Kayıtlar

Peşinde etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İnsanlar Neyin Peşinde?

İnsanlar Neyin Peşinde?   İnsan bazen Rabbinin bir lütfu olarak zihnine doğan güzel bir fikrin peşine düşer. Kalemini eline alır; insanlığa faydalı olacak, gönüllere dokunacak birkaç satır yazmak ister. Tam o anda mutfaktan bir ses gelir:   "— Nerede kaldın, çayın soğudu."   Elbette bu, hayatın tabiî akışıdır. Fakat bazen birkaç dakikalık bir kesinti bile zihinde filizlenen nice güzel düşüncenin dağılmasına sebep olur. Çünkü fikir de bir misafir gibidir; vakti gelince ağırlanmazsa sessizce çekip gider.   Bazen de bir otobüste, bir parkta veya mütevazı bir çay ocağında memleketin, ümmetin ve insanlığın meseleleri konuşulur. Bir arkadaş güzel bir fikir ortaya koyar, sen onu tamamlarsın. Hakikat, ilim ve hikmet üzerine bereketli bir sohbet başlar. Dinleyenler de bundan istifade eder.   Tam o sırada münasebetsizin biri çıkıp şöyle der:   "Türkiye'yi sen mi kurtaracaksın? Dünyayı sen mi düzelteceksin? Bırak bu işleri..."   Bir cümle, bazen uzun süren bir te...

Dünyalık Peşindeki Kötü İlim Adamları!

Dünyalık Peşindeki Kötü İlim Adamları! İmam Rabbani Kuddîse Sirrûh hazretleri bu mektubunda, dünyayı seven ve ilmi, dünyayı kazanmaya harcayan kötü ilim adamlarının zararını bildirmekte ve dünyaya düşkün olmayan âlimleri methetmektedir: "Âlimlerin dünyayı sevmesi ve ona düşkün olması güzel yüzlerine siyah leke gibidir. Böyle olan ilim adamlarının, insanlara faydası olur ise de, kendilerine olmaz. Dini kuvvetlendirmek, İslâmiyet’i yaymak şerefi, bunlara ait ise de, bazen kâfir ve fasık da, bu işi yapar. Nitekim Peygamberlerin efendisi "aleyhi ve ala alihissalevatü vetteslimat" kötü kimselerin de, dini kuvvetlendireceğini haber vermiş ve (Allah’ü Teâlâ bu dini, facir kimselerle de, elbette kuvvetlendirir) buyurmuştur. Bunların ilminin kendilerine de faydası yoktur! Bunlar, çakmak taşına benzer. Çakmak taşında enerji vardır. İnsanlar bu taşdaki kudretten ateş yapar, istifade eder. Taşın ise hiç istifadesi olmaz. Bunların da ilimlerinden kendilerine fay...

İyiliğin Peşinden İmtihan Gelir

İyiliğin Peşinden İmtihan Gelir Salih bir zat vardı. Çok cömertti. Elinde avucundakileri muhtaçlara dağıttığı gibi, yardım isteyen fakirler olursa, onlara belli etmeden, başkalarından kendi adına borç alır fakirlere hediye ederdi. Bu zat bir gün hastalanır, yatağa düşer. Hastalığı gittikçe artar. Bunu duyan alacaklılar, onun ölüm döşeğinde olduğunu düşünerek başucuna dikildiler. Salih zat bundan son derece utanmış, rahatsız olmuştu. Asık yüzlü, sıkıntılı tiplerle çevrili olması onu üzmüştü. Bir şeyler söylemek istedi ancak, bize para gerek, nasihat değil, diye susturuldu. Bu sırada dışarıdan helva satan bir çocuğun sesi duyuldu. Salih zat, bir adamına seslenerek helvaları satın alıp ziyaretçilere ikram etmesini istedi. Görevli, çocuğun tepsisindeki bütün helvaları aldı. Ziyaretçilere ikram etti. Herkes abus çehrelerle helvaları yediler. Çocuk gelip helvaların parasını istedi. Salih zat, – Evlat bunları bana borç olarak yazar mısın? deyince çocuk tek kelime söy...