Kayıtlar

doğru etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Doğruları Dolaylı Yönden Söylemek

  Doğruları Dolaylı Yönden Söylemek   Ki ş inin do ğ ruyu söylemesinde zarar görmesi söz konusu oldu ğ unda tavsiye edilen, kar ş ı tarafın farklı manada algıladı ğ ı bazı örnek davranı ş ş ekilleri vardır.             Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem Efendimiz ile Hazreti Ebû Bekir Radiyallahü Anh hicret ederlerken, Hazreti Ebû Bekir Radiyallahü Anh, Rasûlullah efendimizin arkalarından yürüyordu. Bir grup kimse ile kar ş ıla ş tılar. O kimseler, Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem Efendimizi tanımıyorlar, Hazreti Ebû Bekir Radiyallahü Anh'ı tanıyorlardı.             Kendisine;             "O kim?" diye sordular.             O da onun Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem oldu ğ unu söylemedi. Anlarlarsa zarar vermelerinden, O'nun mübârek k...

İman Et! Müslüman Ol! Doğru İnsan Ol!

İman Et! Müslüman Ol! Doğru İnsan Ol!   Ey Epstein Sadist nefsin için; küçük çocukları kaçırdın, tecavüz ettin, ettirdin, Para için sattın... Gençleşmek için kanlarını aldın; yetmedi, kanlarını içtin… Sırf saçma sapan isteklerin ve gençleşmek için… Eğer bana gelseydin; sana ebedi gençliği ve ölümsüzlüğü gösterirdim! “İman et, tevbe et... Müslüman ol! Doğru insan ol! Allah Teâlâ’nın rızasını kazan! Firdevs Cennetinde 33 yaşında ebedi olarak genç yaşa!” derdim… Şimdi Cehennem'i boyladın... Orada ölüm de yok; ebedi olarak yanacaksın... Şimdi eline ne geçti? Ebedi Cehennem ateşi geçti…

Dokuz Azasını Doğru Yoldan Çıkarmak Ne Demektir?

Dokuz Azasını Doğru Yoldan Çıkarmak Ne Demektir?          Dokuz aza demek insanın bütün uzuvlarıdır. Her uzvu yaratılış gayesine uygun olarak kullanmalı, haram işlerde kullanmamalı. Bazı âlimler, 8, bazıları 9, bazıları da 10 uzuv olarak bildirmişlerdir.   1- El: Haram olan şeyleri tutmamalı. 2- Dil: Yalan söylememeli ve kötü şeyler konuşmamalı. 3- Göz: Haram olan şeylere bakmamalı. 4- Mide: Haram olan şeyleri mideye sokmamalı. 5- Kalb: Kibir, ucup, suizan gibi şeylerden kaçmalı. 6- Kulak: Haram şeyleri dinlememeli. 7- Ayak: Kötü yerlere gitmemeli. 8- Ferc: Zina ve Livatadan uzak durmalı. 9- Burun: Haram şeyler koklamamalı. 10- Setr-i avret: Erkekler göbek ile diz arasını, kadınlar el, yüz hariç her yerini kapatmalı.  

Doğrudan Haktan Şaşma!

Doğrudan Haktan Şaşma!   Doğruluktan iyilikten haktan şaşma! Üzüntüde neşede de aşırıya kaçma! Nimetleri boşa harcayıp etrafa saçma! Yoksulları hor görüp başlarına kakma!   Sakın senin olmayan harama el atma! Duyduğundan dedikoduyu etrafa saçma! Kazansan bile başkasının canını yakma! Sakın dostlarını dünya malı için satma!   Harami çocuklarının boğazına katma! Kapını pencereni kapatmadan yatma! Ana babaya sevgi saygıda kusur yapma! Demiroğlu diyor ki hep güler yüzlü ol! Kaşlarını çatma!   Demiroğlu

Doğru İman Sahibi Olmak

Doğru İman Sahibi Olmak   İman doğru olmadıkça, ibadetlere sevab verilmez. Onun için, doğru imanı öğrenip ona göre iman etmek şarttır. İmanın doğru olması için gerekli şartlardan bazıları: 01-   İmanda sabit olmak: (Üç yıl sonra İslamiyet’i bırakıp Hristiyan olacağım!) diyen, o anda dinden çıkıp kâfir olur. 02-   Havf ve recâ arasında olmak: Yani Allah Teâlâ’nın azabından korkmak ve rahmetinden ümit kesmemek gerekir. 03-   Can boğaza gelmeden iman etmek: Ölürken, âhiret hâllerini gördükten sonra kâfirin imanı geçerli olmaz, fakat o anda da, Müslümanın günahlardan tevbesi kabul olur. 04-   Güneş batıdan doğmadan önce iman etmek: Güneş batıdan doğunca tevbe kapısı kapanır. 05-   Gaybı yalnız Allah Teâlâ bilir: Allah bildirirse peygamberin veya evliyanın da bilebileceğine inanmak gerekir. 06-   Kâfirliğe sebep olan bir şeyi kullanmamak ve söylememek: Mesela haç takmamak, şakadan da olsa, ‘Ben kâfirim!’ dememek gerekir. 07-   Dînî bi...

