Kayıtlar

İnsanı İnsan Yapan…

  İnsanı İnsan Yapan…   “İnsanda olan güzel yüzdür, Yüzde güzel olan gözdür, İnsanı insan yapan; Ağızdan çıkan sözdür…”   (Mevlâna Celâleddin-i Rumî Rahmetullahi Aleyh) x

Başımıza Gelen Sıkıntılar İmtihan mıdır, Yoksa Ceza mı?

  Başımıza Gelen Sıkıntılar İmtihan mıdır, Yoksa Ceza mı?   Hz. Ali Radiyallahü Anh'a Sordular: Başımıza gelen sıkıntılar imtihan mıdır, yoksa ceza mı? İlmin kapısı cevap verdi: "Eğer bizi Allah'a yaklaştırıyorsa imtihandır. Allah’tan uzaklaştırıyorsa cezadır...

İleride Tevbe Ederim...

  İleride Tevbe Ederim... “İleride tevbe ederim diyerek günaha devam edenler; daha yaşarız ümidiyle, tevbeyi geciktirenler; hatta Allah Teâlâ’nın azabını düşünmeyip, rahmetini ümit ederek tevbe etmeyenler; çok büyük gaflet içindedirler.” (Şâkiki Belhî Rahmetullahi Aleyh Hazretleri)

Yabancı…

Yabancı…   Ey Gönüldaş!   Neresi buralar, nerede ahlâk? Kimlere kalmıştır iller yabancı; Uhûvvet bitti ki oluştu çatlak, Yıkılmış gönüller eller yabancı..   AŞK'tır benim dinim, İslâm adında, Yalancı dünyada Cennet tadında, Harâb oldu yazık mazlûm yâdında, İlâh bir, kitap bir diller yabancı..   Arap kültürünü Din'den saydılar, Hakîkat yolundan böyle kaydılar, Bin yıldan beridir yeter baydılar, Gözlerden akan şu seller yabancı..   Vaziyet imâna somut emâre, Nasılsak öyledir çünkü idâre, Kardeşin düşüyor habire nâre, Ülfet olmuş gibi sallar yabancı..   Adâlet, hak-hukuk hani? Efsâne.. Benlikler zirvede, nefis zamâne, Din dediğin olmuş sanki anâne, Kur'ân ahlâkına hâllar yabancı..   Mevlanâ, Yunus'la Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş Veli tümden Nebevi, Bölmüşler Sünnî ve diye Alevi, Aşktan yanan biziz küller yabancı..   Adem'i dinler de kınar bağnazlar, Bedenin kulları, obur tıknazlar, Mekke'ye seyâhet etti kurnazlar, Mânâdan bihaber çöller yabancı... ...

Ey Yabancı…

Ey Yabancı…   Mahkûm musun ey yabancı bu ne hal böyle? Bir voltalık avlularda dolanıyorsun Ruhundaki terazide tartıp da söyle Kendine mi dengine mi inanıyorsun?   Saçlarına aklar düşmüş yüzüne kemal Gözlerim mi öyle gördü büyüdün mü sen? Oysa sana yakışırdı o çocuksu hal Hani onu büyütürken küçülmüştüm ben   Hiç aklına gelir miydi böyle nihayet? Yoksa daim sende miydi bu yabancılık? Faturayı adresime yolla bir zahmet Ben öderim sende kalsın bedavacılık   O kasvetli sokaklarda dolaşmam artık Tesadüften görmelere mana yükleme Herkes bana el yabancı yok bir tanıdık Yola girmiş yolcun yoksa sende bekleme   Bir vakitler aşk adıyla sundun ya cebir Olsun varsın ziyanı yok ben yedim gitti Sen aşını helâlinden eşine yedir Ben hep eşsiz anılmayı diledim gitti.   Cemal Safi

Ey İnsan, İyi Düşün!

Ey İnsan, İyi Düşün!   Ey saadet yolcusu! Eğer dikkatli ve şuurlu olarak düşünecek olursan; Allah Teâlâ'ya ibadet ve taatin değerini gayet iyi anlarsın. Yine, insanların ne derece âciz, zayıf ve câhil olduklarını görürsün. Öyleyse kalbinde onların değerlendirmelerine yer verme; onların sana hiçbir faydası olmayan övgüsünden, beğenmesinden ve seni yüceltmesinden uzak dur! Yaptığın ibadetlerde sakın böyle bir yanlışlığa meyletme! Yine üzerinde iyice düşünürsen dünyanın ne kadar hasîs ve değersiz, dünya menfaatlerinin ne kadar çabuk sona erdiğini de görürsün. Öyleyse ibadetlerinde dünya menfaatlerini talep etmekten de sakın! Kendi kendine şöyle de:   – Ey nefsim! Âlemlerin Rabbi olan Allah Teâlâ'nın övgüsü, mükafatı ve yüceltmesi mi yoksa şu câhil ve âciz yaratıklarının övgüsü, mükafatı ve yüceltmesi mi senin için daha hayırlıdır? Kaldı ki o yaratılmış olanlar, senin ibadetinin değerini, onun için ne gibi zahmetlere katlandığını gerçek manada bilebilir, işlediğin amellerin ve ka...

Hz. Ömer Radiyallahü Anh ve Yaşlı Bir Hristiyan

Hz. Ömer Radiyallahü Anh ve Yaşlı Bir Hristiyan   Hz. Ömer Radiyallahü Anh perişan halde yaşlı bir Hristiyan gördü. Ona: “Seni bu hâle getiren nedir?” diye sordu. Hz. Ömer Radiyallahü Anh, yaşlı bir Hristiyan dilenciyi gördü. Ona: “Seni bu hâle getiren nedir?” diye sordu. Adam: “Cizye, ihtiyaç ve yaşlılık…” diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Ömer Radiyallahü Anh ağladı ve şöyle dedi: “Gençliğinde senden alıp, yaşlılığında seni böyle bırakmak insaf değildir.” Sonra onu alıp evine götürdü, ona yardım etti. Daha sonra Beytülmâl’e giderek ona ve onun gibi olanlara maaş bağlanmasını emretti ve yaşlı gayrimüslimlerden cizyenin kaldırılmasını söyledi.