Kayıtlar

dil etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Ölünün Dili Olsaydı...

Ölünün Dili Olsaydı...   Ölünün dili olsaydı, ağlaya inleye bağıra çağıra şöyle diyecekti: “Ey diri insan dilin dönerken Cenâbı Hakkı zikret. Dudaklarını yumma. Bizim zamanımız gaflet ile geçti. Sen bizim gibi olma, birkaç nefesini fırsat say!   Ölülerin Dirilerden Beklentisi: Duâ ve Sadakanın Sırrı Ehl-i Sünnet inancında ölülerin dirilerin duasından nasıl faydalandığını, kabirde boğulan adam misalini ve mübarek gecelerde kapımıza gelen ruhların o sarsıcı nidasını hemen keşfedin.   İslam inancında (Ehl-i Sünnet itikadında) ölüm, sevdiklerimizle aramızdaki bağın tamamen koptuğu mutlak bir son değil, boyut değiştirdiği manevi bir köprüdür. Okuduğunuz metinde yer alan hakikatler, hayatta olanların yapacağı duaların ve verecekleri sadakaların, kabir âlemine intikal etmiş Müslümanlar için nasıl hayati bir can simidi olduğunu sarsıcı bir dille ortaya koymaktadır.   Gelin, kabir ehlinin o çaresiz bekleyişini, boğulan adam misalini ve bilhassa mübarek gecelerde evlerimizin k...

Dilin Belâsı (Âfâtü’l-Lisân)

Dilin Belâsı (Âfâtü’l-Lisân)   İmam-ı Gazâlî Rahmetullahi Aleyh’e göre dil, kalbin tercümanıdır; insanı en çok yükselten de, en çok helâke sürükleyen de yine dildir. Bu nedenle dilin korunmasını, kalbin korunmasına bağlar.   Dilin Başlıca Afetleri Şunlardır:   1.     Faydasız ve Gereksiz Konuşmak Gazâlî Rahmetullahi Aleyh’e göre her söz hesaba tabidir. Fayda getirmeyen, ne dünya ne ahiret açısından yararı olmayan konuşmalar bile zaman israfıdır ve kalbi karartır.   2.     Yalan Söylemek Yalan, münafıklığın şubesi olarak görülür. Gazâlî Rahmetullahi Aleyh: “Yalan, kalbi karartan en büyük perdedir” der. Sadece açık yalan değil, abartmak, eksiltmek ve yanıltıcı ifade de yalana dahildir.             3.     Gıybet (Dedikodu) İhyâ’nın en uzun başlıklarından biridir. Gıybeti “öldükten sonra kardeşinin etini yemek” olarak niteler (Hucurât 12'y...

Cebrail Aleyhisselâmın Dilinden Namaz

Cebrail Aleyhisselâmın Dilinden Namaz   Hz. Muhammed Sallallahü Aleyhi Vesellem buyuruyor ki... “- Ümmetimin önünde muhakkak 5 yokuş vardır. Hz. Ebubekir Radiyallahü Anh sordu: “- Nedir bu yokuşlar Ya Rasûlullah?” Efendimiz Sallallahü Aleyhi Vesellem buyurdular ki: “1- Ölüm ve onun zorluğu,” “2- Kabir ve onun yalnızlığı,” “3- Münker ve Nekir'in sualleri ve Onların heybetleri,” “4- Terazi ve onun hafifliği,” “5- Sırat Köprüsü ve onun inceliği.” Hz Ebubekir Radiyallahü Anh, bu sözü işitince öyle çok ağladı ki onunla birlikte yedi kat gök ve melekler ağladı. Bunun üzerine Cebrail Aleyhisselâm indi ve dedi ki: “- Ya Muhammed Sallallahü Aleyhi Vesellem Ebu Bekir Radiyallahü Anh'a söyle ağlamasın şu sözü işitmedi ki: “- Ölümden başka her şeyin çaresi vardır!” Sonra Cebrail Aleyhisselâm şöyle buyurdu: “1- Her kim sabah namazını kılarsa; ölüm ve onun zorluğu kolay olur.” “2- Her kim öğle namazını kılarsa; kabir ve darlığı ona kolay olur.” “3- Her k...