Doğru Besin, Yanlış Besin!

Doğru Besin, Yanlış Besin!   “Doğru bir besinin onaramayacağı hücre yok. Yanlış bir besinin de yıkamayacağı insan yok.” “Günün birinde bir adam Dünyanın en güzel yemeğini yapma hayali ve düşüncesi ile bildiği bütün güzel malzemeleri bir araya getirdi. Ama bir türlü istenen kalitede yemek yapmayı başaramadı. Çünkü önemli bir ayrıntıyı hesaba katmamıştı. Mutfak; uzun zamandır ortada kalmış bulaşıklar, kokuşmuş yiyeceklerden temizlenmemiş ‘atık’ malzemelerle doluydu.” Doğru besinler vücutta iyi bir onarım yapacaklardır. Doğru olduğuna inandığımız bir ilacı almadan önce hücre ortamını temizlemeyi ihmal ettik, biraz yarar gördüğümüzde ise her gün alarak onu zarar verici hâle getirdiğimizi fark edemedik. Nasıl ki güzel de olsa aynı yemek her gün yendiğinde usanç verir, aynı ilaçlar da hücre düzeyinde toksin yüküne dönüşür.

Hakka Doğru Gidiyorum

Hakka Doğru Gidiyorum   Yaşımız atmışa vardı, Hakka doğru gidiyorum. Bedenimi dertler sardı, Hakka doğru gidiyorum.   Çocuk iken koşamadım, Gençliğimi yaşamadım. Bu dünyadan adım adım, Hakka doğru gidiyorum.   Hakkın badesini içti, Anam babam öte göçtü. Bunca ömür gelip geçti, Hakka doğru gidiyorum.   Gül gibi yüzümüz soldu, Saçımız bembeyaz oldu. Hayattan geri ne kaldı? Hakka doğru gidiyorum.   Yusuf vay koca dünya vay, İki gün gibi geçti ay. Yaşadımsa yaşadım say, Hakka doğru gidiyorum. Yusuf Tuna

Gidiyorum Hakka Doğru

  Gidiyorum Hakka Doğru   Ömür dediğin bir nefes. Gidiyorum Hakk’a doğru... Güç azaldı bitti heves. Gidiyorum Hakk’a doğru...   Ta Âdem’den Nuh’tan beri Aradım özde cevheri. Kalmadı gözümün feri. Gidiyorum Hakk’a doğru...   Zevk almam dünya tadından. Gönül geçti muradından. Bıktım canın feryadından. Gidiyorum Hakk’a doğru...   Gördüm arzuyla kamberi. Yanmışlar ezelden beri. Gidenler dönmüyor geri. Gidiyorum Hakk’a doğru...   Dünya sanki bir bilmece. Gidiyorum gündüz gece. Azrail başa gelince. Gidiyorum Hakk’a doğru...   Zalimdir feleğin fendi. Ömür bitti yol tükendi. Yalan dünya beni yendi. Gidiyorum Hakk’a doğru...   Takat biter can yorulmaz. Korhani Yolda durulmaz. Azrail’e yol sorulmaz. Gidiyorum Hakk’a doğru...   Âşık KORHANİ/Kanber ORHAN

Ey Âciz İnsan!

  Ey Âciz İnsan!   Nefsin on askeri (kötü huy ve isteği) vardır: 1. Hırs. 2. Şehvet. 3. Cimrilik. 4. Aşırı istek. 5. Doğru yoldan ayrılıp uzaklaşmak. 6. Acımasızlık, merhametsizlik, katı kalplilik. 7. Kötü ahlâk. 8. Sonu gelmeyen arzu, istek, emel. 9. Aşırı hırs. 10. Tembellik Hevâ   Tembellik Hevânın da on askeri (kötü huy ve isteği) vardır: 1. Haset. 2. Zulüm. 3. Kendini beğenmek. 4. Kibir, büyüklenmek. 5. Nefret, kin, garaz. 6. Hilekârlık. 7. Vesvese. 8. Doğru şeylere itiraz. 9. Sû-i zan yani insanlar hakkında kötü düşünce beslemek. 10. Münâkaşa.   Şunu iyi bil ki, Allâh Celle Celâlüh sana vücudundaki organları kendisinin yasak ettiği şeylerden onları koruman için verdi. Onlar sana Allâh Celle Celâlüh’ün birer nimeti ve emânetidir. Günâh işlersen onlarla işleyeciğin için, Allâh Celle Celâlüh’ün verdiği nimet ve emânetleri Allâh Celle Celâlüh’e isyânda kullanmış olursun. Öyle yapınca da küfrân-ı nimette bulunmuş, ...

