Kayıtlar

kadar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Günahın Ne Kadar Çok Olsa da...

Günahın Ne Kadar Çok Olsa da... Hazreti Ali Radiyallahü Anh, günâhkâr olup ümidini kaybeden birine şöyle buyurur: "Senin günâhın ne kadar çok olsa da Rabbimizin rahmetinden daha çok olamaz!" Günahlar; Kebâir (Büyük günâhlar) ve segâir (Küçük günâhlar) diye ikiye ayrılır. Bazı hâllerde küçük günâhlar büyük olur. Dikkat edilmezse tehlike çanları çalıyor demektir. Bunlardan bir kısmı aşağıda yazılmıştır: Küçük de olsa günâh işlemekte ısrar etmek; devamlı yapmaktır: "Damlaya damlaya göl olur" demişler. Tekrar etmeyen büyük günâhın affı, devamlı işlenen küçük günâhın affından daha çok umulur. Bir taş üzerine çokça bir su dökülse, taşta bir iz bırakmadan akıp gider. Aynı su damla damla taşa akıtılırsa iz bırakır. Günâhı küçümsemek: İnsanlar günâhını büyük gördükçe, Allahü teâlâ onu küçültür, küçük gördükçe de onu büyültür. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki: "Mümin günâhını başı üzerinde asılı bir dağ gibi görür ve üzerine yıkılacağından korkar. Münâfık ise o...

Aç Karnına Su İçmek

Aç Karnına Su İçmek   Bir ay boyunca uyanır uyanmaz bir bardak su içmeye başladık. Dilerseniz bunun faydalarına hep birlikte göz atalım… 1. Daha enerjik hissettik ve metabolizmamız hızlandı. Uzmanlar sabahları içilen suyun metabolizma hızımızı %24 artırdığını söylüyor. Su aynı zamanda vücudun besinleri emmesini kolaylaştırıyor. Bununla bağlantılı olarak biz de kendimizde enerji artışı hissettik. Metabolizmamızın hızlandığını ve sindirim problemlerimizin azaldığını gördük. Ayrıca uykulu ve yorgun halimizin geçtiğini ve daha aktif hissettiğimizi fark ettik. Çünkü aç karnına içilen bir bardak su, alyuvarların büyümesini uyarıyor ve daha fazla oksijen taşımalarını sağlıyor. Böylelikle enerji seviyemiz de artıyor. 2. Kilo vermeye başladık. Su, metabolizmayı hızlandırdığı için yağ ve kalori yakımını da kolaylaştırıyor. Sabah içtiğimiz su midede doluluğa neden olduğu için fazla yeme isteğimizin azaldığını gözlemledik. Böylelikle iştahımız azaldı ve sağlıklı bir şekilde kilo verm...

Namaz Ancak Bu Kadar Güzel Anlatılabilir

Namaz Ancak Bu Kadar Güzel Anlatılabilir   ·      Cuma namazı mahkûma farz değildir, beş vakit namaz mahkûma farzdır. ·      Cuma namazı hastaya farz değildir, beş vakit namaz hastaya farzdır. ·      Cuma misafire farz değildir, beş vakit namaz misafire farzdır. ·      Bu beş vakit namaz işi çok olana da farzdır. ·      Genç olana da farzdır. ·      Kalbi temiz olana da farzdır. Çünkü namaz Allah’ın emrine itaattir. ·      Namaz kulluğun ispatıdır. ·      Namaz Allah’la konuşmaktır. ·      Namaz Allah’la buluşmaktır. ·      Namaz Allah’la sözleşmektir. ·      Namaz Allah’a yönelmektir. ·      Namaz Allah’a bağlanmaktır. ·      Namaz imanın ilânıdır. ·      Namaz dinin direğidir. ·     ...

Benjamin Netanyahu’yu Bu Kadar Korkutan Neydi?

