Kayıtlar

Mart 21, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Günahın Ne Kadar Çok Olsa da...

Günahın Ne Kadar Çok Olsa da... Hazreti Ali Radiyallahü Anh, günâhkâr olup ümidini kaybeden birine şöyle buyurur: "Senin günâhın ne kadar çok olsa da Rabbimizin rahmetinden daha çok olamaz!" Günahlar; Kebâir (Büyük günâhlar) ve segâir (Küçük günâhlar) diye ikiye ayrılır. Bazı hâllerde küçük günâhlar büyük olur. Dikkat edilmezse tehlike çanları çalıyor demektir. Bunlardan bir kısmı aşağıda yazılmıştır: Küçük de olsa günâh işlemekte ısrar etmek; devamlı yapmaktır: "Damlaya damlaya göl olur" demişler. Tekrar etmeyen büyük günâhın affı, devamlı işlenen küçük günâhın affından daha çok umulur. Bir taş üzerine çokça bir su dökülse, taşta bir iz bırakmadan akıp gider. Aynı su damla damla taşa akıtılırsa iz bırakır. Günâhı küçümsemek: İnsanlar günâhını büyük gördükçe, Allahü teâlâ onu küçültür, küçük gördükçe de onu büyültür. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki: "Mümin günâhını başı üzerinde asılı bir dağ gibi görür ve üzerine yıkılacağından korkar. Münâfık ise o...

Çanakkale'de

Çanakkale'de   Karanlık gecenin, soğuk ayazında, Silaha sarılan neferler vardı. Çatlak dudaklarla, sabah namazında, Allah’a yükselen dualar vardı.   Yârin cemalini seyre doymadan, Doğacak çocuğunu bile görmeden, Sabah vaktinde, güneş doğmadan, Cephenin yolunu tutanlar vardı.   Vatan, millet deyip öne atılan, Şehit atasının yerini alan, ‘Allah, Allah’ deyip, korkular salan, Henüz on beşinde aslanlar vardı.   Ulu Rahman’a kurban adanan, Sıladan, cepheye düğünle giden, Hakk’a kurban diye kına çalınan, Şahin gibi bakan Hasan’lar vardı.   Çakal, Türk yurdunu mesken tutunca, Anadolu toprağını, malı sayınca, Söz konusu vatan, millet olunca, Kurt misali dağlar aşanlar vardı.   Düşman donanması topa tutarken, Savaş tayyaresi çivi saçarken, Nefer şehit olup, mevzi düşerken, Sapasağlam duran imanlar vardı.   Cephane patlamış, mühimmat azalmış, Düşmanlar şahlanmış, mevziye dalmış, Elli tane nefer, pusuya durmuş, Cesur yüreklerle, süngüler vardı.   Sabah kahva...