Kayıtlar

Kasım 6, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bir Saat Bile Kalacağımız Belli Olmayan Dünya İçin...

Bir Saat Bile Kalacağımız Belli Olmayan Dünya İçin...   Tıka basa bir metrobüste ilerliyoruz... İstanbul trafiği akıyor. Bir durakta, yanıma bir kızımız oturdu. Üzerindeki kıyafetler, uygun değildi. İçimden dua ederek; kırmadan, incitmeden bir kapı aralamak istedim. "- Kardeş ne iş yaparsın?" dedim. Tebessüm etti. "- Amca, üniversite öğrencisiyim. Mimarlık okuyorum." "- Bölümünden memnun musun?" Bir an gözleri parladı: "- Çok memnunum amca, tam istediğim, hayalimdeki bölüm!" "Maşallah dünya işlerin çok iyi!" dedim yavaşça. "- Peki... Ahiretin için de bir şeyler yapıyor musun?" Bir an duraksadı. Şaşırdı. Bu soruyu beklemiyordu. Sonra sesi kısıldı: "- Elimden geldiğince amca..." Anladım ki kızımızda iman var. Yumuşak bir sesle tekrar sordum: "- Kızım, bu dünyada bir saat daha kalacağımız kesin mi?" "- Hayır amca, hiç belli olmaz..." "- Peki ahirette sonsuz kalacağımız kesin mi?" Başını eğ...

Bize Bir Nazar Oldu

Bize Bir Nazar Oldu   Bize bir nazar oldu, cumamız pazar oldu, Ne olduysa hep bize azar azar oldu.   Ne şöhretten hastayız, ne de candan hastayız, Ne ruhça ne vücutça ne de kandan hastayız.   Avrupa’ya bir değil, iki pencere açtık, Uzun yıllardan beri cereyandan hastayız.   Batı, Batı diyerek eyvah, hep batıyoruz!   Yaklaştıkça her sene öz yurdumda yılbaşı, Yapılır milletime Frenkçe sahte aşı. Buna ağlar ağacı, hem toprağı, taşı.   Batı, Batı diyerek eyvah, hep batıyoruz!   “Sen Hristiyan mısın?” diye sorsan darılır, Yılbaşında hindi, kaz yemesine bayılır. Çam deviren hindi, ki nasıl mümin sayılır? Bilmiyoruz çoğumuz ne edip yapıyoruz.   Batı, Batı diyerek eyvah, hep batıyoruz!   Arif Nihat Asya Rahmetullahi Aleyh