Kayıtlar

Hasan-ı Basri Kuddise Sirruh’tan Hikmetler 1

Hasan-ı Basri Kuddise Sirruh’tan Hikmetler 1 ·      Ey insanlar! Dualarınız kabul olunmayacak diye korkmuyorum. Dua edemez hale gelmenizden korkuyorum! ·      Beni bir kireç ocağına atsalar, deseler ki içine düşersen imanla öleceksin; vallahi hiç tereddütsüz kendimi atarım! ·      Dört şey vardır ki, bedbahtlık sebebidir: 1-Evlad-ü iyalin (Çocuk ve hanımlarının) çokluğu, 2-Malın azlığı… Ailesinin geçimini karşılayacak kadar malı olmaması… 3-Komşunun kötü olması, 4-Kadının kocasına isyan ve hıyanette bulunması. ·      Sakın günah işleme! Aksi takdirde kendini ateşe atarsın, hâlbuki sen, bir kimsenin bir pireyi ateşe attığını görsen, onu bile iyi karşılamazsın. O halde, her gün kendini defalarca ateşe atmayı nasıl iyi karşılarsın? ·      Ey insan! İnsanların çokluğuna bakıp da aldanma. Çünkü sen, yalnız ölecek, kabre yalnız girecek, yalnız kabirden kalkacak ...

Küfre Düşme Tehlikesinden Korunma ve Duası

Küfre Düşme Tehlikesinden Korunma ve Duası Kadın, Erkek her Müslüman, sözünde, işinde, Allah’ü Teâlâ’nın emirlerine, yani farzlara uymalı, haramlardan kaçmalıdır. Bir farzın yapılmasına, bir haramdan sakınmaya ehemmiyet vermeyenin imanının gitmesinden korkulur. Tembellikten veya nefis ve şeytana aldanarak günah işleyenin imanı gitmez ama çok dikkat etmelidir. Çünkü her bir günahta küfre götüren bir yol vardır. Günahlar derhal tevbe ile imha edilmelidir. Tevbeyi geciktirmemek lâzımdır. Acele tevbe etmek vaciptir. Farz diyenlerde vardır. Farzı veya vacibi terk etmek te ayrı bir günahtır. Bir de ölüm tevbesiz yakalayabilir. Çünkü ölüm ansızın gelir. Hasan-ı Basri kuddise Sirruh hazretleri beni bir kireç ocağına atsalar, deseler ki içine düşersen imanla öleceksin; vallahi hiç tereddütsüz kendimi atarım!" buyuruyor. Kur’an-ı kerimde, “Allah’tan nasıl korkmak gerekiyorsa, öyle korkun!” (Âl-i İmran 102) Allah’tan korkun ki, kurtuluşa eresiniz! [Maide 100] buyuruluyor. ...

Allah’ü Teâlâ Tevbe Edeni Sever

Allah’ü Teâlâ Tevbe Edeni Sever Sual: Çok günah işleyen biri, Allah’ın sevgili kulu olabilir mi? CEVAP Elbette olur. Tevbe edenin günahları affolur. Allah’ü Teâlâ, tevbe edenleri sever. Hadis-i şerifte, (Tevbe eden Allah’ın habibidir) buyuruldu. (İ.Ebiddünya) [Habib, sevgili demektir.] Tevbe edip bir daha günah işlemeyen, Allahü teâlânın sevdiği kul olur. Kur'an-ı kerimde de mealen, (Allah, tevbe edenleri sever) buyuruluyor. (Bekara 222) Hadis-i şerifte de buyuruldu ki: (Bir kimse, istirahat için ıssız bir çölde uyur. Uyanınca yiyip içeceği bulunan bineğinin, yanından kaybolduğunu görür. Her tarafta arar bulamaz. Yorgunluk içinde eski uyuduğu yere gelir, "Bu ıssız çölde aç susuz kalacağım için ölmem mümkündür" diyerek ümitsizlik içinde uyuyakalır. Uyandığı zaman devesini ve yiyip içeceğini yanı başında görünce çok sevinir. İşte Allahü teâlâ da bu kulun sevinmesinden çok, tevbe edene sevinir.) [Müslim] [Yani Allah’ü Teâlâ, yiyip içeceği ile devesin...

