Prof. Dr. Aziz Sancar Sözleri
Aziz Sancar, 1946 doğumlu Türk akademisyen, biyokimyager, moleküler biyolog ve bilim insanıdır. 1997 yılından itibaren ABD’de Kuzey Karolina Üniversitesi, Chapel Hill Sarah Graham Kenan Biyokimya ve Biyofizik Programı’nda görevli Prof. Aziz Sancar, son 20 yıldır DNA onarımının pek çok parçasının tanımlanmasında kullanılan biyokimyasal yaklaşımlara yaptığı öncülükle tanınmaktadır. ABD Ulusal Bilimler Akademisi’ne seçilen ilk Türk olarak bilinir.
Hücrelerin hasar gören DNA’ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran araştırmaları sayesinde 2015 Nobel Kimya Ödülü’nü kazanmıştır. Prof. Dr. Aziz Sancar’ın geliştirip ismini koyduğu “maxicell” tekniği ile buluşunu yapıp ismini koyduğu “excinuclease/excision nuclease” enzimi terimleri Oxford Biyokimya ve Moleküler Biyoloji Sözlüğü’ne girmiştir.
01- Ben Müslüman'ım Müslüman
olarak doğmaktan ve Müslüman olmaktan gurur duyuyorum. İslam ülkelerinin
bilimden uzak kalmalarının sebebi Kur’an-ı Kerim'den uzaklaşmasıdır.
02- Ben Türkiye'deki günlük
politik çekişmeleri takip edersem üzüntümden çalışamam. Gençlere tavsiyem bu
tür kavgalara girmeyin. Bütün enerjinizi işinize verin. Bilim öğrenmeye
çalışın. Günlük dedikodularla, politikalarla uğraşmayın!
03- Memlekete hizmet için bilim
lazım. Avrupa ve ABD seviyesinde olmak için bilim lâzım.
04- Çoğu insan zekaya inanır, ben
inanmıyorum , bizi birbirimizden ayıran emektir , ben çalışmaya inanıyorum.
05- Bana çok güzel öğretim veren
kendi memleketimdir. Bana olağanüstü tıp eğitimi verdi ve o buradaki başarımın
kaynağı oldu.
06- Ben Türkiye’ye geldim geleli
hiç televizyon açmadım, gazete okumadım. Çünkü hep kavga var. Eğer Türkiye
bilimde öne geçecekse bu sosyal sorunları da çözmemiz lazım. O zaman bilim
adamlarımız sosyal sorunlara kafa yorup üzülmez. Doğru dürüst bilim yapar.
07- Bütün enerjinizi işinize
verin. Bilim öğrenmeye çalışın. Günlük dedikodularla, politikalarla uğraşmayın.
08- Özgüveni bana cumhuriyet
verdi, çok idealist hocalarım vardı. Biz Türkler her şeyi yaparız, her şeyi
başarırız, İstiklal Savaşı'nı kazandık, bütün Batı'ya karşı savaştık. İstiklâl'imizi
kurduk ve şimdi devam ettirmenin yolu eğitimdir. diye bize aşıladılar.
09- Biz her şeyi yaparız
düşüncesiyle büyüdüm. hocalarımız doğru söylüyor: 'Biz Türkler her şeyi
yaparız' fikriyle Amerika'ya gittim, aşırıya kaçırdım. Biz çalıştığımız ve
ürettiğimiz sürece üstün olacağız.
010- Üstünlük genetik değildir,
bütün insanlar birbirine eşittir.
011- Saygı istiyorsanız, önce
kendinize saygı göstereceksiniz. Herkesten üstün değiliz ama kimseden de aşağı
değiliz. Kendimizle iftihar edelim ki başkası da bize saygı göstersin.
012- Gereği kadar öğrenin, aşırıya
kaçmak yaratıcılığı öldürüyor. Okumanın yanı sıra düşünmek için de kendinize
zaman ayırın. Eğitim ve araştırma için yurt dışına çıkın ama sonra muhakkak
ülkenize dönün.
013- Gözünüzü seveyim politikayla
uğraşmayın, onu yapanlar var, çok çalışın. Ne yaparsanız, iyi yapmaya çalışın,
çalışmadan olmaz. Ben öğrenciyken günde 18 saat çalışırdım. Gazeteler yazmıştı,
çok zaman gecelerimi laboratuvarda geçirdim. Çalışmak kendimize, ailemize,
milletimize vatan, namus borcudur.
