40 Hadis-i Şerif 106 (Komşulukla İlgili)
40 Hadis-i Şerif 106 (Komşulukla İlgili)
01- "Cebrail bana komşu hakkında o
kadar tavsiyede bulundu ki, onu mirasçı bırakacak sandım." (Müslüm, Birr
ve Sıla,42)
02- "Komşusu açlıktan kıvranırken,
tok yatan kimse iman etmiş olamaz." (İbn Ebî Şeybe, Musannef, İman ve
Ru'ya, 6)
03- "Sizden biri kendisi için istediğini
din kardeşi için -yahut komşusu için- istemedikçe (tam) iman etmiş
olamaz." (Müslim, İman, 71)
04- Bir adam Hz. Peygamber'e (s.a.v)
"İyi ya da kötü yaptığımı nasıl bilebilirim?" diye sormuş ,Hz.
Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Komşularının 'İyi yaptın' dediğini
duyarsan iyi yapmışsındır; onların 'Kötü yaptığın' dediğini duyarsan da kötü
yapmışsındır." (İbn Mace, Zühd,25)
05- Ebû Zer (r.a.) şöyle demiştir: (Hz.
Peygamber) (s.a.v.) bana şunu tavsiye etti: Çorba pişirdiğinde suyunu fazla
koy, sonra komşularının haline bak da uygun bir şekilde kendilerine ondan ikram
et." (Müslüm, Birr ve Sıla,143)
06- "Şerrinden komşunun emin
olmadığı kimse cennete giremez." (Müslim, İman, 73)
07- "Ey mümin hanımlar! Sizden
biri -yanık bir koyun parçası dahi olsa - komşusunun ikram ettiği şeyi
küçümsemesin." (Muvatta, Sıfatü'n-nebi,10)
08- Bir Müslüman öldüğünde, yakın
komşularından üç hane halkı onun iyi bir insan olduğuna şahitlik ederlerse,
Yüce Allah da onun için şöyle der: "Şahitlikte bulunan kullarımın
bildiklerine göre yaptıkları şahitliğini kabul ettim ve kendi bildiklerimi de
bağışladım" (Ahmed b Hanbel, II. 409)
09- Allah'a ve ahiret gününe iman eden
ya hayır söylesin ya da sussun; Allah'a ve ahiret gününe iman eden komşusunu
rahatsız etmesin; Allah'a ve ahiret gününe iman eden misafirlerine ikram
etsin." (Buhari, Rikâk, 23)
010- Resûlullah (s.a.s.) şöyle demiştir:
"Ey Ebû Hüreyre! Şüpheli şeylerden titizlikle sakın ki insanların en iyi
kulluk yapanı olasın. Kanaatkar ol ki, insanların (Allah'a) en şükredeni
olasın. Kendin için sevdiğin şeyi, insanlar için de sev ki (kamil) mü'min
olasın. Komşularına iyilik et ki (gerçek) Müslüman olasın. Bir de az gül, zira
çok gülmek kalbi öldürür." (İbn Mâce, Zühd, 24)
011- Hz. Âişe şöyle dediği rivayet
edilmiştir: Ben Hz. Peygamber'e (s.a.v.) "Ey Allah'ın Resulü! Benim iki
komşum var. (Ziyaret veya hediye vermede) hangisinden başlayayım? diye
sorduğumda o, şu cevabı verdi: "Kapısı en yakın olandan." (Ebu Davud,
Edeb,122-123)
012- "İki kişi birden davet edecek
olursa sen kapısı en yakın olana git. Çünkü kapısı en yakın olan en yakın
komşudur. Eğer onlardan birisi daha önce davet etmişse, onun davetine icabet
et." (Ebu Davud, Et'ime,9)
013- Bir adam Resulullah'a (s.a.v)
gelerek: "Ey Allah'ın Resul'ü! Falan kadından namazının, orucunun ve
sadakasının çok olduğundan ancak diliyle komşusunu rahatsız ettiğinden söz
ediliyor, (ne buyurursunuz?) dedi. Resulullah "O cehennemde
olacaktır." buyurdu. Adam bu kez "Ey Allah'ın Resul'ü! Falan kadından
namazının, orucunun ve sadakasının az olduğundan ancak diliyle komşusunu
rahatsız etmediğinden söz ediliyor (ne buyurursunuz?) dedi. Resulullah "O
da cennette olacaktır." buyurdu. (Ahmed b Hanbel, II. 440)
014- "Allah katında arkadaşların en
hayırlısı, arkadaşlarına karşı en iyi olandır; komşuların en hayırlısı ise;
komşularına karşı en güzel davranandır." (Darimi, Siyer, 3)
015- "Ev almadan önce komşu, yola
çıkmadan önce de arkadaş arayın." (Tebarani, el- Mu'cemü'l- Kebir, IV 268)
016- "Komşu,(komşusunun malını
satın almada) öncelik hakkına sahiptir." (Buhârî, Hıyel, 14)
017- Bir arazisi olup da satmak isteyen
kişi onu önce komşusuna teklif etsin. (İbn Mâce, Şuf'a, 1)
018- "Zarar vermek de zarara
uğramak da yoktur. Bir kimse (kendi evine destek olmak üzere ) komşusunun
duvarına ağaç dayayabilir." (Ahmed b. Hanbel, I. 313)
019- Hz. peygamber (s.a.s) şöyle dua
ederdi: "Allah'ım. İkamet ettiğim yerdeki komşunun şerrinden sana
sığınırım" (İbn Hibban, es- Sahih, III.307)
020- "Merhametlilere, Rahman
merhamet eder. Siz yeryüzündekilere merhamet edin ki göktekiler de size
merhamet etsin! 'rahim' (akrabalık bağı) Rahman kökünden türemiş bir
ağaçlıktır. Kim akrabalık ilişkisini sürdürürse Allah da onun ilişkisini
sürdürür; kim de bu ilişkiyi koparırsa, Allah da o kimseyle ilişkisini
koparır." (Tırmizî, Birr ve Sıla,16)
021- "Allah, 'Ben Rahman'ım, o
(akrabalık bağlarının adı )da rahimdir. Ona kendi ismimden türeyen bir isim
verdim. Onunla ilişkiyi sürdürenle, ben de ilişkimi sürdürürüm, onunla ilişkiyi
kesenle ben de keserim.' buyurdu." (Ebu Davud, Zekat, 45)
022- "Kim rızkının bollaşmasını
yahut ecelinin geciktirilmesini arzu ederse akrabalık ilişkisini
sürdürsün!" (Buhari, Edeb, 12)
023- "Allah'a ve ahirete inanan,
misafirine ikramda bulunsun. Allah'a ve ahiret gününe inanan, akrabalık
ilişkisini sürdürsün." (Buhari, Edeb, 85)
024- "Akrabalarla ilişkiyi
sürdüren, akrabasından gördüğü iyiliğe iyilikle karşılık veren kimse değil,
akrabası kendisine iyiliği kestiğinde dahi onlarla ilişkiyi sürdürendir."
