Gençler İçin Hadis-i Şerifler
Gençler
İçin Hadis-i Şerifler
01- Bir genç Peygamberimize gelerek: “Yâ Rasulullah! Bana zina yapmak için izin ver.” der. Orada bulunanlar gencin üzerine yürüyerek onu ayıplarlar ve men ederler. Onların aksine, Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem, “O genci Bana getirin” der. Engin şefkatiyle önce genci dinledi ve: “Bu zina fiilinin annene yapılmasını ister misin?” diye sorar.
Genç: “Anam babam sana feda olsun ey Allah Teâlâ’nın Elçisi!
Asla istemem!” diye cevap verir. Peygamberimiz: “(Başka) insanlar da anneleri
için bunu istemezler” der.
Daha sonra, “Kızın için kabul eder misin?”, “Kız kardeşin için.”, “Halan için.”, “Teyzen için bunu ister misin?” diye sorar ve her defasında, “Hayır” cevabını alınca, Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem da, “Diğer insanlar da buna razı olmazlar” der.
Sonra elini gencin üzerine koyup, “Yâ Rabbi bu gencin günahlarını affet, kalbini pak et, iffetini muhafaza et” diye dua eder. Genç ondan sonra böyle hiçbir menfi eğilim göstermez, zinaya yaklaşmaz. (Müsned, 5/256, 257)
Rasûlüllah Sallallahü Aleyhi Vesellem gençlerin yanına vardı ve şöyle dedi: “Sizden kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin. Çünkü evlilik gözü haramdan alı kor; iffet ve namusu muhafaza eder. Evlenmeye gücü yetmeyen ise oruç tutsun. Çünkü (oruç), cinsî arzuyu azaltır. (Müslim, Nikâh 1)
02- Bir genç yaşlı bir insana yaşlılığından dolayı ikramda bulunursa, yaşlandığı zaman kendisine ikramda bulunacak bir kimseyi Allah Celle Celâlüh ona musahhar kılar. (Tirmizi, Birr 75)
03- Allah Teâlâ Hazretleri kötülüğe iltifat etmeyen
genci, emsallerine karşı üstün tutar. (Feyzul Kadir, 2/263, no: 1799)
04- Bir genç Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem’a
gelerek: “Ya Rasûlullah! Senden beni kıyamet gününde şefaat ettiğin kimselerden
biri yapmanı istiyorum!” dedi. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem Efendimiz:
“Kıyamet günü sana şefaat edeceğim kişilerden birisin, ancak sen de çokça secde
ederek, nefsine karşı bana yardımcı ol.” buyurdu. (Taberani, Mu’cemü’lKebir,
20/365, 18037)
05- Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel edep ve terbiyeden
daha iyi bir ikramda bulunamaz. (İbn Mace, Edep, 3. Tirmizi, Birr, 33)
06-
Delikanlı!
