Ölmeden Önce Bunların Hepsini Yapmaya Çalışın!
Ölmeden Önce Bunların Hepsini Yapmaya Çalışın!
Rabbimize Kavuşmadan Önce Bir Ömürlük Muhasebe Listesi
“Her nefis ölümü tadacaktır.” (Âl-i İmrân, 3/185)
“Bu dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Ahiret yurdu ise gerçek hayattır. Keşke bilselerdi!” (Ankebût, 29/64)
Ölüm uzak bir ihtimal değil; her insanın mutlaka karşılaşacağı kesin bir hakikattir. Mesele yalnızca “Ölmeden önce neler yapmalıyım?” değildir. Asıl mesele:
“Rabbime kavuşuncaya kadar nasıl yaşamalıyım?”
Dünyayı tamamen terk etmek değil; dünyaya esir olmamak… Dünyayı elimizde tutup kalbimize yerleştirmemek… Dünyanın geçici, ahiretin kalıcı olduğunu unutmamak… Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem’in haber verdiği “vehn”den, yani dünya sevgisinin kalbi kuşatmasından ve ölümü kerih görmekten sakınmak… Bütün hayatımızı Allah Teâlâ’nın rızasına göre şekillendirmek…
Bu listeyi kendimizi kontrol edeceğimiz bir muhasebe, tevbe, ıslah ve hazırlık listesi olarak okuyalım.
Her madde için kendimize şu üç soruyu soralım:
· Bu bende var mı?
·
Bunu
gerçekten yapıyor muyum?
·
Eksikse
bunu nasıl düzeltebilirim?
I. Ölümü, Ahireti ve Hayatın Gayesini Unutma
001 — Ölümün kesin olduğunu unutmayın.
“Her nefis ölümü tadacaktır.” (Âl-i İmrân, 3/185) Ne zaman öleceğimizi bilmiyoruz; fakat mutlaka öleceğimizi biliyoruz. Bu hakikati hayatımızın dışında bırakmayalım.
002 — Asıl hayatın ahiret hayatı olduğunu unutmayın.
Dünyayı geçici bir imtihan, ahireti ise ebedî hayat olarak görün. Dünyanın nimetlerinden faydalanın; fakat ahireti dünyaya feda etmeyin.
003 — Dünya hayatının geçiciliğini sık sık hatırlayın. Gençliğin, sağlığın, malın, makamın, güzelliğin, şöhretin ve sahip olduğumuz bütün nimetlerin geçici olduğunu düşünün.
004 — Vehnden sakının. Dünya sevgisinin kalbinizi kuşatmasına ve ölümü kerih görmenize izin vermeyin. Ölümü yalnızca bir ayrılık olarak değil, Rabbimize dönüş olarak düşünün.
005 — Dünyayı elinizde tutun, kalbinizde değil.
Mal sahibi olun; fakat malın esiri olmayın. Makam sahibi olun; fakat makam sizi büyütmesin. Nimetlerden istifade edin; fakat nimetler sizi Allah’ı unutturacak hâle getirmesin.
006 — Ölümü, kabri ve ahireti tefekkür edin.
Hayatınızın çeşitli dönemlerinde ölümü, kabri, dirilişi, hesabı, mizanı, sıratı, cenneti ve cehennemi düşünün.
007 — Kabir ziyaretlerini ibret ve tefekkür vesilesi hâline getirin.
Kabirleri ziyaret edin; ölümü ve ahireti hatırlayın. Kabir ziyaretini korku ve ümitsizlikten ziyade ibret, dua ve ahiret hazırlığı vesilesi hâline getirin.
008 — Hayatınızın gayesini unutmayın.
Allah Teâlâ: “Ben cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zâriyât, 56) buyuruyor. Kendinize zaman zaman: “Ben niçin yaşıyorum?” diye sorun.
II. İmanı Taklitten Tahkike Taşı
009 — Taklidî imandan tahkikî imana yükselmeye çalışın.
İmanınızı sadece aileden ve çevreden devralınmış bir kimlik olarak bırakmayın. Neye, neden ve nasıl iman ettiğinizi öğrenin.
010 — İman esaslarını sağlam kaynaklardan öğrenin.
Allah Teâlâ’ya, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe ve kadere iman konularında güvenilir Ehl-i sünnet kaynaklarından ilim edinin.
011 — Allah’ı daha iyi tanımaya çalışın.
Marifetullahı artırın. Allah Teâlâ’nın isimlerini ve sıfatlarını öğrenin. Kâinattaki kudret, hikmet, rahmet ve sanat tecellileri üzerinde tefekkür edin.
012 — Kur’an’ın Allah Teâlâ’nın kelâmı olduğuna dair imanınızı ilim ve tefekkürle güçlendirin.
Kur’an’ı yalnızca okumayın; anlamaya çalışın. Ayetlerin hayatınıza ne söylediğini düşünün.
013 — Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem’i daha iyi tanıyın.
Sîretini, sünnetini, ahlâkını ve tebliğ ettiği hakikatleri öğrenin. O’na olan muhabbetinizi artırın ve sünnetini hayatınıza taşımaya çalışın.
014 — İmanla ilgili sorularınızı ihmal etmeyin.
Zihninize gelen şüpheleri bastırmak yerine, güvenilir ilim ehline ve sağlam kaynaklara müracaat ederek cevaplarını arayın.
015 — İmanınızı ilim, tefekkür, marifet, muhabbet ve teslimiyetle derinleştirin.
Bilmekle yetinmeyin; bildiğiniz hakikatlerin kalbinize ve davranışlarınıza yansımasına gayret edin.
III. Kalbi Tasfiye, Nefsi Tezkiye Et
016 — Kalbinizi tasfiye etmeye çalışın.
Kalbi kibirden, hasetten, kinden, riyadan, gösterişten, dünya hırsından, kötü niyetten, aşırı şöhret ve makam arzusundan temizlemeye çalışın.
017 — Nefsinizi tezkiye edin.
“Nefsini arındıran gerçekten kurtuluşa ermiştir.” (Şems, 91/9) Nefsin her arzusunu yerine getirmeyin. Onu terbiye edin.
018 — Hevâ ve hevesin esiri olmayın.
Her istediğinizin sizin için hayırlı olmadığını bilin. Karar verirken “Nefsim ne istiyor?” kadar “Allah bundan razı olur mu?” sorusunu da sorun.
019 — Kibir yerine tevazuyu seçin.
Kendinizi başkalarından üstün görmeyin. Başarılarınız sizi büyütmesin.
020 — Haset yerine gıpta ve dua etmeyi öğrenin.
Başkasına verilen nimetin elinden alınmasını istemeyin. Allah Teâlâ’nın nimetlerini geniş kabul edin. Başkalarının iyiliğine sevinmeyi öğrenin.
021 — Kin ve intikam duygusunu kalbinizden temizlemeye çalışın.
Size yapılan haksızlığı unutmayabilirsiniz; fakat kalbinizi sürekli öfkenin esiri hâline getirmeyin. Affetmenin faziletini öğrenin.
022 — Kalb-i selîm sahibi olmaya çalışın.
Hedefiniz yalnızca çok amel etmek değil, Allah Teâlâ’nın huzuruna temiz bir kalple çıkabilmek olsun. “O gün ne mal fayda verir ne de evlat. Ancak Allah Teâlâ’ya kalb-i selîm ile gelenler başka.” (Şuarâ, 26/88-89)
023 — Kalbinizdeki gizli hastalıkları araştırın.
Riya, ucub, kibir, haset, sûizan, şöhret sevgisi, övülme arzusu, makam tutkusu ve insanlardan beklenti gibi kalbî hastalıkları fark etmeye çalışın.
024 — İnsanlara karşı hüsn-i zan beslemeye çalışın.
Delilsiz şekilde insanların niyetlerini kötüye yormayın. Kalbinizi sürekli sûizanla yormayın.
IV. Takvâ, Zühd, İhlâs ve İhsanla Yaşa
025 — Takvâyı hayat tarzı hâline getirin.
Allah Teâlâ’nın sizi her an gördüğünü bilerek yaşayın. Gizlide de açıkta da haramdan sakının.
026 — Şüpheli şeylerden mümkün olduğunca uzak durun.
Helâl ile haram arasında şüpheli alanlara düşmemek için ihtiyatlı olun.
027 — Zühdü öğrenin.
Zühd, dünyayı tamamen terk etmek değildir. Dünyanın kalbe hâkim olmasına izin vermemektir. Dünyaya sahip olurken dünyanın size sahip olmasına müsaade etmeyin.
028 — İhlâsı koruyun.
Amellerinizi insanların görmesi ve takdir etmesi için değil, Allah Teâlâ’nın rızası için yapın.
029 — Gizli amellerinizi artırın.
Kimsenin bilmediği, yalnızca Allah Teâlâ’nın bildiği bir ibadetiniz, sadakanız, duanız veya iyiliğiniz olsun.
030 — İhsan şuuruyla yaşayın.
Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem ihsanı, Allah Teâlâ’ya O’nu görüyormuş gibi kulluk etmek; siz O’nu görmüyorsanız da O’nun sizi gördüğünü bilmek şeklinde tarif etmiştir.
031 — Her işte Allah Teâlâ’nın rızasını arayın.
Yemekte, içmekte, çalışmakta, ticarette, aile hayatında, insanlarla ilişkilerde ve yalnız kaldığınızda: “Allah bundan razı olur mu?” sorusunu hayatınızın ölçüsü hâline getirin.
V. Tevbe, İstiğfar ve Günlük Muhasebe
032 — Sürekli tevbe ve istiğfar edin.
Günahı terk edin, pişman olun, tekrar etmemeye azmedin ve Allah Teâlâ’dan af dileyin.
033 — Günah işlediğinizde gecikmeden tevbe edin.