(Buhari, Edeb, 15)
025- "Akrabalarla ilişkiyi kesen,
cennete giremez." (Müslüm, Birr ve Sıla, 19)
026- "Bir adam yakınından ihtiyaç
fazlası eşyasını ister ve o da yanındaki eşyayı ona vermezse, kıyamet gününde o
eşya zehirli bir yılan olarak karşına çıkar." (Ebu Davud, Edeb, 119-120)
027- "Herhangi bir yoksula verilen
sadaka, bir sadaka sayılırken; yoksul akrabaya verilen biri sadaka diğeri ise
sıla-i rahim olmak üzere iki sadaka sayılır." (Nesâî, Zekat, 82)
028- "Akrabalık ilişkilerinizi
sürdürebilmek için soyunuzu tanıyınız. Zira akrabalar arası bağların
sürdürülmesi, aile içinde sevgiye, malda bolluğa ve ömrün bereketlenmesine
sebeptir." (Tırmizî, Birr ve Sıla,16)
029- "Sevabı en hızlı verilecek
sabır, iyilik etmek ve akraba ile ilişkiyi sürdürmektir. Cezası en çabuk
verilecek kötülük de azgınlık yapmak ve akraba ile iyi ilişkiyi
kesmektir." (İbn Mace, Zühd,23)
030- "Ruhlar, bir araya gelmiş
topluluklardır. Birbirleriyle uyuşanlar kaynaşır, uyuşmayanlar ise anlaşamayıp
ayrılırlar." (Müslüm, Birr ve Sıla, 159)
031- "Mümin cana yakındır.
Başkalarıyla kaynaşmayan ve kendisiyle kaynaşılmayan kimse de hayır
yoktur." (Ahmed b. Hanbel, II. 400)
032- "Kişi, dostunun dini üzeredir.
Şu halde sizden biri kimle dostluk kuracağına dikkat etsin." (Tırmizî,
Zühd, 45)
033- "İyi arkadaşla kötü arkadaşın
örneği, misk taşıyan kimse ile körük üfüren kimse gibidir. Misk taşıyan ya sana
onu ikram eder yahut sen ondan (miski) satın alırsın ya da ondan güzel bir koku
duyarsın. Körük üfüren kimse ise ya elbisesini yakar ya da ondan kötü bir koku
alırsın!" (Müslüm, Birr ve Sıla, 146)
034- "Sadece müminle arkadaş ol.
Yemeğini de takva sahibi olan yesin" (Ebu Davud, Edeb, 16)
035- Resulullah (s.a.v) huzuruna bir
adam geldi ve "Ya Resulullah! Bir topluluğu seven ama henüz onların
aralarına katılmamış kimse hakkında ne dersin? diye sordu. Resulullah (s.a.v);
"Kişi sevdiği ile beraberdir" cevabını verdi. (Buhari, Edeb, 96)
036- "Sevdiğini ölçülü sev, belki
bir gün nefret edebilirsin. Nefret ettğinden de ölçülü nefret et, belki bir gün
dostun olabilir." (Tırmizî, Birr ve Sıla,60)
037- "Sizden biri, din kardeşini
sevdiği zaman bunu ona söylesin." (Tırmizî, Zühd, 54)
038- "Bir kimse biriyle arkadaşlık
kuracağı zaman ona ismini, babasının ismini ve kimlerden olduğunu sorsun. Çünkü
bu sevgiyi pekiştirir." (Tırmizî, Zühd, 54)
039- "İyiliklerin en iyisi, kişinin
bab dostuna yaptığı iyiliktir." (Müslüm, Birr ve Sıla, 12)
040- "(Din) kardeşinle (gereksiz)
tartışmaya girme, onunla (incitici biçimde) şakalaşma ve ona yerine
getiremeyeceğin sözü verme." (Tırmizî, Birr ve Sıla, 58)
Kaynak: https://www.fikriyat.com
x
x
Yorumlar
Yorum Gönder