Kayıtlar

dert etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Müslümanın Derdiyle Dertlenmek

Müslümanın Derdiyle Dertlenmek   Bismillahirrahmanirrahim Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: "Müminler ancak kardeştir. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki rahmete eresiniz." (Hucurât Suresi, 49/10)   Yine Rabbimiz şöyle buyuruyor: "İyilik ve takvâ üzerinde yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın." (Mâide Suresi, 5/2)   İslâmiyet, insanı sadece kendi hayatından sorumlu tutan bir din değildir. Müslüman, yalnızca kendi ibadetini düşünen, kendi ailesiyle ilgilenen, kendi huzurunu arayan bir kimse değildir. O, aynı zamanda ümmetin bir ferdidir. Dünyanın neresinde olursa olsun bir müminin sevinciyle sevinir, acısıyla üzülür.   Çünkü iman, sadece dil ile söylenen bir söz değil; kalpte hissedilen, hayata yansıyan bir kardeşlik şuurudur.   Rasûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem buyuruyor:   "Müminler; birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede tıpkı bir beden gibidir. Bedenin bir organı rahatsız olursa diğ...

O gün Herkes Kendi Derdine Düşecek

O gün Herkes Kendi Derdine Düşecek   Hadis-i şerifte buyuruldu ki: "Bir kimse, dilini tutarsa, Allahü teâlâ onun utanacak şeylerini örter."     Abdullah ibn-i Adî hazretleri hadîs imâmlarındandır. 857 [h. 242] senesinde İran’daki Cürcân’da doğdu, 935   [h.323] de Esterâbâd’da vefât etti. Hadîs-i şerîf toplamak için, Irak, Mısır, Şam ve Hicaz’ı dolaştı. Naklettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:   Ebû Hüreyre’nin (radıyallahü anh) bildirdiği hadîs-i şerîfte, Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz buyurdu ki: “Dört kimseyi, tövbe etmedikçe Allahü teâlâ Cennete sokmayacak, Cennet nimetlerini tattırmayacaktır. Bunlar; devamlı içki içen, faiz yiyen, yetim malını haksız yiyen ve anne ve babasına isyan edendir.”   Ebû Ya'lâ’nın bildirdiği hadis-i şerifte, "Bir kimse, dilini tutarsa, Allahü teâlâ onun utanacak şeylerini örter. Gazabını tutarsa, kıyamet günü Allahü teâlâ azabını ondan çeker. Bir kimse, Allahü teâlâya yalvarırsa, kabul eder" buyuruldu. ...

Ben Dert İle Ah Ederdim

  Ben Dert İle Ah Ederdim   Ben dert ile ah ederdim, derdim bana derman imiş, İster idim hasret ile dost yanımda pinhan imiş.   Nerde idim fikrederdim, göğe bakıp şükrederdim, Dost benim gönlüm evinde, tenim içinde can imiş.   Sanırdım kendim ayrıyım, dost gayrıdır, ben gayrıyım, Beni bu hayale salan bu sıfatı insan imiş.   İnsan sıfatı kendi Hak, insadadır Hak, doğru bak, Bu insanın sıfatına cümle âlem hayran imiş.   Her kim o insanı bile, hayvan ise insan ola, Cümle yaratılmış kula insan dolu sultan imiş.   Tehvid imiş cümle âlem, tehvidi bilendir Âdem, Bu tevhidi inkar eden öz canına düşman imiş.   İnsan olan buldu Hakk’ı, meclis onun, odur saki, Hemen bu biçare Yunus aşk ile aşina imiş.   Yunus Emre Kuddise Sirrûh

Dermanı Olmayan Dert

Dermanı Olmayan Dert   Mevlânâ   Rahmetullahi Aleyh Hazretleri’ne göre insan için asıl acınacak dert nedir? Mevlânâ Rahmetullahi Aleyh Hazretleri buyurur:   “İnanç azlığından meydana gelen derde acımak gerekir. Çünkü o derdin dermanı yoktur.”   Asıl acınacak dert, îmandan mahrumiyettir. Zira insanın bu dünyada hiçbir şeyi olmasa, nihâyetinde bu, muayyen bir vakit içindir. Fakat îmandan nasipsizlik, ebedî bir mahrumiyet sebebidir.   Îmandan mahrum bir insana bütün nîmetler verilse ve o, dünyada bin yıl saltanat sürse, yine de bir gün ölecek ve eli boş olarak dünyayı terk edecektir.   Güneş Aynı Güneş Unutmayalım ki üzerimizdeki güneş; bir müddet yeryüzünde zulümle saltanat sürmüş olan Firavunların, Hâmanların, Nemrutların, Hülâguların, Âdların ve Semudların saraylarını, köşklerini, hazinelerini aydınlatan, sonra da harâbelerinin üzerine haşmetle doğan aynı güneştir. Fânî kuvvet ve kudretlerine mağrur olarak Allâh Teâlâ’ya başkaldıran ...

