Kayıtlar

hakkında etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İkinci Abdülhamid Han Hakkında 7 İtiraf

Resim
İkinci Abdülhamid Han Hakkında 7 İtiraf   Osmanlı Devleti’nin en kritik bir devrinde otuz üç yıl hükümdarlık yapmış İkinci Abdülhamid Han için ağır ithamlarda bulunanların sayısı gittikçe azalmakla birlikte, yapılan iftiralar ve hakaretlerin kötü tesiri halen devam etmektedir. Osmanlı Devleti’nin çöküşünü otuz üç sene geciktiren ve eğitim, kültür, sanat, mimarî, askerî teşkilat, bilim ve teknoloji sahalarında yaptığı yenilik ve hizmetlerle, devlet ve millete şeref ve itibar kazandıran Abdülhamid Han hakkında yerli ve yabancı birçok meşhur şahsiyet itiraflarda bulunmuştur. Bunlardan 7 tanesi, sultanın uğradığı haksızlıkları gözler önüne sermek için yeterli olacaktır.   1. Otto Von Bismark Zamanın Alman Başbakanı Bismark; “Sultan Abdülhamid, Avrupa’da bir hasta olarak ele alınmaktadır. Fakat bana göre o, Haliç kıyılarında bulunanların hepsinden daha yüksek bir diplomattır. Ona karşı âdilâne hüküm verilmediği kanaatindeyim” demiştir.   2. Enver Paşa İttihat ve Terakki’nin li...

Cuma Gününün Faziletleri Hakkında Bir Kıssa

Cuma Gününün Faziletleri Hakkında Bir Kıssa (Mutlaka okuyalım)   “- Babam bana şöyle anlattı:”. Salih Meri, cuma gecesi, cuma namazını kılmak üzere mescide gitmek için yola çıktı. Kabristana uğradı. Kendi kendine şöyle dedi: “- Tan yeri ağarıncaya kadar kalayım.” Kabristanın içine girdi. İki rekât namaz kıldı. Bir kabre dayandı. Gözlerine uyku geldi. Şöyle bir rüya gördü: Kabirde yatanlar kabirlerinden çıkmışlar, halka halka olup oturmuş, konuşuyorlar. Bir de baktı ki, onlardan ayrı, kirli elbiseli bir genç, bir köşede, üzüntülü bir halde oturuyor. Onu yanlarına oturtmuyorlar. Oradakilerin hepsine tepsi tepsi, üzeri mendillerle örtülü hediyeler gelip dağıldı. Herkes kendi tabağını aldı; sonra kabrine girdi. En sonuna bu genç kaldı. O da üzüntülü bir halde, kalktı; kabre girmek istedi. Hemen ona sordum: “- Hey Allah'ın kulu, sende gördüğüm bu üzüntü neden? Sonra gördüğüm bu hal nedir?” Bana şöyle dedi: “- Ey Salih Meri, sen o tepsileri gördün mü?” “- Evet, gördüm!”, deyince şöyle an...

Hz. Muhammed Aleyhisselâm’dan Çevre ve Hayvan Hakları Hakkında Örnek Davranışlar

Hz. Muhammed Aleyhisselâm’dan Çevre ve Hayvan Hakları Hakkında Örnek Davranışlar   ·        Çevre ve ekolojik problem aynı zamanda ahlâk sorunudur ve merkezinde insan unsuru yer almaktadır. Ayeti Kerime’de yüce Rabbimiz: “İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu…” (Rûm, 41) Buyuruyor. ·        Göğü Allah yükseltti ve mizanı (dengeyi) O koydu. Sakın bu dengeyi bozmayın.” (Rahman, 6-7) ·        Gökten de bereketli bir su indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek taneler (ekinler), birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları bitirdik ve böylece onunla ölü bir beldeye hayat verdik…. (Kaf, 9-11) ·        İnsanların bizzat kendi işledikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu... (Rûm, 41)   İki Cihan Güneşi Sevgili Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselâm:   ·   ...