“Daha sonra tevbe ederim.” demeyin. Ölümün ne zaman geleceğini bilmiyorsunuz.
034 — Her gün nefsinizi hesaba çekin.
Kendinize sorun: “Bugün Allah için ne yaptım?”, “Vaktimi boşa harcadım mı?”, “Kimi kırdım?”, “Kime haksızlık ettim?”, “Nerede nefsime uydum?”, “Nerede Allah Teâlâ’nın rızasını insanların rızasına tercih edemedim?”
035 — Günahları küçük görmeyin.
“Bundan bir şey olmaz!” demeyin. Günahın küçüklüğünden önce kime karşı işlendiğini düşünün.
036 — İşlediğiniz iyiliklere güvenip amellerinize mağrur olmayın.
İbadetinize güvenmek yerine Allah Teâlâ’nın rahmetine sığının. Salih amel işledikçe şükredin ve kabulünü isteyin.
VI. Farzları ve Dinî Borçları Tamamla
037 — Beş vakit namazı hayatınızın merkezine alın.
Namazı ertelemeyin. Mümkün olduğunca huşû ve ihsan şuuru ile kılmaya çalışın.
038 — Varsa kaza namazlarınızı tespit edin ve eda edin.
Kaza borçlarınızı güvenilir bir ilmihal bilgisi ve ehil kimselerin rehberliğiyle belirleyin ve gücünüz nispetinde düzenli şekilde yerine getirin.
039 — Ramazan oruçlarınızı tamamlayın.
Varsa kaza oruçlarınızı yerine getirin. Fidye ve kefaret meselelerini kişisel durumunuza göre güvenilir bir ilmihal veya ehil âlimden öğrenin.
040 — Zekât borcunuzu hesaplayın ve ödeyin.
Geçmiş yıllara ait ödenmemiş zekât varsa tespit edip yerine getirin.
041 — Adak, kefaret ve diğer dinî mali yükümlülüklerinizi tespit edin.
Bunların her birinin hükmü farklı olabileceğinden güvenilir fıkıh bilgisine müracaat edin.
042 — Farz haccınız varsa geciktirmeyin.
Maddi, bedeni ve yol güvenliği gibi şer‘î şartlar oluşmuşsa farz olan haccı gereksiz yere ertelemeyin.
043 — Farzları nafilelerin önüne koyun.
Çok sayıda nafile ibadet yapmaya çalışırken üzerinizdeki farzları ve kul haklarını ihmal etmeyin.
VII. Kur’an-ı Kerim, Dua, Zikir ve Salâvat
044 — Kur’an-ı Kerîm’i düzenli okuyun.
Kur’an’ı hayatınızın ayrılmaz bir parçası hâline getirin.
045 — Kur’an’ın anlamını okuyun ve anlayarak yaşamaya çalışın.
En azından bir defa Kur’an’ın anlamını baştan sona, güvenilir bir meal ve mümkünse ehil bir tefsir eşliğinde okuyun. Kendinize: “Rabbim benden ne istiyor?” diye sorun.
046 — Kur’an’ı hayatınıza taşıyın.
Amaç yalnızca hatim sayısını artırmak değil; Kur’an’ın ahlâkını ve emirlerini hayatınıza yansıtmaktır.
047 — Kur’an hatmi yapmayı hedefleyin.
Hayatınız boyunca en az bir hatim hedefleyin; gücünüz yettikçe düzenli hatimler yapın.
048 — Duayı hayatınızın bir parçası hâline getirin.
Sadece sıkıntı zamanlarında değil, nimet zamanlarında da dua edin.
049 — Salâvat-ı şerifeyi artırın.
Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem’e olan muhabbetinizi salâvatla ifade edin. Dileyen kimse kendisi için düzenli bir salâvat programı belirleyebilir.
050 — Esmâü’l-Hüsnâ’yı öğrenin.
Allah Teâlâ’nın güzel isimlerini ve anlamlarını öğrenin. Bu isimlerin manalarını düşünün ve onlarla Allah Teâlâ’ya dua edin.
051 — Sabah ve akşam ezkârını hayatınıza yerleştirin.
Güvenilir hadis kaynaklarında yer alan sabah-akşam zikirlerinden istifade edin.
052 — Evrad ve ezkârla kalbinizi diri tutun.
Güvenilir âlimlerin ve tasavvuf büyüklerinin hazırladığı evrad ve ezkârdan, dinî hükümlere aykırı olmayan ölçüler içerisinde istifade edebilirsiniz.
053 — Cevşen-i Kebîr ve benzeri evradı doğru konumlandırın.
Bunları dua ve zikir metni olarak okuyabilirsiniz; fakat Cevşen-i Kebîr’i sahih hadis kitabında Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem’den sabit olmuş bir hadis gibi sunmamaya dikkat edin.
VIII. Gece İbadeti, Seher Vakti ve Nafileler
054 — Teheccüd ve gece ibadetine alışmaya çalışın.
Hayatınızın belirli bir döneminde dahi olsa gece ibadetini düzenli hâle getirin.
055 — Seher vaktini ibadet, Kur’an, dua ve istiğfarla değerlendirin.
Mümkün olduğunca gecenin bir bölümünü Allah Teâlâ ile baş başa kalmaya ayırın. “Onlar geceleri pek az uyurlardı. Seher vakitlerinde de istiğfar ederlerdi.” (Zâriyât, 17-18)
056 — Gece ibadetinden sonra istiğfar edin.
Kul, ibadetini yeterli görmemeli; yaptığı ibadetteki kusurlar için de Allah Teâlâ’dan bağışlanma dilemelidir.
057 — Seherlerde ve namazlardan sonra hüsn-i hâtime isteyin.
058 — Kuşluk (Duha) namazını hayatınıza yerleştirin.
İmkânınız oldukça duha namazını kılmaya gayret edin.
059 — Evvâbin namazını nafile olarak kılmaya gayret edin.
060 — Her abdestten sonra iki rekât namaz kılmayı alışkanlık hâline getirin. Bunun faziletine dair sahih hadisler vardır. İmkânınız oldukça uygulayın.
061 — Tesbih namazını nafile olarak değerlendirin. Ömrünüzde bir defa olsun kılmaya çalışın.
062 — Ramazan’ın son on gününü ihya etmeye çalışın.
Gücünüz yetiyorsa sünnete uygun şekilde itikâfa girin. İmkân bulunmuyorsa son on günün gecelerini ibadet, Kur’an, dua ve tefekkürle değerlendirin.
063 — Nafile oruçları artırın.
Pazartesi-perşembe, eyyâm-ı bîd ve diğer sünnet ve nafile oruçlardan gücünüz nispetinde istifade edin.
064 — Receb, Şaban ve Ramazan aylarını değerlendirin.
Bu aylarda ibadetlerinizi artırın. Üzerinizde kaza veya kefaret borcu varsa bunların hükümlerini ayrıca öğrenin.
IX. Salih Amelleri Çoğalt
065 — Allah Teâlâ için infak edin.
Malınızı Allah Teâlâ’nın rızası için harcamayı öğrenin.
066 — Sadakayı artırın.
Az da olsa devamlı sadakaya önem verin.
067 — Gizli bir iyilik yapın.
Sadece Allah Teâlâ’nın bildiği gizli bir sadakanız, yardımınız, duanız veya hayrınız olsun.
068 — Ümmet-i Muhammed’i ve insanlığı düşünün.
Kendinize: “Bugün ümmet için ne yaptım?” ve “İnsanların sıkıntılarını azaltmak için ne yapabilirim?” sorularını sorun.
069 — Bir yetimin veya ihtiyaç sahibinin elinden tutun.
Maddi veya manevi olarak onun yanında olun.
070 — Bir gönül tamir edin.
Kırık bir kalbi onarın. Küskün iki insanı barıştırın. Bir mazlumun duasını almaya çalışın.
071 — Hayırlı bir neslin yetişmesine vesile olun.
Çocuklarınızın iman ve ahlâk eğitimine önem verin. İmkânınız varsa bir öğrencinin eğitimine destek olun.
072 — Faydalı ilim bırakın.
Öldükten sonra da insanların istifade edeceği bilgi, eser veya eğitim faaliyetlerine katkıda bulunun.
073 — Sadaka-i câriye bırakın.
Su, eğitim, ilim, hayır eseri veya insanların sürekli faydalanacağı kalıcı bir hizmete katkıda bulunun.
074 — İnsanların hayatını kolaylaştıran biri olun.
Sizden sonra: “Allah ondan razı olsun.” diyecek insanların bulunmasına vesile olacak işler yapın.
X. Güzel Ahlâk ve Dilin Muhafazası
075 — Dilinizi gıybetten koruyun.
Bir süre kendinizi adeta “gıybet orucu” tutar gibi eğitin.
076 — Yalandan uzak durun.
Şaka için dahi olsa yalanı alışkanlık hâline getirmeyin.
077 — İftiradan ve kötü sözden sakının.
Bir insan hakkında bilmediğiniz şeyi söylemeyin.
078 — İnsanların ayıplarını araştırmayın ve yaymayın.
Başkalarının kusurlarını teşhir etmekten sakının.
079 — Sözünüze dikkat edin.
Bir cümlenin bir insanı yıllarca yaralayabileceğini unutmayın.
080 — Merhametli olun.
İnsanlara, çocuklara, yaşlılara, fakirlere, hastalara, hayvanlara ve bütün mahlûkata merhametle davranın.
081 — Affetmeyi öğrenin.
Size haksızlık yapanları mümkün olduğunca Allah rızası için affetmeye çalışın. Ancak affetmenin, zulmü meşru görmek veya devam eden bir zulme boyun eğmek anlamına gelmediğini unutmayın.
082 — Güzel ahlâkı ibadet kadar önemseyin.
İmanınızın ve ibadetlerinizin insanlarla ilişkilerinize yansımasına dikkat edin.
