Kayıtlar

ben etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Sen mi Üstünsün, Ben mi Üstünüm?

  Sen mi Üstünsün, Ben mi Üstünüm?   Cüneyd-i Bağdâdî Rahmetullahi Aleyh hazretlerine nispet edilen ibretli bir menkıbede şöyle anlatılır: Bir gün kendisine bir papaz gelir ve: “- Ey Cüneyd! Ben mi üstünüm, sen mi üstünsün?” diye sorar. Cüneyd-i Bağdâdî Rahmetullahi Aleyh hazretleri: “- Bir hafta sonra gel.” buyurur. Papaz bir hafta sonra geldiğinde, Cüneyd-i Bağdâdî Rahmetullahi Aleyh hazretlerinin vefat ettiğini görür. Şaşkınlıkla: “- Bugün bana cevap verecekti.” der. Oradakiler tabutunu göstererek: “- İşte orada... Git, sor. O büyükler boşuna konuşmaz.” derler. Papaz tabutunun başına gider ve aynı soruyu tekrar sorar: “- Ey Cüneyd! Ben mi üstünüm, sen mi üstünsün?” Menkıbeye göre Cüneyd-i Bağdâdî Rahmetullahi Aleyh hazretleri, Allah Teâlâ’nın izniyle başını kaldırır ve şöyle cevap verir: “- Seninle konuştuğumuz gün sana cevap veremedim. Çünkü o zaman ikimiz de hayattaydık. Benim de senin de son nefesimizin nasıl olacağı belli değildi. Sen imanla ölebilir, ben ise —Allah kor...

Ben Öldükten Sonra…

Resim
Ben Öldükten Sonra… Ben öldükten sonra... Mezarıma gelsen ne olur? Gelmesen ne olur? Ben öldükten sonra... Ağlasan ne olur? Ağlamasan ne olur? Sen benim değerimi; Yaşarken bilmedin ki... Öldükten sonra... Bilsen ne olur?     (Alıntı)

Ben Öldüğümde…

Resim
Ben Öldüğümde… Ben öldüğümde… Çiçekler istemiyorum! Gözyaşları istemiyorum! Kalabalık bir cenaze töreni istemiyorum! Eğer beni bu kadar seviyorsanız… Ne bekliyorsunuz? Şimdi gönderin o çiçekleri… Şimdi gelin yanıma beni görmeye… Ben gittikten sonra değil… Beni bugün sevin! BEN ÖLDÜKTEN SONRA DEĞİL…

Kırgınım Kendime…

Kırgınım Kendime…   “Neden böyle yaptım, Neden şöyle yapmadım?” diye Kızgınım kendime…   “Neden yılları boşa geçirdim?” diye Kırgınım kendime…   Ömür ha bitti, ha bitecek… Sonsuz âhiret ha geldi, ha gelecek…   Mahşerde nasıl hesap vereceğim? Âlemlerin Rabbine ne diyeceğim?   Yüzüm ak mı çıkacak, yoksa mahcup mu olacağım?   Hem de pek çok, kırgınım kendime… Hem de pek çok, kızgınım kendime…   Bana verilen ömrü neden emanet bilmedim? Bana verilen nefesi neden şükürle tüketmedim?   Vakit fırtına gibi esip geçerken ben hep öteledim. İlimi ibadeti, salih amelleri, hep öteledim. Tevbeyi, tefekkürü hamd ve şükürü hep erteledim.   Geçici dünyanın büyüsüne, şeytanın vesvesesine; Nefsimin bitmeyen heveslerine kandım. Dünya meşgul etti, nefsim aldattı, şeytan oyaladı… Ben de kandım.   Gaflet uykusunda hep dünyayı sayıkladım. Sonsuz ahiret saadetini hep öteledim. Kendim için, ümmet-i Muhammed için; Duayı dilime çok gördüm…   Oysa ölümün nef...

Bırak Beni Yalan Dünya

Bırak Beni Yalan Dünya   Yalanın çok yalancısın, Hem tatlısın, hem acısın, İçime düşen sancısın, Bırak beni yalan dünya.   Dünya, dünya yalan dünya, Beni benden çalan dünya, Tüm sevdiklerimi bir, bir, Acımadan alan dünya.   Ne Süleyman ne Harun’a, Ne Firavun ne Karun’a, Ne canlar gitti uğruna, Bırak beni yalan dünya.   Dünya, dünya yalan dünya, Beni benden çalan dünya, Tüm sevdiklerimi bir, bir, Acımadan alan dünya.   Bırak Hakk’a kul olayım, Sana değil Mevla’yayım, Nasıl edip kurtulayım? Bırak beni yalan dünya.   Dünya, dünya yalan dünya, Beni benden çalan dünya, Tüm sevdiklerimi bir, bir, Acımadan alan dünya.   Zalimlerce sevilirsin, Başlara tac edilirsin, İşini iyi bilirsin, Bırak beni yalan dünya.   Dünya, dünya yalan dünya, Beni benden çalan dünya, Tüm sevdiklerimi bir, bir, Acımadan alan dünya.   Seyfullah Çakmak Rahmetullahi Aleyh

Ben Rabbime gidiyorum...