Allah’ü Teâlâ, Bir İnsan Hakkında Hayır Murad Ederse

  Allah’ü Teâlâ, Bir İnsan Hakkında Hayır Murad Ederse   Allah’ü Teâlâ, bir insan hakkında hayır murad ederse o insana neler verir?   Esasen, Allah’ü Teâlâ, bir kimseye hayır murad eder ve onu dinde fakih kılarsa, en büyük nimetine mazhar etmiş olur. Böylece kişi, dinin her konusunda anlayış sahibi olacaktır.   Soruda geçen hadisin tamamı şöyledir:   “Allah’ü Teâlâ kimin için hayır dilerse onu dinde anlayış sahibi kılar. Ben yalnızca taksim eden bir kişiyim, veren Allah'tır. Allah'ın emri gelin­ceye (kıyamet kopuncaya) kadar bu ümmet Allah'ın emri üzere kala­cak, muhalefet edenler onlara zarar veremeyeceklerdir.” (Buhari, Farzu'l-Humus 7, İlm 13, İ'tisam 10; Müslim, İmaret 98, Zekat 98.100)   Bu hadis üç hüküm içermektedir:   1. Hadiste geçen ifadeyle, “Dinde tefakkuhun” yani, anlayış sahibi olmanın / fıkıhta derinleşmenin fazileti. 2. Mal ve mülkü verenin hakikatte Allah olduğu. 3. Bu ümmetin bir bölümünün kıyamete kadar ha...

İmam-ı Âzam Rahmetullahi Aleyh Hazretleri Hakkında Kıssalar

  İmam-ı Âzam Rahmetullahi Aleyh Hazretleri Hakkında Kıssalar     İmam-ı Âzam Rahmetullahi Aleyh Hazretleri hakkında: “- Kırk sene, yatsı abdestiyle sabah namazını kılmıştır.” denir, doğrudur. Hazreti İmam, yolda giderken iki kişinin kendisi hakkında: “- İşte yatsı abdestiyle sabah namazını kılan zat budur!" diye konuştuklarını duyar. Bunun üzerine: “- Yâ Rabbi, bu insanları yalancı çıkarma. Ben, senin huzuruna bende olmayan bir sıfatla çıkmaktan hayâ ederim!” Diyerek ondan sonra yatsı abdestiyle sabah namazını kılmaya başlamış ve bu 40 sene devam etmiş. Hazreti İmam'ın namaz kıldığı mescidin müezzini anlatıyor: “- Yatsı namazını kılıyorduk. İmam namazda "Zilzal" sûresini okudu. Cemaat içinde İmam-ı Âzam da vardı. Namaz bitti, herkes çıktı. İmam-ı Âzam tefekkür halinde, olduğu gibi duruyordu. Onu rahatsız etmemek için kandili yanar vaziyette bırakarak çıktım. Onun mescidde kalacağını tahmin ederek kapıyı kilitledim. Sabah ezanını okuyup içeri...

Kırk Yedinci Tavsiye: Tesbihin Fazileti Hakkında

      Kırk Yedinci Tavsiye: Tesbihin Fazileti Hakkında Ebu Zer Radiyallahü Anh anlatır: “- Rasulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem bana, sözün Allah’ü Teâlâ’ya en sevimli olanını sana bildireyim mi?” buyurdu. Ben de: “- Ya Rasulallah sözün Allah’ü Teâlâ’ya en sevimli olanını bana bildir!” dedim. O da şöyle buyurdu: “- Allah’ü Teâlâ 'ya sözün en sevimlisi,  ‘Sübhanellahi ve bi Hamdihi’ dir buyurdu. (Müslim, Nesei) Yine Müslim'in rivayetinde Rasulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem’e: Hangi söz daha faziletlidir?” diye sorulduğu ve O'nun da şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Allah’ü Teâlâ’nın melekleri ve kulları için seçtiği: “Sübhanellahi ve bi Hamdihi”dir. Abdullah b. Amr Radiyallahü Anh Rasulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “- Kim, ‘Sübhanellahi ve bi hamdihi’, derse ona Cennet’te bir hurma ağacı dikilir. (El Bezzar) Ebu Hureyre Radiyallahü Anh Rasulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “- Sübhana...