XI. Anne-Baba, Aile ve Sıla-i Rahim
083 — Anne-babanız hayattaysa gönüllerini alın.
Onlara iyilik edin. Dualarını almaya çalışın.
084 — Vefat etmiş anne-babanız için dua edin.
Onların adına sadaka ve hayır yapın. Dostlarını ve akrabalarını gözetmeye çalışın.
085 — Eşinizin hakkını gözetin.
Eşinize karşı adaletli, merhametli ve güzel ahlâklı olun.
086 — Çocuklarınıza sadece mal değil, iman ve ahlâk mirası bırakın.
Onlara güzel örnek olun.
087 — Çocuklarınız arasında adaleti gözetin.
Hayattayken yapılan bağış ve hibelerde çocuklara karşı adalet meselesini önemseyin. Bir çocuğu diğerlerine karşı haksız şekilde kayırmaktan sakının.
088 — Küs olduğunuz akrabalarla barışın.
Sıla-i rahmi yeniden canlandırın.
089 — Uzun zamandır aramadığınız yakınlarınızı arayın.
Ölüm gelmeden önce gönülleri alın.
090 — Ailenize dinî ve ahlâkî nasihatler bırakın.
Onlara Allah’ı, namazı, Kur’an’ı, güzel ahlâkı, helâl kazancı, kul hakkını ve ahireti hatırlatın.
XII. Kul Haklarını Temizle
091 — Üzerinizdeki kul haklarını tek tek tespit edin.
Kendinize sorun: Kimden ne aldım? Kime ne borçluyum? Kimi incittim? Kimin malına veya hakkına zarar verdim? Kimin emeğinin karşılığını vermedim?
092 — Kamu hakkı ve kamu malları konusunda titiz olun.
Devlet malı, kamu kaynakları, çalışan hakkı veya topluma ait alanlardaki ihlalleri tespit edip telafi etmeye çalışın.
093 — Borçlarınızı ve alacaklarınızı yazılı hâle getirin.
Ödenmemiş borçları kaydedin. Ailenizin sizden sonra neyin nerede olduğunu bilebilmesini sağlayın.
094 — Borçlarınızı ödemeye çalışın.
Ödeyebildiğinizi geciktirmeyin.
095 — Emanetleri sahiplerine ulaştırın.
Yanınızda bulunan emanetleri ölümden önce teslim edin.
096 — Hakkına girdiğiniz kişilerden helâllik isteyin.
Mümkünse hakkı sahibine iade edin. Gerekiyorsa açıkça özür dileyin.
097 — Maddi kul haklarını yalnızca sözle helâlleşmeye bırakmayın.
Birinin parasını, malını veya hakkını aldıysanız mümkün olduğunca bizzat iade edin.
098 — Helâlleşmenin mümkün olmadığı durumlarda telafi yollarını arayın.
Hak sahibine ulaşamıyorsanız meselenin fıkhî durumunu güvenilir bir âlime danışın.
099 — Ölen veya ulaşılamayan hak sahiplerinin haklarını araştırın.
“Nasıl olsa kimse bilmiyor!” demeyin. Allah Teâlâ biliyor.
100 — Gıybet ve benzeri manevi kul haklarında ölçülü davranın.
Her durumda gidip kişiye “Senin gıybetini yaptım.” demek daha büyük bir zarara yol açabilir. Güvenilir bir âlime danışarak uygun telafi yolunu öğrenin; kişi hakkında hayır dua edin ve gıybet ettiğiniz yerde onu hayırla anmaya çalışın.
XIII. Helâl Lokma ve Malî Temizlik
101 — Kazancınızı gözden geçirin.
Kazancınızın helâl olup olmadığını kontrol edin.
102 — Bütün haramlardan uzak durun.
İçki, zina, faiz, kumar, rüşvet, hile, gasp, haksız kazanç ve insanların mallarını haksız şekilde elde etmekten… sakının.
103 — Şüpheli kazanç konusunda hassas olun.
Helâl olduğu açık olmayan kazançlar konusunda güvenilir ilim ehline danışın.
104 — Haram maldan temizlenmeye çalışın.
Üzerinizde kul hakkı bulunan malları mümkün olduğunca hak sahiplerine iade edin. Haram kazancın tasfiyesiyle ilgili ayrıntıları ehil bir fıkıh âlimine danışın.
105 — İsraftan sakının.
Nimetleri şükürle kullanın.
106 — Malınızın nereden geldiğini ve nereye gittiğini bilin.
Kazancınızı, borçlarınızı, alacaklarınızı, yatırımlarınızı ve ortaklıklarınızı düzenli şekilde kayıt altına alın.
XIV. Hayvanlara, Tabiata ve Bütün Mahlûkata
Karşı Sorumluluk
107 — Hayvanlara eziyet etmeyin.
Allah Teâlâ’nın yarattığı canlılara merhamet gösterin.
108 — Hayvanların haklarını gözetin.
Aç bırakmayın, susuz bırakmayın, gereksiz yere eziyet etmeyin.
109 — Tabiata karşı sorumluluğunuzu yerine getirin.
Gereksiz yere çevreye zarar vermeyin. Suyu, toprağı, ağaçları ve diğer nimetleri israf etmeyin.
110 — Geçmişte verdiğiniz zararları mümkün olduğunca telafi edin.
Bir canlıya eziyet etmişseniz tövbe edin ve imkânınız ölçüsünde telafi edici bir iyilik yapın.
XV. Kurban ve Teslimiyet
111 — Üzerinize vacip olan kurbanı yerine getirin.
Kurbanın sizin mezhebinizdeki hükmünü ve şartlarını öğrenin.
112 — Nafile kurbanla da Allah Teâlâ’ya yaklaşmayı düşünün.
İmkânınız varsa nafile kurban vesilesiyle infak ve ikramda bulunun.
113 — Kurbanın ruhunu anlayın.
Kurbanı yalnızca bir hayvan kesmek olarak değil; teslimiyet, takvâ, şükür, infak ve Allah Teâlâ’ya yaklaşma şuuru içerisinde değerlendirin. Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in teslimiyetini hatırlayın.
XVI. Hac, Umre ve Mukaddes Beldeler
114 — Hac ibadetini öğrenerek yapın.
Haccın farzlarını, vaciplerini, sünnetlerini ve ihram hükümlerini önceden öğrenin.
115 — İmkânınız varsa umre yapın.
Mukaddes beldeleri ziyaret ederek ibadet, tefekkür ve şükür şuurunuzu güçlendirin. Ancak umreyi farz hac ile aynı derecede zorunlu bir ibadet olarak görmeyin.
116 — Hac ve umreyi turistik bir yolculuğa dönüştürmeyin.
Mekke ve Medine’yi ziyaret ederken kalbinizi Allah Teâlâ’ya, Resûlüne Sallallahü Aleyhi ve Sellem, ibadete, duaya ve tefekküre yöneltin.
XVII. Sadaka-i Câriye ve Ardınızda
Bırakacağınız İz
117 — Öldükten sonra devam edecek bir hayır bırakın.
Faydalı ilim, hayırlı evlat, sadaka-i câriye, bir öğrencinin yetişmesine vesile olmak veya insanların faydalanacağı bir eser… Bunlardan birini veya daha fazlasını hayatınıza yerleştirin.
118 — Hayırlı evlat yetiştirmeye önem verin.
Çocuğunuzun yalnızca dünya başarısıyla değil; iman, ibadet, ahlâk ve insanlık bakımından yetişmesiyle ilgilenin.
119 — Faydalı eser bırakın.
Bir kitap, eğitim çalışması, ilim hizmeti, öğrenci yetiştirme veya insanların faydalanacağı kalıcı bir eser bırakmaya çalışın.
120 — İnsanların hayatını kolaylaştırın.
Öldüğünüzde ardınızdan yalnızca “Çok mal bıraktı.” denilmesinden ziyade “Çok hayır bıraktı.” denilecek bir hayat yaşamaya çalışın.
XVIII. Vasiyet, Miras ve Terekenin Düzenlenmesi
121 — Şer‘î ölçülere uygun bir vasiyet hazırlayın.
Borçlarınızı, emanetlerinizi, alacaklarınızı ve ölümünüzden sonra yerine getirilmesini istediğiniz meşru hususları yazılı hâle getirin.
122 — Vasiyetinizi son ana bırakmayın.
Vasiyeti bulunan kimsenin bunu yazılı ve güvenilir şekilde muhafaza etmesi konusunda Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem’in teşviklerini dikkate alın.
123 — Borçlarınızı ve emanetlerinizi açıkça kaydedin.
Kime ne kadar borçlu olduğunuzu, kimden alacağınız bulunduğunu ve kimlerin emanetlerinin sizde olduğunu mümkün olduğunca açık şekilde belirtin.
124 — Vasiyetin uygulanmasından sorumlu güvenilir bir kişi belirleyin.
Vasiyetinizin uygulanmasını takip edecek güvenilir bir vasî/yürütücü belirleyin.
125 — Miras ile vasiyeti birbirine karıştırmayın.
Miras, Allah Teâlâ’nın belirlediği paylar çerçevesinde dağıtılır. Vasiyet ise ölümden sonra yerine getirilmek üzere yapılan ve şeriatın izin verdiği tasarruftur.
126 — Mirasçıların haklarına müdahale etmeyin.
Mirasçıların Allah tarafından belirlenen haklarını haksız şekilde engellemeyin.
127 — Mirasçı lehine vasiyet konusunda ehil bir âlime danışın.
“Vârise vasiyet yoktur.” kaidesini ve bu konudaki fıkhî ayrıntıları dikkate alın. Kişisel durumunuzu güvenilir bir âlime danışarak düzenleyin.
128 — Vasiyetinizi üçte bir sınırını gözeterek hazırlayın.