Son Nefeste Tevbe

Son Nefeste Tevbe Bir terzi, büyüklerden birine sordu: - Ölüm yaklaşınca tevbenin kabul edileceğini bildiren hadis-i şerifin açıklaması nasıldır? - Evet tevbe kabul edilir; ama senin mesleğin nedir? - Terziyim, elbise dikerim. - Terzilikte en kolay iş nedir? - Kumaşı makasla kesmektir. - Kaç yıldır terzisin? - Otuz yıldır. - Canın gargaraya gelince kumaş kesebilir misin? - Hayır kesemem. - Otuz yıl kolaylıkla yaptığın işi, o zaman yapamazsan, ömründe hiç yapmadığın tevbeyi, can gargarada iken nasıl yapabilirsin? Bugün gücün yerinde iken tevbe eyle! O zaman yapman çok güç olur. Şimdi tevbe edersen, o zaman da tevbe etmek nasib olur. Genç terzi tevbe edip, salihlerden oldu. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini biliniz! Ölmeden önce hayatın, hastalıktan önce sıhhatin, dünyada iken ahıreti kazanmanın, ihtiyarlıktan önce gençliğin, fakirlikten önce zenginliğin kıymetini biliniz!) [Hakim] (Allah katında en sevgili olan, tevb...

Yaşam Üzerine Fazla Geldiği Zaman

Yaşam Üzerine Fazla Geldiği Zaman Yaşam üzerine fazla geldiği zaman onu zorlama, Biraz duraksa... Neler olup bittiğine anlam verme! Mutlaka yanlış bir şey oldu... Düşüncelerin ile dileklerin aynı orantıda değildi, Ve varlığın ile buluşamadı. Sorun yok, sadece bekle... Güneş doğacaktır. Rüzgâr esecek ve yağmur yağacaktır. Zorlamaya gerek yoktur, olması gereken kendiliğinden olur! İzlemeye devam et... Şahitlik güzeldir, hem olayın dışındasındır hem de içinde. Zorlamaya gerek yoktur, olması gereken kendiliğinden olur... Neyzen Tevfik

Yapılması Gerekli Günlük Ameller

Yapılması Gerekli Günlük Ameller   01-   Beş vakit namazı vaktinde cemaatle eda etmek. 02-   Kur’an-ı Kerim’den mutlaka bir bölüm okumak. 03-   İki rekât namaz kılmak suretiyle bile olsa gecenin bir kısmını ibadetle ihya etmek. 04-   Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem Efendimizin haber verdiği sabah- akşam zikirlerine devam etmek (eve giriş - çıkış duası, yemek duası, tuvalete giriş - çıkış duası vs.) 05-   İşrak, kuşluk, evvabin ve teheccüd namazları kılmak. 06-   Kaza namazlarımız oruçlarımız ve diğer farz borçlarımız varsa; bir plan dahilinde her gün kaza ederek bir an önce azaltıp bitirmek. Çünkü ölüm ansızın gelebilir. 07-   Eğer ödenmeyen borçlarımız, kalplerini kırdığımız, kul haklarına girdiğimiz insanlar varsa mümkün olanları ödeyip helâlleşmek; helâlleşmesi mümkün olmayanlara dua etmek, onların adına hayır hasenat yapmak. 08-   Ev halkına, çocuklarımıza, torunlarımıza hatta komşu çocuklarına İslâmi bilgiler öğre...

