Kayıtlar

Hiçbir etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yalan Dünyada; Malına, Gücüne, Zekâna… Hiçbir Şeye Güvenme!

Yalan Dünyada; Malına, Gücüne, Zekâna… Hiçbir Şeye Güvenme! (Bu Yazıyı Sonuna Kadar Oku…)   Yüceler yücesi Allah Teâlâ Buyuruyor ki: ·        “Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez ve hiçbir kimse nerede öleceğini bilemez.” (Lokman Suresi, 34) ·        “Her nefis ölümü tadacaktır.” (Âl-i İmrân Suresi, 185) ·        “Onların ecelleri geldiği zaman ne bir an geri kalırlar ne de ileri giderler.” (A‘râf Suresi, 34) ·        “De ki: Sizin kaçtığınız ölüm, mutlaka sizi bulacaktır.” (Cuma Suresi, 8) ·        “Nerede olursanız olun, sağlam kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşır.” (Nisâ Suresi, 78)   İki Cihan Güneşi Sevgili Peygamberimiz Sallallahü Aleyhi Vesellem, Buyuruyor ki: ·        “Lezzetleri yok eden ölümü çokça hatırlayın.” (Sahih-i Buhari ve Sahih-i Müslim) ·    ...

İslâmiyet’te Hiçbir Eksiklik Yoktur

İslâmiyet’te Hiçbir Eksiklik Yoktur   Dinimiz yeni inmedi. Dinimizde eksiklik fazlalık yoktur. Bu bakımdan asla reforma ihtiyacı yoktur. Reforma ihtiyaç olan, din olamaz. Hâşâ Allah noksan göndermiş demektir. Bu bakımdan dine yeni bir şey ilave etmek veya çıkarmak dini bozmak olur.   İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Bazıları yapacağı değişiklikle, dini düzelteceğini zannediyorlar, dinin noksanlığını tamamlayacaklarını iddia ediyorlar. Hâlbuki din noksan değildir. Kur’an-ı Kerim’de, “Bugün sizin için dininizi ikmâl eyledim, üzerinize olan nimetimi tamamladım, size din olarak İslamiyet’i vermekle razı oldum.”. buyuruldu. Dini noksan sanıp, tamamlamaya [reform yapmaya] çalışmak, bu âyeti inkâr olur. (m. 260) Bugün etiketlisi etiketsizi her reformcu, din yeni inmiş gibi, üstelik hâşâ bunlara inmiş gibi ahkâm kesiyorlar. “Yalnız Kur’an…” diyerek, herkesi Kur’andan anladığı ile amel etmeye teşvik ediyorlar. Peygamberimizi kabul etmeyen “Kur’andan başka şey, hadi...

Mahşer günü Hiçbir Bahane Geçmez!

Mahşer günü Hiçbir Bahane Geçmez! Mahşer günü Allah’ü Teâlâ bir kulunu çağırır: "- Ey kulum! Bana neden ibadet etmedin?" Kul boynunu bükerek: "- Ey Rabbim! Beni o kadar zengin kıldın ki ibadet edecek fırsatı bulamadım" Allah’ü Teâlâ: "- Öyle mi?" der. "- Çağırın Süleyman Aleyhisselâm’ı gelsin. Bu dünyada Süleyman Aleyhisselâm kadar hiç kimseyi zengin etmedim ama o yine bana ibadet etmekten geri kalmadı." Başka birini çağırdı. Allah’ü Teâlâ: "- Ey kulum! Neden bana ibadet etmedin?" Kul yine boynunu bükerek: "- Ey Rabbim! Beni o kadar fakir yarattın ki rızkımı aramaktan seni arayamadım". Allah’ü Teâlâ: "Öyle mi?" der. "- Çağırın İsa Aleyhisselâm’ı! Bu dünya da İsa Aleyhisselâm kadar kimseyi fakir yaratmadım tuğladan bir yastığı ve bir de ibriği vardı. Ama o yine bana ibadet etmekten geri kalmadı" Başka bir kulunu çağırır: "- Ey kulum! Neden bana ibadet etmedin?...

Allah Her Şeyi Biliyorsa, Hiçbir Şeye İhtiyaç Duymuyorsa Neden İnsanı Yarattı?

Allah Her Şeyi Biliyorsa, Hiçbir Şeye İhtiyaç Duymuyorsa Neden İnsanı Yarattı? Soru Detayı: Yani her şeyi biliyor, yaratırsa ne olacağını da. Peki, bunu bilmesine rağmen neden acı da çekebilen biz insanları yarattı? ·           Allah bütün bunları biliyorsa, örneğin neden bir çocuğun babasını kaybettiğinde duyduğu acıya katlanmasına razı oldu? ·           Bu acı onun için önemsiz midir ya da çocuğun acısını mı anlayamaz? ·           Neden bir yaratma ihtiyacı duydu; Allah bunu neden yaptı? Cevap: Değerli kardeşimiz, Allah'ın hiçbir şeye muhtaç olmadığını, kâinata ve içindeki faaliyetlere bakan bir insan görebilir. Biz bir düşünelim, dünyaya gelmeden önce kâinatın neyi eksikti de biz geldikten sonra tamamladık. Veya ibadetimizle ne yapıyoruz ki Allah'ın herhangi bir ihtiyacı görülüyor. Allah her şeyi kemaliyle bilendir. Ama bu bil...

Hiçbir Şey Göründüğü Gibi Değildir

Hiçbir Şey Göründüğü Gibi Değildir İki gezgin melek, geceyi geçirmek için oldukça varlıklı bir Ailenin evinin kapısını çalmışlar. Aile, pek kaba bir üslupla, meleklere yatacak yer olarak koca malikânenin konuk odalarından birini vermek yerine, soğuk bodrumundaki küçük bir köşeyi göstermiş. Melekler buz gibi odanın soğuk ve sert zemininde kendilerine yatacak bir yer hazırlamaya çalışırken, Yaşlı melek duvarda bir delik görmüş ve kalkıp deliği onarmaya girişmiş. Genç melek, yaşlı meleğe bu hareketinin nedenini sorunca, yaşlı melek hafifçe gülümsemiş: Her şey, her zaman, göründüğü gibi değildir… Sabah malikâneden ayrılan melekler, gece bastırınca bir kez daha kalacak yer bulmak umuduyla, bu defa çok fakir Bir çiftçi Ailesinin kapısını çalmışlar. Son derece misafirperver olan fakir karı koca, sofralarında ne var ne yoksa meleklerle paylaştıktan sonra, onlara rahatça uyumaları için kendi yataklarını vererek yanlarından ayrılmışlar. Sabah güneş doğduğunda, melekler zavall...