Sa’d b. Ebî Vakkâs Radiyallahü Anh hadisi gereğince vasiyet için temel sınır terekenin üçte biridir. Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem: “Üçte biri; üçte bir de çoktur.” buyurmuştur.
129 — Mirasçıların ihtiyaçlarını da düşünün.
Hayır yapma arzusu, geride bırakılanların meşru haklarını çiğneme noktasına taşınmamalıdır.
130 — Mirasçı olmayan hayır sahiplerine vasiyet düşünün.
Fakirler, ihtiyaç sahipleri, ilim ve hayır işleri için üçte bir sınırı içerisinde vasiyet bırakmayı değerlendirebilirsiniz.
131 — Terekenin tasfiyesini doğru yapın.
Ölümden sonra terekenin paylaşımında cenazenin gerekli masrafları, borçlar, geçerli vasiyetler ve ardından miras payları gibi fıkhî sıralamanın gözetilmesi gerekir. Bu konuda güvenilir bir miras/feraiz uzmanı veya ehil bir âlimle hareket edin.
132 — Hayattayken yaptığınız hibeleri vasiyetle karıştırmayın.
Hibe, hayattayken yapılan mal devridir; vasiyet, ölümden sonra sonuç doğuran tasarruftur. Hayattayken çocuklara mal verme meselesinde de adalet ve mezhep hükümleri gözetilmelidir.
XIX. Dijital Miras ve Mahremiyetin Korunması
133 — Dijital mirasınızı temizleyin.
Sosyal medya hesaplarınızı, mesajlarınızı, paylaşımlarınızı ve dijital içeriklerinizi gözden geçirin.
134 — Günaha vesile olabilecek içerikleri temizleyin.
Gıybet, iftira, hakaret, mahremiyet ihlali veya başka günahlara vesile olabilecek içerikleri ölümden önce gözden geçirin.
135 — Geride bıraktığınız içerikleri düşünün.
Siz öldükten sonra paylaşılmaya devam edecek bir yazı, video veya görüntünün hayra mı yoksa günaha mı vesile olacağını düşünün.
136 — Dijital hesaplarınızın hukuki ve pratik durumunu düzenleyin.
Vefatınız hâlinde ailenizin hangi hesapların, dijital varlıkların veya önemli dosyaların bulunduğunu öğrenebilmesini sağlayacak şekilde gerekli bilgileri güvenli ve hukuka uygun biçimde düzenleyin.
137 — Dijital dünyada da kul hakkını gözetin.
Bir insanın fotoğrafını, özel bilgisini veya mesajını izinsiz paylaşmayın. Dijital ortamda yapılan kul hakkının da gerçek hayattaki kul hakkı olduğunu unutmayın.
138 — Hususi eşya ve mahremiyet temizliği yapın.
Geride kalan özel defterler, mektuplar veya başkalarının gizliliklerine dair iz taşıyan fiziksel eşyaların vefatınızdan sonra bir fitneye sebebiyet vermemesi için imhasını yahut muhafazasını vasiyet edin.
XX. Hüsn-i Hâtime ve Son Muhasebe
139 — Her zaman hüsn-i hâtime isteyin.
Allah Teâlâ’dan iman üzere yaşamayı ve imanla ruh teslim etmeyi isteyin. Her namazdan sonra ve özellikle seherlerde hüsn-i hâtime isteyin. Şöyle dua edebilirsiniz:
اللَّهُمَّ أَحْسِنْ عَاقِبَتَنَا فِي الْأُمُورِ كُلِّهَا، وَأَجِرْنَا مِنْ خِزْيِ الدُّنْيَا وَعَذَابِ الْآخِرَةِ
“Allah’ım! Bütün işlerimizde akıbetimizi (sonumuzu) güzel eyle. Bizi dünyada rezil olmaktan ve ahiret azabından koru.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 181)
140 — Allah Teâlâ’dan af dileyin.
اللّٰهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنِّي
“Allah’ım! Şüphesiz Sen affedicisin, affetmeyi seversin; beni de affet.”
Bu dua sahih hadisle sabittir ve özellikle Kadir Gecesi duası olarak Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem tarafından öğretilmiştir. Bununla beraber Allah Teâlâ’dan af dilemek her zaman güzeldir.
141 — Nimet, afiyet ve güzel son için dua edin.
اَللّٰهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ تَمَامَ النِّعْمَةِ وَدَوَامَ الْعَافِيَةِ وَحُسْنَ الْخَاتِمَةِ
“Allah’ım! Senden nimetin tamamını, afiyetin devamını ve güzel bir son diliyoruz.”
Bu lafızla dua edilebilir; ancak bunu Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem’in sahih hadisle sabit olmuş özel bir duası olarak göstermemek gerekir.
142 — Kelime-i tevhid üzere yaşamaya ve ölümü onunla karşılamaya çalışın.
Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem’in: “Kim ki son sözü ‘Lâ ilâhe illallah’ (Allah’tan başka ilah yoktur) olursa cennete girer.” (Ebû Dâvûd, Cenâiz, 20, Hadis No: 3116; Hâkim, el-Müstedrek, I, 351)
143 — Ölüm anındaki kişiye güzel sözlerle yardımcı olun.
Gereksiz tartışmalardan, korkutucu konuşmalardan ve dünyevî hesaplaşmalardan uzak durun. Kelime-i tevhidi hatırlatın; ancak kişiyi bunaltacak şekilde zorlamayın.
144 — Ölüm yaklaştığında borçlarınızı, emanetlerinizi ve vasiyetinizi son kez kontrol edin.
Kime borçlusunuz? Ne kadar? Nerede kayıtlı? Aileniz biliyor mu? Emanetler sahiplerine ulaştı mı? Vasiyetiniz şer‘î ölçülere uygun mu?
145 — Kul haklarınızı tekrar düşünün.
Kırdığınız, üzdüğünüz veya hakkına girdiğiniz insanlar var mı? Mümkün olan hakları iade edin ve helâllik isteyin.
146 — Anne-babanızın ve ailenizin gönlünü alın.
Hayattalarsa anne-babanızın rızasını kazanmaya gayret edin. Eşiniz, çocuklarınız, kardeşleriniz ve yakınlarınızla helâlleşin.
147 — Allah Teâlâ’nın rahmetinden ümit kesmeyin.
Ölüm yaklaşırken günahları düşünmek tevbe ve ümit doğurmalı; insanı Allah Teâlâ’nın rahmetinden ümitsizliğe sürüklememelidir.
148 — Allah Teâlâ hakkında hüsn-i zan besleyin.
Korku ile ümit arasında olun. Günahlardan korkun; fakat Allah Teâlâ’nın rahmetinden ümidinizi kesmeyin.
149 — Kendinize son olarak şu soruyu sorun:
“Bugün Rabbime kavuşmaya hazır mıyım?”
XXI. Bütün Bu Yolculuğun Özü
Bu listeyi bitirmek, ölüm için hazır olmak anlamına gelmez. Çünkü ölüm hazırlığı bir defalık bir proje değil, ömür boyu devam eden bir kulluk hâlidir.
Her gün biraz daha:
İmandan marifete… Marifetten muhabbete… Muhabbetten kulluğa… Kulluktan ihlâsa… İhlâstan ihsana… İhsandan güzel bir hâtimeye… Yürümeye çalışmaktır.
İnsan bazen düşer; yeniden kalkar. Günah işler; tevbe eder. Gaflete düşer; yeniden Allah’ı hatırlar. Kalbi kararır; istiğfarla temizlemeye çalışır. İnsanlara haksızlık eder; hakkı sahibine iade eder. Bir gün dünyadan ayrılır.
Önemli olan, o güne kadar Allah Teâlâ’ya doğru yürüyor olmasıdır.
XXII. Dua
Allah’ım! Bize iman üzere yaşamayı nasip eyle.
İmanımızı taklitten tahkike, bilgiden marifete, marifetten muhabbete ve muhabbetten güzel kulluğa ulaştırmayı nasip eyle.
Bizi takvâ, zühd, ihlâs ve ihsan üzere yaşayan kullarından eyle.
Dünyayı elimizde tutmayı, fakat kalbimize yerleştirmemeyi nasip eyle.
Bizi dünya sevgisinin kalplerimizi kuşatmasından ve ölümü kerih görmekten muhafaza eyle.
Bizi dünya hırsından muhafaza eyle.
Farzlarını hakkıyla eda eden, haramlardan sakınan ve salih amellerini çoğaltan kullarından eyle.
Bizi kalbini tasfiye eden, nefsini tezkiye eden bahtiyar kullarından eyle!
Kur’an-ı Kerim’i okumayı, anlamayı, yaşamayı ve onunla ahlâklanmayı; Efendimiz Aleyhisselâm’ın nurlu sünnetine uymayı nasip eyle.
Bizi ölümü unutmayan, ölümü Sana kavuşmak olarak gören kullarından eyle!
Allah’ım! Günahlarımızı bağışla. Kusurlarımızı ört. Tevbelerimizi, istiğfarlarımızı ve dualarımızı kabul eyle.
Son nefesimizde Kelime-i Şehadet getirerek ruhunu teslim eden, razı olduğun kullarından eyle!
Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem’in şefaatine nail eyle.
Âmin! Âmin! Âmin!
Son Söz
Ölüm için hazırlanmak; çok şey biriktirmek değil, yüklerden kurtulmaktır.
Borçtan kurtulmak… Kul hakkından kurtulmak… Günahtan kurtulmak… Kinden kurtulmak… Kibirden kurtulmak… Dünya esaretinden kurtulmak… Kalbi Allah Teâlâ’dan uzaklaştıran her şeyden kurtulmak…
Ve geriye: İman, Tevbe, İhlâs, Güzel ahlâk, Salih amel, Helâl
lokma, Ödenmiş haklar, Teslim edilmiş emanetler, Helâlleşilmiş gönüller ve
Allah Teâlâ’ya yönelmiş bir kalp… Bırakmaktır.
