Kayıtlar

kurtuluş etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Nefisle Mücadele, Tevazu ve Hakiki Kurtuluş

Nefisle Mücadele, Tevazu ve Hakiki Kurtuluş   İnsan hayatındaki en büyük mücadele, dış düşmanlarla değil; kendi nefsiyle verdiği mücadeledir. Çünkü nefis; kibri, gururu, hevâyı, dünya sevgisini ve kötülüğü insana süslü gösterir. Terbiye edilmediğinde insanı helâke sürükler; terbiye edildiğinde ise Allah Teâlâ’ya yaklaştırarak kurtuluşa erdirir. Bu yönüyle nefis terbiyesi, insanın kötülüklerden iyiliğe, gafletten şuura doğru çıktığı bitmek bilmeyen bir manevi hicret yolculuğudur.   Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurur: “Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. Onu kirleten ise ziyana uğramıştır.” (Şems, 9-10)   Bir başka ayet-i kerimede ise nefsin bu amansız yönüne şöyle dikkat çekilir: “Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefis, Rabbimin merhamet ettiği hariç, kötülüğü emreder.” (Yusuf, 53)   Bu yüzden Mü’min, nefsine asla güvenmez; onu her an adeta bir elekten geçirir gibi hesaba çeker ve durmaksızın terbiye etmeye çalışır.   Kibir: Şeytanın İlk Günahı Kibrin...

ŞEHİT ŞERİFE BACI

Resim
ŞEHİT ŞERİFE BACI 1921, Kastamonu-İnebolu Hattı Kurtuluş Savaşı'nın sessiz kahramanlarından… "Cephane ıslanırsa, vatan yanar!" dedi. Bebeğini sırtına, mermiyi kağnıya yükledi. Mermilere bir damla kar değdirmedi. Ama donarak şehit düştü… Allah Teâlâ gani gani rahmet eylesin!

Kurtuluşa Götüren 10 Huy

  Kurtuluşa Götüren 10 Huy   01- İşlenen günaha pişman olmak, 02- Belaya sabretmek, 03- Kazaya, Allah'ın takdirine rıza göstermek, 04- Havf ve recada eşit olmak (korku ve ümit arasında olmak), 05- Nimete şükretmek, 06- Dünyadan yüz çevirmek, dünya sevgisini kalpten çıkarmak, 07- Taat ve ihlas yolunda olmak, 08- Halka karşı güzel huylu olmak, 09- Hak Teâlâ’yı sevmek, 10- Ölümü hatırlamak.          İmam Gazali Rahmetullahi Aleyh - Kimya-yı Saadet

Otuzuncu, Tavsiye, Cehennem, Kurtuluş,

  01- Otuzuncu Tavsiye: Cehennem’den Kurtuluş Haris b. Müslim et Temimi Radiyallahü Anh Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem’in kendisine şöyle buyurduğunu söylemiştir: “- Sabah namazını kıldığında hiçbir şey konuşmadan önce yedi defa; “- Allahümme ecirni mine'nnar!” (Allah'ım beni Cehennem ateşinden koru!) söyle! “- Şunu bil ki sen bugün ölürsen; Allah’ü Teâlâ seni Cehennem’den korunanlardan kılar.”   Akşam namazını kıldığında da hiçbir şey konuşmadan önce yedi defa; (Allahümme ecirni Mine'nnar!) söyle! “- Şunu bil ki sen bu gece ölürsen; Allah’ü Teâlâ seni, Cehennem’den korunanlardan kılar.” (Nesei, Ebu Davud)   02- Otuz Birinci Tavsiye: Cennet’lik Bir Adam Ebu Hureyre Radiyallahü Anh şöyle anlatır: Bedevi birisi, Rasulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem’e geldi ve şöyle dedi: “- Ya Rasulallah bana bir amel göster ki onu işlediğimde Cennet’e gireyim!” Rasulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem şöyle buyurdu: “- Allah’ü Teâlâ’ya kulluk eder, O'na ...

Bebeğim Anasız Büyür de Vatansız Büyüyemez!

Resim
    Nene Hatun, 1857 yılında Erzurum’un Çeperli köyünde dünyaya geldi. 16 yaşındayken Erzurumlu Mehmed Efendi ile evlendi. Osmanlı ‘93 Harbi’ni (1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı) kaybetmişti. Rus Ordusu’nun baskınla aldığı kent merkezi yakınındaki Aziziye Tabyaları, Erzurum halkının da yardımıyla yapılan karşı baskınla Ruslar’dan geri alındı. Nene Hatun, bu savaşta 22 yaşında bebeğini beşikte bırakarak Erzurum halkıyla cepheye koştu. Cumhuriyet Devri’nde “Kırkgöz” soyadını alan Nene Hatun’un, 4’ü erkek, 2’si kız 6 çocuğu dünyaya geldi. 3 oğlu 1. Dünya Savaşı’nda şehit oldu. 1952 yılında Erzurum ve çevresinde incelemelerde bulunan NATO orduları Başkomutanı Amerikalı General Ridgway, Nene Hatun’u cesaretinden dolayı ziyaret ederek elini öptü. Nene Hatun annemiz; 22 Mayıs 1955’te tedavi gördüğü Numune Hastanesi’nde vefat etti. Üç aylık bebeğini son kez emzirip: “Seni bana Allah’ü Teâlâ verdi. Ben de seni O’na emanet ediyorum!” diyerek şehit ağabeyinin tüfeğini alarak s...

Kurtuluşun Reçetesi İstikamet!

