Allah Teâlâ Sevdiği Kulunu...
Allah Teâlâ Sevdiği Kulunu...
Allah Teâlâ sevdiği kulunun ruhunu ve kalbini ilimle nurlandırır.
Cehaletin karanlığından kurtarır, ilim ve hikmetle yolunu aydınlatır. Ona hakkı
hak, batılı batıl olarak görebilecek bir basiret ve feraset nasip eder.
Allah Teâlâ sevdiği kuluna cihad şuuru verir. Önce kendi
nefsiyle mücadele etmeyi öğretir. Sonra ailesinin, yakınlarının ve bütün
insanların hidayeti için gayret etmeyi nasip eder. Güzel ahlâkı, merhameti ve
hakikati yaşayarak ve anlatarak Allah'ın nurunu gönüllere ulaştırmaya çalışır.
İnsanlığın hayrına hizmet etmeyi kendisine vazife bilir.
Allah Teâlâ sevdiği kuluna kulluk bilinci kazandırır. Nefsini
tezkiye edip kalbini tasfiye eden kul, Rabbinin rızasını hayatının en büyük
gayesi hâline getirir. Gönlünde hizmet aşkı uyanır; ömrünü, vaktini ve
imkânlarını Allah Teâlâ'nın rızasına uygun işlerde değerlendirmeye çalışır. Her
nefesini Hakk'a yakınlaşmanın ve insanlığa faydalı olmanın vesilesi kılmak
ister.
Allah Teâlâ sevdiği kulunu ibadetle şereflendirir. Ona namazı
sevdirir, ibadeti kolaylaştırır ve huzuruna kabul eder. Kulunu namazda misafir
eder, secdede kendisine yaklaştırır ve rızasıyla mükâfatlandırır.
Namazla kuluna acizliğini, Rabbine olan ihtiyacını ve hayatın
gerçek anlamını hatırlatır. Her secdede dünyanın geçici, ahiretin ise ebedî
olduğunu hissettirir. Kalbini gafletten uyandırır, ruhunu huzurla doldurur.
Allah Teâlâ sevdiği kulunu oruçla terbiye eder. Ona sabrı,
nefsiyle mücadeleyi ve iradesine hâkim olmayı öğretir. Açlığın ve susuzluğun
içinde nimetlerin kıymetini fark ettirir; fakirin, garibin ve muhtacın hâlini
anlamasını sağlar.
Allah Teâlâ sevdiği kulunu zekât ve sadakayla güzelleştirir.
Malın gerçek sahibinin Allah Teâlâ olduğunu öğretir. Vermenin lezzetini
tattırır, paylaşmanın huzurunu yaşatır ve kalbini cimrilikten arındırır.
Yoksulları, yetimleri ve ihtiyaç sahiplerini sevdirir.
Allah Teâlâ sevdiği kulunu hac ve umre ile şereflendirir. Irk,
renk, dil, makam ve servet farkı olmaksızın bütün müminlerin aynı Rabbin
kulları olduğunu gösterir. Kardeşliği, ümmet bilincini ve kulluğun eşitliğini
öğretir. Gönül kapılarını insanlara açar, onların dertleriyle dertlenme
sorumluluğu kazandırır.
Allah Teâlâ sevdiği kulunu kelâmıyla buluşturur. Kalbini
Kur'an-ı Kerim'e bağlar, ayetleriyle yolunu aydınlatır ve gönlüne iman nurunu
yerleştirir. Kur'an onun için bir rehber, bir teselli ve bir hayat düsturu
olur.
Allah Teâlâ sevdiği kuluna dua etmeyi sevdirir. Kulunu kendi
kapısından ayırmaz. Sevinçte de darlıkta da ellerini yalnızca kendisine açmasını
öğretir. Dua ile kalbini kuvvetlendirir, ümidini canlı tutar ve kendisine
yakınlaştırır.
Allah Teâlâ sevdiği kulunu tevbe ve arınma ile temizler. Hata
ettiğinde ona pişmanlık duygusu verir, dönüş kapılarını açık tutar. Abdestle
zahirini, tevbe ile bâtınını arındırır; kalbini, dilini ve amellerini
güzelleştirir.
Allah Teâlâ sevdiği kulunu rahmetiyle kuşatır ve korur. Onu
kendisinden başkasına muhtaç etmez. Görünür ve görünmez nice tehlikelerden
muhafaza eder; düştüğünde yeniden ayağa kalkacak güç ve metanet verir.
Allah Teâlâ sevdiği kulunu hidayetle destekler. Ona doğru yolu
gösterir, kalbini hakka meylettirir ve istikamet üzere sabit kılar. Karanlıklar
içinde yolunu kaybetmesine izin vermez.