Çünkü insanın dünyadan götüreceği şey, malı ve makamı değil; imanı, ameli ve Allah Teâlâ’nın rahmetine olan ihtiyacıdır.
“Her nefis ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.” (Ankebût, 29/57)
Öyleyse daha vakit varken:
Tevbe edelim. Hakları ödeyelim. Helâlleşelim. Kalbimizi temizleyelim. Farzlarımızı tamamlayalım. Kur’an’a dönelim. Seherlerde Allah Teâlâ’ya yönelip istiğfar edelim. Gizli hayırlar yapalım. Ailemizin gönlünü alalım. Vasiyetimizi ve borçlarımızı düzenleyelim.
Ve her gece kendimize şu soruyu soralım:
“Bugün Rabbime kavuşsaydım, O’nun huzuruna hangi kalple çıkacaktım?”
Sonra da yarına bırakmadan, bugün düzeltebileceğimiz ne varsa düzeltmeye başlayalım.
Hazırlayan
Fakir Kardeşiniz
Yaşar Akkaş
“Her nefis ölümü tadacaktır.” (Âl-i İmrân, 3/185)
“Bu dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Ahiret yurdu ise gerçek hayattır. Keşke bilselerdi!” (Ankebût, 29/64)
Ölüm uzak bir ihtimal değil; her insanın mutlaka karşılaşacağı kesin bir hakikattir. Mesele yalnızca “Ölmeden önce neler yapmalıyım?” değildir. Asıl mesele:
“Rabbime kavuşuncaya kadar nasıl yaşamalıyım?”
Dünyayı tamamen terk etmek değil; dünyaya esir olmamak… Dünyayı elimizde tutup kalbimize yerleştirmemek… Dünyanın geçici, ahiretin kalıcı olduğunu unutmamak… Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem’in haber verdiği “vehn”den, yani dünya sevgisinin kalbi kuşatmasından ve ölümü kerih görmekten sakınmak… Bütün hayatımızı Allah Teâlâ’nın rızasına göre şekillendirmek…
Bu listeyi kendimizi kontrol edeceğimiz bir muhasebe, tevbe, ıslah ve hazırlık listesi olarak okuyalım.
Her madde için kendimize şu üç soruyu soralım:
· Bu bende var mı?
001 — Ölümün kesin olduğunu unutmayın.
“Her nefis ölümü tadacaktır.” (Âl-i İmrân, 3/185) Ne zaman öleceğimizi bilmiyoruz; fakat mutlaka öleceğimizi biliyoruz. Bu hakikati hayatımızın dışında bırakmayalım.
002 — Asıl hayatın ahiret hayatı olduğunu unutmayın.
Dünyayı geçici bir imtihan, ahireti ise ebedî hayat olarak görün. Dünyanın nimetlerinden faydalanın; fakat ahireti dünyaya feda etmeyin.
003 — Dünya hayatının geçiciliğini sık sık hatırlayın. Gençliğin, sağlığın, malın, makamın, güzelliğin, şöhretin ve sahip olduğumuz bütün nimetlerin geçici olduğunu düşünün.
004 — Vehnden sakının. Dünya sevgisinin kalbinizi kuşatmasına ve ölümü kerih görmenize izin vermeyin. Ölümü yalnızca bir ayrılık olarak değil, Rabbimize dönüş olarak düşünün.
005 — Dünyayı elinizde tutun, kalbinizde değil.
Mal sahibi olun; fakat malın esiri olmayın. Makam sahibi olun; fakat makam sizi büyütmesin. Nimetlerden istifade edin; fakat nimetler sizi Allah’ı unutturacak hâle getirmesin.
006 — Ölümü, kabri ve ahireti tefekkür edin.
Hayatınızın çeşitli dönemlerinde ölümü, kabri, dirilişi, hesabı, mizanı, sıratı, cenneti ve cehennemi düşünün.
007 — Kabir ziyaretlerini ibret ve tefekkür vesilesi hâline getirin.
Kabirleri ziyaret edin; ölümü ve ahireti hatırlayın. Kabir ziyaretini korku ve ümitsizlikten ziyade ibret, dua ve ahiret hazırlığı vesilesi hâline getirin.
008 — Hayatınızın gayesini unutmayın.
Allah Teâlâ: “Ben cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zâriyât, 56) buyuruyor. Kendinize zaman zaman: “Ben niçin yaşıyorum?” diye sorun.
009 — Taklidî imandan tahkikî imana yükselmeye çalışın.
İmanınızı sadece aileden ve çevreden devralınmış bir kimlik olarak bırakmayın. Neye, neden ve nasıl iman ettiğinizi öğrenin.
010 — İman esaslarını sağlam kaynaklardan öğrenin.
Allah Teâlâ’ya, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe ve kadere iman konularında güvenilir Ehl-i sünnet kaynaklarından ilim edinin.
011 — Allah’ı daha iyi tanımaya çalışın.
Marifetullahı artırın. Allah Teâlâ’nın isimlerini ve sıfatlarını öğrenin. Kâinattaki kudret, hikmet, rahmet ve sanat tecellileri üzerinde tefekkür edin.
012 — Kur’an’ın Allah Teâlâ’nın kelâmı olduğuna dair imanınızı ilim ve tefekkürle güçlendirin.
Kur’an’ı yalnızca okumayın; anlamaya çalışın. Ayetlerin hayatınıza ne söylediğini düşünün.
013 — Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem’i daha iyi tanıyın.
Sîretini, sünnetini, ahlâkını ve tebliğ ettiği hakikatleri öğrenin. O’na olan muhabbetinizi artırın ve sünnetini hayatınıza taşımaya çalışın.
014 — İmanla ilgili sorularınızı ihmal etmeyin.
Zihninize gelen şüpheleri bastırmak yerine, güvenilir ilim ehline ve sağlam kaynaklara müracaat ederek cevaplarını arayın.
015 — İmanınızı ilim, tefekkür, marifet, muhabbet ve teslimiyetle derinleştirin.
Bilmekle yetinmeyin; bildiğiniz hakikatlerin kalbinize ve davranışlarınıza yansımasına gayret edin.
016 — Kalbinizi tasfiye etmeye çalışın.
Kalbi kibirden, hasetten, kinden, riyadan, gösterişten, dünya hırsından, kötü niyetten, aşırı şöhret ve makam arzusundan temizlemeye çalışın.
017 — Nefsinizi tezkiye edin.
“Nefsini arındıran gerçekten kurtuluşa ermiştir.” (Şems, 91/9) Nefsin her arzusunu yerine getirmeyin. Onu terbiye edin.
018 — Hevâ ve hevesin esiri olmayın.
Her istediğinizin sizin için hayırlı olmadığını bilin. Karar verirken “Nefsim ne istiyor?” kadar “Allah bundan razı olur mu?” sorusunu da sorun.
019 — Kibir yerine tevazuyu seçin.
Kendinizi başkalarından üstün görmeyin. Başarılarınız sizi büyütmesin.
020 — Haset yerine gıpta ve dua etmeyi öğrenin.
Başkasına verilen nimetin elinden alınmasını istemeyin. Allah Teâlâ’nın nimetlerini geniş kabul edin. Başkalarının iyiliğine sevinmeyi öğrenin.
021 — Kin ve intikam duygusunu kalbinizden temizlemeye çalışın.
Size yapılan haksızlığı unutmayabilirsiniz; fakat kalbinizi sürekli öfkenin esiri hâline getirmeyin. Affetmenin faziletini öğrenin.
022 — Kalb-i selîm sahibi olmaya çalışın.
Hedefiniz yalnızca çok amel etmek değil, Allah Teâlâ’nın huzuruna temiz bir kalple çıkabilmek olsun. “O gün ne mal fayda verir ne de evlat. Ancak Allah Teâlâ’ya kalb-i selîm ile gelenler başka.” (Şuarâ, 26/88-89)
023 — Kalbinizdeki gizli hastalıkları araştırın.
Riya, ucub, kibir, haset, sûizan, şöhret sevgisi, övülme arzusu, makam tutkusu ve insanlardan beklenti gibi kalbî hastalıkları fark etmeye çalışın.
024 — İnsanlara karşı hüsn-i zan beslemeye çalışın.
Delilsiz şekilde insanların niyetlerini kötüye yormayın. Kalbinizi sürekli sûizanla yormayın.
025 — Takvâyı hayat tarzı hâline getirin.
Allah Teâlâ’nın sizi her an gördüğünü bilerek yaşayın. Gizlide de açıkta da haramdan sakının.
026 — Şüpheli şeylerden mümkün olduğunca uzak durun.
Helâl ile haram arasında şüpheli alanlara düşmemek için ihtiyatlı olun.
027 — Zühdü öğrenin.
Zühd, dünyayı tamamen terk etmek değildir. Dünyanın kalbe hâkim olmasına izin vermemektir. Dünyaya sahip olurken dünyanın size sahip olmasına müsaade etmeyin.
028 — İhlâsı koruyun.
Amellerinizi insanların görmesi ve takdir etmesi için değil, Allah Teâlâ’nın rızası için yapın.
029 — Gizli amellerinizi artırın.
Kimsenin bilmediği, yalnızca Allah Teâlâ’nın bildiği bir ibadetiniz, sadakanız, duanız veya iyiliğiniz olsun.
030 — İhsan şuuruyla yaşayın.
Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem ihsanı, Allah Teâlâ’ya O’nu görüyormuş gibi kulluk etmek; siz O’nu görmüyorsanız da O’nun sizi gördüğünü bilmek şeklinde tarif etmiştir.
031 — Her işte Allah Teâlâ’nın rızasını arayın.
Yemekte, içmekte, çalışmakta, ticarette, aile hayatında, insanlarla ilişkilerde ve yalnız kaldığınızda: “Allah bundan razı olur mu?” sorusunu hayatınızın ölçüsü hâline getirin.
