Kaside-i Nuniyye

Kaside-i Nuniyye

 

Sena-u hamd ve minnet hakka her an

Odur sultan âliye’l-vasf ve’ş-şan

 

Yetişmez künhüne efham-ı mahluk

Erişmez hükmüne êsêr-i butlan

 

Salat alsun nebimiz Mustafa’ya

Odur mebde-i şer’i yezdan

 

Dahî ashab ve êli ve tabiîne

Bulutlar nitekim bezl ede bârân

 

Budur abdu fakirin itikadı

Kabul eder onu her ehli iman

 

Zahîre eyleyip rûzı cezaya

Umar hakk’dan onunla ecir ve ihsan

 

Vücûdu sani’ ve bânı kadime

Delillerdir havadis cümle erkan

 

Çü yok halk halayık ihtilafı

Bilindi bir dirir bu hükme sultan

 

Onun zatına benzer nesne yok hiç

Vücûb ile değil bu hükmü imkan

 

Ğınası kesretin nefy etti onun

“Küll”e lazımdır zira zira ki cüzan

 

Ne “küll”dür o ne “cüz”dür ne “araz”

Ne vardır onda araz ile ekvan

 

Vücûdu pakına cevher deme hem

Kaç… Ondan kim ede ihâmı noksan

 

Muhittir ilmi eşyayı cihanı

Değildir muttehid bir şeyle sübhan

 

Dahi bir şeye etmez ol hulul

Reva görmez anı bir ehli irfan

 

Mekân ve vakte yoktur ittisali

Hem olmaz onda eşkal ile elvan

 

Sıfatlardır bulur zat ile kaim

Kadimlerdir, gerektir böyle iman

 

Çün etmez onlar hakk’dan infikakı

Hata görmez bu sözde aynı yekzan

 

İfade eyledi nefy teselsül

Ki vardır kudret zi-sun’ ve itkan

 

Delil eylediler ilmine o’nun

Kemal sun’ını erbab-ı ikan

 

Erişmezse zamaniyyata ilmi

Değil lazım gelir tevkîti ezman

 

İradetle gelir her şey vücuda

Değil lakin rızası üzre küfran

 

Dahi emru talep olmaz iradet

Sıfattır ol eder isbatı ruchan

 

Şu eşyada kim olmaya teracih

Revadır onda tercih etmek insan

 

İki kase beraber su verilse

Birini almak ki evvel demde adşan

 

Dahi tekvininin yoktur zamanı

Veli mahluka vardır vaktle an

 

Kelam aslında bir nefsi sıfattır

Onun için söylemez hırsla hayvan

 

Değildir mukteza nefsiyye haklîn

Lukatın halkı için incil ve furkan

 

Kelamın gayrıdır ilim ve iradet

İnnî tefrik eder yerinde vicdan

 

Değildir şer’ı hak ferî kelamın

Yeter isbatına icazı kur’an

 

Görür gözlerle müminler hüdayı

İnni görmez olanlar bunda uyman

 

Dahı bilkim hüviyettir görünen

Veli c evherliğinden sanma ey can

 

Dahı sanma araz olmak yununda

Ola ya sebk yonunda ona fakdan

 

Bilinmez bunda hakkın yine zatı

Tereddüt ahirette etti ihvan

 

Hüdadır halk eder fili ibadı

Değildir halk eden bir nesne insan

 

Filidir her ne eylerse suduru

Olupdur halikı onunda yezdan

 

Hakikatte odur hadî-i muzıll evvel

Mecaz oldu rusul etti ya şeytan

 

… gu husn ve kubuh şeridir emma

Olunur bazısı akl ile izân

 

Kulun kesbidir elde ihtiyarı

Onunla etti derler du’u ihsan

 

Bilnmez akılla hükmü hüdanın

Var amma illet bazında gavlen

 

Hem olmaz olmayan vüsatte teklif

Veli acizdir onda akl-ı insan

 

Evvelidi haklî aslah hakka vacip

Olurmu du bu küf ve fakr ve ahzan

 

Haram olsun mubah olsun muhassal

Ne yerse rızkını yer cümle hayvan

 

Mukaddem bir diri olmaz ecelden

Ederse pare pare onu şiran

 

Felekler cümlesi külli anasır

Olupdur bil ki hadis hen dahi fan

 

Dahi aczalarıdır cevher-i ferd

Ederler ehl-i hakk isbat-ı burhan

 

Olupdur süfle uluvvun irtibatı

Değil ta’lil ile beklim muzafan

 

Görürsün kah olur dair-i medarı

Yine resm-i kadimi üzre devran

 

(Hızır Bey Rahmetullahi Aleyh)


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Esmaül Hüsna (Arapça- Türkçe) دُعٰٓاءُ اَسْمٰٓاءُ الْحُسْنٰى

Şifa Salavâtı (Salavâtı Tıbbil Kulubi/Salâvatı Tıbbiye)

Yuşa Aleyhisselam’ın Okuduğu İsm-i Azam Duası