Allah’ü Teâlâ’nın Emrettiği Şeylerin En Önemlisi

Allah’ü Teâlâ’nın Emrettiği Şeylerin En Önemlisi Allah’ü Teâlâ’nın emrettiği şeylerin en önemlisi “Tevhid” dir. Tevhid; Allah’ü Teâlâ 'yı birlemek; “Lâ ilâhe illallah” diyerek, “Allah’ü Teâlâ’dan başka ilâh olmadığına inanmak”, inanmak demektir. Tevhid üç şeydir; 1- Allah Allah’ü Teâlâ 'nın “Rab” olduğunu bilmek, 2- Allah Allah’ü Teâlâ ' nın birliğini ikrar etmek, 3- O’nun hiçbir eşi, dengi ve ortağı olmadığına inanmaktır. 
 K â inattaki her ş eyde Allah’ü Teâlâ ' nın varl ığı n ı ve birli ğ ini ak ı l sahiplerine g ö steren deliller, i ş aretler vard ı r. Tevhid; her yerde ve her ş eyde bu işaretleri görmek, Allah’ü Teâlâ ' dan başkasının tesir ve hâkimiyeti olmadığını anlamak, bilmek ve bilerek yaşamaktır. Allah’ü Teâlâ izin vermezse bir yaprak bile kıpırdamaz.

Ehl-i Sünnet Âlimi Kimdir?

Ehl-i Sünnet Âlimi Kimdir? AYET-İ KERİME Cevap olarak; - Nasihatlerin birincisi, Ehl-i sünnet âlimlerinin, kitaplarında bildirdiklerine göre, itikadı düzeltmektir, buyurdu. Sordular: - Neden Ehl-i sünnet âlimleri efendim? - Çünkü bu âlimler, kitaplarında Eshab-ı kiramdan işittiklerini bildirmişler, kendi kafalarından hiçbir şey yazmamışlardır. Cehennemden kurtulan, yalnız bu âlimlere tâbi olanlardır. - Ehl-i sünnet âlimi kime denir efendim? - Dört mezhebin ictihad derecesine yükselmiş âlimlerine ve bunların yetiştirdikleri büyük âlimlere (Ehl-i sünnet âlimi) denir. Ve ekledi: - İtikadı, imanı düzelttikten sonra, İslamiyet’e uymak, yani fıkıh kitaplarının bildirdiği ibadetleri öğrenmek ve yapmak ve yasak ettiklerinden kaçınmak lazımdır. Ve misal verdi: - Beş vakit namazı, üşenmeden, gevşeklik yapmadan, şartlarına ve tadil-i erkâna dikkat ederek kılmalı, nisap miktarı malı ve parası olan, zekât vermelidir. Tövbe etmek, farzdır Bir gün de sohb...

İstikamet Nedir?

İstikamet Nedir? AYET-İ KERİME   Al-i İmran / 113. Hepsi bir değildir; ehl-i kitap içinde istikamet sahibi bir topluluk vardır ki, gece saatlerinde secdeye kapanarak Allah’ın âyetlerini okurlar.    En’am / 161. De ki: Şüphesiz Rabbim beni doğru yola, dosdoğru dine, Allah’ı birleyen İbrahim’in dinine iletti. O, ortak koşanlardan değildi.    Hud / 112. O halde seninle beraber tevbe edenlerle birlikte emir olunduğun gibi dosdoğru ol! Aşırı da gitmeyin. Çünkü O, sizin yaptıklarınızı çok iyi görendir.    Fusilet / 30. Şüphesiz, Rabbimiz Allah’tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: Korkmayın, üzülmeyin, size vâdolunan cennetle sevinin! Derler. HADİS-i ŞERİF    * İmam Mâlik (radıyallâhu anh)’e ulaştığına göre, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurmuştur: “İstikamet üzere olun. (Bunun sevabını) siz sayamazsınız. Şunu bilin ki, en hayırlı ameliniz namazdır. (Zâhirî ue bâtînî tem...

Gerçek Müslüman Olmak İçin Neler Yapmak Gerekir?

