Kayıtlar

bu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bu Mevtayı Nasıl Tanırdınız?

Bu Mevtayı Nasıl Tanırdınız?   Giderken alkolden girdi komaya; Meyhaneyi yurt sayardı bu deyyus. Yemin eder 'pazar’derdi, 'cuma'ya; Ağustos'u Mart sayardı bu deyyus.   'Ben dahiyim, eşim-dengim az’derdi; İnat için 'zemheri'ye 'yaz’derdi; Kuşa 'kirpi', kurbağaya 'kaz’derdi; Kel sıpayı kurt sayardı bu deyyus.   Nasipsizdi iman, edep, ahlâktan; Kin sağardı enayiden, ahmaktan; Biraz daha alçak idi alçaktan; Namertleri mert sayardı bu deyyus.   Tam sapıktı, şer yollara sapardı; Heykel diker, ilâh diye tapardı; Abdestsiz her yöne secde yapardı; Kıblegâhı dört sayardı bu deyyus.   Türklüğe düşmandı, hep kin güderdi; Yahudi'ye yaltakçılık ederdi; Hıristiyan ile yola giderdi; Ermeni'yi Kürt sayardı bu deyyus.   Görgü şahidiyiz, yalan yok hocam; Tek güzel huyunu bilen yok hocam; Geberip giden var, ölen yok hocam; Doğruluğu dert sayardı bu deyyus.   ( Abdurrahim Karakoç Rahmetullahi...

Bu Kul Sen’in Allah’ım!

Bu Kul Sen’in Allah’ım!   ❝Darlık verme gönlümüze… Mekân Senin Allah'ım! Fırsat verme art niyetlilere… Hüküm Senin Allah'ım! Çâresizlik verme ömrümüze… Emir Senin Allah'ım! İ mkân verme zâlimlere; Kulun Sen’in Allah'ım!❞

Bu Bayrak

Resim
Bu Bayrak Malazgirt'te Alpaslan'ın dilinde, Surlarda Ulubatlı'nın elinde, Çanakkale cihadının yılında; Zemin kan kırmızı, ayyıldızı ak, O mübarek bayrak, işte bu bayrak!   Rasül'ün övgüsünü kazanmıştı, Düşmanlarımız kahrıyla yanmıştı, Viyana önlerine dayanmıştı; Zemin kan kırmızı, ayyıldızı ak, O mübarek bayrak, işte bu bayrak!   Gelibolu'dan Ankara'ya baktı, Kocatepelerden İzmir'e aktı. Aşkıyla milleti ısıtıp yaktı; Zemin kan kırmızı, ayyıldızı ak, O mübarek bayrak, işte bu bayrak!   Kafkaslar'da bizi kaldırdı şaha, Yemen çöllerinde sığınak vaha, Gönderlerinden hiç inmedi daha; Zemin kan kırmızı, ayyıldızı ak, O mübarek bayrak, işte bu bayrak!   Destanlar yazıldı zalime karşı, Mazlumun duası kapladı arşı, Uğruna yazıldı istiklal marşı; Zemin kan kırmızı, ayyıldızı ak, O mübarek bayrak, işte bu bayrak!   Peygamber kabrinde sadık muhafız Bayraktan alırdı mücahitler hız, Unutana yine hatırla...

Ey Birâder Bu Denî Dünyâ İçün Çekme Keder

Ey Birâder Bu Denî Dünyâ İçün Çekme Keder   Ey birâder bu denî dünyâ içün çekme keder Çün beher hâl dem eker gam cümlesi kalmaz gider   'Ârif olan yer mi kaydın hîç bu zâil dirliğin Şol kişi kim ehl-i Hakk'dır mâsivâsını nider   Bir sebâtı yok hayâle gönlünü verme sakın Sihri azgındır ba'îd ol kim seni meşhûr ider   Önü ma'mûr görünür ammâ olur âhir harâb Yıkılup bir gün bu köşkler mahv olur taş u meder   Geldi her bir ferd ana kim buldular âhir fenâ Bir büyük arkdır hemîn ol günde bin insân yutar   Savdı atan hem anan kavm ü kabîlen nevbetin Nevbetine sen de hâzır ol ki böyledir kader   Olma gâfil bir nefes çünki emâmında ölüm Başına takmış licâmı ol seni dâim yeder   'Âkil isen ol basîret üzre dinle sözümü Nefs ü şeytân sû-yi akrân şerlerinden kıl hazer   Bir gün ola kim ferişteh almağa gele cânın Durduğu dem cümle a'zâdan akar sel gibi ter   Şol kıyâmet hevline eyle keder Kuddû...