Ben Rabbime gidiyorum...   Beni vurdun mutlu musun? Ben Rabbime gidiyorum... Halen kinle besli misin? Ben Rabbime gidiyorum...   Benim içim sevgi dolu; Ben Rabbime gidiyorum... Senin için kinle dolu; Ben Rabbime gidiyorum...   Sen Kabil misin söyle bana? Ben Rabbime gidiyorum... Ruhun satmışsın şeytana; Ben Rabbime gidiyorum...   Senin gidecek neren var? Ben Rabbime gidiyorum... Cennette herkese yer var; Ben Rabbime gidiyorum...   Rabbim kâinatın Rabbi; Ben Rabbime gidiyorum... O'na döndürmüşüm kalbi; Ben Rabbime gidiyorum...   Tek doğru terazi orda; Ben Rabbime gidiyorum... Kulun hakkı kalmaz kulda; Ben Rabbime gidiyorum...   Yarın değil belki bugün; Ben Rabbime gidiyorum... Ne olacak senin halin; Ben Rabbime gidiyorum...   Emanet ailem Rabbe; Ben Rabbime gidiyorum... Derman var her türlü derde; Ben Rabbime gidiyorum...   Sinan Karakaş

Bırakma Beni

Bırakma Beni   'Hevâ'dan kaçmaya, ettim de yemin; Olmadım, yine de kendimden emin. Ey! Yüce Sahibim, Rabbül Âlemin, Nefsimle baş başa, bırakma beni!   Son buldu, kibirle büyük savaşım, Önünde eğildi, o mağrur başım. Gördün... Beytullah’ta seldi gözyaşım, Rahmetinden mahrum, bırakma beni!   Kişi gâfil ise, kelâm nâfile, Kalpler mutmaindir, zikrullah ile. Şu fâni dünyada, bir nefes bile, Kur’ân’dan nasipsiz, bırakma beni!   İbâdet tahtımdır, hidâyet tâcım, Başka hiçbir tâca, yok ihtiyacım, Her an, her mekânda Sana muhtâcım, Kapında secdesiz, bırakma beni!   Artık avutmuyor, ne söz ne beste, Emrini bekliyor, ruhum kafeste. Vuslat kapısında, o son nefeste, Şehâdetten gâfil, bırakma beni!   Affın azâbından, bilirim yüce, Doksan dokuz ismin, dilimde hece. Sorgu sual, başlayınca o gece; Kabirde cevapsız, bırakma beni!   Yaklaşan bir gün var, şartları yaman; Kur’ân der ki; O gün, verilmez aman. ...

Ben Razı Değilem Hicrana Gama

Ben Razı Değilem Hicrana Gama   Ben razı değilem hicrana gama, Garip gönlüm hâlden hâle salan var… Sabavetten beri bir yol gözlerim, El zanneder uzaklarda kalan var…   Didemden akıttım kanlı yaşımı, Karâmetten kurtaramam başımı, Gönül kalesinin mermer taşını, Hicran kalemiyle kırıp delen var…   Dere kenarında ufacık taşlar, Nedir bu feleğin ettiği işler? Deryada balıklar semada kuşlar, Dedim belki yâr yanından gelen var…   Sümmani'yem Yârab gönlüm hoş eyle! Ya sabır ver ya da bağrım taş eyle! Ya bir çift kanat ver yada kuş eyle! Tez ulaşam dost bağında talan var…   (Aşık Sümmani Rahmetullahi Aleyh)   Sebavet: Çocukluk dönemi)

Beni Medine’ye Götür!

