Şarkı ve Türkülerdeki Elfaz-ı Küfürler
Şarkı ve
Türkülerdeki Elfaz-ı Küfürler
Günahlar ayna zamanda internet
sayfalarındaki linkler/irtibatlar gibidirler. Tıkladığınızda ya da
bulaştığınızda sizi adım adım küfre doğru çekerler.
Bu tıpkı "Mikrop
öldürücüdür!" denmesi gibidir. İnsana üç beş tane mikrop bulaşsa ona
bir şey yapamaz. Ama mikroplar hafife alınsa ve çoğalmalarına imkân hazırlansa
günün birinde insanı öldürebilirler. Günahlar da böyledir. Onun için günahlarda
küfre giden bir yol vardır denmiştir.
İkinci önemli nokta küfür sayılan bir
fiilin ya da sözün insanı mutlaka kâfir yapmayabileceği gerçeğidir. Fiilin ve
sözün küfür olmasıyla, insanın kâfir olması, ya da kâfir sayılması ayrı ayrı
şeylerdir.
“Allah Teâlâ’nın egemenliğini yok sayma”
anlamındaki bir söz küfürdür, ama bu sözü insan Allah Teâlâ’yı inkâr maksadıyla
söylememişse ve Allah Teâlâ’yı açıkça reddetme anlamına gelmiyorsa kişi kâfir
olmayabilir.
Bu tür sözler fıkıh kitaplarında "Elfaz-ı
küfür" (küfür sözler) başlığı altında sıralanır.
Meselâ, "Allah Teâlâ bu adamı ne
kadar çirkin yaratmış!" demek küfür bir sözdür. Çünkü Allah Teâlâ’nın
tercihini kabullenmeme anlamına gelir. Ama biz bunu söyleyen adamın kâfir
olduğuna hükmedemeyiz. Gerçi o içinden bu sözü, Allah Teâlâ’ya karşı öyle bir
isyanla söylemiş olabilir ki, O’nun katında gerçekten kâfir sayılmış da
olabilir, ama biz bunu bilemeyiz ve ona kâfirdir diyemeyiz. Çünkü bir insanın
kâfir olmasının peşinden getireceği pek çok hüküm vardır. Mesela evliyse nikâhı
düşmüş olur.
Sözü
türkülerimizdeki ve şarkılarımızdaki küfür sözlere getireceğiz.
Düşünceler eylemlere götüreceği gibi,
eylemler de tekrarlanırsa düşüncelere götürür.
"Dervişin
fikri neyse zikri de odur!" sözü bunu anlatır. Kötü düşünen kötü söyler, kötü
söyleyen de kötü düşünür.
Onun için Allah Teâlâ, "İnsanlara
güzel konuşun!", "Siz düzgün sözler söyleyin ki, Allah Teâlâ
da işlerinizi düzeltsin!" buyurur.
Eski türkülerin ve şarkıların da bir
namusu vardı. Karadeniz ağzıyla "Sevdalı günlerime geldi çattı
Ramazan!" dizesi bir inancı yansıtır.
Şimdi, şu abuk sabuk türkü sözlerine
bakın:
“Gülmeyecek bu yüzü, neden verdin bana
ya Rab?
Ya birazcık neşe ver, ya beni baştan
yarat.”
“Baştan yarat ellerimi, baştan yarat
gözlerimi,
Baştan yaz şu kaderimi, tanrım beni
baştan yarat.”
Azıcık düşünebilen anlar ki, bu sözlerde
Allah Teâlâ’ya isabetsizlik ve bilgisizlik isnat edilmektir. Kişi bu söylediklerini
inanmadan söylerse küfür bir söz söylemiş olur. Şarkının havasına girip
gerçekten öyle inanırsa kâfir olur.
“Ne yaptım Allah’ım dertli doğacak...
Ömrüme verilen bu ceza niye?
Vurdu süründürdü felek tokadı,
Ömrüme verilen bu ceza niye?”
“Allah’ın gücüne gider mi bilmem,
Verdiği bu candan ben bıktım...”
“Tanrım, kötü kullarını sen affetsen ben
affetmem...
Kahpe felek sana nettim neyledim?”
“Niyetin sadece bir can vermekse,
Her nefes gönlüme birer darbeyse…”
“Sevilmek sevene zulüm etmekse,
Ben kulun değilim, gücenme tanrım...”
“İtirazım var bu zalim kadere,
İtirazım var bu sonsuz kedere...”
“İbadetin oldum inancın oldum,
Sanki sen yarattın ben kulun oldum…”
“Affet tanrım diye yalvardım durdum,
Sevdikçe sayende günahkâr oldum...”
“Kaderim düşman bana, kahretmişim
dünyama,
Adımı sorma bana bir bahtı karalıyım...”
“Kahpe kader...”
“Her gün isyanım var benim kadere,
Ne öldürdü ne güldürdü bir kere...”
Şunları da ekleyelim:
“Tanrı bazen kulunu işitmiyor, neden?”
“Bir sana taptım, bir tanrıya taptım...”
“Rabbim adaletin bu kadar mı?”
“Alıştım kaderin zulmüne artık.
Kuluna kul oldum, severek taptım...”
“Secde ettim taparcasına...
Madem unutacaktın beni neden yarattın?”
Kısaca bu ifadeler küfür sözlerdir.
Düşünmeden söylemiş olan tövbe etmelidir. Bunda bir sakınca görmeyen küfre
girer. Yani şarkıların ve türkülerin bile şirke çağırdığı bir toplum haline
geldik. Bunları okuyan şarkıcılar da şeytanın gönüllü zurnaları.
Rabbimiz
bizleri konuştuklarına, dinlediklerine ve her davranışına aşırı dikkat eden
şuurlu Müslümanlar’dan eylesin!
Yorumlar
Yorum Gönder