Kayıtlar

Türkistanlı Hacı Yoldaş

Resim
Türkistanlı Hacı Yoldaş https://www.facebook.com/watch?v=1437577104940544 Türkistan’dan Anadolu’ya Bir Kardeşlik Ve Şehadet Destanı Türkistanlı Hacı Yoldaş   Özbekistan’ın Margilan şehrinden hac niyetiyle yola çıkan Türkistanlı Hacı Yoldaş, Anadolu’ya ulaştığında Balkan Harbi’nin patlak verdiğini öğrendi. Anadolu’nun ve Osmanlı’nın zor durumda olduğunu görünce geri dönmeyi kabul etmeyerek etrafındaki Türkistanlılara:   “Türk kardeşim dardayken gidemeyiz!” diyerek seslendi ve kardeşleri için savaşması gerektiğini vurguladı. Hac yolculuğu onun için artık sadece bir ibadet değil; Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan bir kardeşlik, fedakârlık ve mücadele seferine dönüştü.   Hacı Yoldaş, sadece yanındakileri sözle değil, yüreğiyle de ayağa kaldırdı. Anadolu’da yaşananları anlatıp soydaşlarını Osmanlı’ya yardıma çağırdı; Türkistan’a mektuplar göndererek hem maddi destek istedi hem de savaşabilecek yiğitleri davet etti.   Balkan Harbi’nin ardından Birinci Dünya Savaşı’nda da ce...

Ey Nefsim

Ey Nefsim   Ey nefsim, hain nefsim!   Kendine çok zulüm ettin.   O büyük hesap gününde   Ne cevap vereceksin?     Rabbinin huzurunda   Ne cevap vereceksin?   Ölüm insana çok yakın,   Yola gel ey nefsim!     Kefene sarılmadan   Kendine gel ey nefsim!   Ey nefsim, hain nefsim!   Kendine çok zulüm ettin.     O büyük hesap gününde   Ne cevap vereceksin?   Rabbinin huzurunda   Ne cevap vereceksin?   Ecel kapını çalmadan Akıllan ey nefsim! Şeytana uyma sakın, Kendine gel ey nefsim!   Ey nefsim, hain nefsim! Kendine çok zulüm ettin. O büyük hesap gününde Ne cevap vereceksin?   Rabbinin huzurunda Ne cevap vereceksin?   Seslendiren: Hasan Dursun

Bakma Güldüğüme Benim

Bakma Güldüğüme Benim   Gönlüm kırık, bağrım ezik, Bakma güldüğüme benim. Görüşüm dünyaya susuk, Bakma güldüğüme benim.   Düşündükçe ağrır başım, Dolar gözlerime yaşım, Batıyor ömür güneşim, Bakma güldüğüme benim.   Âşık İsa’yım, neyime? Yürürüm doğru yoluma. Acırım garip hâlime, Bakma güldüğüme benim.   Şairi: Âşık İsa

İlâhî Kameralar

İlâhî Kameralar   Her hâlimizle, her baktığımızla, her tuttuğumuzla, her yazıp-çizip söylediğimizle kayıt altına alındığımızın bilincinde olmak   Trafikte mobese kameraları var, ancak onların ölü noktaları var, aydınlık-karanlık gibi ortamlarda yetersiz kalanları var, mesâfe sorunları var. Köşeyi dönünce, ağacın arkasına gizlenince, kameraların açısının dışına çıkınca görmeyiveriyorlar.   Fakat Allâh Celle Celâlüh’ün görevli meleklerinin mobeselerinin, kameralarının kör noktası yoktur. Her halimiz, her işimiz, her günümüz, her mekânımız denetim ve gözetim altındadır. Sadece kameralar değil, o günde hiçbir şey gizli kalmaz, insan vücudunun bütün âzâları, hayâtımızın her safhasını   bir bir ortaya sayıp döker.   Kur’an-ı Kerim, tablolar hâlinde bizlere, dünya, kıyâmet ve âhiret hallerimizi anlatır:   “Gün gelecek, dilleri, elleri ve ayakları yapmış oldukları bütün kötülükleri tek tek bildirerek, aleyhlerinde şahitlik edecektir.” (Nur, 24/24)   “O gün müh...

Unutma Ey İnsan!

Resim
Unutma Ey İnsan! Hayatın Filme Alınıyor Sağ ve sol omuzunda ilâhi kameralar hayatının filmini çekiyor. Mahşer günü Allah Teâlâ’nın huzurunda sen ve tüm mahşer halkı dev ekranda izleyeceksin! Pozlarını iyi ver ki orada mahcup olmayasın! “Dünyada yapa yalnızdım, yanımda kimse yoktu! Bunları da kim çekmiş? Demeyesin! Kirâmen Kâtibîn “Şüphesiz üzerinizde koruyucu, şerefli yazıcılar var.” (İnfitar Sûresi, 10-11)

Mahşer Meydanının Dehşeti ve Büyük Bekleyiş

Mahşer Meydanının Dehşeti ve Büyük Bekleyiş   Mahşer gününün dehşetli bekleyişinde bütün peygamberlerin acziyet arz ettiği şefaat makamında, Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem’in Makâm-ı Mahmûd’a yükselerek tüm insanlığı hesaba kavuşturma hadisesi. İnsanlık tarihinin en çetin ve kaçınılmaz günü olan kıyamet günü, mahlûkatın tamamı için tarifsiz bir acziyet sahnesidir. Sahih hadîs-i şerîflerde tafsilatıyla buyurulduğu üzere, Allâh Teâlâ o gün gelmiş ve gelecek bütün insanları düz, pürüzsüz ve alabildiğine geniş bir alanda (Arasat meydanında) toplayacaktır.   O öyle bir meydandır ki:   Mutlak Görüş: Yukarıdan bakan bir kimse, milyarlarca insanın tamamını tek bir bakışta görebilecek,   Mutlak Duyuş: Seslenen bir kimse, en uçtaki insana dahi sesini hiçbir engel olmadan ulaştırabilecektir.   O dehşetli günde güneş, insanların tepelerine adeta bir mızrak boyu yaklaşacak, hararetin ve kalabalığın şiddetinden insanlar tâkat getiremeyecekleri, dayanamayacak...

Allah Teâlâ’nın Sonsuz Kudreti ve Kâinattaki Tefekkür Delilleri

Allah Teâlâ’nın Sonsuz Kudreti ve Kâinattaki Tefekkür Delilleri   İnsan kâinata baktığında yalnızca büyük bir boşluk değil; ölçü, denge, düzen, hareket, hayat ve hikmetle iç içe muazzam bir sanat görür. Gökyüzündeki milyarlarca yıldızdan insan bedenindeki küçücük bir hücreye, yağmur damlasından galaksilerin hareketine kadar her şey insanı aynı hakikate yönlendirir: Bu muazzam âlemin ardında sonsuz bir ilim, irade, hikmet ve kudret vardır. Kur’an-ı Kerim’in maksadı insana astronomi, fizik veya biyoloji öğretmekten önce, insanı yaratılmıştan Yaratıcı’ya götüren bir tefekkür yoluna sevk etmektir. Modern bilim ise bugün kâinatın büyüklüğünü, işleyişini ve hassas dengesini daha ayrıntılı biçimde ortaya koymaktadır. Mümin için bilimsel keşifler, İlâhî kudretin yerine geçen açıklamalar değil; O’nun yaratışındaki düzeni daha yakından görmeye vesile olan pencerelerdir.   Makro Âlemde İlâhî Kudret ve Kozmik Denge   1. Güneş’in Gücü ve Korunmuş Tavan (Atmosfer ile Manyetosfer) Gü...