İnsanlara Dert, Belâ, Musibet Birkaç Bakımdan Gelir

İnsanlara Dert, Belâ, Musibet Birkaç Bakımdan Gelir   1- Bunlardan birisi işlediğimiz günahlar sebebiyledir 2- Belâ, hastalık ve musibetler, günahların kefareti [af olması) için gelir. 3- Cennette yüksek derecelere kavuşması için mü’mine musibet gelir. Bunlardan birisi işlediğimiz günahlar sebebiyledir. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Belâların gelmesine sebep günah işlemektir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:   “Size gelen musibet, işlediğiniz [günahlar) yüzündendir.” (Şura, 30)   “Sana gelen kötülük, kendindendir, günahların yüzündendir.” [(Nisa, 79)   2- Belâ, hastalık ve musibetler, günahların kefareti (af olması) için gelir.   Dünyada musibetlere maruz kalıp da güzelce sabreden kimse, ahirete günahsız gider.   Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:   “Her musibet, affedilecek bir günah için gelir.” (Ebu Nuaym)   “Mümine gelen her sıkıntı, günahlarına kefaret olur.” (Buhari)   “Mümini...

Senin Aşkın Kamu Derde Devâdır Yâ Rasûlallah...

Senin Aşkın Kamu Derde Devâdır Yâ Rasûlallah...   Senin 'aşkın kamu derde devâdır yâ Rasûlallah.... Senin katında hâcetler revâdır yâ Rasûlallah...   Senin nûrun gören gözler ne ay gözler ne yıldızlar. Nûrundan gece gündüzler ziyâdır yâ Rasûlallah...   Terinden açılır güller sözünden şehd-ü şekkerler. Seninle hasta gönüller şifâdır yâ Rasûlallah...   Habîbsin pâdişâhlara tabîbsin dertli âhlara. Şefâ'atin günahkâra 'afâdır yâ Rasûlallah...   Ay u güneş yedi yıldız seni över kamu düpdüz. Senin sözünden ayruk söz hatâdır yâ Rasûlallah...   Hased kılar sana İblîs zehî ahmak olur telbîs. Seni sevdiği'çün İdrîs a'lâdır yâ Rasûlallah...   Vururlar nevbetin dâim bu beş vakt sünnetin kâim. Gelirse honuna her kim salâdır yâ Rasûlallah...   Mugaylanlar harîr giydi beriyyeler 'abîr oldu. Senin cefâların derdi vefâdır yâ Rasûlallah...   Satıldı Yûsuf-ı Ken'ân inen az nesneye pinhân. Seni görmekliğe bin cân bahâdır yâ Rasûlallah...   Dâvûd eğninde hil...

Büyük Belâya, Haksızlığa, Derde, Azaba Düşenlerin Okuyacağı Dua

Büyük Belâya, Haksızlığa, Derde, Azaba Düşenlerin Okuyacağı Dua Gece kılınan namazdan sonra, mümkünse secdede veya beş vakit namazın farzlarının arkasından devam edilirse bu duaya, kısa zamanda selâmete erilir… أَللَّهُمَّ إِنِّى أَعُوذُ بِرِضَاكَ مِنْ سَخَطِكَ وَبِمُعَافَاتِكَ مِنْ عُقُوبَتِكَ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْكَ لَا اُحْصِى ثَنَآءً عَلَيْكَ أَنْتَ كَمَا أَثْنَيْتَ عَلَى نَفْسِكَ Okunuşu: Allâhumme inniy eûzü birızake min sehatike ve bimuâfâtike min ukubetike ve eûzü bike minke. Lâ uhsiy senâen aleyke ente kemâ esneyte alâ nefsik.” Anlamı: Allah’ım! Gadabından rızâna, cezâlandırmandan affına sığınırım. Senden yine sana sığınırım. Seni ne kadar medhetsem de hakkıyla medhetmiş olamam. Sen kendini nasıl medhettiysen öylesin. Mevcut kaynaklardan Rasûlullâh Sallallahü Aleyhi Vesellem’in bu duayı, gece namazında, secdede yaptığını öğreniyoruz. Kaynak: (Malik, Dua, No: 497, Müslim, Salât, 222)

Bu Dert Seninle Birlikte mi Dünyaya Geldi?