  Kurtuluşun Reçetesi İstikamet!   Yaşar Kandemir Altınoluk Dergisi (Sayı: 254 Sayfa: 028)   Pek güzel bir duamız vardır:   “Allah istikametten ayırmasın” deriz. İstikamet; Sırâtı müstakîme, yani dosdoğru yola girmek demektir. Dosdoğru yol; Allah’ı bir bilmek, ve sağa sola sapmadan O’nun gösterdiği yolda yürümektir.   Hz. Ömer Radiyallahü Anh’ın deyişiyle: Tilki gibi eğilip bükülmeden, Cenâb-ı Hakk’ın emir ve yasaklarını uygulamaktır.   Kısacası istikamet: Allah’ın yap dediğini yapmak, kaç dediğinden kaçmak… İbadetlerini sadece Allah için yapmak…   Âyetlerin diliyle? Cenâb-ı Mevlâ hep dosdoğru olmaktan söz eder: Ve kendisine: “Bizi doğru yola ilet” diye dua etmemizi ister. Dosdoğru yolda olmamızı öğütler. Acaba dosdoğru yol nedir?   Dosdoğru yol, Allah’ü Teala’ya kulluk etmektir. Rabbimiz, kendisine kulluk etmeyi: “İşte dosdoğru yol budur” diye değerlendirir. (Âl-i İmrân 3/51; Meryem 19/36).   Bir b...

Gerçek Mü’minler Kurtuluşa Ermiştir

Gerçek Mü’minler Kurtuluşa Ermiştir Gerçek Mü’minlerin kurtuluşa ermiş olduklarını âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerden öğrenmekteyiz. Gerçek Mü’minler; hayatlarının her anını Kur’an ve Sünnette emredilenleri yerine getirip, yasaklamış olduklarından da uzak durarak İslâm’a uygun güzel ahlâk sahibi olarak yaşarlar. Birçok âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerde; kurtuluşa erecek gerçek Mü’minin vasıfları, özellikleri sayılmıştır. Bu vasıfların genel olarak özeti; İmanın gereği olarak ibadetleri yerine getirmek ve güzel ahlâk’a sahip olmaktır. Namazını dosdoğru kılan aynı zamanda devamlılık gösteren, Allah Celle Celâlüh’ün âyetleri okunduğu vakit, Kalbi titreyen, zekâtı veren, gizli ve açık Allah Celle Celâlüh için harcayan, infak eden, içki, kumar, zina, hırsızlık, faiz, rüşvet, gıybet, yalan, iftira v.b. haramlardan büyük günahlardan uzak duran, güvenilir olan, sözünde ahdinde sebat gösteren, güzel ahlâk sahibi davranışlar sergileyen Mü’minler övülmüşlerdir. Gerçek anlamda ku...

Bana Bir Kurtuluş Yolu Göster

Bana Bir Kurtuluş Yolu Göster Bir gün eski Belh Sultanı İbrahim bin Edhem Kuddise Sirrûh Hazretlerine bir adam geldi: “- Ey doğruluk ırmağı, dedi, ben günah işleyip duruyorum. Bana bir kurtuluş yolu göster ki, o belâdan kurtulayım.” Velîler velisi tatlı bir tebessümle dedi ki: “- Madem günah işliyor, Rabbine isyan ediyorsun.” O halde Allah’u Teâlâ'nın senin için vermiş olduğu rızıklardan yeme.” Adam birden titredi: “- İyi ama dedi, Allah'ın bana verdiği rızıklardan yemezsem, nasıl yaşarım?” “- Madem öyle! Allah'ın senin için takdir ettiği sudan içme.” “- Bu hiç mümkün değil! Su içmeden yaşanır mı?” “- O halde, Allah'ın yarattığı havayı teneffüs etme.” “- Hayır, hayır! Buna da imkân yok!” “- Sana daha ne diyeyim? Madem Öyle! Allah'ın mülkünden çık git. Kendine bir başka mülk edin!” Günahkâr adamın aklı uçacak gibi oldu ve dedi: “- Neler diyorsun ey Pir? Allah'ın mülkünden başka mülk var mı ki, gidip oraya sığınayım?” Büyük velini...

Bizi Kurtuluş ve Doğruluğa Ulaştır Duası

Bizi Kurtuluş ve Doğruluğa Ulaştır Duası رَبَّنَٓا اٰتِنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ اَمْرِنَا رَشَدًا Okunuşu: Rabbenâ âtinâ min ledunke rahmeten veheyyi lenâ min emrinâ raşedâ. Anlamı: Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır. Kaynak: (Kehf Sûresi; 10. Ayet)

Son Anda Gelen Kurtuluş...

Son Anda Gelen Kurtuluş... Amsterdam’da bir cami imamı, her Cuma günü 10-11 yaşındaki oğluyla şehrin sokaklarında dolaşır, İslâm’a dair kaleme aldığı küçük dergiyi dağıtır, insanları İslâm’a davet edermiş. Yine bir Cuma günü rahatsız olduğundan oğluna; - "Bu hafta tebliğ için çıkmayalım." der. Bir insanın hidayetine vesile olmanın ne büyük bir devlet olduğunun hazzını defalarca yaşayan çocuk, babasına yalnız çıkma noktasında ısrar eder. Şiddetli yağışın da olduğu soğuk bir kış günü İmam, oğlunun ısrarına dayanamaz ve; - "Peki." der ve onu gönderir. Çocuk Amsterdam sokaklarında dolaşır ve her gördüğü kişiye o dergiyi takdim eder ve onlara; - "Allah, seni cennetine davet ediyor." der. Fakat hava soğuk olduğu için sokaklarda pek kimseler yoktur. En son elinde tek bir dergi kalır, verecek birilerini arar, bulamaz. Sonunda bir kapıya gelir ve defaatle zili çalar. Lakin kimse kapıyı açmaz. Tam dönerken yaşlı bir kadın açar kapıyı. Kadın, karşıs...