032 — Sürekli tevbe ve istiğfar edin.
Günahı terk edin, pişman olun, tekrar etmemeye azmedin ve Allah Teâlâ’dan af dileyin.
033 — Günah işlediğinizde gecikmeden tevbe edin.
“Daha sonra tevbe ederim.” demeyin. Ölümün ne zaman geleceğini bilmiyorsunuz.
034 — Her gün nefsinizi hesaba çekin.
Kendinize sorun: “Bugün Allah için ne yaptım?”, “Vaktimi boşa harcadım mı?”, “Kimi kırdım?”, “Kime haksızlık ettim?”, “Nerede nefsime uydum?”, “Nerede Allah Teâlâ’nın rızasını insanların rızasına tercih edemedim?”
“Bundan bir şey olmaz!” demeyin. Günahın küçüklüğünden önce kime karşı işlendiğini düşünün.
036 — İşlediğiniz iyiliklere güvenip amellerinize mağrur olmayın.
İbadetinize güvenmek yerine Allah Teâlâ’nın rahmetine sığının. Salih amel işledikçe şükredin ve kabulünü isteyin.
037 — Beş vakit namazı hayatınızın merkezine alın.
Namazı ertelemeyin. Mümkün olduğunca huşû ve ihsan şuuru ile kılmaya çalışın.
038 — Varsa kaza namazlarınızı tespit edin ve eda edin.
Kaza borçlarınızı güvenilir bir ilmihal bilgisi ve ehil kimselerin rehberliğiyle belirleyin ve gücünüz nispetinde düzenli şekilde yerine getirin.
039 — Ramazan oruçlarınızı tamamlayın.
Varsa kaza oruçlarınızı yerine getirin. Fidye ve kefaret meselelerini kişisel durumunuza göre güvenilir bir ilmihal veya ehil âlimden öğrenin.
040 — Zekât borcunuzu hesaplayın ve ödeyin.
Geçmiş yıllara ait ödenmemiş zekât varsa tespit edip yerine getirin.
041 — Adak, kefaret ve diğer dinî mali yükümlülüklerinizi tespit edin.
Bunların her birinin hükmü farklı olabileceğinden güvenilir fıkıh bilgisine müracaat edin.
042 — Farz haccınız varsa geciktirmeyin.
Maddi, bedeni ve yol güvenliği gibi şer‘î şartlar oluşmuşsa farz olan haccı gereksiz yere ertelemeyin.
043 — Farzları nafilelerin önüne koyun.
Çok sayıda nafile ibadet yapmaya çalışırken üzerinizdeki farzları ve kul haklarını ihmal etmeyin.
044 — Kur’an-ı Kerîm’i düzenli okuyun.
Kur’an’ı hayatınızın ayrılmaz bir parçası hâline getirin.
045 — Kur’an’ın anlamını okuyun ve anlayarak yaşamaya çalışın.
En azından bir defa Kur’an’ın anlamını baştan sona, güvenilir bir meal ve mümkünse ehil bir tefsir eşliğinde okuyun. Kendinize: “Rabbim benden ne istiyor?” diye sorun.
046 — Kur’an’ı hayatınıza taşıyın.
Amaç yalnızca hatim sayısını artırmak değil; Kur’an’ın ahlâkını ve emirlerini hayatınıza yansıtmaktır.
047 — Kur’an hatmi yapmayı hedefleyin.
Hayatınız boyunca en az bir hatim hedefleyin; gücünüz yettikçe düzenli hatimler yapın.
048 — Duayı hayatınızın bir parçası hâline getirin.
Sadece sıkıntı zamanlarında değil, nimet zamanlarında da dua edin.
049 — Salâvat-ı şerifeyi artırın.
Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem’e olan muhabbetinizi salâvatla ifade edin. Dileyen kimse kendisi için düzenli bir salâvat programı belirleyebilir.
050 — Esmâü’l-Hüsnâ’yı öğrenin.
Allah Teâlâ’nın güzel isimlerini ve anlamlarını öğrenin. Bu isimlerin manalarını düşünün ve onlarla Allah Teâlâ’ya dua edin.
051 — Sabah ve akşam ezkârını hayatınıza yerleştirin.
Güvenilir hadis kaynaklarında yer alan sabah-akşam zikirlerinden istifade edin.
052 — Evrad ve ezkârla kalbinizi diri tutun.
Güvenilir âlimlerin ve tasavvuf büyüklerinin hazırladığı evrad ve ezkârdan, dinî hükümlere aykırı olmayan ölçüler içerisinde istifade edebilirsiniz.
053 — Cevşen-i Kebîr ve benzeri evradı doğru konumlandırın.
Bunları dua ve zikir metni olarak okuyabilirsiniz; fakat Cevşen-i Kebîr’i sahih hadis kitabında Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem’den sabit olmuş bir hadis gibi sunmamaya dikkat edin.
054 — Teheccüd ve gece ibadetine alışmaya çalışın.
Hayatınızın belirli bir döneminde dahi olsa gece ibadetini düzenli hâle getirin.
055 — Seher vaktini ibadet, Kur’an, dua ve istiğfarla değerlendirin.
Mümkün olduğunca gecenin bir bölümünü Allah Teâlâ ile baş başa kalmaya ayırın. “Onlar geceleri pek az uyurlardı. Seher vakitlerinde de istiğfar ederlerdi.” (Zâriyât, 17-18)
056 — Gece ibadetinden sonra istiğfar edin.
Kul, ibadetini yeterli görmemeli; yaptığı ibadetteki kusurlar için de Allah Teâlâ’dan bağışlanma dilemelidir.
057 — Seherlerde ve namazlardan sonra hüsn-i hâtime isteyin.
058 — Kuşluk (Duha) namazını hayatınıza yerleştirin.
İmkânınız oldukça duha namazını kılmaya gayret edin.
059 — Evvâbin namazını nafile olarak kılmaya gayret edin.
060 — Her abdestten sonra iki rekât namaz kılmayı alışkanlık hâline getirin. Bunun faziletine dair sahih hadisler vardır. İmkânınız oldukça uygulayın.
061 — Tesbih namazını nafile olarak değerlendirin. Ömrünüzde bir defa olsun kılmaya çalışın.
062 — Ramazan’ın son on gününü ihya etmeye çalışın.
Gücünüz yetiyorsa sünnete uygun şekilde itikâfa girin. İmkân bulunmuyorsa son on günün gecelerini ibadet, Kur’an, dua ve tefekkürle değerlendirin.
063 — Nafile oruçları artırın.
Pazartesi-perşembe, eyyâm-ı bîd ve diğer sünnet ve nafile oruçlardan gücünüz nispetinde istifade edin.
064 — Receb, Şaban ve Ramazan aylarını değerlendirin.
Bu aylarda ibadetlerinizi artırın. Üzerinizde kaza veya kefaret borcu varsa bunların hükümlerini ayrıca öğrenin.
065 — Allah Teâlâ için infak edin.
Malınızı Allah Teâlâ’nın rızası için harcamayı öğrenin.
066 — Sadakayı artırın.
Az da olsa devamlı sadakaya önem verin.
067 — Gizli bir iyilik yapın.
Sadece Allah Teâlâ’nın bildiği gizli bir sadakanız, yardımınız, duanız veya hayrınız olsun.
068 — Ümmet-i Muhammed’i ve insanlığı düşünün.
Kendinize: “Bugün ümmet için ne yaptım?” ve “İnsanların sıkıntılarını azaltmak için ne yapabilirim?” sorularını sorun.
069 — Bir yetimin veya ihtiyaç sahibinin elinden tutun.
Maddi veya manevi olarak onun yanında olun.
070 — Bir gönül tamir edin.
Kırık bir kalbi onarın. Küskün iki insanı barıştırın. Bir mazlumun duasını almaya çalışın.
071 — Hayırlı bir neslin yetişmesine vesile olun.
Çocuklarınızın iman ve ahlâk eğitimine önem verin. İmkânınız varsa bir öğrencinin eğitimine destek olun.
072 — Faydalı ilim bırakın.
Öldükten sonra da insanların istifade edeceği bilgi, eser veya eğitim faaliyetlerine katkıda bulunun.
073 — Sadaka-i câriye bırakın.
Su, eğitim, ilim, hayır eseri veya insanların sürekli faydalanacağı kalıcı bir hizmete katkıda bulunun.
074 — İnsanların hayatını kolaylaştıran biri olun.
Sizden sonra: “Allah ondan razı olsun.” diyecek insanların bulunmasına vesile olacak işler yapın.
075 — Dilinizi gıybetten koruyun.
Bir süre kendinizi adeta “gıybet orucu” tutar gibi eğitin.
076 — Yalandan uzak durun.
Şaka için dahi olsa yalanı alışkanlık hâline getirmeyin.
077 — İftiradan ve kötü sözden sakının.
Bir insan hakkında bilmediğiniz şeyi söylemeyin.
078 — İnsanların ayıplarını araştırmayın ve yaymayın.
Başkalarının kusurlarını teşhir etmekten sakının.
079 — Sözünüze dikkat edin.
Bir cümlenin bir insanı yıllarca yaralayabileceğini unutmayın.
080 — Merhametli olun.
İnsanlara, çocuklara, yaşlılara, fakirlere, hastalara, hayvanlara ve bütün mahlûkata merhametle davranın.
081 — Affetmeyi öğrenin.
Size haksızlık yapanları mümkün olduğunca Allah rızası için affetmeye çalışın. Ancak affetmenin, zulmü meşru görmek veya devam eden bir zulme boyun eğmek anlamına gelmediğini unutmayın.
082 — Güzel ahlâkı ibadet kadar önemseyin.
İmanınızın ve ibadetlerinizin insanlarla ilişkilerinize yansımasına dikkat edin.
083 — Anne-babanız hayattaysa gönüllerini alın.