Sana bazı sözler öğreteceğim: Allah Teâlâ’nın hakkını koru ki Allah da seni
korusun. Allah Teâlâ’nın hakkını gözet ki O’nu hep yanında bulasın. Bir şey
istediğinde Allah Teâlâ’dan iste. Yardım dilediğinde Allah Teâlâ’dan yardım
dile. Şunu bilmelisin ki, bütün toplum (varlık âlemi) bir konuda senin yararına
bir şey yapmak için bir araya gelse ancak Allah yazmışsa sana destek
verebilirler. Yine bütün toplum sana zarar vermek için bir araya gelse ancak
Allah yazmışsa sana zarar verebilirler. Zira kalemler kaldırılmış, sayfalar
kurumuştur. (Tirmizi, Sıfatu’lKiyame, 59)
07-
Kişi
arkadaşının dini ve ahlâkı üzeredir. Öyle ise sizden biriniz kiminle arkadaşlık
kurduğuna iyi baksın. (Tirmizi, Zühd, 45. Ebu Davut, Edep, 16)
08-
Gençliğin
tehlikelerinden sakınınız. (Kenzü’lUmmâl, 2/258)
09-
Huşu
duyan gençler, (namaz kılarak) rükû eden yaşlılar, emzikli bebekler ve otlayan
hayvanlar olmasaydı mutlaka başınıza azap yağardı. (Ebu Ya’la, Müsned, 11/287)
010- İnsanlar içinde Yüce Allah Teâlâ’nın en sevdiği
kimse, kötülükleri terk edip, iyiliklere yönelen gençtir. (Ebu Davut, Salât,
26)
011- Ben mescidde oynayan Habeşlileri seyrederken
Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem`ın beni ridası ile örttüğünü
hatırlıyorum. Bu hal ben seyretmekten usanıncaya kadar devam etti. Benim gibi,
genç yaşında bir kızın eğlenceye ne kadar düşkün olacağını varın siz takdir
edin. Ravi: Aişe No: 5341
012- Herhangi bir kişi genç yaşlardayken evlenirse,
şeytan şöyle çığlık atar: “Vay başıma gelene! Bu benden dinini korudu.” (3:
141, No: 2954)
013- Enes’den Radiyallahü Anh rivayetle Peygamber Sallallahü
Aleyhi Vesellem Efendimiz Şöyle buyurdular: Bir genç bir yaşlıya yaşlılığından
dolayı saygı gösterirse, Allah da yaşlandığında kendisine saygı gösterenleri
yaratır. (5: 425, Hadîs No: 7831)
014- Rasulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem Şöyle
buyurdular;
Beş şey gelmeden evvel beş şeyi fırsat bil:
· Ölüm gelmeden önce hayatının,
· Hastalık gelmeden önce sağlığının,
· Meşguliyet gelip çatmadan önce boş vaktinin,
· İhtiyarlık gelmeden önce gençliğinin,
· Fakirlik gelmeden önce zenginliğinin. (Münavî, Feyzu’lKadîr,
2/16)
015- Gençlerinizin en hayırlısı, (sefahetten uzak
durmakta ve temkinli davranmakta) ihtiyarlara benzeyendir. Yaşlılarınızın en
fenası ise, (başını gaflete sokmakta ve nefsinin arzularına uymakta) gençler
gibi yaşayandır. (Heysemî, Mecmau’zZevaid, 10/270; İbn Hacer, elMetalibu’l Aliye,
3/3)
016- Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem Efendimiz Şöyle
buyurdular; Allah Celle Celâlüh, gayri meşru şehvet peşinde olmayan genci pek
beğenir. (Müsned, 4/151)
017-
Senin Rabbin, kendisinde eğlencelere ve fani zevklere
karşı meyil bulunmayan, gençliğini Hakk’a itaat yoluna bağlayan ve gayri meşrû
şehvet peşinde olmayan bir genci pek beğenmekte ve ondan çok hoşnut olmaktadır.
(Ukbe b. Amir’den Radiyallahüu anh, Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4/151; Taberani,
elMucemu’lKebir, 17/309; Heysemi, Mecmau’zZevaid, 10/477; Müsnedi Haris, 2/986;
Abdullah b. Mübarek, Zühd, 1/118; Müsnedi Şihab, 1/336; Acluni, Keşfu’lHafa,
1/286, no: 748)
018-
Altı şey güzeldir. Fakat bu altı şey, altı sınıf insanda
olunca daha güzeldir:
· Adâlet güzeldir, fakat
idârecilerde olursa daha güzeldir.
· Cömertlik güzeldir, fakat
zenginlerde olursa daha güzeldir.
· Dinde titiz olmak (vera’ sahibi
olmak, şüpheli hususları terk etmek) güzeldir, fakat âlimlerde olursa daha
güzeldir.
· Sabır güzeldir, fakat
fakirlerde olursa daha güzeldir.
· Tevbe güzeldir, fakat gençlerde
olursa daha güzeldir.
