Kayıtlar

Toplum Neden mi Bozuldu?

Toplum Neden mi Bozuldu?   Geniş Aileden Bireysel Yalnızlığa Toplumsal Dönüşüm ve Manevî Reçete   Giriş: Aile Toplumun Mayasıdır Toplumun özü, mayası ve sarsılmaz temel taşı ailedir. Aile yapısı sağlam, maneviyatı güçlü ve kaim olan bir cemiyet, karşılaştığı en büyük fırtınalar karşısında bile dimdik ayakta kalabilir. Ancak ailede başlayan çözülme, zamanla sirayet dalgası gibi toplumun bütün kılcal damarlarına yayılır. Zira kale içeriden fethedildiği gibi, bir medeniyet de ancak kalesi olan aile yıkıldığında çöker.   Son yüzyılda yaşanan hızlı şehirleşme, sanayileşme, kontrolsüz Batılılaşma, kültürel değişim ve yaşanan dönüşümler; sadece yaşam tarzımızı değil, düşünce ve zihniyet dünyamızı, ahlâk anlayışımızı ve aile yapımızı da derinden etkilemiş ve sarsmıştır. Bugün sıkça sorulan "Toplum neden bozuldu?" sorusunun en önemli cevabı, kaybettiğimiz aile medeniyetinde ve unutulan edep ilkelerinde gizlidir.   1. Bölüm: Bir Hikmet Mektebi Olarak Geniş Ai...

İnsanlar Neyin Peşinde?

İnsanlar Neyin Peşinde?   İnsan bazen Rabbinin bir lütfu olarak zihnine doğan güzel bir fikrin peşine düşer. Kalemini eline alır; insanlığa faydalı olacak, gönüllere dokunacak birkaç satır yazmak ister. Tam o anda mutfaktan bir ses gelir:   "— Nerede kaldın, çayın soğudu."   Elbette bu, hayatın tabiî akışıdır. Fakat bazen birkaç dakikalık bir kesinti bile zihinde filizlenen nice güzel düşüncenin dağılmasına sebep olur. Çünkü fikir de bir misafir gibidir; vakti gelince ağırlanmazsa sessizce çekip gider.   Bazen de bir otobüste, bir parkta veya mütevazı bir çay ocağında memleketin, ümmetin ve insanlığın meseleleri konuşulur. Bir arkadaş güzel bir fikir ortaya koyar, sen onu tamamlarsın. Hakikat, ilim ve hikmet üzerine bereketli bir sohbet başlar. Dinleyenler de bundan istifade eder.   Tam o sırada münasebetsizin biri çıkıp şöyle der:   "Türkiye'yi sen mi kurtaracaksın? Dünyayı sen mi düzelteceksin? Bırak bu işleri..."   Bir cümle, bazen uzun süren bir te...

Peygamberler Bize Ne Öğretti?

  Peygamberler Bize Ne Öğretti?   İnsanlığın Manevî Rehberleri ve Bize Bıraktıkları Ölümsüz Miras   Allah Teâlâ, insanlığı karanlıklardan aydınlığa çıkarmak, hak ile bâtılı ayırmak ve kullarına doğru yolu göstermek için tarih boyunca peygamberler göndermiştir. Onlar sadece ilâhî vahyi tebliğ eden elçiler değil; imanları, ahlâkları, sabırları, mücadeleleri ve yaşayışlarıyla bütün insanlığa örnek olan en seçkin rehberlerdir.   Kur'ân-ı Kerîm'de adı geçen peygamberlerin ortak daveti; Allah Teâlâ'nın birliğine iman etmek (tevhid), yalnız O'na kulluk etmek, güzel ahlâkla yaşamak ve insanları hakka davet etmektir.   Her biri farklı zamanlarda, farklı toplumlara gönderilmiş; farklı imtihanlarla karşılaşmış, fakat aynı hakikati tebliğ etmişlerdir. Onların hayatı; sabrın, teslimiyetin, adaletin, merhametin, ihlâsın ve takvânın canlı birer örneğidir.   Kur'ân-ı Kerîm'de ismi açıkça zikredilen peygamberlerin sayısı 25'tir. Bunun yanında Lokmân, Üzeyir ve Zülkarneyn gi...

Allah Teâlâ'ın Muhteşem Sanatı

Allah Teâlâ'ın Muhteşem Sanatı   86 Milyar Nöronlu Beynimiz Yaklaşık 86 Milyar Nöron Milyarlarca sinir hücresiyle düşünür, öğrenir, hatırlar ve vücudun tüm faaliyetlerini koordine eder.   Yaklaşık 100 Trilyon Sinaptik Bağlantı Nöronlar arasındaki trilyonlarca bağlantı sayesinde bilgi son derece hızlı ve karmaşık biçimde işlenir.   Yaklaşık 20 Watt Enerji Tüketir Bir ampul kadar enerjiyle olağanüstü verimlilikle çalışarak sayısız işlemi aynı anda gerçekleştirir.   Çok Yüksek Bilgi Depolama ve İşleme Kapasitesi İnsan beyninin bilgi depolama kapasitesi kesin olarak ölçülememekle birlikte, araştırmalar son derece büyük bir kapasiteye sahip olduğunu göstermektedir. Bazı tahminler bunun petabaytlar seviyesinde olabileceğini ifade etmektedir.   Muazzam Bilgi İşleme Gücü Düşünme, öğrenme, hafıza, muhakeme, duyuların değerlendirilmesi, hareketlerin kontrolü ve vücudun hayati fonksiyonlarının yönetiminde eşsiz bir görev üstlenir.   T...