014- Annem derdi ki: Kibirli
olmayın; kibirli olmak Allah’a yakışır, insana yakışmaz. Elinizden geldiği
kadar mütevazı olmaya çalışın. O bakımdan elimden geldiği kadar mütevazı olmaya
çalışıyorum.
015- Başarılı olmak Nobel almak
değil, ailenize, ülkenize ve insanlığa hizmet etmektir.
016- Başarı, zekâ kadar çalışmakla
elde edilir. Sebat lazım, inat etmek lazım ve çalışmak lazım. Üzerinde
çalışacağınız bir konu belirleyin, literatür de okuyun, gerektiği kadar
öğrenin. Okumanın yanı sıra düşünmek için de kendinize zaman ayırın.
017- Bütün Türk, Fransız, Rus
klasiklerini okudum. Her yıl edebiyatta Nobel kazanan yazarların kitaplarını
okurdum.
018- Sinema yok. Tiyatro yok. Hiç
gitmedim. İstanbul’a gidince ben çok korktum. Çünkü lisede birinciydim.
İstanbul’a gitmişim. Türkiye’nin en güzel liselerinden insanlar vardı. Robert
Koleji’nden adam vardı. “Burada yapabilecek miyim” diye korktum ben. O yüzden
bütün gücümle kendimi çalışmaya verdim. Öyle ki, İstanbul’da yaşadığım halde
etrafımı görmüyordum. Tıbbiye’yi bitirdikten sonra, Mardinli arkadaşlarla “Doktor
olduk, hadi gidelim. Topkapı Müzesi’ni görelim” dedik. Sultanahmet’ten her gün
geçiyorduk. Altı yıl hiç fırsatımız olmamış! Ve Topkapı Müzesi’ne gideceğiz
diye Topkapı otobüsüne biniyoruz. Otobüs bizi Topkapı’ya götürüyor. Oradaki
adama soruyorsun “Nerede Topkapı Müzesi” diye… “Ben İstanbul’un değerini şimdi
anladım. Fatih’te oturuyordum. Vefa’yı dünyanın öbür ucunda zannediyordum. Vefa
Fatih’in hemen yanında. Bozacılar geliyor ama nereden geliyor bilmiyorum.
019- “Memleketim adına sevindim,
Mardin adına sevindim. Memleketim için hayırlı uğurlu olsun. İnşallah bundan
sonra daha büyük övgüler kazanırlar. Türkiye’de bilime çok büyük katkıda
bulunurlar. Türkiye için bu kadar önemli olduğunu bilseydim 2 misli çalışır ve
20 yıl önce alırdım bu ödülü.”
020- Hedefimiz DNA onarımının ne
zaman minimum ne zaman maksimum olduğunu belirleyerek, DNA onarımı
potansiyelinin en az olduğu zaman ilaç tedavisi uygulayarak hem ilacın etkisini
çoğaltmak hem de yan etkileri azaltmak.
021- Kanser tedavisinde kullanılan
ilaçların çoğu DNA'yı tahrip ediyor ve vücutta bulunan DNA onarım
mekanizmaları, o kanser hücrelerinin yaşamasını sağlıyor. Biz bu mekanizmayı
anlamak, aydınlatmak için bir çalışma başlattık. Bu mekanizmayı anlayınca onu
"inhibe" edip, kanser hücrelerinin normal hücrelerden daha önce
öldürülmesini sağlamaya çalışacağız. DNA onarımı mekanizmasını aydınlatmak,
kanser tedavisi noktasında çok önemli. Gayemiz bu mekanizmayı açıklamak.
022- Gençler!
· Çok çalışmalısınız!
· Zorluklarla
karşılaştığınızda, işler iyi gitmediğinde inatçı olmalısınız!
· Yurt sevgisi çok önemli!
· Yurt dışına gidin ama
gittikten sonra geri dönün. Benim yaptığımı
yapmayın. Yurt
dışında farklı dünya görüşü olan insanları görmek önemli… Onlardan öğrenecek
şeyler var. Fakat bizim bu memlekete borcumuz var. O bakımdan yurt dışı
fırsatınız olursa çıkın ama Türkiye'nin size ihtiyacı var mutlaka geri dönün!
