Kayıtlar

Ölmeden etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Ölmeden Önce Bunların Hepsini Yapmaya Çalışın!

Ölmeden Önce Bunların Hepsini Yapmaya Çalışın!   Rabbimize Kavuşmadan Önce Bir Ömürlük Muhasebe Listesi “Her nefis ölümü tadacaktır.” (Âl-i İmrân, 3/185) “Bu dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Ahiret yurdu ise gerçek hayattır. Keşke bilselerdi!” (Ankebût, 29/64) Ölüm uzak bir ihtimal değil; her insanın mutlaka karşılaşacağı kesin bir hakikattir. Mesele yalnızca “Ölmeden önce neler yapmalıyım?” değildir. Asıl mesele: “Rabbime kavuşuncaya kadar nasıl yaşamalıyım?” Dünyayı tamamen terk etmek değil; dünyaya esir olmamak… Dünyayı elimizde tutup kalbimize yerleştirmemek… Dünyanın geçici, ahiretin kalıcı olduğunu unutmamak… Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem’in haber verdiği “vehn”den, yani dünya sevgisinin kalbi kuşatmasından ve ölümü kerih görmekten sakınmak… Bütün hayatımızı Allah Teâlâ’nın rızasına göre şekillendirmek… Bu listeyi kendimizi kontrol edeceğimiz bir muhasebe, tevbe, ıslah ve hazırlık listesi olarak okuyalım. Her madde için kendimize şu üç soruyu soral...

Mûtû Kable En Temûtû (Ölmeden Önce Ölünüz)

Mûtû Kable En Temûtû (Ölmeden Önce Ölünüz)   Vâsıl olmaz kimse, Hakk’a cümleden dûr olmadan; Kenz açılmaz şol gönülde tâ ki pür-nûr olmadan.   Sür çıkar ağyârı dilden, tâ tecellî ide Hakk; Pâdişâh konmaz sarâya hâne ma‘mûr olmadan.   “Mûtû kable en temûtû”, sırrını fehm eyleyen; Haşr ü neşri gördü bunda, nefha-i sûr olmadan.   Sen müyesser eyle, yâ Rab bizlere beytin tavâf; İlmin ile âmil eyle, vâde tekmîl olmadan.   Hak cemâlin Kâ‘besini kıldı, âşıklar tavâf; Yerde Kâ‘be gökyüzünde Beyt-i Ma‘mûr olmadan.   Mest olup mestâne geldim tâ ezelden tâ ebede; İçmişim aşkın şarâbın âb-ı engûr olmadan.   Mest olanların kelâmı, kendinden gelmez velî; Pes “Ene’l-Hakk” nice söyler kişi Mansûr olmadan.   Bir acep sevdaya düşmüş tutuşur Şemsî müdâm, Hakk’a makbûl olmak ister halka menfûr olmadan…   (Şemseddin Sivâsî Rahmetullahi Aleyh)   Bugünkü Türkçe İle Açıklaması   (Kişi, Allah’a (Hakk’a) ulaşamaz; ta ki her şeyden (masivâdan) uzaklaşmadıkça....

Ölmeden Önce Ölünüz

  Ölmeden Önce Ölünüz   "Ölmeden önce ölünüz!" hadis-i şerifi nasıl anlaşılmalıdır?   Cevap: Değerli kardeşimiz,   "Ölüm gelip çatmadan evvel, şehvanî ve nefsanî hislerinizi terk etmek suretiyle bir nevi ölünüz." (el-Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ, 2:29; İbn-i Hâcer el-Askalânî: "Senedli, vesikalı bir hadis değil derim" demiş, Ali el-Karî ise: "Mânâsı doğrudur" demiştir.)   İnsan, kendisinin âciz ve zelil, dünyanın aldatıcı ve fâni; âhiretin ise çok yakın olduğunu, tam olarak, ancak ölünce anlar. Bu söz ile ölmeden önce uyanmamız, hayatımıza çeki düzen vermemiz ihtar ediliyor.   Ölmeden önce ölmeyi başarmak, seçkin insanlara mahsus... Bizlere düşen, elden geldiğince onlara benzemeye gayret etmek... Bu emri dinleyen insan, dünyayı misafirhane, vücudunu ise emanet bilir. Ruhunu ve kalbini onlarda boğmaz. Bu hâl ile hallenen insan, ölmeden evvel ölmüş demektir.   İnsan ölümle birlikte hayatının hesabını da vermeye başlar. Öyle is...

İş İşten Geçmeden! Ölmeden Önce Bunu Mutlaka Okuyun!

İş İşten Geçmeden! (Ölmeden Önce Bunu Mutlaka Okuyun) Balıkçı bir adam bir gün güneş doğmadan sabah namazından az önce deniz kenarında oturuyormuş. Derken içi taş dolu bir torba bulur. Elini torbanın içine sokarak bir taş alır ve o taşı denize fırlatır. Taşı fırlattığı esnada suyun üzerinde çıkardığı ses adamın hoşuna gider. Tekrar ikinci bir taş alır ve onu da denize fırlatır. Çünkü taşın suya değerken çıkardığı ses balıkçıyı mutlu eder ve bu şekilde taşları teker teker fırlatır. Bu arada güneşin ışığı yavaş yavaş yaklaşır ve adamın elindeki taş dolu torbada yavaş yavaş belli olmaya başlar. Artık torbanın içinde sadece bir taş kalmıştır. Güneş açıp adam torbanın içine baktığında bir de ne görsün içindeki taşlar elmas taşlarıymış. Meğerse denize fırlattığı tüm taşlar elmasmış. Çok pişman bir şekilde şöyle demeye başlar: "Ey ahmak herif! Eğer bu taşların elmas olduğunu bilseydim sadece sesi kulağıma hoş geldiği için eğleneceğim diye onları hiç denize fırlatır mı...