· Hayâ güzeldir, fakat kadınlarda
olursa daha güzeldir. (Deylemi, Münavi, Feyzu’lkadir, 4/378, h. no: 5685)
019-
“Dünyanın lezzetini ve eğlencesini terk eden, gençliğini
Allah Teâlâ’ya itaat ile karşılayan hiçbir genç yoktur ki Allah o gence yetmiş
iki sıddîk’ın sevabını vermemiş olsun. Allah Teâlâ kendisine has münezzehiyet
ve mukaddesiyetiyle o gençle iftihar eder ve ona şöyle der: Ey şehvetini Benim
için bırakan genç! Ey gençliğini Bana adayan yiğit! Sen Benim nezdimde
meleklerimin bazısı gibisin.” (Hz. Ömer’den, Radiyallahüu anh; Ebu Nuaym,
Hilyetu’lEvliya, 4/139, 5/237; Ali elMüttaki, Kenzu’lUmmal, 15/1201, no: 43106,
43107)
020-
Peygamber Efendimiz gençliği “Ashabım yıldızlar gibidir,
hangisine uyarsanız sizi doğru yola iletir.” ifadeleri ile yücelttiği
kendisinden sonra gelen en şerefli insanlara vasiyet etmiştir. Dolayısıyla
gençlik, kime vasiyet edildiğinin şuuruyla hareket ederek onlara layık olma
noktasında ellerinden gelen en üstün cehd ve gayreti göstermelidir. Bundan
dolayı olacak, İbn Mes’ud hazretleri ilim talebinde bulunan, ilim öğrenmek için
yola koyulan gençleri gördüğünde onları: “Ey hikmet pınarları ve zulmeti
aydınlatan kandiller!” diyerek kucaklardı. (Beyhaki, Şuabu’lİman, 2/271)
021-
Allah Teâlâ yaşından ötürü bir ihtiyara saygı gösteren
gence, yaşlılığında hizmet edecek kimseler lutfeder. (Enes b. Malik ve Vâsile
b. Eska’dan, Radiyallahüu anhumâ, Taberani, Mucemu’lKebir, 22/83; Ebu Yala,
Müsned, 13/389; Beyhakî, Şuabu’lİman, 6/168)
022-
Biz aynı yaşlarda bir grup genç Rasûlullah’a Sallallahü
Aleyhi Vesellem gelmiş ve yirmi gün boyunca yanında kalmıştık. Rasûlullah
Sallallahü Aleyhi Vesellem çok merhametli ve şefkat dolu bir kimseydi. Bizim
yakınlarımızı özlediğimizi anlayınca, geride ailemizden kimleri bıraktığımızı
sordu. Biz de kendisine söyledik. O zaman şöyle buyurdu: “Haydi ailenizin
yanına dönün ve onların yanında kalarak kendilerini bilgilendirin. Onlara şu
namazı şu vakitte, bu namazı bu vakitte kılmalarını söyleyin. Namaz vakti
geldiğinde içinizden biri ezan okusun, en yaşlınız da size imam olsun.” (Ebû
Süleyman Mâlik İbni Huveyris’den Radiyallahüu anh, Buhârî, Ezân 17, 18, 49,
140, Cihâd 42, Edeb 27, Âhâd 1; Müslim, Mesâcid 292)
023-
Dünya tatlıdır ve manzarası hoştur. Şüphesiz ki Allah
dünyanın idaresini size verecek ve nasıl davranacağınıza, ne gibi işler
yapacağınıza bakacaktır. O halde dünyadan sakının ve kadınlardan korunun. (Ebû
Saîd elHudrî’den Radiyallahüu anh, Müslim, Zikr 99)
024-
Benden sonra erkeklere kadınlardan daha yaman bir imtihan
unsuru bırakmadım. (Üsame b. Zeyd’den Radiyallahüu anhumâ, Buhari, Nikâh 17;
Müslim, Zikr 97)
025-
Ebu Said el Hudri hazretleri gençleri görünce onlara
şöyle seslenirdi: Ey Allah Rasûlü’nün vasiyetleri, sizlere selâm olsun,
Merhaba! Allah Rasûlü meclis ve toplantılarda sizlere yer açmamız, sizlere
