Kayıtlar

Kuddise Sirrûh etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İbrahim Edhem Kuddise Sirrûh Hazretleri

  İbrahim Edhem Kuddise Sirrûh Hazretleri Künyesi, Ebû İshâk İbrâhîm b. Ethem b. Mansûr olan İbrahim bin Ethem Kuddise Sirrûh Hazretleri, Horasan’ın Belh şehrinde dünyaya geldi. Anne ve babasının hac için Mekke’de bulunduğu sırada orada doğduğunu söyleyenler de vardır. Ailesi Arap kabilelerinden Benî İcl’e veya Temîm’e mensuptur. Genç yaşta zühd yoluna girmeye karar verinceye kadar Horasan’da yaşadı. Memleketinden ayrılmadan önce birçok hizmetçisi bulunan zengin ve itibarlı bir ailenin çocuğuydu. Sahip olduğu bütün dünya nimetlerinden vazgeçip zühd yolunu seçmesiyle anılır oldu.   Belh Sultanı İbrahim Edhem, bir gece kuş tüyü yatakta yatarken, sarayın damından ayak sesleri işitti. Sinirlenmişti… “- Kim bu saatte o damdaki? Ne arıyorsun orada be adam? diye seslendi. “- Devemi kaybettim, onu arıyorum, diye cevap geldi. Hükümdar, iyice kızmıştı: “- Behey şaşkın! Damda deve mi olur! diye haykırdı. Damdaki, dedi ki: “- Ey hükümdar! Damda deve aranmaz da, atlas yat...

Abdülkadir Geylani Kuddise Sirrûh Hazretlerinden On Kıymetli Nasihat

Abdülkadir Geylani Kuddise Sirrûh Hazretlerinden On Kıymetli Nasihat   Abdülkadir Geylani Kuddise Sirrûh Hazretleri buyuruyor ki: “Şu on haslet nefsin üzerine hâkim kılınmadıkça ve nefse farz edilmedikçe zühd ve takva tamam olmaz:   01- Lisanı gıybetten, müminlerin arkasından konuşmaktan men etmek gerekir. Zira Cenâb-ı Hakk, Kuran-ı Kerim’de buyurur ki: “Ey iman edenler! Çokça zan etmekten kaçınınız. Şüphe yok ki, zannın bazısı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın; biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin, gıybet etmesin. Sizden biriniz ölü kardeşinin etini yemeği sever mi? Bilakis onu kerih görmüş olursunuz. Artık Allah’tan korkunuz. Şüphe yok ki, Allah tevbeleri kabul edicidir, çok esirgeyendir.” (Hucurat Suresi, ayet 12)   02- Su-i zandan, başkaları hakkında kötü düşünmekten kaçmaktır. Nitekim Hz. Allah Celle Celâlüh, yukarıdaki ayet-i kerimede zandan şiddetle kaçınmayı emretmektedir.   03- İnsanları alaya almaktan sakınmaktır: ...

Muhammed Konyevî Kuddise Sirrûh’tan Hikmetli Sözler -1-

Muhammed Konyevî Kuddise Sirrûh’tan Hikmetli Sözler -1-   01- "Ben dünyada yaşadığım sürece, daima Allah-u Zülcelâl’in rahmetinden bahsedeceğim. Ümit ediyorum ki, Allah-u Zülcelâl mahşer gününde bizlere, İnşallah-u Teâlâ rahmeti ile muamele edecektir." 02- "Allah-u Zülcelâl, nefsin istek ve arzularını yaratmış bir tarafa koymuştur. Bunun karşısına da rızasını koymuştur. Bunun için de: "Kullarım benim rızamı mı seçecek, yoksa nefsinin arzularını mı seçecek?" diye imtihan etmektedir." 03- "Akılsız insan odur ki, yaşadığı süre içinde, ahiret mutluluğunu düşünmeden, kendi ateşini kendi eliyle tutuşturur. Ne yazık ki insan Allah-u Zülcelâl’den o kadar gafildir ki, arkasında Cehennem olduğunu bildiği halde, gülmeye devam eder. Hâlbuki tek kurtuluş yolu, çok ağlamak ve daima Allah-u Zülcelâl’e yalvarmaktadır." 04- "Kim ki hayata nefsinin isteklerinin gözüyle bakarsa, daha dünyada iken kendi Cehennem ateşini yakmış demektir. Onun için ...

Muhammed Konyevî Kuddise Sirrûh’tan Hikmetli Sözler -2-

Muhammed Konyevî Kuddise Sirrûh’tan Hikmetli Sözler -2-   01- Bir şeyi seven onu çok anar. Demek ki Allah-u Zülcelâl’i sevmenin alameti, O’nun zikrini sevmek, kelâmı olan Kur’an’ı sevmek, peygamberini, veli kullarını ve O’na nispet edilen her şeyi sevmektir. 02- Dünyaya ait şeyleri sevmekten kurtulmanın çaresi, bu güzel şeylerin hakikatte güzel olmadıklarını, güzel oldukları kabul edilse bile fani ve geçici oldukları için sevgiye değmediklerini ve üstelik onları sevenlerin dinine ve ahiretine çok zarar verdiklerini düşünmektir. 03- Allah sevgisinin alametlerinden birisi de kalbi dünya malından çekip, tamamen Allah-u Zülcelâl’e vermek ve nefsin bütün kötü arzularına karşı hakkı tercih ederek Allah-u Zülcelâl’e yönelmektir. 04-   “Sevginin alameti, sevdiğinin isteğini kendi isteğine tercih etmektir. Allah-u Zülcelâl heveslerden sakınmayı istediğine göre, O’nu sevmenin alameti heveslerden sakınmaktır.” 05- Allah'u Zülcelâl'e karşı ibadet yapmak ve O'nu razı et...