Benjamin Netanyahu’yu Bu Kadar Korkutan Neydi?   Benjamin Netanyahu hahamlarla toplanmış, kahve içerken bir taraftan da Gazze’yi tamamen nasıl boşaltacağını, o kadar insanın nasıl katledeceğini, kalan insanların nereye gönderileceğini; Mescid-i Aksa’nın nasıl Süleyman Tapınağı yapılacağını, diğer İslâm ülkelerinin nasıl işgal edileceğini, Arz-ı Mevûd’un ve Dünya Hâkimiyetinin nasıl gerçekleştirileceğinin planlarını yapıyormuş. Kapı çalınmış. Gelen istihbarat subayı, saygıyla: “- Efendim bütün Müslüman ülkeler İsrail’i kınıyor!”. Demiş. Benjamin Netanyahu kahvesinden; bir yudum daha çekerek: “- Ondan hiçbir şey çıkmaz, onlar kendi kamuoylarını sakinleştirmek için yapıyorlar!” demiş. İstihbarat subayı çıkmış. Ama çok geçmeden, tekrar gelmiş: “- Efendim Müslümanlar tekrar toplanmış, İsrail’i nasıl durduracağını, BM’i toplantıya çağıracağını” konuşuyor. Benjamin Netanyahu kahvesinden keyifli keyifli bir yudum daha çekerek: “- Ondan da hiçbir şey çıkmaz çünkü durdura...

İbrahim Amca ve Cadallah Kuran (Yaşanmış Hikâye, Sonuna Kadar Okuyun...)

İbrahim Amca ve Cadallah Kuran’ın Hikâyesi   Bu kaleme aldığım, yaşanmış gerçek bir hikaye...  Mısırlı doktor Saffet Hicazi’den dinledim bir Tv kanalında... Kendisi de, olayın kahramanından bizzat dinlemiş...   İbrahim Amca bir Türk... Fransa’da yaşıyor ve mütevazı bir bakkal dükkanı var, daha doğrusu küçük bir marketi... O’ndan alışveriş yapan bir sürü site sakini var dükkanının çevresinde... Her milletten, her dinden, her renk ve ırktan pek çok insanlar...   Olayımızın kahramanı Cad, 7 yaşında bir Yahudi çocuğudur... Cad, hergün gelir ve İbrahim Amca’dan alışveriş yapar, her gelişinde de sahibine hissettirmeden(!) bir çikolatayı cebine indiriverir... Bu aylarca böyle devam eder... Birgün yine gelir, alışveriş yapar ama her zaman yaptığı gibi çikolata almaz, çıkar... İbrahim Amca, arkasından seslenir şefkatle; “Caad, bugün çikolatanı almadın ” Ve uzatır ona her zaman Cad’ın aldığı çikolatayı... Şaşırır çocuk ve; “Biliyor muydun?” der hayretle... İbrahim Amca başını ...

Allah’ım Senden Cömertliğin Kadar İstiyoruz…

          İçi bal fıçılarıyla dolu bir gemi limana yaklaştı. İşçiler bal fıçılarını boşalttıkları sırada fakir olduğu her hâlinden belli olan yaşlı bir kadın elinde küçük bir kâseyle çıka geldi.           Balların sahibi olan tâcirin yanına gidip, kendisine kâse dolusu bal vermesini istedi. Tâcirin sessiz kalıp kendisine bal vermediğini gören yaşlı kadın ümitsizce geri döndü...         Yaşlı kadın oradan ayrılınca tâcir, olaya şahit olan genç çalışanını çağırıp yaşlı kadını takip etmesini ve evine bir fıçı dolusu bal götürmesini söyledi.           Genç adam şaşırıp kalmıştı:         “- Kadıncağız sizden azıcık bal istedi, vermediniz; şimdi ise bir fıçı bal gönderiyorsunuz!”         Tacir cevap verdi:          “- ...

Dedeciğim, Bir İnsanın Ömrü Ne Kadar Olur?

  Torunu, dedesine sorar: “- Dedeciğim, bir insanın ömrü ne kadar olur?” Dede gülerek: “- Ezanla namaz arası kadardır, yavrucuğum!” deyince; Torun: “- Nasıl yani, ömür bu kadar kısa mı?” der. Dede: “- Evet yavrum. Ömür, namazsız ezanla, ezansız namaz arası kadardır!” diye cevap verir. Torun: “- Dedeciğim, ben anlayamadım, açıklar mısın?” Dede şefkatle: “- Bak yavrum, geçenlerde komşumuzun çocuğu doğdu. O çocuğun kulağına ezan okundu değil mi? İşte o ezanın namazı kılındı mı? Torun: “- Kılınmadı!” Dede: “- O ezan, namazsız Ezan”dı. İnsan öldüğü zaman kılınan cenaze namazının da ezanı yoktur. O da ‘Ezansız Namaz’dır. Aslında o namazın ezanı, insan doğunca okunmuştu kulağına. İşte yavrum, ömür dediğin Ezanla Namaz arası kadardır.”