Mânâ Eri Bu Yolda

Mânâ Eri Bu Yolda   Mânâ eri bu yolda melül olası değil, Mana duyan gönüller hergiz ölesi değil.   Ten fânidir, can ölmez, gidenler geri gelmez, Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil.   Gevhersiz gönüllere yüz bin yol eder isen, Hak’tan nasip olmasa nasip alası değil.   Sakıngıl yârin gönül sırçadır sımayasın, Sırça sındıktan sonra bütün olası değil.   Çeşmelerden bardağın doldurmadan kor isen, Bin yıl orda durursa kendi dolası değil.   Şu Hızır ile İlyas âb-ı hayat içtiler, Bu birkaç gün içinde bunlar ölesi değil.   Yarattı Hak dünyayı Peygamber dostluğuna, Dünyaya gelen gider, bâki kalası değil.   Yunus gözün görürken yarağın eyle bugün, Gelmedi anda varan, geri gelesi değil.   (Yunus Emre Kuddise Sirrûh)

N'oldu Bu Gönlüm N'oldu Bu Gönlüm

  N'oldu Bu Gönlüm N'oldu Bu Gönlüm   N'oldu bu gönlüm n'oldu bu gönlüm;? Derd ü gamınla doldu bu gönlüm… Yandı bu gönlüm yandı bu gönlüm; Yanmada dermân buldu bu gönlüm…   Yan ey gönül yan yan ey gönül yan; Yanmada oldu derdine dermân; Pervâne gibi pervâne gibi; Şem'ine aşkın yandı bu gönlüm…   Gerçeğe yandı (1) gerçeğe yandı; Rengine aşkın cümle boyandı; Kendide buldu kendide buldu; Matlabını hoş buldu bu gönlüm…   El fakru fahrî el fakru fahrî; Demedi mi âlemlerin fahri; Fahrini fakrın fahrini fakrın; Mahv u fenâda buldu bu gönlüm…   Sevdâ-yı a’zam sevdâ-yı a’zam;(2) Bana k'olupdur arş-ı muazzam; Mesken-i cânân mesken-i cânân; Olsa aceb mi şimdi bu gönlüm…   Bayrâm'ım imdi Bayrâm'ım imdi; Bayrâm idersin yâr ile şimdi;(3) Hamd ü senâlar hamd ü senâlar; Dost ile bayrâm kıldı bu gönlüm… (4)   Hacı Bayrâm Velî Kaddesallahu Sırrahu'l-Âlî

Bu Dünya İmtihan Meydanı…

Bu Dünya İmtihan Meydanı…   Yarım asır Firavun’un sarayında yaşayan Asiye Radiyallahü Anha'nın Cennete gittiği...  950 yıl aynı yastığa baş koyan Nuh Aleyhisselâm’ın eşinin Cehenneme gittiği… Köle diye aşağılanan Bilâli Habeşi Radiyallahü Anh'ın, Efendimiz Aleyhisselâm’ın övgüsüne mazhar olduğu… Amcası Ebu Leheb'in daha yaşarken Cehenneme gideceği haber verildiği...  Bir dünyada yaşıyoruz... “Kimsenin ahiret garantisi yok!” Ya Rabbi bizleri her türlü şirk, küfür ve dalâletten uzak eyle! Kıyamete kadar gelecek nesillerimizi imandan ve İslâm’dan ayırma! Senin Her Şeye Gücün Yeter!

Sen Ağa Ben Ağa, Bu İneği Kim Sağa?

Sen Ağa Ben Ağa, Bu İneği Kim Sağa?   “- Çobanlık yapar mısın?” “- Yok almayayım” “- Kim yapacak?” “- Afganlar...”   “- Tarlada çalışır mısın?” “- Yuh, daha neler!” “- Kim yapacak?” “- Türkmenler...”   “- Bebek bakıcılığı yapar mısın?” “- Ben kendi bebeğime bakmıyorum, başkasının bebeğine niye bakayım?” “- Kim yapacak?” “- Özbekler...”   “- Çay, fındık toplar mısın?” “- Başka işim mi yok?” “- Kim yapacak?” “- Gürcüler (Şu sıralar Afrikalılar)...   “- Sanayide, fırında, inşaatta, kazma kürek işinde çalışır mısın? “- Enayi beni mi buldun?” “- Kim yapacak?” “- Suriyeliler…”   SONUÇ: “-   Defolup gitsinler...” “- Öyle mi... Yahu senin benim tenezzül etmediğimiz bu işleri kim yapacak?”   “- Bana ne hacı? Kim yaparsa yapsın. Sen bana devlette bir iş veya Sabah 9”- Akşam 5, vardiyasız, masa başı güzel bir iş var mı, onu söyle… Amele miyiz biz?”   “Üzücü, ama gerçek durum bu…”  ...

Bu Dünyada Senden Daha Cesur Biri Var mı?

Bu Dünyada Senden Daha Cesur Biri Var mı?   Halid b. Velid Radiyallahü Anh’a; “- Ey Halid Radiyallahü Anh, bu dünyada senden daha cesur biri var mı?” diye sordular. Şöyle cevap verdi: “- Muhakkak ki namaz kılmadan yatanlar benden daha cesurdurlar. Çünkü ben düşmana kafa tutuyorum, onlar Allah Teâlâ’ya kafa tutuyorlar…”   Rabbim cümlemizi namazlarını dosdoğru kılanlardan eylesin!

