Kayıtlar

İncinme, İncitenden!

İncinme, İncitenden!   Hazer kıl kırma kalbin, kimsenin cânını incitme! Esir-i gurbet-i nâlân olan, insânı incitme! Tarîk-i ışkda bi-çâreyi, hicrânı incitme! Sabır kıl her belâya, hâne-yi Rahmân’ı incitme!   Felekde hâsılı insan, isen bir cânı incitme! Günahkâr olma, Fahr-i Âlem-i; zî-şânı incitme! Elin çek meyl-i dünyadan, eğer âşık isen yâre; Muhabbet câmını nûş et asıl Mansur gibi dâre. Misâfirsin felek bağında bendin salma efkâre, Düşersin bir belâya sabır kıl, Mevlâ verir çâre. Felekde hâsılı insan isen bir cânı incitme! Günahkâr olma Fahr-i Âlem-i zi-şânı incitme! Bulaşma çark-ı dünyâya vücûdun pâk-tâhirken Güvenme mâl ü mülk ü mansıbın efnâsı zâhirken Nic’ oldu mâli Karun’un felek bağında vâfirken; Nedir bu sendeki etvâr-ı dert gönlün misafirken; Felekde hâsılı insan isen bir cânı incitme! Günahkâr olma Fahr-i Âlem-i zî-şânı incitme! Hasislikden; elin çek sen cömerd ol kân-ı ihsân ol Konuşma câhil-i nâdân ile gel ehl-i irfân ol Hakîr ol âlem-i zâhirde sen ma’nâda sultân...

Sahte İnsanlardan Koru Kendini

Sahte İnsanlardan Koru Kendini   Dost görünüp arkandan söverler, Çıkarı olunca seni överler, Fırsatı bulunca acımadan döverler, Sahte insanlardan koru kendini...   Arkadaşız diye kandırır seni, İçinde saklıdır amansız kini, Allahını unutmuş paradır dini, Sahte insanlardan koru kendini...   Menfaati uğruna yerlere yatarlar, Dünya malı için dostunu satarlar, Fakiri tanımaz zengini tutarlar, Sahte insanlardan koru kendini...   Güvenme sakın onun sözüne, Parmağını sokar bir gün gözüne, Aldırmaz tütürsen yüzüne, Sahte insanlardan koru kendini…   Ona güvenipte sırrını verme, Varını yoğunu önüne serme, İyilik yapıpta günaha girme, Sahte insanlardan koru kendini…   Asım Kısbet

Azrail Aleyhisselâm Geldiğinde Sakın Korkma!

Azrail Aleyhisselâm Geldiğinde Sakın Korkma!   Eğer hazırlığı varsa o an şunlar olacak. 1- Gözlerindeki perde kalkacak. Başka âlemleri göreceksin. 2- Cennetten kokular gelecek: Ruhun bedenden ayrılmaya can atacak. 3- Pişmanlık duyacaksın: “Neden daha çok ibadet etmedim!” diyeceksin! 4- Sevdiklerin ağlayacak: Sen onları duyacak ama cevap veremeyeceksin. 5- Son Durak: Tek başınasın, artık sadece amelinle konuşacaksın.   Yüceler yücesi Rabbimiz son nefeste İman ve Kur’an-ı Kerim ile gitmeyi nasip etsin!

Mûtû Kable En Temûtû (Ölmeden Önce Ölünüz)

Mûtû Kable En Temûtû (Ölmeden Önce Ölünüz)   Vâsıl olmaz kimse, Hakk’a cümleden dûr olmadan; Kenz açılmaz şol gönülde tâ ki pür-nûr olmadan.   Sür çıkar ağyârı dilden, tâ tecellî ide Hakk; Pâdişâh konmaz sarâya hâne ma‘mûr olmadan.   “Mûtû kable en temûtû”, sırrını fehm eyleyen; Haşr ü neşri gördü bunda, nefha-i sûr olmadan.   Sen müyesser eyle, yâ Rab bizlere beytin tavâf; İlmin ile âmil eyle, vâde tekmîl olmadan.   Hak cemâlin Kâ‘besini kıldı, âşıklar tavâf; Yerde Kâ‘be gökyüzünde Beyt-i Ma‘mûr olmadan.   Mest olup mestâne geldim tâ ezelden tâ ebede; İçmişim aşkın şarâbın âb-ı engûr olmadan.   Mest olanların kelâmı, kendinden gelmez velî; Pes “Ene’l-Hakk” nice söyler kişi Mansûr olmadan.   Bir acep sevdaya düşmüş tutuşur Şemsî müdâm, Hakk’a makbûl olmak ister halka menfûr olmadan…   (Şemseddin Sivâsî Rahmetullahi Aleyh)   Bugünkü Türkçe İle Açıklaması   (Kişi, Allah’a (Hakk’a) ulaşamaz; ta ki her şeyden (masivâdan) uzaklaşmadıkça....

