Kayıtlar

Hakiki etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Nefisle Mücadele, Tevazu ve Hakiki Kurtuluş

Nefisle Mücadele, Tevazu ve Hakiki Kurtuluş   İnsan hayatındaki en büyük mücadele, dış düşmanlarla değil; kendi nefsiyle verdiği mücadeledir. Çünkü nefis; kibri, gururu, hevâyı, dünya sevgisini ve kötülüğü insana süslü gösterir. Terbiye edilmediğinde insanı helâke sürükler; terbiye edildiğinde ise Allah Teâlâ’ya yaklaştırarak kurtuluşa erdirir. Bu yönüyle nefis terbiyesi, insanın kötülüklerden iyiliğe, gafletten şuura doğru çıktığı bitmek bilmeyen bir manevi hicret yolculuğudur.   Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurur: “Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. Onu kirleten ise ziyana uğramıştır.” (Şems, 9-10)   Bir başka ayet-i kerimede ise nefsin bu amansız yönüne şöyle dikkat çekilir: “Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefis, Rabbimin merhamet ettiği hariç, kötülüğü emreder.” (Yusuf, 53)   Bu yüzden Mü’min, nefsine asla güvenmez; onu her an adeta bir elekten geçirir gibi hesaba çeker ve durmaksızın terbiye etmeye çalışır.   Kibir: Şeytanın İlk Günahı Kibrin...

Hakiki Dostun Gözyaşları

  Hakiki Dostun Gözyaşları   Büyük zatlardan biri, evinde otururken birden kapısı çalındı. Aşağı indi, kapı aralığından baktığında, kapının önünde bekleyen adamın eski tanıdıklarından biri olduğunu gördü. Adam, Allah rızası için sadaka istemeye gelmişti. Bu güzel insan, eski dostunu mahcup etmek istemediği için kendisine görünmedi. Hemen içeri koşup sandıkta eline ne geçerse, hepsini getirip kapı aralığından uzattı. Kesesinde olan altınlardan vermeyi de ihmal etmedi. Adam, bol bol dua ederek gittikten sonra o zat hüngür hüngür ağlamaya başladı. Karısı:   “–   Verdiklerin gözüne çok göründü, yaptığın cömertliğe pişman oldun da, onun için mi ağlıyorsun” diye sordu. “–   Hayır! Aklına gelen yanlış! Ben verdiğimi para için değil, uzun zamandan beri görmediğim bir dostumun halini sorup araştırmadığım için, onun dilenmeye mecbur olacak duruma gelişinden haberdar olup ona el uzatamadığıma ağlıyorum!”

Hakiki Muhabbet Nedir?

Hakiki Muhabbet Nedir?   Biri birlerine kırılan iki arkadaştan biri, uzun bir aradan sonra diğerinin kapısını çalar.   “– Kim o?” diye seslenir içerdeki.   “– Benim, der!” kapıyı çalan.   “– Burada ikimize birlikte yer yok!”, diye cevap verir öbürü.   Aradan uzunca bir zaman geçer... Yeni bir umutla tekrar çalar sevdiği arkadaşının kapısını.   “– Kim o?” diye sorar yine içerdeki.   “– Sen'im”, der bu sefer. Ve kapı sonuna kadar aralanır.   Hz. Mevlânâ da;   “– Birisinin kalbinde taht kurmak, sevgisini kazanmak istiyorsanız, öylesine sevmelisiniz ki, benliğinizi bırakıp âdeta o olmalısınız!” diye anlatır hakiki muhabbeti.

Hakiki Müslüman olmak için ne yapmak, nelere sahip olmak lazımdır?

Hakiki, Müslüman olmak için ne yapmak, nelere sahip olmak lazımdır? İslam dininin temeli; ilim, amel ve ihlastır. İlim; iman, fıkıh ve ahlak bilgileridir. Bunlar, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından öğrenilir. Amel, bu bilgilere uygun işlerdir. İhlas; ilmin ve amelin, Allah rızası yani Allah’ü Teâlâ’nın sevgisini kazanmak için elde edilmesidir. Bu üç temele malik olan Müslümana “Hakiki Müslüman” denir. Hakiki Müslüman olmak demek, yalnız âdetlere tabi olarak ibadet etmek değil, İslam’ın emrettiği güzel ahlakı edinerek, insanlık vazifelerini yaparak, ruhen de tertemiz olmak demektir. İbadet eden, fakat hileyi zekâ eseri sayan, insanları aldatan, hatta bazen zararlı propagandalara aldanarak insan öldüren, ortalığı yakıp yıkan, yalan söyleyen bir kimse, Müslüman olduğunu söylese de hakiki Müslüman değildir.

Hakiki Sevgi: Allah’ü Teâlâ’yı Sevmek, Allah’ü Teâlâ İçin Sevmek

Hak i k i  Sevg i : Allah’ü Teâlâ’yı Sevmek, Allah’ü Teâlâ  İ ç i n Sevmek قُلْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللّٰهَ فَاتَّبِعُون۪ي يُحْبِبْكُمُ اللّٰهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ De ki: "E ğ er Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı ba ğ ı ş lasın. Çünkü Allah çok ba ğ ı ş layandır, çok merhamet edendir."[1] Hayatta asıl olan sevgi ve merhamettir. Sevgi insanın hamuruna konulmu ş  en kıymetli cevher ve insana verilmi ş  en büyük emanettir. Kâinatın harcı sevgi ile yo ğ rulmu ş tur. Güne ş  o sevgi ile bize güler. Ya ğ mur o sevgi ile iner. Meyveler o sevgi ile olgunla ş ır. Yuvalar o sevgi ile kurulur. Çilelere o sevgi ile sabredilir. Anne babalar yavrularını o sevgi ile besler, büyütür. Canlı cansız her  ş eyin o sevgiden bir nasibi vardır. Bu sevginin kayna ğ ı yüce Allah’tır. Kâinatı saran bu sevgi, Allah’ın rahmetidir. O rahmetin en billur haliyle tecelli etti ğ i yerlerden biri de müminin ka...