Ey Habersiz Bu Dünyanın Vefası Yok

  Ey Habersiz Bu Dünyanın Vefası Yok   Ey habersiz, bu dünyanın vefâsı yok, Âhirete yanmaz mısın ey zâlim? Hakk emrini tutmayıp burada güç kılarsın, Bir Allah’tan korkmaz mısın ey zalim?   Kıyâmet gün Allah’ım özü hâkim olacak, Güç gösterenlerin tümünden öcünü alacak, Cennetlik-cehennemlik hepsini soracak, Öleceğim diye sanmaz mısın ey zalim?   Ölüp varsan, kabre malın ele girmez, Mal acısını görürsün, şüphe değil, Aş versen, haram olsa, fayda olmaz, Kabirde yalnız yatmaz mısın ey zalim?   Karanlık kabrin ara, zorluk olası, Yemişlerin ağu-irin, kan olası, Yılan, çıyan ateşi sana giysi kılası, İşitip, ibret almaz mısın ey zalim?   Burada ibret almayıp, kabirde ibret alasın, Girince ateşli sorgucu, onu göresin, Kurtulmaya yer bulamayıp mahzun olasın, Yanar ateşten korkmaz mısın ey zalim?   Kabre girer cehennem ateşi heybet ile, Korkmayan, korkacak orada ibret ile, Fayda olmaz o şu günü hasret ile,...

Yâ Rabbi Kerem Eyle Bu Şehr-i Sıyâm İçre

  Yâ Rabbi Kerem Eyle Bu Şehr-i Sıyâm İçre   Yâ Rabbi kerem eyle bu şehr-i sıyâm içre; Kullarına rahm eyle bu şehr-i sıyâm içre…   Biz derdliye dermân et 'âsîlere gufrân et; İhsân-ı firâvân et bu şehr-i sıyâm içre…   Şunlar ki olur sâim tâ'atde olur kâim; İster keremin dâim bu şehr-i sıyâm içre…   'Âbidler olur ma'mûr 'ârifler olur pür-nûr; Mahvi olagör mağfûr bu şehr-i sıyâm içre…   Îsâ Mahvî Kuddise Sırruh

İmtihan

İmtihan   Aldanma bu dünyaya, fânî cihandır bu, Kendisi âşikâr, ateşi gizli külhandır bu, Giden geri gelmez, iki kapılı handır bu, İnsafı terk eyleme, makâm-ı imtihandır bu. (Lâ edrî)   Âdemoğlunun dünyaya imtihan için gönderildiğini Allah Celle Celâlüh birçok ayette bildirmiştir. “Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz.” (Enbiyâ Sûresi, 35) “Şüphesiz bu olayda ibretler vardır. Biz gerçekten (kullarımızı) imtihan ederiz.” (Müminûn Sûresi, 30)   Dünyaya gelişin gayesi imtihandır. Her şey imtihan içindir. Mal, mülk, servet, mevki, makam, evlât, ıyal… İmtihan için veriliyor, kazananlar mükâfatını, kaybedenler de cezasını göreceklerdir. İmtihanla ilgili şu beyitte çok manalıdır   “Ayar-ı zâtı merdüm-zâdenin asla nihan olmaz Zer-i meskuk muhtac-ı mihenk-i imtihan olmaz.”   (Asilzadenin kişiliğindeki yüksek ayar asla gizlenemez ve her daim kendini belli ede...

Aç Karnına Su İçmek

Aç Karnına Su İçmek   Bir ay boyunca uyanır uyanmaz bir bardak su içmeye başladık. Dilerseniz bunun faydalarına hep birlikte göz atalım… 1. Daha enerjik hissettik ve metabolizmamız hızlandı. Uzmanlar sabahları içilen suyun metabolizma hızımızı %24 artırdığını söylüyor. Su aynı zamanda vücudun besinleri emmesini kolaylaştırıyor. Bununla bağlantılı olarak biz de kendimizde enerji artışı hissettik. Metabolizmamızın hızlandığını ve sindirim problemlerimizin azaldığını gördük. Ayrıca uykulu ve yorgun halimizin geçtiğini ve daha aktif hissettiğimizi fark ettik. Çünkü aç karnına içilen bir bardak su, alyuvarların büyümesini uyarıyor ve daha fazla oksijen taşımalarını sağlıyor. Böylelikle enerji seviyemiz de artıyor. 2. Kilo vermeye başladık. Su, metabolizmayı hızlandırdığı için yağ ve kalori yakımını da kolaylaştırıyor. Sabah içtiğimiz su midede doluluğa neden olduğu için fazla yeme isteğimizin azaldığını gözlemledik. Böylelikle iştahımız azaldı ve sağlıklı bir şekilde kilo verm...