anlatmamız hususunda bize vasiyette bulunmuştu. Çünkü sizler bizim halefimizsiniz
ve bizden sonra gelip hizmet edecek (ehli) kimselersiniz. (Ebu Said el Hudrî’den
Radiyallahüu anh, Beyhaki, Şuabu’l İman, 2/275)
026-
Cerîr Radiyallahüu anh şöyle demiştir: Rasûlullah
Sallallahu Aleyhi Vesellem’e ‘Ansızın görme’nin hükmünü sordum. Bana
“Hemen gözünü başka tarafa çevir! “buyurdu. (Cerîr b. Abdillah’dan Radiyallahüu
anh, Müslim, Âdâb 45. Ayrıca bk. Ebû Davûd, Nikâh 43; Tirmizî, Edeb 28)
027-
“Nazar (bakış) şeytanın zehirli oklarından bir oktur. Kim
Benim korkumdan dolayı harama bakmayı terk ederse, kalbine öyle bir iman
neşvesi ve halâveti (tatlılığı) atarım ki, onun zevkini gönlünün
derinliklerinde duyar.” (Abdullah b. Mesud’dan Radiyallahüu anh, Hâkim,
Müstedrek, 4/349; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/264; Taberani, el Mucemu’lKebir,
10/173; Müsnedi Şihab, 1/195)
028-
Yine Efendimiz şöyle buyurur: “Üç kimse vardır ki
(kıyamet günü) onların gözleri ateşi görmeyecektir: Allah yolunda uykusuz kalan
göz, Allah korkusundan ağlayan göz ve Allah Teâlâ’nın bakmasını yasakladığı
şeylerden sakınan göz.” (Tirmizî, Nesâî, Ahmed b. Hanbel Derecesi: Hasen)
029-
Allah Rasûlü Efendimiz Sallallahü Aleyhi Vesellem
öncelikle Hazreti Ali efendimize, ikinci olarak da bütün ümmetine hitaben, “Ya
Ali, birinci bakış lehinedir, fakat ikincisi aleyhinedir” buyurmuştur. (Tirmizi
5/101; Ebu Davud, 1/652)
030-
Erkek, erkeğin avret yerine, kadın da kadının avret
yerine bakmasın. Bir erkek başka bir erkekle; bir kadın da başka bir kadınla
bir örtü altında yatmasın. (Ebû Saîd el Hudrî’den Radiyallahüu anh, Müslim,
Hayz 74; Ayrıca bk. Tirmizî, Edeb 38; İbni Mâce, Tahâret 137)
031-
Başka bir gölgenin bulunmadığı Kıyamet gününde Allah
Teâlâ yedi insanı, arşının gölgesinde barındıracaktır: Âdil devlet başkanı,
Rabbına kulluk ederek temiz bir hayat içinde serpilip büyüyen genç, Kalbi
mescidlere bağlı müslüman, Birbirlerini Allah için sevip buluşmaları da
ayrılmaları da Allah için olan iki insan, Güzel ve mevki sahibi bir kadının
beraber olma isteğine “Ben Allah Teâlâ’dan korkarım” diye yaklaşmayan yiğit,
Sağ el inin verdiğini sol el inin bilemeyeceği kadar gizli sadaka veren kimse,
Tenhâda Allah’ı anıp gözyaşı döken kişi.” (Ebû Hüreyre’den Radiyallahüu anh,
Buhâri, Ezan 36, Zekât 16, Rikak 24, Hudûd 19; Müslim, Zekât 91)
032-
Ey gençler topluluğu! Sizden evlenmeye gücü yeten ve
imkânı olan kimse hemen evlensin. Çünkü evlilik, gözü ve namusu (haramdan)
korumada en etkili yoldur. Evlenmeye gücü yetmeyen ve imkânı olmayanlar ise
oruç tutsunlar. Çünkü oruç kişinin şehvetini kırar(n) bir kalkandır. (Abdullah
b. Mes’ûd’dan Radiyallahüu anh, Buhari, Nikah 10; Müslim, Nikah 1; Ebu Davud,
Nikah 1; Tirmizi, Nikah 1; Nesai, Sıyam 43)
033-
Çocuklarınıza yedi yaşındayken namaz kılmalarını
söyleyiniz. On yaşına bastıkları hâlde kılmazlarsa kendilerini cezalandırınız,
