Kayıtlar

peygamber etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Peygamber Efendimizin Hoşlanmadığı Davranışlar

  Peygamber Efendimizin Hoşlanmadığı Davranışlar   Kur'ân-ı Kerim, kendinden öncekileri iptal etmiştir. Hz. Ömer Radiyallahü Anh, elinde bir kısım Tevrat parçaları ile Peygamber Efendimiz Aleyhisselâm'a gelip şöyle dedi: "Ey Allah'ın Rasûlü! Zurayk oğullarından bir arkadaşımdan alıp getirdiğim bir kısım Tevrat." Hemen Allah Rasûlü Aleyhisselâm'ın yüzünün rengi değişti. Bunun üzerine ezan rüyasında kendisine gösterilen Abdullah bin Zeyd Radiyallahü Anh, Hz. Ömer Radiyallahü Anh 'a: "Allah senin aklını başından mı aldı? Allah Rasûlü Aleyhisselâm'in rengine bak, nasıl kızardı?" dedi. Bunun üzerine Hz. Ömer Radiyallahü Anh şöyle dedi: "Rab olarak Allah'ı, din olarak İslâm'ı, peygamber olarak Muhammed'i, önder olarak Kur'an'ı kabul edip hoşnut olduk." Hz. Ömer'in bu sözü üzerine Allah Rasûlü Aleyhisselâm çok memnun oldu. Üzüntüsü gitti ve şöyle buyurdu: "Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ...

Peygamberlerin Kadim Mirası: Hayâ

Peygamberlerin Kadim Mirası: Hayâ Ebubekir Sifil   İnsanın özünden uzaklaştığı, kendine yabancılaştığı ve insanlık hasletlerinden birer birer koptuğu bir zaman diliminde, bize kendimizi hatırlatan bir kavram olarak öne çıkıyor hayâ...   Sahip olduğu geniş ve derin anlam çerçevesi üzerinde duracağımız bu kavramın, günümüzde çağrıştırdığı tek anlam “utanma”dır ve o da bir “kişilik arızası” olarak algılanmaktadır.   Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, insanın kendisini başkalarına ispat etmesi, toplum tarafından beğenilip takdir görmesi, kıyafetinden yeteneklerine ve hatta vücuduna kadar nesi varsa her şeyini büyük bir “cesaretle” sergilemesi, teşhir etmesi, başkalarını geride bırakarak öne geçebilmek için hak-hukuk tanımadan her fırsatı değerlendirmesi özendiriliyor.   Böyle yapanlar paraya, şöhrete, konfora ve her türlü maddi imkana kestirmeden ulaşıyor; toplumun önüne “örnek” olarak konuyor.   Günümüz toplumlarına hakim olan değer yargılarının dayattığı bu hayat tarz...

Peygamber Efendimiz Aleyhisselâm’a Salât ve Selâm

Peygamber Efendimiz Aleyhisselâm’a Salât ve Selâm ٱلسَّلَاةُ وَٱلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ ٱلسَّلَاةُ وَٱلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا حَبِيبَ اللَّهِ ٱلسَّلَاةُ وَٱلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا خَلِيلَ اللَّهِ ٱلسَّلَاةُ وَٱلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا نَبِيَّ اللَّهِ ٱلسَّلَاةُ وَٱلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا صَفِيَّ اللَّهِ ٱلسَّلَاةُ وَٱلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا خَيْرَ خَلْقِ اللَّهِ ٱلسَّلَاةُ وَٱلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا نُورَ أَرْشِ اللَّهِ ٱلسَّلَاةُ وَٱلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا أَمِينَ وَحْيِ اللَّهِ ٱلسَّلَاةُ وَٱلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا مَنْ زَيَّنَهُ اللَّهُ ٱلسَّلَاةُ وَٱلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا مَنْ شَرَّفَهُ اللَّهُ ٱلسَّلَاةُ وَٱلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا مَنْ كَرَّمَهُ اللَّهُ ٱلسَّلَاةُ وَٱلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا مَنْ أَزَّمَهُ اللَّهُ ٱلسَّلَاةُ وَٱلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا مَنْ عَلَّمَهُ اللَّهُ ٱلسَّلَاةُ وَٱلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا سَيِّدَ ٱلْمُرْسَلِينَ ٱلسَّلَاةُ وَٱلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا إِمَامَ ٱلْمُتَّقِينَ ٱلسَّلَاةُ وَٱلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَا خَاتَمَ ٱلنَّبِيِّينَ ٱلسَّلَاةُ وَٱلسَّلَامُ عَلَيْ...

Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi Vesellem Mü’min Kişiyi Anlatıyor

Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi Vesellem Mü’min Kişiyi Anlatıyor               “Allah Rasülü Sallallahü Aleyhi Vesellem:             “Öyle bir ağaç vardır ki, bereketi Müslümanın bereketine benzer.” (Buhâri, Et’ıme, 42)             Sözü ile mü’minin vasıflarını anlatır. Mü’min öyle bir kimsedir ki, kökün ağaca besin taşıması gibi iman da mü’mine ruh taşır, onu diri tutar. Mü’min bir yandan iman kökünden beslenirken diğer yandan imanın meyvesi güzel amelleri, ibadetleri ve ahlâkıyla var olur.             Mü’minin imanı ile ahlâkı arasındaki güçlü bağı anlatan Allah Rasûlü şöyle buyurmaktadır:             “Kim bir iyilik yaptığında seviniyor, bir kötülük yaptığında üzülüyorsa o mü’mindir.” (İbn H...

Gazneli Mahmut’un Peygamberimize Olan Saygısı

Gazneli Mahmut’un Peygamberimize Olan Saygısı   Hindistan fâtihi Gazneli Mahmud Rahmetullahi Aleyh’in “Muhammed” isminde çok sevdiği bir hizmetçisi vardı. Ona dâimâ ismiyle hitâb ederdi. Günün birinde bu hizmetçisini kendi ismiyle değil de babasının ismiyle çağırdı. Sultan Mahmud’un bu tavrı karşısında hizmetçi çok üzüldü ve kalbi kırıldı. Niçin böyle hitâb ettiğini sorduğunda ise Peygamber âşığı Gazneli Mahmud Rahmetullahi Aleyh şöyle cevap verdi: “– Evlâdım! Her gün sana isminle hitâb ediyordum. Zira abdestli bulunuyordum. Şu anda ise abdestim yok. Bu sebeple ismini abdestsiz söylemekten hayâ ediyorum. Onun için seni babanın ismiyle çağırdım.” Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Gönüller Sultanı Efendimize Muhabbet, Erkam Yayınları, 2015