Allah Teâlâ sevdiği kulunun gönlüne huzur, diline şükür ve kalbine
zikrini nasip eder. Zor zamanlarda çıkış yolları açar, darlıkta ferahlık,
kederde teselli ihsan eder.
Allah Teâlâ sevdiği kulunun kalbini sevdiği kullarının kalbiyle
buluşturur. Ona salih dostlar, hayırlı arkadaşlar ve güzel yoldaşlar nasip
eder. Gönülleri sevgi, muhabbet ve kardeşlikle birbirine bağlar.
Allah Teâlâ sevdiği kulun kalbine merhamet, sabır, ihlâs, tevazu
ve teslimiyet yerleştirir. Onu affetmeye, iyilik yapmaya, insanlara faydalı
olmaya ve güzel ahlâk üzere yaşamaya yöneltir.
Allah Teâlâ sevdiği kulunu hayırlı işlere yöneltir. Hayırlı
insanlarla karşılaştırır, bereketli kapılar açar ve attığı adımları hayırla
neticelendirir.
Allah Teâlâ sevdiği kuluna kanaat verir. Dilini şükürle süsler,
rızkına bereket katar ve sahip olduğu nimetlerin kıymetini bilmeyi öğretir.
Allah Teâlâ sevdiği kulunu bazen musibetler, sıkıntılar ve
belâlarla olgunlaştırır. Sabrı, tevekkülü ve teslimiyeti öğretir. Karşılaştığı
her zorluğun ardında bir hikmet, her sıkıntının içinde bir rahmet bulunduğunu
fark ettirir.
Dünya hayatının kalıcı değil, bir imtihan yurdu olduğunu
hatırlatır. Ona bu dünyanın bir misafirhane, insanın ise kısa süreli bir yolcu
olduğunu hissettirir. Kalbini fânî olana değil, bâkî olana yöneltir.
Kul, zamanla dünyanın bir gölge, ahiretin ise hakiki yurt
olduğunu idrak eder. Kalbi fanilerden Bâkî olana yönelir; sevgisini, ümidini ve
korkusunu yalnız Rabbine bağlamayı öğrenir.
Musibetler ve imtihanlar vesilesiyle makamın, servetin,
güzelliğin ve dünya nimetlerinin geçici olduğunu öğretir. Böylece gönlünde
ahiret şuurunu güçlendirir; onu ebedî saadet yurdu olan Cennet-i Âlâ'yı
kazanmaya hazırlar.
Namaz, oruç, zekât, hac ve diğer ibadetlerle kuluna ne kadar
aciz ve muhtaç olduğunu hissettirir. Dünyaya gönderiliş gayesini hatırlatır.
Yakın bir gün içinde Rabbinin huzuruna varacağını, asıl hayatın ölümden sonra
başlayacağını ve gerçek yurdun ahiret olduğunu gönlüne yerleştirir.
Allah Teâlâ sevdiği kulunu affıyla bağışlar, rahmetiyle kuşatır
ve lütfuyla yüceltir. Kusurlarını örter, günahlarını siler ve onu kendisine
daha da yaklaştırır.
Allah Teâlâ sevdiği kulunu dünyada hidayet, huzur, bereket ve
güzel ahlâkla; ahirette ise mağfireti, rahmeti, rızası ve Cennet-i Âlâ ile
mükâfatlandırır.
Ne mutlu Rabbinin sevgisini kazanmaya çalışanlara... Ne mutlu
O'nun rızasını her şeyin üzerinde tutanlara... Ne mutlu dünyayı bir
misafirhane, ahireti ise ebedî yurt bilenlere... Ne mutlu her hâlinde Rabbine
yönelen ve sonunda O'nun rahmetine kavuşanlara...
Allah'ım! Bizleri sevdiğin kullarından eyle. Kalplerimizi iman,
ihlâs, takvâ, ilim, hikmet ve muhabbetinle süsle. Bize dünyada hidayet, huzur,
bereket ve istikamet; ahirette mağfiret, rahmet ve rızanı nasip eyle. Bizleri
anne-babalarımızla, eşlerimizle, evlatlarımızla ve bütün mümin kardeşlerimizle
birlikte Cennet-i Âlâ'na kabul buyur. Cemâlini seyretme şerefine eriştir. Son
nefesimizi imanla vermeyi, huzuruna razı olunan kullar olarak varmayı nasip
eyle.
Ya Rabbi! Bizleri dünya hayatının aldatıcı süslerine kapılmayan,
Seni tanıyan, Seni seven ve Senin sevdiğin kullardan eyle. Kalplerimizi kendine
bağla, bizleri sırat-ı müstakimden ayırma. Dünyada da ahirette de iyilikler
ihsan eyle. Sonsuz saadet yurdu olan Cennet-i Âlâ'nı bizlere nasip eyle ve
bizleri Cemâline kavuştur.
Âmin, velhamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn.
Yorumlar
Yorum Gönder