Hediyeleşmek
Hediyeleşmek
Hediyeleşmek, İslâm ahlâkında sevgi,
kardeşlik ve muhabbeti artıran; gönüllerdeki kini gideren, sosyal bağları
kuvvetlendiren güzel ahlâk davranışlarından biridir.
Kur’ân-ı Kerîm’de doğrudan “hediyeleşin” emri geçmese de infak, ikram, iyilik ve gönül alma teşvik edilmiştir.
Hediyeleşmek, Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi ve Sellem’in bizzat tavsiye edip uyguladığı kıymetli sünnetlerden biridir.
Kur’ân-ı
Kerîm’den:
Yüceler yücesi Allah Teâlâ buyurdu:
“Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe gerçek iyiliğe erişemezsiniz...” (Âl-i İmrân, 3/92)
Bu ayet, sadece elde kalanları değil; sevilen şeyleri de Allah Teâlâ rızası için vermenin faziletini göstermektedir.
“Allah’a ve ahiret gününe iman edip de Allah’ın kendilerine verdiğinden harcasalardı ne olurdu?” (Nisâ, 4/39)
Bu ayet-i Kerime’de Allah Teâlâ, cimrilik yapan ve gösteriş için harcayan kimseleri kınamaktadır.
Ayet-i Kerime şu hakikatlere işaret eder:
· Mal ve nimet Allah Teâlâ’nın emanetidir.
·
Allah Teâlâ
yolunda harcamak, malı eksiltmez; bereketlendirir.
·
Gerçek
iman, paylaşma ve cömertlikle kendini gösterir.
·
Gösteriş
için değil, Allah Teâlâ rızası için vermek esastır.
·
Cimrilik,
kalpteki iman zayıflığının alametlerinden olabilir.
Müfessirler bu ayetin; infak etmeyen,
yardımda bulunmayan veya riya için veren kimseleri uyaran bir ayet olduğunu
belirtmişlerdir. Müminin ise elindeki nimeti paylaşarak Allah’a şükretmesi
gerektiği ifade edilir.
“Müminler ancak kardeştirler...” (Hucurât, 49/10)
Bu ayette Allah Teâlâ, iman bağıyla birbirine bağlı olan Müslümanların tek bir aile gibi olduğunu bildirmektedir.
Ayet-i
Kerime şu hakikatlere işaret eder:
· Müminler birbirini sevmeli,
·
Yardımlaşmalı,
·
Dargınlıkları
gidermeli,
·
Birbirinin
kusurunu değil, hukukunu gözetmelidir.
Kardeşlik sadece sözle değil; güzel
ahlâk, ikram, hediyeleşme ve fedakârlıkla yaşanmalıdır.
Hediyeleşmek, kardeşlik bağlarını kuvvetlendiren güzel vesilelerden biridir.
Kur’ân-ı Kerîm’de doğrudan “hediyeleşin” emri geçmese de infak, ikram, iyilik ve gönül alma teşvik edilmiştir.
Hediyeleşmek, Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi ve Sellem’in bizzat tavsiye edip uyguladığı kıymetli sünnetlerden biridir.
Yüceler yücesi Allah Teâlâ buyurdu:
“Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe gerçek iyiliğe erişemezsiniz...” (Âl-i İmrân, 3/92)
Bu ayet, sadece elde kalanları değil; sevilen şeyleri de Allah Teâlâ rızası için vermenin faziletini göstermektedir.
“Allah’a ve ahiret gününe iman edip de Allah’ın kendilerine verdiğinden harcasalardı ne olurdu?” (Nisâ, 4/39)
Bu ayet-i Kerime’de Allah Teâlâ, cimrilik yapan ve gösteriş için harcayan kimseleri kınamaktadır.
Ayet-i Kerime şu hakikatlere işaret eder:
· Mal ve nimet Allah Teâlâ’nın emanetidir.
“Müminler ancak kardeştirler...” (Hucurât, 49/10)
Bu ayette Allah Teâlâ, iman bağıyla birbirine bağlı olan Müslümanların tek bir aile gibi olduğunu bildirmektedir.
· Müminler birbirini sevmeli,
Hediyeleşmek, kardeşlik bağlarını kuvvetlendiren güzel vesilelerden biridir.
Hadis-i
Şeriflerden:
Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem buyurdu:
· “Hediyeleşin ki birbirinizi sevesiniz.” (al-Adab al-Mufrad, 594)
·
“Hediyeleşin;
çünkü hediye gönüllerdeki kini giderir.” (Tirmizî, Velâ 6)
·
“Size
iyilik yapana karşılık verin; bulamazsanız ona dua edin.” (Ahmed b. Hanbel)
·
“Davet
edene icabet edin, hediyeyi reddetmeyin.” (İbn Hanbel)
·
“Seferden
dönerken çocuklarınıza faydalı bir taş bile olsa hediye getiriniz.” (İbn
Asâkir)
·
Hz. Âişe
Radiyallahü Anhâ şöyle buyurmuştur:
·
“Rasûlullah
Sallallahü Aleyhi ve Sellem hediyeyi kabul eder ve ona karşılık verirdi.” (Buhârî)
·
Yine Hz.
Âişe Radiyallahü Anhâ, iki komşusundan hangisine hediye vereceğini sorduğunda
Peygamber Efendimiz:
·
“Kapısı
sana daha yakın olana.” buyurmuştur. (Buhârî, Şuf‘a 3)
Sahâbe
ve Selef-i Sâlihînden:
Sahâbeler küçük hediyeleri bile küçümsemez, muhabbet vesilesi sayarlardı.