Cebrail Aleyhisselâmın Dilinde Namaz

Cebrail Aleyhisselâmın Dilinde Namaz   Hz. Muhammed Sallallahü Aleyhi Vesellem buyuruyor ki... “- Ümmetimin önünde muhakkak 5 yokuş vardır. Hz. Ebubekir Radiyallahü Anh sordu: “- Nedir bu yokuşlar Ya Rasûlullah?” Efendimiz Sallallahü Aleyhi Vesellem buyurdular ki: “1. Ölüm ve onun zorluğu,” “2. Kabir ve onun yalnızlığı,” “3. Münker ve Nekir'in sualleri ve Onların heybetleri,” “4. Terazi ve onun hafifliği,” “5. Sırat Köprüsü ve onun inceliği.” Hz Ebubekir Radiyallahü Anh, bu sözü işitince öyle çok ağladı ki onunla birlikte yedi kat gök ve melekler ağladı. Bunun üzerine Cebrail Aleyhisselâm indi ve dedi ki: “- Ya Muhammed Sallallahü Aleyhi Vesellem Ebu Bekir Radiyallahü Anh'e söyle ağlamasın şu sözü işitmedi ki: “- Ölümden başka her şeyin çaresi vardır!” Sonra Cebrail Aleyhisselâm şöyle buyurdu: “1. Her kim sabah namazını kılarsa; ölüm ve onun zorluğu kolay olur.” “2. Her kim öğle namazını kılarsa; kabir ve darlığı ona kolay olur.” “3. Her ki...

Dil Beytini Pâk Eden

  Dil Beytini Pâk Eden                                                                 Dil Beytini pâk eden, Dervişi ankâ eden, Âlem-i lâhûte giden, Mevlâ zikridir, zikri.   Derdine dermân eden Sırrına cevlân eden Mânâda sultân eden Mevlâ zikridir, zikri.   Âşıkların zikri Hû! Zikri Hû'dur, fikri Hû! Vecde gelip diye Hû! Mevlâ zikridir, zikri.   Zikirden hâlet alan, Âşinâ-yı rûh olan Ukbâda devlet bulan Mevlâ zikridir, zikri.   Terk ehline karışan, Hem zevkine erişen, Bahr-i ledünle görüşen, Mevlâ zikridir, zikri.   Erenlerin yolunu Sürerler hep demini Dervîşlerin muîni Mevlâ zikridir, zik...

Dil İle Dua Etmek Yeterli mi?

                                                        Dil İle Dua Etmek Yeterli mi?   Musa Aleyhisselâm, Allâhü Teâlâ hazretlerine dua eden, çok yalvaran ve tazarru eden bir kişiye rastladı.             Musa Aleyhisselâm, (o kişinin hâline bakarak acıdı ve kendi kendisine); “- Eğer bu adamın haceti benim elimde olmuş olsaydı; elbette onu yerine getirir ve ihtiyacını giderirdim!” dedi. Musa Aleyhisselâm’ın böyle şeyleri kalbinden geçirmesi üzerine Allâhü Teâlâ hazretleri Musa Aleyhisselâm’a vahyetti: “- Ey Musa! Ben ona karşı elbette senden daha çok merhametliyim! Lâkin o bana dua ediyor; ama onun bir koyunu var ve onun kalbi hep koyunundadır. Hâlbuki ben, diliyle bana dua edip, kalbi benden başkasında olan kişinin duasını kabul etmem!” buyurdu. Musa ...

Dilin Yaratılış Sebebi, Hz. Âdem Aleyhisselâm’ın İlk Sözü

  Dilin Yaratılış Sebebi, Hz. Âdem Aleyhisselâm’ın İlk Sözü   Muhakkak ki dil sadece ve sadece Allâh’ü Teâlâ hazretlerini zikretmek ve Allâh’ü Teâlâ hazretlerine dua etmek için yaratıldı. Yoksa: 1- Dünya kelâmı, 2- Gıybet, 3- Bühtan, 4- İftira. 5- Yalan ve 6- Benzeri şeyler için değil...   “- Dil sadece ve sadece Zikir, şükür ve hamd için geldi. Gıybet, halkın dedikodusunu yapmak için verilmedi. Ey hakkı tanıyan..."   İnsanın ilk ve Son Sözü?   Bizim babamız Âdem Aleyhisselâm'ın kendisine ilk telaffuz ettiği ve kendisiyle ilk kez konuştuğu sözü; esnediği zaman:   “El-hamdu lillahi (Hamd Allah'ındır)." demesidir.   İnsanoğlunun son duası (sözü de) bu olacaktır.   (Ruhü’-l Beyan Tercümesi C:11 S:420)