yataklarını da ayırınız. (Abdullah İbni Amr İbni Âs’dan Radiyallahüu anh, Ebû
Dâvûd, Salât 26)
034-
Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem başın bir kısmını
tıraş edip bir kısmının (perçem olarak) bırakılmasını yasakladı. (Abdullah İbni
Ömer’den Radiyallahü anhümâ, Buhârî, Libâs 72; Müslim, Libâs 72, 113. Ayrıca
bk. Ebû Dâvûd, Tereccül 14; Nesâî, Zînet 5, 58; İbni Mâce, Libâs 38)
035-
Allah Rasûlü, bir keresinde “Döğme yapan, yaptıran,
yüzünün tüylerini yolan, güzel görünsün diye dişlerini seyrekleştiren, Allah
Teâlâ’nın yarattığını bozan kadınlara Allah lânet etsin” demişti. Bir kadının
bu rivayet eden İbni Mes’ûd’u aşırı gitmekle suçlaması üzerine bu defa;
“Peygamberin lânet ettiği kimseye niçin lânet etmeyecekmişim? Peygamberi
izlemek Allah Teâlâ’nın kitabında emredilmiştir. Allah Teâlâ; “Peygamber size ne
verirse onu alın, sizi nehyettiğinden de uzak durun!” (Haşr sûresi, 59/ 7)
buyurdu, demiştir. (Abdullah İbni Mes’ûd’dan Radiyallahüu anh, Buhârî, Tefsîru
sûre (59), 4; Libâs 82, 84, 85, 87; Müslim, Libâs 120. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd,
Tereccül 5; Tirmizî, Edeb 33; Nesâî, Zînet 24, 26, 71; İbni Mâce, Nikah 52)
036-
Allah Rasûlü hicret ettikten, Habeşistan’a hicret eden
sahabiler de Habeş’ten geldikten sonra Şam tarafına Kelb, Bülkîn, Gassan ve
Şam’daki Arap küffara iki bölük (ordu) göndermişti. Bu ordulardan birinin
başına da kumandan olarak Ebu Ubeyde b. Cerrah’ı tayin etmişti. (Muhammed b.
Şihab ez Zührî’den, Radiyallahüu anh, Abdürrezzak, Musannaf, 5/452; Said b.
Mansur, Sünen, 2/317; Bezzar, Müsned, 3/204; Ali el Müttaki, Kenzul ummal,
3/1135)
037-
Beş şey gelmeden şu beş şeyi ganimet bilin: Yaşlılık
gelmeden gençliğinin, hastalık gelmeden sağlığının, fakirlik gelmeden
zenginliğinin, meşguliyet gelmeden boş vaktinin, ölüm gelmeden de hayatının…
(İbn Abbas ve Amr b. Meymûn’dan Radiyallahüu anhum Hâkim, Müstedrek, 4/341; İbn
Ebi Şeybe, Musannaf, 7/77; Beyhakî, Şuabu’lİman, 7/263; Hilyetu’lEvliya, 4/148)
038-
“Allah, altmış yıl ömür verdiği kişinin mazeret gösterme
imkânını ortadan kaldırmıştır.” (Ebû Hüreyre’den Radiyallahüu anh, Buhârî,
Rikak 5)
039-
“Abdullah! Falan adam gibi olma! Çünkü o, gece ibadetine
devam ederken artık kalkmaz oldu.” (Abdullah İbni Amr İbni Âs’dan Radiyallahüu
anhümâ, Buhârî, Teheccüd 19; Müslim, Sıyâm 185)
040-
Allah Teâlâ’nın Rasûlü, “Abdullah ne iyi adam! Keşke bir
de gece namazı kılsa!” buyurdu. O günden sonra, pek az bir kısmı dışında
geceleri uyumayıp ibadet ettim. (Buhârî, Teheccüd 2, 21, Fezâilü’ssahâbe, 19,
Ta`bîr 25, 36; Müslim, Fezâilü’ssahâbe 139, 140)
041-
İnsanların en hayırlısı, ömrü uzun ve ameli de güzel
olandır. (Ebû Safvân Abdullah İbni Büsr el Eslemî’den Radiyallahüu anh,
Tirmizî, Zühd 21, 22)
042-
Dünyada tıpkı bir “garip” hatta bir “yolcu” gibi davran!