Gerçek Müslüman Olmak İçin Neler Yapmak Gerekir? Gerçek Müslüman olmak için, Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdikleri gibi iman etmek ve ibadetlerini doğru ve ihlas ile yapmak lazımdır. Allahü teâlâ doğru ve ihlas ile ibadet yapanları seveceğini, bunların kalblerine dünyada feyizler, nurlar vereceğini, ahirette de sevap vereceğini vaat etti. İslamiyet'in aslı, temeli üçtür: İlim, amel, ihlas. Bunların biri yoksa o işin değeri olmaz. Yani ilimsiz veya ihlassız ibadetin kıymeti yoktur. İlim ve ihlas var, fakat amel yani ibadet yoksa yine kıymetsizdir. İbadet, emirleri yapmak demektir. İbadetlerin doğru olması için, nasıl yapılacaklarını öğrenmek ve öğrendiklerine uygun olarak yapmak lazımdır. Sevap, iyilik, Allahü teâlâ tarafından verilen mükâfattır. Takva, haramlardan, yasak edilmiş olanlardan sakınmaktır. İhlas, gerek beden ile gerek mal ile yapılan farz veya nafile bütün ibadetleri, mesela hayrat ve hasenat yapmayı, Müslümanları sevindirmeyi, onları sıkıntıdan kur...

İmansız ölmemek için -1-

İmansız ölmemek için -1- Kuşkusuz son nefesinde imansız ölmek, her müminin en önemli korkusudur. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerine bir gün, bazı sevdikleri, "Efendim, bir Müslüman için en büyük mesele nedir?" diye sordular. "En mühim mesele, dünyâdan (Îman) ile gitmektir. Onun için (Îmansız) gitmekten çok korkmalı ve titremelidir." buyurdu. İslam büyükleri, "Îmansız ölmekten korkmayan kimse, îmansız ölür." buyurmuşlardır. O sebeple imansız gitmemek için, imansız ölmekten çok korkmalıdır. Allah (c.c.), insana sayısız nimetler vermiştir. Fakat İman ve İslam, Allahü Tealâ'nın bir insana bahşettiği nimetlerin, en büyüğü ve en önemlisidir. Bunlar sayesinde insanın dünya hayatı huzur ve mutluluk içinde geçtiği gibi, ahırette de sonsuz nimetlere garkolur. O sebeple insan sahip olduğu bu nimetlere çok şükretmelidir. İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretleri:"İmansız ölmemek için, iman nimetine çok şükretmelidir." buyuruyor. Allahü Tealâ Hazretleri aye...

...Ödünç Bir Günü Yaşıyor Olsaydın...

...Ödünç Bir Günü Yaşıyor Olsaydın... ...Bitmiş ömründen bir gün alacaklı olduğunu düşün. Nasıl olduysa, sen öldükten sonra, ömründen bir gününü eksik yaşadığın hesaplanmış. Alacaklı olduğun günü yeryüzünde yaşayıp sessizce geri dönebileceğini söylüyorlar. Mezarlığın kapısından bir gölge gibi süzülüyorsun sabaha doğru. Ölümünün üzerinden yıllar geçmiş. Çoktan ölmüş biri olarak biliniyorsun. Yapmak istediğin ilk şey ne olurdu? Eve gitmek mi? Elbette! Yola çıktın. Her zaman yürüdüğün sokaktan evine doğru yürüyorsun. Özlediğin dostlarının yüzünü görmeyi umuyorsun. Ama birden özel durumunu hatırlıyorsun. Onlara ödünç bir gün daha verilmedi ki.. Boş yere selam verecek bir dost yüzü arıyorsun. Umutsuzca yüzünü görünce sevinecek bir ahbabının yanı başından süzülmesini bekliyorsun. Mahallen tanınmaz halde. Daha kötüsü, sen tanınmıyorsun. Neyse ki, az ilerde bakkal olacak, oradan kızına bir şekerleme almak niyetindesin. Şükür ki bakkal yerinde duruyor: sevdiğini bildiğin akide şekerlerin...