Onlara iyilik edin. Dualarını almaya çalışın.
084 — Vefat etmiş anne-babanız için dua edin.
Onların adına sadaka ve hayır yapın. Dostlarını ve akrabalarını gözetmeye çalışın.
085 — Eşinizin hakkını gözetin.
Eşinize karşı adaletli, merhametli ve güzel ahlâklı olun.
086 — Çocuklarınıza sadece mal değil, iman ve ahlâk mirası bırakın.
Onlara güzel örnek olun.
087 — Çocuklarınız arasında adaleti gözetin.
Hayattayken yapılan bağış ve hibelerde çocuklara karşı adalet meselesini önemseyin. Bir çocuğu diğerlerine karşı haksız şekilde kayırmaktan sakının.
088 — Küs olduğunuz akrabalarla barışın.
Sıla-i rahmi yeniden canlandırın.
089 — Uzun zamandır aramadığınız yakınlarınızı arayın.
Ölüm gelmeden önce gönülleri alın.
090 — Ailenize dinî ve ahlâkî nasihatler bırakın.
Onlara Allah’ı, namazı, Kur’an’ı, güzel ahlâkı, helâl kazancı, kul hakkını ve ahireti hatırlatın.
091 — Üzerinizdeki kul haklarını tek tek tespit edin.
Kendinize sorun: Kimden ne aldım? Kime ne borçluyum? Kimi incittim? Kimin malına veya hakkına zarar verdim? Kimin emeğinin karşılığını vermedim?
092 — Kamu hakkı ve kamu malları konusunda titiz olun.
Devlet malı, kamu kaynakları, çalışan hakkı veya topluma ait alanlardaki ihlalleri tespit edip telafi etmeye çalışın.
093 — Borçlarınızı ve alacaklarınızı yazılı hâle getirin.
Ödenmemiş borçları kaydedin. Ailenizin sizden sonra neyin nerede olduğunu bilebilmesini sağlayın.
094 — Borçlarınızı ödemeye çalışın.
Ödeyebildiğinizi geciktirmeyin.
095 — Emanetleri sahiplerine ulaştırın.
Yanınızda bulunan emanetleri ölümden önce teslim edin.
096 — Hakkına girdiğiniz kişilerden helâllik isteyin.
Mümkünse hakkı sahibine iade edin. Gerekiyorsa açıkça özür dileyin.
097 — Maddi kul haklarını yalnızca sözle helâlleşmeye bırakmayın.
Birinin parasını, malını veya hakkını aldıysanız mümkün olduğunca bizzat iade edin.
098 — Helâlleşmenin mümkün olmadığı durumlarda telafi yollarını arayın.
Hak sahibine ulaşamıyorsanız meselenin fıkhî durumunu güvenilir bir âlime danışın.
099 — Ölen veya ulaşılamayan hak sahiplerinin haklarını araştırın.
“Nasıl olsa kimse bilmiyor!” demeyin. Allah Teâlâ biliyor.
100 — Gıybet ve benzeri manevi kul haklarında ölçülü davranın.
Her durumda gidip kişiye “Senin gıybetini yaptım.” demek daha büyük bir zarara yol açabilir. Güvenilir bir âlime danışarak uygun telafi yolunu öğrenin; kişi hakkında hayır dua edin ve gıybet ettiğiniz yerde onu hayırla anmaya çalışın.
101 — Kazancınızı gözden geçirin.
Kazancınızın helâl olup olmadığını kontrol edin.
102 — Bütün haramlardan uzak durun.
İçki, zina, faiz, kumar, rüşvet, hile, gasp, haksız kazanç ve insanların mallarını haksız şekilde elde etmekten… sakının.
103 — Şüpheli kazanç konusunda hassas olun.
Helâl olduğu açık olmayan kazançlar konusunda güvenilir ilim ehline danışın.
104 — Haram maldan temizlenmeye çalışın.
Üzerinizde kul hakkı bulunan malları mümkün olduğunca hak sahiplerine iade edin. Haram kazancın tasfiyesiyle ilgili ayrıntıları ehil bir fıkıh âlimine danışın.
105 — İsraftan sakının.
Nimetleri şükürle kullanın.
106 — Malınızın nereden geldiğini ve nereye gittiğini bilin.
Kazancınızı, borçlarınızı, alacaklarınızı, yatırımlarınızı ve ortaklıklarınızı düzenli şekilde kayıt altına alın.
107 — Hayvanlara eziyet etmeyin.
Allah Teâlâ’nın yarattığı canlılara merhamet gösterin.
108 — Hayvanların haklarını gözetin.
Aç bırakmayın, susuz bırakmayın, gereksiz yere eziyet etmeyin.
109 — Tabiata karşı sorumluluğunuzu yerine getirin.
Gereksiz yere çevreye zarar vermeyin. Suyu, toprağı, ağaçları ve diğer nimetleri israf etmeyin.
110 — Geçmişte verdiğiniz zararları mümkün olduğunca telafi edin.
Bir canlıya eziyet etmişseniz tövbe edin ve imkânınız ölçüsünde telafi edici bir iyilik yapın.
111 — Üzerinize vacip olan kurbanı yerine getirin.
Kurbanın sizin mezhebinizdeki hükmünü ve şartlarını öğrenin.
112 — Nafile kurbanla da Allah Teâlâ’ya yaklaşmayı düşünün.
İmkânınız varsa nafile kurban vesilesiyle infak ve ikramda bulunun.
113 — Kurbanın ruhunu anlayın.
Kurbanı yalnızca bir hayvan kesmek olarak değil; teslimiyet, takvâ, şükür, infak ve Allah Teâlâ’ya yaklaşma şuuru içerisinde değerlendirin. Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in teslimiyetini hatırlayın.
114 — Hac ibadetini öğrenerek yapın.
Haccın farzlarını, vaciplerini, sünnetlerini ve ihram hükümlerini önceden öğrenin.
115 — İmkânınız varsa umre yapın.
Mukaddes beldeleri ziyaret ederek ibadet, tefekkür ve şükür şuurunuzu güçlendirin. Ancak umreyi farz hac ile aynı derecede zorunlu bir ibadet olarak görmeyin.
116 — Hac ve umreyi turistik bir yolculuğa dönüştürmeyin.
Mekke ve Medine’yi ziyaret ederken kalbinizi Allah Teâlâ’ya, Resûlüne Sallallahü Aleyhi ve Sellem, ibadete, duaya ve tefekküre yöneltin.
117 — Öldükten sonra devam edecek bir hayır bırakın.
Faydalı ilim, hayırlı evlat, sadaka-i câriye, bir öğrencinin yetişmesine vesile olmak veya insanların faydalanacağı bir eser… Bunlardan birini veya daha fazlasını hayatınıza yerleştirin.
118 — Hayırlı evlat yetiştirmeye önem verin.
Çocuğunuzun yalnızca dünya başarısıyla değil; iman, ibadet, ahlâk ve insanlık bakımından yetişmesiyle ilgilenin.
119 — Faydalı eser bırakın.
Bir kitap, eğitim çalışması, ilim hizmeti, öğrenci yetiştirme veya insanların faydalanacağı kalıcı bir eser bırakmaya çalışın.
120 — İnsanların hayatını kolaylaştırın.
Öldüğünüzde ardınızdan yalnızca “Çok mal bıraktı.” denilmesinden ziyade “Çok hayır bıraktı.” denilecek bir hayat yaşamaya çalışın.
121 — Şer‘î ölçülere uygun bir vasiyet hazırlayın.
Borçlarınızı, emanetlerinizi, alacaklarınızı ve ölümünüzden sonra yerine getirilmesini istediğiniz meşru hususları yazılı hâle getirin.
122 — Vasiyetinizi son ana bırakmayın.
Vasiyeti bulunan kimsenin bunu yazılı ve güvenilir şekilde muhafaza etmesi konusunda Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem’in teşviklerini dikkate alın.
123 — Borçlarınızı ve emanetlerinizi açıkça kaydedin.
Kime ne kadar borçlu olduğunuzu, kimden alacağınız bulunduğunu ve kimlerin emanetlerinin sizde olduğunu mümkün olduğunca açık şekilde belirtin.
124 — Vasiyetin uygulanmasından sorumlu güvenilir bir kişi belirleyin.
Vasiyetinizin uygulanmasını takip edecek güvenilir bir vasî/yürütücü belirleyin.
125 — Miras ile vasiyeti birbirine karıştırmayın.
Miras, Allah Teâlâ’nın belirlediği paylar çerçevesinde dağıtılır. Vasiyet ise ölümden sonra yerine getirilmek üzere yapılan ve şeriatın izin verdiği tasarruftur.
126 — Mirasçıların haklarına müdahale etmeyin.
Mirasçıların Allah tarafından belirlenen haklarını haksız şekilde engellemeyin.
127 — Mirasçı lehine vasiyet konusunda ehil bir âlime danışın.
“Vârise vasiyet yoktur.” kaidesini ve bu konudaki fıkhî ayrıntıları dikkate alın. Kişisel durumunuzu güvenilir bir âlime danışarak düzenleyin.
128 — Vasiyetinizi üçte bir sınırını gözeterek hazırlayın.
Sa’d b. Ebî Vakkâs Radiyallahü Anh hadisi gereğince vasiyet için temel sınır terekenin üçte biridir. Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem: “Üçte biri; üçte bir de çoktur.” buyurmuştur.
129 — Mirasçıların ihtiyaçlarını da düşünün.
Hayır yapma arzusu, geride bırakılanların meşru haklarını çiğneme noktasına taşınmamalıdır.
130 — Mirasçı olmayan hayır sahiplerine vasiyet düşünün.
Fakirler, ihtiyaç sahipleri, ilim ve hayır işleri için üçte bir sınırı içerisinde vasiyet bırakmayı değerlendirebilirsiniz.