Doğru Yoldan Sapanların İbretlik Hali

  Doğru Yoldan Sapanların İbretlik Hali   Bir gün İsa Aleyhisselâm, havarileriyle birlikte giderken bir köye geldiler. Bir de baktılar ki, köyün ortasında bütün köylüler ölmüş. Hiç canlı yok. İsa Aleyhisselâm: “- Bu bir gazab-ı ilâhidir. Eğer hastalık olsa, bunlar tek tek ölürlerdi. Madem toptan öldüler, buraya bir musibet gelmiş!” dedi. Sordular ki: “- Yâ Nebiyallah, sen ölüleri Allah'ın izniyle dirilten bir nebisin, çağır birini de sor bakalım, ne yapmışlar?” İsa Aleyhisselâm, birine seslenince, adam kalktı, geldi. İsa Aleyhisselâm: “- Bu ne hâldir, ne oldu size?” diye sordu. Dirilip gelen kişi dedi ki: “- Yâ Nebiyallah, bu köy çok takva ehli, çok dindar, çok iyi ahlâk sahibi bir köydü. Sonra bizim kalbimiz dünyaya yöneldi. Namazı terk ettik, akla ne gelirse, hepsini bıraktık, yalnız parayı düşündük ve ektik biçtik, benimki çok, benimki güzel diye yarıştık. Ne Allah’ü Teâlâ kelâmı var, ne Peygamber! Ahireti unuttuk, Allah’ü Teâlâ'yı unuttuk, Peygamberi ...

Stanford Üniversitesi’nin Kuruluş Hikâyesi Doğru mu?

Resim
  Stanford Üniversitesi’nin Kuruluş Hikâyesi Doğru mu? İnternetin ilk kurulduğu yıllardan beri pek çok yerde rastladığımız bir hikâye var. Hikâyeye göre, Stanford, taşralı bir karı koca tarafından, ölen oğulları anısına yaptırılmış. Peki, bu hikâye doğru mu? Efendim, hikâye, kaba saba, soluk, yıpranmış kıyafetler giymiş yaşlı bir çiftin Boston treninden inmeleriyle başlıyor. Çift, soluğu Harvard Üniversitesi’nin Rektörlük binasında alıyorlar. Rektörün bürosundan içeri girer girmez, rektör sekreteri masasından fırlayarak önlerini kesiyor. Öyle ya, bunlar gibi ne idüğü belirsiz taşralılar Harvard gibi bir üniversitede ne arıyorlar?   Adam yavaşça rektörü görmek istediklerini söylüyor. Sekreter işi yokuşa sürüyor “İşte bu imkânsız. Rektörün bugün size ayıracak bir saniyesi bile yok.” gibi bir şeyler geveliyor. Yaşlı kadın çekingen bir tavırla, “Bekleriz” diye mırıldanıyor… Taşralıların biraz bekledikten sonra gideceklerini uman sekreter, sesini çıkarmadan masasına dönüy...

Her Doğru Her Yerde Söylenmez

Her Doğru Her Yerde Söylenmez Padişahın biri, rüyasında, dişlerinin önden arkaya doğru döküldüğünü, yemek yiyemez hale geldiğini görür. Canı sıkılan padişah, gördüğü rüyanın yorumunu yaptırmak üzere derhal saray tâbircilerini huzuruna çağırtır. Rüyasını anlattıktan sonra tâbircibaşına: “– Hele bir söyle, bu rüyâ hayır mıdır, şer midir? Neye işarettir?” diye sorar. Tâbircibaşı hiç düşünmeden: “– Maalesef şerdir padişahım!” der ve sözlerine şöyle devam eder: “– Uzun yaşayacaksınız; ama ne yazık ki gözlerinizin önünde bütün yakınlarınızın birer birer ölüp sizi yapayalnız bıraktıklarını göreceksiniz.” Tâbircibaşının bu yorumu, padişahın gönlünde âdeta soğuk rüzgârlar estirir. Bir anlık sessizliğin ardından padişah hiddetle kükrer: “– Tez atın şunu zindana, felâket tellâlı olmak neymiş öğrensin!” Muhafızlar, tabircibaşıyı yaka-paça götürüp zindana atarlar. Padişah, bu kez huzurundaki diğer bir tâbirciye dönerek: “– Sen söyle bakalım, rüyâmın tâbiri nedir, hayır mıdır, ...