Kırkıncı Tavsiye: Kur’an-ı Kerim Okumanın Fazileti Hakkında

          Kırkıncı Tavsiye: Kur’an-ı Kerim Okumanın Fazileti Hakkında Ebu Umame El Bahili Radiyallahü Anh Rasulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem’i şöyle derken işittiğini rivayet etmiştir: “- Kur’an-ı Kerim’i okuyunuz, zira Kur’an-ı Kerim Kıyamet Günü Kur’an-ı Kerim ehline şefaatçi olarak gelir. İki çiçek olan Bakara ve Ali İmran Sûreleri'ni de okuyunuz, zira bu ikisi Kıyamet Günü bulut gibi veya saf halinde iki kuş fırkası olarak Ashabını savunmak için gelir. Bakara Sûresi'ni okuyunuz, zira bunun elde edilmesi berekettir, terk edilmesi zarardır. O'na sihirbazlar da güç yetiremez.” (Müslim) Abdullah b. Amr b. El As Radiyallahü Anh Rasulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “- Kur’an-ı Kerim Ashabına Oku, yüksel, dünyada düzgünce okuduğun gibi oku, senin makamın en son okuduğun ayete kadardır.” Denilir. (Tirmizi, Ebu Davud, İbni Mace, İbni Hibban)

Yirmi Dokuzuncu Tavsiye: Dünyaya Önem Vermemek Hakkında

  Yirmi Dokuzuncu Tavsiye: Dünyaya Önem Vermemek Hakkında Ebu'l Abbas Sehl b. Sa'd es Saidi Radiyallahü Anh şöyle anlatır: Bir adam Rasulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem’e geldi ve şöyle dedi: “- Ya Rasûlallah bana bir amel göster ki onu işlediğimde, Allah’ü Teâlâ beni sevsin; insanlar da beni sevsin!” Rasulullah: “- Dünyadaki şeylere önem verme, Allah’ü Teâlâ seni sevsin, insanların yanındaki şeylere önem verme insanlar seni sevsin!” (İbni Mace) Peygamber Efendimiz'in dünyaya önem vermemesi hususunda ise şu hadisi zikredebiliriz: Abdullah b. Mesud Radiyallahü Anh şöyle anlatır: “- Rasulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem hasır üzerinde uyumuştu. Kalktığında yan tarafına hasır iz yapmıştı. Biz de: “- Ya Rasulullah, Sana döşek yapsak!”, dedik. O da şöyle buyurdu: “- Dünyaya karşı bana ne oluyor ki? Ben dünyada ağacın altında gölgelenip te sonra orayı bırakıp giden bir yolcudan başka değilim.” (Tirmizi) Ubeydullah b. Muhsan el Ensari el Mutami Radiyallahü...

Hadis-i Şeriflerde Ahmaklık Hakkında Buyuruluyor ki:

·      “Kâfirlere “Müslümanların inandığı gibi siz de inanın” denilince, “Biz o sefihler, o ahmaklar gibi iman eder miyiz hiç?” derler; halbuki asıl ahmak kendileridir.” (Bekara 13) ·      “Akıllı, nefsine uymaz, ibadetlerini yapar, ahmak olan da nefsine uyar, günah işler, sonra da Allah affeder diye ümit eder.” (Tirmizi) ·      “Akıllı, Allah’a ve Peygamberine inanıp ibadetini yapan kimsedir.” (İbni Muhber) ·      “Günah işleyenin bir aklı gider, bir daha geri dönmez.” (İ. Gazali) ·      “Ahmak, ahmaklığından fâsıkın günahından daha büyük sıkıntıya düşer.” (Hakim) ·      “Ahmak olanla ilgini kes.” (Beyheki) ·      “Akşam üstü uyumak ahmaklıktır.” (İ. Maverdi) ·      “Sofradan düşen kırıntıyı yiyen fakirlik görmez, çocukları da ahmak olmaz.” (İ. Neccâr) ·      “Mümin sert değildir. Yumuşaklığın...