(Abdullah b. Ömer’den, Radiyallahüu anhümâ, Buhârî, Rikak 3. Ayrıca bk.
Tirmizî, Zühd 25; İbni Mâce, Zühd 3)
043-
Kim bir topluluğa benzemeye çalışırsa, onlardandır.
(Abdullah b. Ömer’den Radiyallahüu anhümâ, Ebu Davud, Libas 5; İbn Ebi Şeybe,
Musannaf, 7/639; Abdürrezzak, Musannaf, 11/454)
044-
Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem örtünme çağına
girmiş genç bir kızdan daha utangaçtı (hayâlı idi). Hoşlanmadığı bir şey
gördüğünde bunu yüzüne bakınca anlardık. (Ebû Saîd el Hudrî’den Radiyallahüu
anh, Buhârî, Menâkıb 23, Edeb 72, 77; Müslim, Fezâil 67)
045-
Allah, gençliğini, Kendisine itaat dairesinde geçiren
genci sever. (Abdullah b. Ömer’den Radiyallahüu anhüma, Abdullah b. Mübarek,
Kitabu’zZühd ve’rRekâik, no: 464; Acluni, Keşfu’lHafa, 1/286, no: 748; Sehavi,
Makasıdı Hasene, 1/68; Ali el Müttaki, Kenzu’lUmmal, 15/776, no: 43060)
046-
Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem, kadınlara
benzemeye çalışan erkeklere ve erkeklere benzemeye çalışan kadınlara lânet
etti. (Abdullah İbn Abbas’dan Radiyallahüu anhüma, Buhârî, Libâs 61, 62; Ebû
Dâvûd, Libâs 28; Tirmizî, Edeb 24; İbni Mâce, Nikâh 22)
047-
“Kim bana, iki çene ve apış arası mevzuunda söz verir,
kefil olursa, ben de ona Cennet için kefil olurum.” (Sehl b. Sa’d’dan
Radiyallahüu anh, Buhari, Rikak 23; Tirmizi, Zühd 60; Ahmed b. Hanbel, Müsned,
4/398, Hâkim, Müstedrek, 4/397399)
048-
“Cennet çepeçevre nefsin hoşuna gitmeyen şeylerle
sarılmış, Cehennem de (bedenî arzu ve iştihâları kabartan) şehevâtla...” (Enes
b. Malik’den Radiyallahüu anh, Buhari, Rikak 28; Müslim, Cennet 1)
049-
Lakît İbni Âmir Nebî Sallallahu Aleyhi Vesellem’e gelip:
– Babam çok yaşlıdır. Ne hac, ne umre yapabilir, ne de sefere çıkabilir. (Ne
emir buyurursunuz?) deyince Hz. Peygamber de: “O halde babanın yerine sen
haccet ve umre yap! “buyurdu. (Lakît İbni Âmir’den Radiyallahüu anh, Ebû Dâvûd,
Menâsik 25; Tirmizî, Hac 87. Ayrıca bk. Nesâî, Menâsik 2, 10; İbni Mâce,
Menâsik 10)
050-
Hz. Zeyd İbn Sabit anlatıyor: “Rasûlullah Sallallahü
Aleyhi Vesellem bana emretti, ben de onun için, Yahudi yazısını (Süryaniceyi)
öğrendim. Şöyle demişti: “Allah Teâlâ’ya yemin olsun, ben yazı işimde Yahudi’ye
güvenemiyorum.” (Zeyd) der ki: “Allah Teâlâ’ya yemin olsun bir ayın yarısı
geçmeden, o yazıyı öğrendim ve maharet kazandım. Rasûlullah’ın onlara olan
mektuplarını yazıyor, onların gönderdiklerini de ona okuyordum.” (Zeyd b.