Bu Dert Seninle Birlikte mi Dünyaya Geldi? Birisi Hz. Ali Radiyallahü Anh’a geldi ve: “- O kadar dertliyim ki sıkıntıdan ölüyorum.” dedi. Hz. Ali Radiyallahü Anh: “- İki soru soracağım, cevabını verip; dermanını bulacaksın” dedi. Adam: “- Sor, Ya Ali!” Dedi. Hz. Ali Radiyallahü Anh: “- Dünyaya geldiğin zaman; Bu dert seninle birlikte mi dünyaya geldi?” Adam: “- Hayır!” Hz. Ali Radiyallahü Anh: “- Dünyadan giderken bu dert seninle birlikte olacak mı?” Adam: “- Hayır!” dedi. Hz. Ali Radiyallahü Anh son olarak şöyle buyurdu: “- Seninle birlikte gelmeyen ve giderken de seninle birlikte olmayacak olan bir dert, senin bu kadar zamanını almamalı. Sabırlı ol. Yeryüzündekilere çok ümit bağlamaktansa yüzünü Âlemlerin Rabbine çevir.” Buyurdu.

Ümmeti Seveceğiz, Ümmete Dua Edeceğiz

Ümmeti Seveceğiz, Ümmete Dua Edeceğiz Keşke bin tane canımız olsaydı her canımızla bir kere bir tane Müslümana feda olsaydık! Her yerde Müslümanların dertleri, sıkıntıları var. Peygamber Efendimiz hadisi şerifinde en kıymetli duanın, “Ümmeti Muhammed Duası” olduğunu bildiriyor. Bu kıymetli dua: اَللّٰهُمَّ ارْحَمْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ رَحْمَةً عَامَّةً Okunuşu: “Allahümme’r-ham ümmete Muhammedin rahmeten âmme!” Anlamı: “Ey Allah’ım! Ümmet-i Muhammed’e umumî olarak rahm eyle; Ümmet-i Muhammed’e acı! (Sallallahü Aleyhi Vesellem)…” Kaynak: (Ali el-Müttakî, no: 3212, 3702) Diye dua etmek en kıymetli dua oluyor. Ümmeti seveceğiz, ümmetin derdiyle dertleneceğiz. Ümmetin dertleriyle dertlenmeyen gerçek Müslüman değildir! Her Müslümanın derdi bizim derdimizdir. Ümmet-i Muhammed rahat etmedikçe rahat içinde oturmayacağız, rahat etmeyeceğiz. Köşkün içindeyken bile rahat etmeyeceğiz. Zenginlik içinde refah içindeyken bile rahat etmeyeceğiz. Ümmet-i Muhammed’e her yönde...

Bin Derde Deva Sebze!

Resim
Bin Derde Deva Sebze! 01-   Birkaç yıl önce belki de adından bile haberdar olmadığımız Alabaş, Türkiye'de yeni yeni popülerleşmeye ve üretilmeye başladı. 02-   Özellikle Avrupa'da çok fazla bulunan ve tüketilen Alabaş (kohlrabi), aslında biraz turba ve şalgama benzeyen vitamin ve mineral bakımından oldukça zengin, kalorisi düşük ve son derece değerli bir sebze. 03-   Eğer hala bu meyveyle tanışmadıysanız, pek çok markette dört mevsim bulunan bu sebzeyi bir an önce temin etmenizi öneririz. 04-   Alabaş nedir? Eflatun ve açık yeşil olmak üzere iki rengi bulunan, şalgama ve turpa benzeyen, hem yaprakları hem yumrusu yenilebilen turpgillerden bir sebze. Oldukça lifli bir yapıya sahip ve vitamin-mineral bakımından zengin. 05-   Yüksek miktarda A, B1, B2, B3, B6, C vitamini ile demir, kalsiyum, fosfor ve potasyum içeriyor. Turpgiller ailesinden bulunan diğer pek çok sebze gibi Alabaşında antioksidan özelliği var. Birçok kansere türüne karşı koruyucu kalk...