحبك) Arapça Türkçe Cümleler

  Seni Seviyorum ( أنا أحبك ) Arapça Türkçe Cümleler   Seni seviyorum bu da senin için en iyisini istediğim anlamına geliyor. أنا أحبك والذي يعني أني أريد الأفضل لك . Seni sevdiğimi biliyorsun, ama çok kabasın. تعرفي، أنا أحبك لكنكِ قاسية قليلا . Sana bu sabah seni sevdiğimi söyledim. قلت لك أنا أحبك هذا الصباح . Aynı zamanda, seni seviyorum ve seni incitmek istemiyorum. بطريقة آخرى أنا أحبك ولا أريد أن أجرحك . Seni seviyorum Salih! أنا أحبك يا صالح . İtaatkâr bir çocuk ol! كن فتى مطيعا . Ne kadar kötü kalpli olursan ol seni seviyorum. لا يهم كم أنت شرير أنا أحبك Seni seviyorum, Şeref. Biliyorsun değil mi? أنا أحبك يا شرف، أنت تعلم بذلك . Şemsi, lanet olası, seni seviyorum. شمس، أنا أحبك أرجوك لا تأذيني . Planım, seni seviyorum, tamam mı? خطتي، أنا أحبك، حسن...

Rabbin Seni Çağırıyor!

Rabbin Seni Çağırıyor! Ey mutmain olmamış kalp… Her gün yeni bir mutluluk sebebi arayan, bulduğu mutlulukların süresi kısa olan, yeni arayışlar, yeni formüller, yeni keşifler peşinde ömrünü tüketen insan… Bir sabah giydiği elbiseyle mutlu olup diğer gün duyduğu güzel bir sözle, bazen biraz daha uzun süreli mutluluklar; aldığı bir ev, gittiği bir tatil, başarılı bir ticaret. Sebepler, seçenekler hep aynı döngü içinde. Bu döngü içerisinde kaybolmuş ruhlar, bedenler, yorgun yüzler… Mutluluklarınız geçici nedenlere bağlı ise ömür boyu mutluluğun, huzurun peşinde koşup yorulacaksınız demektir. Sonu ve başı olan şeyler, ölümlü olan, bitip tükenen, azalan, hedefi belli olan, dünyanın sınırlarına sıkışmış her şey geçici ve yalancı mutluluklar sağlar. Ve kalpler asla bunlarla doymaz, sakinleşmez, huzura ermez. Tıpkı açlıktan ağlayan bir bebeğin ağzına tutuşturulmuş naylon bir emzik gibi… O emzik bebeği doyurmaz, sadece geçici bir sessizlik sağlar. Doymayan bebek artık daha fazla ağlamaya b...