Bir Saat Bile Kalacağımız Belli Olmayan Dünya İçin...

Bir Saat Bile Kalacağımız Belli Olmayan Dünya İçin...
 
Tıka basa bir metrobüste ilerliyoruz... İstanbul trafiği akıyor. Bir durakta, yanıma bir kızımız oturdu. Üzerindeki kıyafetler, uygun değildi.
İçimden dua ederek; kırmadan, incitmeden bir kapı aralamak istedim.
"- Kardeş ne iş yaparsın?" dedim.
Tebessüm etti.
"- Amca, üniversite öğrencisiyim. Mimarlık okuyorum."
"- Bölümünden memnun musun?"
Bir an gözleri parladı:
"- Çok memnunum amca, tam istediğim, hayalimdeki bölüm!"
"Maşallah dünya işlerin çok iyi!" dedim yavaşça.
"- Peki... Ahiretin için de bir şeyler yapıyor musun?"
Bir an duraksadı. Şaşırdı. Bu soruyu beklemiyordu. Sonra sesi kısıldı:
"- Elimden geldiğince amca..."
Anladım ki kızımızda iman var. Yumuşak bir sesle tekrar sordum:
"- Kızım, bu dünyada bir saat daha kalacağımız kesin mi?"
"- Hayır amca, hiç belli olmaz..."
"- Peki ahirette sonsuz kalacağımız kesin mi?"
Başını eğdi:
"- Evet, orada sonsuz kalacağız."
O zaman dedim ki:
"- Kızım... Madem bir saat bile kalacağımız kesin olmayan bu fani dünya için gecemizi gündüzümüze katıp bu kadar çalışıyoruz, okuyoruz, türlü türlü zahmetlere  katlanıyoruz sonar binbir zahmetlerle yuva kuruyoruz...
Sonsuz kalacağımız o baki yurdumuz için de bir yatırım yapmayalım mı? Orası için de bir temel atmayalım mı?"
Sustu. Uzunca düşündü... Gözleri doldu, tane tane cevap verdi.
“- Haklısınız, hem de yerden göğe kadar haklısınız…”
Anladım. Onda iman vardı, hem de capcanlı bir iman... Sadece hayatın rüzgârı biraz savurmuştu…
Bir sonraki durakta inmeye hazırlandı. Yüreğinden gelen bir sesle el sallıyordu:
"Hoşça kal amca! Hakkını helâl et amca, ne olur helâl et..."
Hüzünlü gözyaşlarım kalbime döküldü…
Dış görünüşe aldanmayalım. Hayatın ağır şartları insanları tuhaf hallere düşürmüş.
Bu sefer kendime sordum…
“Bir saat bile kalacağımız bile belli olmayan bu yalan dünya için; ömürlük planlar, yatırımlar yapıyoruz. Acaba sonsuz kalacağımız  ahiretimiz için hangi plan ve yatırımları yapıyoruz?”
 
"Unutmayalım; dünya ahiretin tarlasıdır. Tarlaya ne ekersek, orada onu biçeceğiz."
Yüceler yücesi Rabbimiz buyuruyor:
"Ahiret ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. (A'lâ Sûresi, 17)
Rasûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem buyuruyor: "Dünyada bir garip veya bir yolcu gibi ol." (Buhârî, Rikak, 3)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Esmaül Hüsna (Arapça- Türkçe) دُعٰٓاءُ اَسْمٰٓاءُ الْحُسْنٰى

Devri Alâ Duası حزب الدَّورُ الأَعلَى (حِزْبُ الوِقَايَةِ)

Kayıp Bulma Duaları