Pirim Abdulkadir’in

  Pirim Abdulkadir’in   Cem olmuş dervişlerin, Pirim Abdulkadir’in; Yolunda sadıkları, Pirim Abdulkâdir’in.   Elim verdim eline, kurban oldum diline, Canım fedâ yoluna, Pirim Abdulkâdir’in.   Arısının bâlıyım, bahçesinin gülüyüm, Bağının bülbülüyüm, Pirim Abdulkâdir’in.   İnkâr eden ol eri, Mürşid eder şeytanı, Aslı durur Geylâni, Pirim Abdulkâdir’in.   Sana derim hey kişi, çıkar kalp’ten teşvişi, Od’a yanmaz dervişi, Pirim Abdulkâdir’in.   Hakk katında uludur, İki cihan doludur, Eşref oğlu kuludur, Sultan Abdulkâdir’in.     Eşref oğlu RÛMİ Kuddise Sirrûh

Canı Dilden Aşık Oldum

  Canı Dilden Aşık Oldum   Âşık oldum canı dilden, Muhammed’e Muhammed’e, Mevlam bizi ümmet eyle, Muhammed’e Muhammed’e.   Âşık olan irfan bulsun, ciğer yansın püryan olsun, Bir canım var kurban olsun, Muhammed’e Muhammed’e.   Rüyada görüştür bizi, murada eriştir bizi Mevlam sen kavuştur, bizi Muhammed’e Muhammed’e.   Ebubekir sağ yanında, Hz. Ömer sol yanında; Osman Ali divanında Muhammed’in Muhammed’in.   Gökten Kuran inmedi mi, taç başına konmadı mı? Hak Peygamber demedi mi Muhammed’e Muhammed’e… (Sallallahu alâ Muhammed sallallahu aleyke Ahmed.)

Yem-i Âteş-Hûruş-ı Dilde Oldukça Sükûn Peydâ

  Yem-i Âteş-Hûruş-ı Dilde Oldukça Sükûn Peydâ   يم آتش حروش دلده اولدقچه سكون پيدا ايدر هر داغ حسرت تنده بر كرداب خون پيدا Yem-i âteş-hûruş-ı dilde oldukça sükûn peydâ Eder her dâğ-ı hasret tende bir girdâd-ı hûn peydâ   بو عالم پاى تا سر كوه كوه محنت و غمدر ايدر هر تيشه كار آرزو بيستون پيدا   Bu âlem pây-tâ-ser kûh kûh-ı mihnet ü gambur Eder her tîşe-kâr-ı ârzû bir Bî sütûn peydâ   كران ايتسون قو دللر تار زلفك اولسون تك رخك باغنده نيجه مشك بيد سر نكون پيدا Girân etsün ko diller târ-ı zülfün olsun tek Ruhun bâğında nice müşk-i bîd-i ser-nigün peydâ   لب شوخ نكاه چشمك اولدوقچه ترنم ساز ايدر هر جنبش مژكانى بر نقش فسون پيدا Leb-i şûh-ı sigâh-ı çeşmün oldukça terennüm-sâz Eder her cünbiş-i müjgânı bir nakş-ı füsûn peydâ   بو لعبتكاهده اى نائلى بيلمكدر حكمت نه زير حرقهدندر هفت طاس نيلكون پيدا Bu lu'betgâhda ey Nâ'ilî bilmektür hikmet Ne zîr-i hırkadandur heft-tâs-ı nilgûn peydâ   Nâ'ilî   ...

Ehlullâh’ın Dilinden Kibâr-ı Kelâm

  Ehlullâh’ın Dilinden Kibâr-ı Kelâm   ·      “Aklın kemali Allah’ü Teâlâ’nın rızasına tabi olmak ve gazabından sakınmakladır.”   ·      “Faziletli kimseler için (hiçbir yer) gurbet sayılmaz. Cahilin ise vatanı yok demektir.”   ·      “İtaatle Allah’ü Teâlâ’ya yakın olan kimse, insanlar arasında garip kalır.”   ·      “Cismin / vücudun hareket etmesi onda hayat olduğunun delili olduğu gibi, ibadet de Allah’ü Teâlâ’yı hakkıyla biliyor olmanın delilidir.”   ·      “Kusurunu itiraf eden kimse sonsuz övgüye lâyıktır. Böyle bir kimse Allah indinde de makbul bir kuldur.”   ·      “Nimete nankörlük yapmak kınanmış ayıplanmıştır. Ahmakla arkadaşlık yapmak ise zulmettir (uğursuzluk getirir).1 İbn-i Hacer-i Askalânî Rahmetullahi Aleyh Hazretleri   ·      “Her kim günahları terk ederse Kalbi i...