Kayıtlar

40 Hadis-i Şerif 104 (Merhamet ile İlgili)

40 Hadis-i Şerif 104 (Merhamet ile İlgili)   001-   Allah mahlûkâtı yarattığı vakit, kendi nezdinde arşın üstünde bulunan kitabına "Rahmetim gazabıma üstün geldi" diye yazdı. (Buhârî, Tevhid 15, 22, 28 55; Müslim, Tevbe, 14-16) 002-   Rabbiniz gerçekten çok merhametlidir. Kim içinden bir iyilik yapmayı geçirir de onu yapmazsa, ona bir iyilik sevabı yazılır. Eğer onu yaparsa, on katından yedi yüz katına hatta kat kat fazlasına kadar iyilik sevabı yazılır. Kim de içinden bir kötülük yapmayı geçirir de onu yapmazsa, ona bir iyilik sevabı yazılır. Eğer onu yaparsa, bir kötülük günahı yazılır veya Allah onu siler. (Dârîmî, Rikâk, 70) 003-   Bu, Allah'ın kullarının kalplerine yerleştirdiği merhamettir ve Allah, ancak merhametli kullarına rahmet eder. (Müslim, Cenâiz, 11; Buhârî, Merdâ, 9) 004-   Allah Tealâ rahmetini yüz parçaya ayırdı. Doksan dokuzunu kendi yanında tuttu, bir parçasını ise yeryüzüne indirdi. İşte bu bir parça rahmet sebebiyle bütün canlılar...

Çok Büyük Bir Tesbih

Çok Büyük Bir Tesbih   İbni Abbas Radiyallahü Anh’tan rivayet edildiğine göre; bir kere İsrâfil Aleyhisselâm Muhammed Sallallâhü Aleyhi veselleme gelerek şöyle dedi: “Ya Muhammed Sallallâhü Aleyhi Vesellem her kim: سُبْحَانَ اللَّهِ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ، وَلَا إِلٰهَ إِلَّا اللَّهُ، وَاللَّهُ أَكْبَرُ. وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ. عَدَدَ مَا عَلِمَ اللَّهُ تَعَالَى، وَزِنَةَ مَا عَلِمَ اللَّهُ تَعَالَى، وَمِلْءَ مَا عَلِمَ اللَّهُ تَعَالَى “Subhanallâhi velhamdülillâhi ve lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm. Adede mâ alimallâhu Teâlâ ve zinete mâ alimallâhu Teâlâ ve mil emâ alimallâhu Teâlâ” (Allah’ı her türlü eksiklikten tenzih ederim. Hamd (övgü) yalnızca Allah’a mahsustur. Allah’tan başka ilâh yoktur. Allah en büyüktür. Allah’tan başka güç ve kuvvet yoktur. Allah Teâlâ’nın bildiği şeylerin sayısınca, Allah Teâlâ’nın bildiği şeylerin ağırlığınca, Allah Teâlâ’nın bildiği şeyleri d...

Berat Gecesi Tebriği

Berat Gecesi Tebriği     Eûzü billâhi mineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm. Elhamdülillahi Rabbil’âlemîn. Essalâtü vesselâmü alâ rasûlinâ Muhammedin ve Âlihî ve Sahbihî ecma’în. Ey! Yerleri, gökleri, canlıları-cansızları, görünen-görünmeyen, her şeyi yoktan yaratan ve yöneten yüce Rabbimiz! Sen Sübhansın, Sen Sultansın, Sen Hayy’sın, Sen Kayyûm’sun, Sen Zül Celâli vel İkram’sın! Sen’in sonsuz gücün ve kudretin var! Bizler ise aciz ve fakir kullarınız… Bütün acziyetimizle sana yalvarıyor ve senden istiyoruz! Sömürücü Siyonist Haçlı Güçler içimizdeki münafıkları, hainleri, kâfirleri de kandırarak; Suriye’de, Afganistan’da, Irak’ta, Çeçenya’da, Arakan’da, Müslüman coğrafyasının her yerinde oluk oluk Müslüman kanı akıtıyor, mallarını yağmalıyor. Müslümanlar olarak güzel dinimizi yaşayamıyoruz, cihad edemiyoruz. Mazlumlara yardım edemiyoruz. Ey âlemlerin Rabbi! Ey yüce Allah’ımız! Bu Mübarek Berat Gecesinde bütün Müslümanları şuurlandır-bilinçlendir, bir...

Cennet Nerede Bilir misin?

  Cennet Nerede Bilir misin?   Bir annenin ayağı altında, Bir babanın duasında, Bir fakirin gülüşünde, Bir yetimin saçında, Bir seccadenin başında… Rabbimiz bizleri anne ve baba dualarını alan, bahtiyar kullarından eylesin! Âmîn, Velhamdü lillâhi Rabbel âlemin!

Padişahın Kalbini Kırmaktansa...

Padişahın Kalbini Kırmaktansa...   Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süslü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken; padişah: “- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak: “- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz? Dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden derhal yerine getirdi. Bardak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: “- Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı: “- Bana efendimin kalbi l â zım, kadehin ne kıymet...

Haydi Sen Unut

  Haydi Sen Unut   Unuttun mu diye sitem etmişsin , Unutmak kolaysa haydi sen unut. Üzüldüm beni hiç tanımamışsın Unutmak kolaysa haydi sen unut.   Gönlüme çiçekler ektiklerini , Yıllarca benimle çektiklerini , Yamayıp yamayıp giydiklerini , Unutmak kolaysa haydi sen unut.   Yirmi yıl tükettik kolay mı dile , Yolsuz susuz köyler, fareli evde , Kar diz boyu su taşırdın çizmeyle , Unutmak kolaysa haydi sen unut.   Sırtımdan kan irin aktıklarını Günlerce kalkmadan yattıklarımı ... Of bile demeden yaptıklarını , Unutmak kolaysa haydi sen unut.   Biliyorum senin çok sevdiğini , İstesem canını vereceğini , Bilerek yerine öleceğimi , Unutmak kolaysa haydi sen unut. ..   Celal Atay

Bayrağa Uzanan Eli Kırarız

https://www.facebook.com/watch/?v=1170922541693332   Bayrağa Uzanan Eli Kırarız   Sanma ki sahipsiz bu vatan, bizim. Bayrağı indiren bu şerefsiz kim? Soyunu tarihten sileriz senin, Bayrağa uzanan eli kırarız.   Kim saldı sokağa, bu kimin iti? Hangi papaz verdi sana vaftizi? Belli ki domuzdan çok yemiş eti, Bayrağa uzanan eli kırarız.   Tohumu bozuksa saygı göstermez, Türk milleti bunu asla affetmez. Nesli Yunan olan soysuz bilemez, Bayrağa uzanan eli kırarız.   İmandandır bayrak, vatan sevgisi; Ay yıldız ümmetin tek temsilcisi. Türkiye, inşallah İslam bekçisi, Bayrağa uzanan eli kırarız.   Hep biriz beraber, solcusu sağcısı, Aynı suyu içtik, birdir ağrısı. Osmanlı'ya yoksa hiçbir saygısı, Namusa uzanan dili koparız, Bayrağa uzanan eli kırarız.   Mehmet Güvercin