131 — Terekenin tasfiyesini doğru yapın.
Ölümden sonra terekenin paylaşımında cenazenin gerekli masrafları, borçlar, geçerli vasiyetler ve ardından miras payları gibi fıkhî sıralamanın gözetilmesi gerekir. Bu konuda güvenilir bir miras/feraiz uzmanı veya ehil bir âlimle hareket edin.
132 — Hayattayken yaptığınız hibeleri vasiyetle karıştırmayın.
Hibe, hayattayken yapılan mal devridir; vasiyet, ölümden sonra sonuç doğuran tasarruftur. Hayattayken çocuklara mal verme meselesinde de adalet ve mezhep hükümleri gözetilmelidir.
133 — Dijital mirasınızı temizleyin.
Sosyal medya hesaplarınızı, mesajlarınızı, paylaşımlarınızı ve dijital içeriklerinizi gözden geçirin.
134 — Günaha vesile olabilecek içerikleri temizleyin.
Gıybet, iftira, hakaret, mahremiyet ihlali veya başka günahlara vesile olabilecek içerikleri ölümden önce gözden geçirin.
135 — Geride bıraktığınız içerikleri düşünün.
Siz öldükten sonra paylaşılmaya devam edecek bir yazı, video veya görüntünün hayra mı yoksa günaha mı vesile olacağını düşünün.
136 — Dijital hesaplarınızın hukuki ve pratik durumunu düzenleyin.
Vefatınız hâlinde ailenizin hangi hesapların, dijital varlıkların veya önemli dosyaların bulunduğunu öğrenebilmesini sağlayacak şekilde gerekli bilgileri güvenli ve hukuka uygun biçimde düzenleyin.
137 — Dijital dünyada da kul hakkını gözetin.
Bir insanın fotoğrafını, özel bilgisini veya mesajını izinsiz paylaşmayın. Dijital ortamda yapılan kul hakkının da gerçek hayattaki kul hakkı olduğunu unutmayın.
138 — Hususi eşya ve mahremiyet temizliği yapın.
Geride kalan özel defterler, mektuplar veya başkalarının gizliliklerine dair iz taşıyan fiziksel eşyaların vefatınızdan sonra bir fitneye sebebiyet vermemesi için imhasını yahut muhafazasını vasiyet edin.
139 — Her zaman hüsn-i hâtime isteyin.
Allah Teâlâ’dan iman üzere yaşamayı ve imanla ruh teslim etmeyi isteyin. Her namazdan sonra ve özellikle seherlerde hüsn-i hâtime isteyin. Şöyle dua edebilirsiniz:
اللَّهُمَّ أَحْسِنْ عَاقِبَتَنَا فِي الْأُمُورِ كُلِّهَا، وَأَجِرْنَا مِنْ خِزْيِ الدُّنْيَا وَعَذَابِ الْآخِرَةِ
“Allah’ım! Bütün işlerimizde akıbetimizi (sonumuzu) güzel eyle. Bizi dünyada rezil olmaktan ve ahiret azabından koru.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 181)
140 — Allah Teâlâ’dan af dileyin.
اللّٰهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنِّي
“Allah’ım! Şüphesiz Sen affedicisin, affetmeyi seversin; beni de affet.”
Bu dua sahih hadisle sabittir ve özellikle Kadir Gecesi duası olarak Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem tarafından öğretilmiştir. Bununla beraber Allah Teâlâ’dan af dilemek her zaman güzeldir.
141 — Nimet, afiyet ve güzel son için dua edin.
اَللّٰهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ تَمَامَ النِّعْمَةِ وَدَوَامَ الْعَافِيَةِ وَحُسْنَ الْخَاتِمَةِ
“Allah’ım! Senden nimetin tamamını, afiyetin devamını ve güzel bir son diliyoruz.”
Bu lafızla dua edilebilir; ancak bunu Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem’in sahih hadisle sabit olmuş özel bir duası olarak göstermemek gerekir.
142 — Kelime-i tevhid üzere yaşamaya ve ölümü onunla karşılamaya çalışın.
Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem’in: “Kim ki son sözü ‘Lâ ilâhe illallah’ (Allah’tan başka ilah yoktur) olursa cennete girer.” (Ebû Dâvûd, Cenâiz, 20, Hadis No: 3116; Hâkim, el-Müstedrek, I, 351)
143 — Ölüm anındaki kişiye güzel sözlerle yardımcı olun.
Gereksiz tartışmalardan, korkutucu konuşmalardan ve dünyevî hesaplaşmalardan uzak durun. Kelime-i tevhidi hatırlatın; ancak kişiyi bunaltacak şekilde zorlamayın.
144 — Ölüm yaklaştığında borçlarınızı, emanetlerinizi ve vasiyetinizi son kez kontrol edin.
Kime borçlusunuz? Ne kadar? Nerede kayıtlı? Aileniz biliyor mu? Emanetler sahiplerine ulaştı mı? Vasiyetiniz şer‘î ölçülere uygun mu?
145 — Kul haklarınızı tekrar düşünün.
Kırdığınız, üzdüğünüz veya hakkına girdiğiniz insanlar var mı? Mümkün olan hakları iade edin ve helâllik isteyin.
146 — Anne-babanızın ve ailenizin gönlünü alın.
Hayattalarsa anne-babanızın rızasını kazanmaya gayret edin. Eşiniz, çocuklarınız, kardeşleriniz ve yakınlarınızla helâlleşin.
147 — Allah Teâlâ’nın rahmetinden ümit kesmeyin.
Ölüm yaklaşırken günahları düşünmek tevbe ve ümit doğurmalı; insanı Allah Teâlâ’nın rahmetinden ümitsizliğe sürüklememelidir.
148 — Allah Teâlâ hakkında hüsn-i zan besleyin.
Korku ile ümit arasında olun. Günahlardan korkun; fakat Allah Teâlâ’nın rahmetinden ümidinizi kesmeyin.
149 — Kendinize son olarak şu soruyu sorun:
“Bugün Rabbime kavuşmaya hazır mıyım?”
Bu listeyi bitirmek, ölüm için hazır olmak anlamına gelmez. Çünkü ölüm hazırlığı bir defalık bir proje değil, ömür boyu devam eden bir kulluk hâlidir.
Her gün biraz daha:
İmandan marifete… Marifetten muhabbete… Muhabbetten kulluğa… Kulluktan ihlâsa… İhlâstan ihsana… İhsandan güzel bir hâtimeye… Yürümeye çalışmaktır.
İnsan bazen düşer; yeniden kalkar. Günah işler; tevbe eder. Gaflete düşer; yeniden Allah’ı hatırlar. Kalbi kararır; istiğfarla temizlemeye çalışır. İnsanlara haksızlık eder; hakkı sahibine iade eder. Bir gün dünyadan ayrılır.
Önemli olan, o güne kadar Allah Teâlâ’ya doğru yürüyor olmasıdır.
Allah’ım! Bize iman üzere yaşamayı nasip eyle.
İmanımızı taklitten tahkike, bilgiden marifete, marifetten muhabbete ve muhabbetten güzel kulluğa ulaştırmayı nasip eyle.
Bizi takvâ, zühd, ihlâs ve ihsan üzere yaşayan kullarından eyle.
Dünyayı elimizde tutmayı, fakat kalbimize yerleştirmemeyi nasip eyle.
Bizi dünya sevgisinin kalplerimizi kuşatmasından ve ölümü kerih görmekten muhafaza eyle.
Bizi dünya hırsından muhafaza eyle.
Farzlarını hakkıyla eda eden, haramlardan sakınan ve salih amellerini çoğaltan kullarından eyle.
Bizi kalbini tasfiye eden, nefsini tezkiye eden bahtiyar kullarından eyle!
Kur’an-ı Kerim’i okumayı, anlamayı, yaşamayı ve onunla ahlâklanmayı; Efendimiz Aleyhisselâm’ın nurlu sünnetine uymayı nasip eyle.
Bizi ölümü unutmayan, ölümü Sana kavuşmak olarak gören kullarından eyle!
Allah’ım! Günahlarımızı bağışla. Kusurlarımızı ört. Tevbelerimizi, istiğfarlarımızı ve dualarımızı kabul eyle.
Son nefesimizde Kelime-i Şehadet getirerek ruhunu teslim eden, razı olduğun kullarından eyle!
Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem’in şefaatine nail eyle.
Âmin! Âmin! Âmin!
Ölüm için hazırlanmak; çok şey biriktirmek değil, yüklerden kurtulmaktır.
Borçtan kurtulmak… Kul hakkından kurtulmak… Günahtan kurtulmak… Kinden kurtulmak… Kibirden kurtulmak… Dünya esaretinden kurtulmak… Kalbi Allah Teâlâ’dan uzaklaştıran her şeyden kurtulmak…
Çünkü insanın dünyadan götüreceği şey, malı ve makamı değil; imanı, ameli ve Allah Teâlâ’nın rahmetine olan ihtiyacıdır.
“Her nefis ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.” (Ankebût, 29/57)
Öyleyse daha vakit varken:
Tevbe edelim. Hakları ödeyelim. Helâlleşelim. Kalbimizi temizleyelim. Farzlarımızı tamamlayalım. Kur’an’a dönelim. Seherlerde Allah Teâlâ’ya yönelip istiğfar edelim. Gizli hayırlar yapalım. Ailemizin gönlünü alalım. Vasiyetimizi ve borçlarımızı düzenleyelim.
Ve her gece kendimize şu soruyu soralım:
“Bugün Rabbime kavuşsaydım, O’nun huzuruna hangi kalple çıkacaktım?”
Sonra da yarına bırakmadan, bugün düzeltebileceğimiz ne varsa düzeltmeye başlayalım.
Hazırlayan
Fakir Kardeşiniz
Yaşar Akkaş
Yorumlar
Yorum Gönder