Hz. Ömer Radiyallahü Anh
Kendisine gelen hediyeleri bazen ihtiyaç sahiplerine ulaştırır; hediyeleşmeyi kardeşlik ve ziyaret vesilesi olarak değerlendirirdi.
Ebû Hüreyre Radiyallahü Anh
Rasûlullah’a gelen yiyecek için:
“Sadaka mı, hediye mi?” diye sorardı. Hediye ise Efendimiz yer; sadaka ise Suffe ehline gönderirdi.
Hasan-ı Basrî Rahmetullahi Aleyh
İkramı, gönül almayı ve güzel muameleyi önemserdi.
İmam Şâfiî Rahmetullahi Aleyh
“İnsanların gönlünü kazanmak, ilmin güzel meyvelerindendir.”
sözüyle güzel ahlâkı teşvik etmiştir.
İmam Mâlik Rahmetullahi Aleyh
al-Muwatta adlı eserinde hediyeleşmenin sevgiyi artıran güzel davranışlardan olduğunu zikretmiştir.
İmam-ı A‘zam Ebû Hanîfe Rahmetullahi Aleyh
Talebeleri ve komşularıyla hediyeleşir, ikramı teşvik ederdi.
Hikmet
Ehli Zatlardan:
İmam Gazâlî Rahmetullahi Aleyh
İhya Ulum al-Din eserinde hediyeleşmenin kalpteki kin ve buğzu giderdiğini ifade eder.
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Rahmetullahi Aleyh
Gönül almayı ve insanları sevindirmeyi manevî bir incelik olarak görmüştür.
“Gönül almak, Kâbe yapmaktan üstündür.” sözüyle kalp kırmamayı vurgulamıştır.
Yunus Emre Rahmetullahi Aleyh
“Bir kez gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değil.” diyerek gönül kazanmanın önemini anlatmıştır.
Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Rahmetullahi Aleyh
Hediyeleşmenin Müslümanlar arasındaki muhabbeti artırdığını ve berekete vesile olduğunu ifade etmiştir.
Hediyeleşmenin
Adabı
· Hediye Allah rızası için verilmelidir.
·
Minnet
altında bırakmamalıdır.
·
Küçük-büyük
ayrımı yapılmamalıdır.
·
“Yarım
elma gönül alma” anlayışı gözetilmelidir.
·
Karşılık
beklemek doğru değildir.
·
Hediye,
sevgi ve kardeşlik vesilesi olmalıdır.
·
Hediyeleşmenin
Hikmetleri
·
Muhabbeti
artırır.
·
Dargınlığı
azaltır.
·
Kardeşliği
kuvvetlendirir.
·
Cimriliği
kırar.
·
İnsanları
birbirine yaklaştırır.
·
Hediyenin
büyüklüğü değil, gönülden verilmesi önemlidir.
Allah Teâlâ bizleri kırmayan, gönül
alan, paylaşan ve ikram eden kullarından eylesin. Muhabbetimizi artırıp
kalplerimizi yumuşatsın. Âmin!
Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem buyurdu:
· “Hediyeleşin ki birbirinizi sevesiniz.” (al-Adab al-Mufrad, 594)
Sahâbeler küçük hediyeleri bile küçümsemez, muhabbet vesilesi sayarlardı.
Hz. Ömer Radiyallahü Anh
Kendisine gelen hediyeleri bazen ihtiyaç sahiplerine ulaştırır; hediyeleşmeyi kardeşlik ve ziyaret vesilesi olarak değerlendirirdi.
Ebû Hüreyre Radiyallahü Anh
Rasûlullah’a gelen yiyecek için:
“Sadaka mı, hediye mi?” diye sorardı. Hediye ise Efendimiz yer; sadaka ise Suffe ehline gönderirdi.
Hasan-ı Basrî Rahmetullahi Aleyh
İkramı, gönül almayı ve güzel muameleyi önemserdi.
İmam Şâfiî Rahmetullahi Aleyh
“İnsanların gönlünü kazanmak, ilmin güzel meyvelerindendir.”
sözüyle güzel ahlâkı teşvik etmiştir.
İmam Mâlik Rahmetullahi Aleyh
al-Muwatta adlı eserinde hediyeleşmenin sevgiyi artıran güzel davranışlardan olduğunu zikretmiştir.
İmam-ı A‘zam Ebû Hanîfe Rahmetullahi Aleyh
Talebeleri ve komşularıyla hediyeleşir, ikramı teşvik ederdi.
İmam Gazâlî Rahmetullahi Aleyh
İhya Ulum al-Din eserinde hediyeleşmenin kalpteki kin ve buğzu giderdiğini ifade eder.
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Rahmetullahi Aleyh
Gönül almayı ve insanları sevindirmeyi manevî bir incelik olarak görmüştür.
“Gönül almak, Kâbe yapmaktan üstündür.” sözüyle kalp kırmamayı vurgulamıştır.
Yunus Emre Rahmetullahi Aleyh
“Bir kez gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değil.” diyerek gönül kazanmanın önemini anlatmıştır.
Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Rahmetullahi Aleyh
Hediyeleşmenin Müslümanlar arasındaki muhabbeti artırdığını ve berekete vesile olduğunu ifade etmiştir.
· Hediye Allah rızası için verilmelidir.
Yorumlar
Yorum Gönder