İslâmiyet Barış Dinidir

Resim
İslâmiyet Barış Dinidir                  Fransa’da 14 yıl önce İslâm’ı seçen ve Melek ismini alan Adeline, İslâm’ı “Barış Dini” olarak gördüğünü ve gerçek kardeşliği öğrettiğin anlattı. Ateist bir aile ortamında yetiştiğini söyleyen Adeline, Müslüman arkadaşları aracılığıyla İslam’la tanıştığını aktardı. Tek bir yaratıcıya inanma düşüncesinin kendisine daha anlamlı ve tutarlı geldiğini belirten Adeline, Kur’an-ı Kerim’i ve Hz. Muhammed’in hayatını anlatan kaynakları okuyarak dini daha derinlemesine öğrendiğini ifade etti. İslam’ın kendisi için barış, dayanışma ve kardeşlik anlamına geldiğini vurgulayan Adeline, bu inancın hayatına yön veren güçlü bir rehber olduğunu… Dile getirdi. Bizler de Kızımıza diyoruz ki: İslâm zaten: Teslim olmak, barış, güvenlik ve esenlik demektir. Terim olarak: Allah Teâlâ’nın varlığını - birliğini kabul edip O’na teslim olmak, Peygamberi Hz. Muhammed Sallallahü Aleyhi Vesellem’e inanmak ve O’nun bildird...

Bizi Anlayan

Bizi Anlayan   Zat-ı Hakk'da mahrem-i irfan olan anlar bizi; İlm-i sır'da bahr-i bi-payan olan anlar bizi… Bu fena gülzarına talib olanlar anlamaz; Vech-i baki hüsnüne hayran olan anlar bizi…   Dünye vü ukba'yı tamir eylemekten geçmişiz; Her taraftan yıkılıp viyran olan anlar bizi; Biz şol Abdal'ız bırakdık eğnimizden şalımız; Varlığından soyunup üryan olan anlar bizi…   Kahr u lütfu şey'-i vahid bilmeyen çekdi azab; Ol azabdan kurtulup sultan olan anlar bizi… Zahid'a ayık dururken anlamazsın sen bizi; Cür'a-yı safi içip mestan olan anlar bizi…   Arifin her bir sözünü duymağa insan gerek; Bu cihanda sanmanız hayvan olan anlar bizi… Ey Niyazi katremiz deryaye saldık biz bu gün; Katre nice anlasın umman olan anlar bizi…   Halkı koyup LAMEKAN ilinde menzil tutalı; Mısri'ya şol canlara canan olan anlar bizi…   Niyazi Mısri Rahmetullahi Aleyh   Günümüz Türkçesi: Allah’ın zatına dair derin irfan sahibi olanlar bizi anlar. Gizli ilimlerde sonsuz bir deniz gib...

Bize İntisab Edip Talebe Olmuştu

Bize İntisab Edip Talebe Olmuştu   Muînüddîn Çeştî Rahmetullahi Aleyh hazretleri şöyle anlatır: "Bir komşum vardı. Osman Hârûnî hazretlerinin talebelerindendi. Bu komşum vefât etti. Cenâzesinde bulundum. Cenâze kabre konunca herkes gitti. Ben biraz kalıp, murâkabeye daldım. O anda azap melekleri geldi. O sırada Osman Hârûnî Rahmetullahi Aleyh hazretleri de orada hazır oldu. Onlara: "Bu benim talebelerimdendir. Ona azâb etmeyin." dedi. Melekler gittiler, sonra hemen geri geldiler ve cenâb-ı Hak; "Bu şahıs senin hilâfına iş görürdü." buyurdu, dediler. Osman Hârûnî hazretleri onlara; "Evet! Fakat bize intisâb edip talebe olmuştu." dedi. O anda cenâb-ı Hak'tan şu emir geldi: "Ey melekler! Osman Hârûnî'nin talebesinden elinizi çekiniz. Ben onu, Osman Hârûnî'nin dostluğuna bağışladım." Ben de ümîd ederim ki, Osman Hârûnî hazretleri nin hürmetine bizi de affeder.   ( Kaynak: Evliyalar Ans.)