Kayıtlar

Türbe etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Fatih Sultan Mehmet'in Türbesindeki Sırlar

Fatih Sultan Mehmet'in Türbesindeki Sırlar     Ömrü seferlerle geçen büyük komutan Fatih Sultan Mehmet Rahmetullahi Aleyh, yine bir sefer hazırlığında Gebze yakınlarında vefat etti. Şeyh Ebu'l-Vefa Rahmetullahi Aleyh'in kıldırdığı cenaze namazı ile Fatih Camii külliyesi içerisinde yer alan hazire alanındaki türbeye defnedildi.   Fatih Sultan Mehmet’in Sandukası   Fatih Sultan Mehmet'in sandukasında gümüş şebeke, Kâbe’nin kuşak yazısı, sanduka örtüsü ve sanduka yazıları yer alır.   Sultan Abdülaziz tarafından sedefli parmaklık yerine gümüş şebeke koydurulmuştur.   Sandukada Kâbe-i Muazzama’nın Kuşak Yazısından Bir Parça Yer Alıyor   Sandukanın üzerine 16. yüzyıla ait olan Kâbe-i Muazzama'nın kuşak yazısından bir parça bulunmaktadır.   Sandukanın üzerindeki yazılar hattat Abdülfettâh Efendi'ye aittir. Örtünün üstünde Hattat Abdülfettâh Efendi'nin "Ketebe Abdülfettâh" yazılı imzası bulunmaktadır.   Türbedeki Kitabeler   Kapının üstündeki m...

Ahi Evran

Resim
Ahi Evran Büyük velîlerden. Kelam, tefsîr, tasavvuf ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi, tabib. Anadolu’daki Ahîlik esnaf teşkilâtının kurucusu. Asıl ismi Mahmûd bin Ahmed’dir. Herkesin korkup kaçtığı evran denen büyük bir yılanın onu görünce sakinleşmesi ve itâat etmesi dolayısıyla “Evran” diye anılmıştır. 1171 (H.567) yılında İran’da Batı Âzerbaycan taraflarındaki Hoy kasabasında dünyâya geldi. İmâm-ı Fahrüddîn Râzî’den çeşitli ilim dallarında dersler aldı. Ahmed Yesevî hazretlerinin talebelerinin ders ve sohbetlerine devâm ederek tasavvuf yolunda ilerledi. Büyük İslâm âlimi Şihâbüddîn Sühreverdî hazretlerinin sohbetlerinde bulundu. Hac yolunda Evhadüddîn Hâmid Kirmânî ile tanışıp, onun talebelerinden oldu. Evhadüddîn Kirmânî’nin vefâtına kadar da yanından ayrılmadı. Konya’daki Anadolu Selçuklu Devleti idârecileri arasında büyük nüfûz sâhibi olup, Bağdat’a elçi gönderilmiş olan Sadreddîn-i Konevî hazretlerinin babası, Mecdüddîn İshak’ın dâveti üzerine, Muhyiddîn ibni Arabî ...

Yıkılamayan Türbe

Yıkılamayan Türbe Nevşehir - Göreme yolu üzerinde bir türbe vardı. Nevşehir Belediyesi, şehrin çıkışındaki yolu genişletme gayesiyle, bazı tadilâtlar yaptı. Bu arada yolun genişletilmesi ve gidiş - gelişli bir yolun yapılmasına da karar verilmişti. Yol yapımı türbenin bulunduğu yeri de' içine alıyor ve türbenin yıkılması icab ediyordu. Fakat bir gün Belediye Başkanına bir şikâyet geldi. Bazı işçiler ellerinde kazma olduğu halde türbeyi yıkmak istiyorlar, fakat yıkamıyorlardı.  Bu hâdise üzerine halk ve belediye başkanı türbenin bulunduğu mevkie geldiler ve elleriyle türbeyi yıkmak istediler. Fakat Allah Teâlâ, onun yıkılmasına müsaade etmediği takdirde nasıl yıkacaklardı. Türbeyi yıkmak için kazmayı alıp da elini kaldıran işçilerin elleri, halkın bakışları arasında havadan inmiyor ve adam yıkmaktan vazgeçip geri çekildiği zaman ise, hiçbir şey yokmuş gibi eski haline avdet ediyordu. Bu durum karşısında, Belediye türbeyi yıkmaktan vazgeçti ve gidiş - gelişli yol tü...