Kayıtlar

peygamber etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi Vesellemin Lânet Ettiği Kişiler...

Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi Vesellemin Lânet Ettiği Kişiler...   01-       Derisine dövme yaptıran ve yapan kadına, erkeğe, 02-       Başkasının saçını kendi saçıyla birleştirip (ekleme) uzatan veyahut başkasına bu işi yaptırana, 03-       Faizi alana, verene, onun katipliğini ve şahitliğini yapana (bu 4 grup aynı seviyededir) 04-       Muhallile ve bu işi yaptırana (Muhallil, üç boşanmayla boşanmış bir kadının kocasıyla tekrar nikah kıyabilmesi için kadınla formalite gereği geçici bir şekilde evlenen ve boşanan kişi.) 05-       Şarap içene, içirene, onu imal edene, ettirene, satana, satın alana, ondan gelen kazancı kullanana, onu taşıyana ve kendi için taşınana lanet etmiştir. 06-       Babasına kötü söz söyleyene, 07-       Canlılara nişan alan, hedef alan atış yapana, 08-  ...

Peygamber Efendimizin Hoşlanmadığı Davranışlar

  Peygamber Efendimizin Hoşlanmadığı Davranışlar   Kur'ân-ı Kerim, kendinden öncekileri iptal etmiştir. Hz. Ömer Radiyallahü Anh, elinde bir kısım Tevrat parçaları ile Peygamber Efendimiz Aleyhisselâm'a gelip şöyle dedi: "Ey Allah'ın Rasûlü! Zurayk oğullarından bir arkadaşımdan alıp getirdiğim bir kısım Tevrat." Hemen Allah Rasûlü Aleyhisselâm'ın yüzünün rengi değişti. Bunun üzerine ezan rüyasında kendisine gösterilen Abdullah bin Zeyd Radiyallahü Anh, Hz. Ömer Radiyallahü Anh 'a: "Allah senin aklını başından mı aldı? Allah Rasûlü Aleyhisselâm'in rengine bak, nasıl kızardı?" dedi. Bunun üzerine Hz. Ömer Radiyallahü Anh şöyle dedi: "Rab olarak Allah'ı, din olarak İslâm'ı, peygamber olarak Muhammed'i, önder olarak Kur'an'ı kabul edip hoşnut olduk." Hz. Ömer'in bu sözü üzerine Allah Rasûlü Aleyhisselâm çok memnun oldu. Üzüntüsü gitti ve şöyle buyurdu: "Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ...

Peygamberlerin Kadim Mirası: Hayâ

Peygamberlerin Kadim Mirası: Hayâ Ebubekir Sifil   İnsanın özünden uzaklaştığı, kendine yabancılaştığı ve insanlık hasletlerinden birer birer koptuğu bir zaman diliminde, bize kendimizi hatırlatan bir kavram olarak öne çıkıyor hayâ...   Sahip olduğu geniş ve derin anlam çerçevesi üzerinde duracağımız bu kavramın, günümüzde çağrıştırdığı tek anlam “utanma”dır ve o da bir “kişilik arızası” olarak algılanmaktadır.   Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, insanın kendisini başkalarına ispat etmesi, toplum tarafından beğenilip takdir görmesi, kıyafetinden yeteneklerine ve hatta vücuduna kadar nesi varsa her şeyini büyük bir “cesaretle” sergilemesi, teşhir etmesi, başkalarını geride bırakarak öne geçebilmek için hak-hukuk tanımadan her fırsatı değerlendirmesi özendiriliyor.   Böyle yapanlar paraya, şöhrete, konfora ve her türlü maddi imkana kestirmeden ulaşıyor; toplumun önüne “örnek” olarak konuyor.   Günümüz toplumlarına hakim olan değer yargılarının dayattığı bu hayat tarz...