Beni Medine’ye Götür!   Seher vakti esen rüzgâr, Beni Medine'ye götür! Yüreğimde bin yaram var, Beni Medine’ye götür!   Yoldaş eyle bulutları, Hızla aşır hudutları, Boşa salma umutları, Beni Medine’ye götür!   Yeşil Kubbe'yi göreyim, Cennet bağına gireyim, Ravza'da canım vereyim, Beni Medine’ye götür!   Kanadım ol kuş olayım, Gözden akan yaş olayım, Bir kenarda taş olayım, Beni Medine’ye götür!   Hakkı'yım budur muradım, Yıllarca dostu aradım, Nihayet bulsun feryadım, Beni Medine’ye götür!   Hakkı Şener

Ben Razı Değilem Hicrana Gama

Ben Razı Değilem Hicrana Gama   Ben razı değilem hicrana gama Garip gönlüm haldan hala salan var Sabavetten beri bir yol gözlerim El zanneder uzaklarda kalan var   Didemden akıttım kanlı yaşımı Karametten kurtaramam başımı Gönül kalesinin mermer taşını Hicran kalemiyle kırıp delen var   Sümmani'yem Yarab gönlüm hoş eyle Ya sabır ver ya da bağrım taş eyle Ya bir çift kanat ver yada kuş eyle Tez ulaşam dost bağında talan var   Aşık Sümmani Rahmetullahi Aleyh   Sebavet: Çocukluk dönemi)

Meğer Ben Ne Enayiymişim!

Resim
Meğer Ben Ne Enayiymişim! Sn. Milletvekilleri okusun, örnek alsın! Merhum Hasan Celal Güzel diyor ki: Efendim, artık 68 yaşında, su katılmamış bir avanak, hakikî bir budala ve gayrikabil-i ıslah bir 'enayi' olduğumu itiraf ediyorum. Bana küçük yaşımdan itibaren 'beytülmal’ ın mukaddesliğini öğretmişlerdi. Hiç kimse 'Devlet malı deniz, yemeyen domuz!' dememişti. Bütün ömrüm tâbir-i âmiyanesiyle 'eşşek gibi' çalışmakla geçti. Çalışma hayatımda tek gün dahi izin kullanmadım. Bir gece bile doyasıya uyuyamadım. Kimileri bana 'uykusuz müsteşar' adını takıp uçup kaçtığımı söylerdi ama 'Ne akılsız adam yahu!' şeklindeki fısıltılar, her gün yüzlerce telefon konuşmasıyla çınlayan kulaklarıma kadar gelirdi. Üzerinde 'T.C. Hükümeti' yazan kurşun kalemleri, silgileri ve kâğıtları, sadece resmî hizmetlerde, âdeta okşar gibi incitmemeye çalışarak kullanırdım. Çocuklarım devlet malına ellerini dahi süremezlerdi. Plakaları kırmızı ve ...

Allah Teâlâ’dan Başka Sığınılacak Yok

  Allah Teâlâ’dan Başka Sığınılacak Yok · Ben Allah Teâlâ’ya acizliğimle gittim, o bana merhametiyle geldi. · Ben Allah Teâlâ’ya günahlarımla gittim, o bana affıyla geldi. · Ben Allah Teâlâ’ya dertlerimle gittim, o bana dermanıyla geldi. · Ben Allah Teâlâ’ya imkânsız dualarımla gittim, o bana mucizeleriyle geldi. · Ben Allah Teâlâ’ya hastalığımla gittim, o bana şifasıyla geldi. · Anladım ki O'ndan başka sığınak, O'ndan başka sığınılacak yok!

Allah’ım, Beni Bana Bırakma!

Allah’ım, Beni Bana Bırakma!   Allah’ım, beni bana bırakma! Kendi haline bıraktıkların rezil oldu, sefil oldu. Beni âciz aklıma teslim etme Ya Rabbi! Aklına güvenenler, aklıyla ancak ahmaklığını buldu.   Allah’ım, beni kendine yakîn et! Elçin Muhammed'e (Sallallallahü Aleyhi Vesellem) pek yakınken, uzak kalan Ebu Talib'e ne yazık oldu! Uzaklardan Sana yaklaşan Necaşi, ne iyi etti de Seni buldu.   Allah’ım, kalbimi aşkınla doldur, aşkınla ağlat, aşkınla güldür! Senin aşkınla açıyorsa; ancak gül, güldür. Sana açılmayan çiçeği soldur, gülü de soldur. Seni anmayan dili lâl et, isyankâr sesleri sustur!   Ya Rabbi! Ben âcizim, biçareyim. Âcizliğime katından bir çare indir. Beni kibirden, gururdan hep uzak kıl, Lütfunla kuşat beni, rahmetinle sevindir.   Ya Rabbi! Senden başkasına yönümü çevirme, N’olur ömrümü de yolunda son buldur. Kalemi Senin için tutayım, kılıcı da Senin için.   Ya Rabbi ölümümü hayırlı eyle, ...