Sâbit’den Radiyallahüu anh, Buhari, Ahkam 40; Ebu Davud, İlm 2; Tirmizî,
İstizan 22; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/182; Hâkim, Müstedrek, 3/477; Taberanî,
el Mucemul Kebir, 5/155156)
051-
“Şunu iyi bilin ki, insan vücudunda küçücük bir et
parçası vardır. Eğer bu et parçası iyi olursa, bütün vücut iyi olur. Eğer o
bozulursa, bütün vücut bozulur. İşte bu et parçası kalbdir.”. (Nu’mân İbni
Beşîr’den Radiyallahüu anhümâ, Buhârî, Îmân 39, Büyû’ 2; Müslim, Müsâkat 107,
108)
052-
İki nimet vardır ki, insanların çoğu bu nimetleri
kullanmakta aldanmıştır: Sıhhat ve boş vakit. (İbni Abbas’dan Radiyallahüu
anhümâ, Buhârî, Rikak 1. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 1; İbni Mâce, Zühd 15)
053-
Din kolaylıktır. Dini aşmak isteyen kimse, ona yenik
düşer. O halde, orta yolu tutunuz, en iyiyi yapmaya çalışınız, o zaman size
müjdeler olsun; günün başlangıcından, sonundan ve bir miktar da geceden
faydalanınız.” (Ebû Hüreyre’den radıyallanu anh, Buhârî, Îmân 29. Ayrıca bk.
Nesâî, Îmân 28)
01- Bir genç Peygamberimize gelerek: “Yâ Rasulullah! Bana zina yapmak için izin ver.” der. Orada bulunanlar gencin üzerine yürüyerek onu ayıplarlar ve men ederler. Onların aksine, Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem, “O genci Bana getirin” der. Engin şefkatiyle önce genci dinledi ve: “Bu zina fiilinin annene yapılmasını ister misin?” diye sorar.
Daha sonra, “Kızın için kabul eder misin?”, “Kız kardeşin için.”, “Halan için.”, “Teyzen için bunu ister misin?” diye sorar ve her defasında, “Hayır” cevabını alınca, Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem da, “Diğer insanlar da buna razı olmazlar” der.
Sonra elini gencin üzerine koyup, “Yâ Rabbi bu gencin günahlarını affet, kalbini pak et, iffetini muhafaza et” diye dua eder. Genç ondan sonra böyle hiçbir menfi eğilim göstermez, zinaya yaklaşmaz. (Müsned, 5/256, 257)
Rasûlüllah Sallallahü Aleyhi Vesellem gençlerin yanına vardı ve şöyle dedi: “Sizden kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin. Çünkü evlilik gözü haramdan alı kor; iffet ve namusu muhafaza eder. Evlenmeye gücü yetmeyen ise oruç tutsun. Çünkü (oruç), cinsî arzuyu azaltır. (Müslim, Nikâh 1)
02- Bir genç yaşlı bir insana yaşlılığından dolayı ikramda bulunursa, yaşlandığı zaman kendisine ikramda bulunacak bir kimseyi Allah Celle Celâlüh ona musahhar kılar. (Tirmizi, Birr 75)
· Ölüm gelmeden önce hayatının,
054- Hz. Ömer Radiyallahü Anh’a atfedilen bir sözde: Hz. Ömer Radiyallahü Anh
Efendimiz’in: “Namaz kılan yaşlıyı severim ama namaz kılan ‘GENCE’ aşığım.”
Buyurduğu rivayet edilmektedir
Yorumlar
Yorum Gönder