023- (Azerbaycan’da katıldığı bir
radyo programında sorulan “Gerçekleştiremediğiniz bir hayaliniz var mıdır?”
sorusuna verdiği yanıt.) Türk Dünyası’nın birliğini görmek isterim,
hayattayken. Bu, çocukluğumdan beri hayalim olmuştur. Bu benim yapabileceğim
bir şey değildir. Ama inşallah olur. 70 yaşındayım. Ben gittikten sonra olursa
da olur. Ama bu yönde bir çalışmayı bütün Türk Dünyası’nda görmek istiyorum.
024- “Maalesef biz memleket
olarak, her şeyimizi tenkitten hoşlanıyoruz. O dönem okullarımız harikaydı.
Olağanüstü öğretmenlerim vardı ilkokulda. Oradaki ilkokul eğitimini burada
Amerika’daki en iyi ilkokullarda verirler mi vermezler mi bilmiyorum. O kadar
iyiydi. Bana çok güzel öğretim veren kendi memleketimdir. Bana olağanüstü tıp
eğitimi verdi ve o buradaki başarımın kaynağı oldu.”
025- “Ben Türk’üm, o kadar.
Mardin’de doğmuşsam, Cizre’de de doğmuşsam, Kars’ta da doğmuşsam ben Türk’üm.”
(Mardin doğumlu olmasına dikkat çekerek “Kürt müsünüz, Arap mısınız?” diye
soran BBC muhabirine cevabı)
026- “Ülkücülük vardı. Lisede
başladı. Sağ-sol meselesi, Tıbbiye başlayınca oldu. Biz ülkücüydük, solcular
vardı. O zamanlar yaptığım çok şeyden hayıflanıyorum. Çünkü yok yere birbirimize
girerdik. Çok kavga olurdu. Ben Beyazıt’taki üniversitenin merkez binasına
kızıl bayrağın çekildiğini hatırlıyorum. Biz ne Amerikalıyı ne de komünistleri
isterdik. Fikren o eğilimdeydim. Ama kendimi çalışmalara vermiştim. Pek kavgaya
karıştığım da olmadı.”
027- “Ben Türk milliyetçisiyim.
Türk milliyetçiliğinin bir yönü de bilimde kuvvetli olmaktır. Bilimde kuvvetli
olmazsan dış güçlerin yaptıklarına karşı koyamazsın. Yeter ki gücümüzü temel
bilime verelim. Çocuklarımızı deneysel bilime alıştıralım.”
028- “Yaptığım hizmetlerle
Başbuğumun ideallerini yaşatıyorum.”
029- “Türkiye’nin dışında diğer
Türk cumhuriyetlerinin başka devletlerin hakimiyeti altında olduğu zamanlarda
bile Türk dünyası kalbimdeydi. Bu bakımdan Türk dünyası benim için bir kuvvet
kaynağı, başarılarımda büyük rolü olmuştur.”
030- “Karabağ zaferi Türkiye’nin
Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Türk Dünyası’nın en büyük zaferidir. Şuşa kurtulursa
orada iki rekat şükür namaz kılacağıma söz vermiştim, ölürsem gözüm arkada
kalmayacaktı. Allah’a şükür bunu yapabildim.”
031- “Türkiye’nin ikinci
yüzyılında insan kaynağıyla, doğal kaynaklarıyla artık büyük bir Türk dünyası
var. Hem sosyal hem de bilimsel konularda Türk devletleri olarak bir bütün
halinde çalışırsak büyük güç oluruz.”
032- “Türk Dünyası Kültür Elçisi
nişanı, benim için tüm ödüllerden daha kıymetli.”
033- "Ben çok zeki değilim,
çok çalışkanım."
034- İsterseniz dünyanın en zeki
insanı olun, eğer çalışmazsanız ne ailenize ne ülkenize ne de dünyaya katkı
sağlayabilirsiniz."
035- "Başarılı bir bilim
insanında üç temel özelliğin bulunması gerektiğine inanıyorum: Bilgiye dayalı
yaratıcılık, sıkı çalışmak ve başarısızlık karşısında direnmek."
036- "Başarının kısa yolu
yoktur."

Yorumlar
Yorum Gönder