40 Hadis-i Şerif 106 (Gençler İçin)

 40 Hadis-i Şerif 106 (Gençler İçin)

01-      Ömer İbnü’l-Hattâb Radiyallahü Anh’ın torunu Sâlim’in, babası Abdullah İbni Ömer Radiyallahü Anh’dan rivayet ettiğine göre Rasûlullah Sallallahu Aleyhi Vesellem: “Abdullah ne iyi adam! Keşke bir de gece namazı kılsa!” buyurdu. Sâlim Radiyallahü Anhdiyor ki:O günden sonra Abdullah Radiyallahü Anhgeceleri pek az uyurdu. (Buhârî, Teheccüd 2, 21, Fezâilü’s–sahâbe, 19, Ta`bîr 25, 36; Müslim, Fezâilü’s–sahâbe 139, 140)

02-      İnsanların en hayırlısı, ömrü uzun ve ameli de güzel olandır. (Ebû Safvân Abdullah İbni Büsr el Eslemî’den Radiyallahü Anh, Tirmizî, Zühd 21, 22)

03-      Dünyada tıpkı bir “garip” hatta bir “yolcu” gibi davran! (Abdullah b. Ömer’den, Radiyallahüu anhümâ, Buhârî, Rikak 3. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 25; İbni Mâce, Zühd 3)

04-      Rasulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem buyurmuştur: "Küçüklüğünden beri Allah'a çokça kulluk eden gencin, yaşı ilerledikten sonra çokça kulluk etmeye başlayan ihtiyara üstünlüğü, peygamberlerin diğer insanlara üstünlüğü gibidir." Deylemî, Müsnedü'l-Firdevs). Kenzül-İrfan 194.

05-      Kim bir topluluğa benzemeye çalışırsa, onlardandır. (Abdullah b. Ömer’den Radiyallahüu anhümâ, Ebu Davud, Libas 5; İbn Ebi Şeybe, Musannaf, 7/639; Abdürrezzak, Musannaf, 11/454)

06-      Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem örtünme çağına girmiş genç bir kızdan daha utangaçtı (hayâlı idi). Hoşlanmadığı bir şey gördüğünde bunu yüzüne bakınca anlardık. (Ebû Saîd el Hudrî’den Radiyallahüu anh, Buhârî, Menâkıb 23, Edeb 72, 77; Müslim, Fezâil 67)

07-      Allah, gençliğini, Kendisine itaat dairesinde geçiren genci sever. (Abdullah b. Ömer’den Radiyallahüu anhüma, Abdullah b. Mübarek, Kitabu’zZühd ve’rRekâik, no: 464; Acluni, Keşfu’lHafa, 1/286, no: 748; Sehavi, Makasıdı Hasene, 1/68; Ali el Müttaki, Kenzu’l Ummal, 15/776, no: 43060)

08-      Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem, kadınlara benzemeye çalışan erkeklere ve erkeklere benzemeye çalışan kadınlara lânet etti. (Abdullah İbn Abbas’dan Radiyallahüu anhüma, Buhârî, Libâs 61, 62; Ebû Dâvûd, Libâs 28; Tirmizî, Edeb 24; İbni Mâce, Nikâh 22)

09-      “Kim bana, iki çene ve apış arası mevzuunda söz verir, kefil olursa, ben de ona Cennet için kefil olurum.” (Sehl b. Sa’d’dan Radiyallahüu anh, Buhari, Rikak 23; Tirmizi, Zühd 60; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4/398, Hâkim, Müstedrek, 4/397399)

010-  “Cennet çepeçevre nefsin hoşuna gitmeyen şeylerle sarılmış, Cehennem de (bedenî arzu ve iştihâları kabartan) şehevâtla...” (Enes b. Malik’den Radiyallahüu anh, Buhari, Rikak 28; Müslim, Cennet 1)

011-  Lakît İbni Âmir Nebî Sallallahu Aleyhi Vesellem’e gelip: – Babam çok yaşlıdır. Ne hac, ne umre yapabilir, ne de sefere çıkabilir. (Ne emir buyurursunuz?) deyince Hz. Peygamber de: “O halde babanın yerine sen haccet ve umre yap! “buyurdu. (Lakît İbni Âmir’den Radiyallahüu anh, Ebû Dâvûd, Menâsik 25; Tirmizî, Hac 87. Ayrıca bk. Nesâî, Menâsik 2, 10; İbni Mâce, Menâsik 10)

012-  Hz. Zeyd İbn Sabit anlatıyor: “Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem bana emretti, ben de onun için, Yahudi yazısını (Süryaniceyi) öğrendim. Şöyle demişti: “Allah Teâlâ’ya yemin olsun, ben yazı işimde Yahudi’ye güvenemiyorum.” (Zeyd) der ki: “Allah Teâlâ’ya yemin olsun bir ayın yarısı geçmeden, o yazıyı öğrendim ve maharet kazandım. Rasûlullah’ın onlara olan mektuplarını yazıyor, onların gönderdiklerini de ona okuyordum.” (Zeyd b. Sâbit’den Radiyallahüu anh, Buhari, Ahkam 40; Ebu Davud, İlm 2; Tirmizî, İstizan 22; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/182; Hâkim, Müstedrek, 3/477; Taberanî, el Mucemul Kebir, 5/155156)

013-  “Şunu iyi bilin ki, insan vücudunda küçücük bir et parçası vardır. Eğer bu et parçası iyi olursa, bütün vücut iyi olur. Eğer o bozulursa, bütün vücut bozulur. İşte bu et parçası kalbdir.”. (Nu’mân İbni Beşîr’den Radiyallahüu anhümâ, Buhârî, Îmân 39, Büyû’ 2; Müslim, Müsâkat 107, 108)

014-  İki nimet vardır ki, insanların çoğu bu nimetleri kullanmakta aldanmıştır: Sıhhat ve boş vakit. (İbni Abbas’dan Radiyallahüu anhümâ, Buhârî, Rikak 1. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 1; İbni Mâce, Zühd 15)

015-  Din kolaylıktır. Dini aşmak isteyen kimse, ona yenik düşer. O halde, orta yolu tutunuz, en iyiyi yapmaya çalışınız, o zaman size müjdeler olsun; günün başlangıcından, sonundan ve bir miktar da geceden faydalanınız.” (Ebû Hüreyre’den radıyallanu anh, Buhârî, Îmân 29. Ayrıca bk. Nesâî, Îmân 28)

016-  Rasûlullah Sallâllâhu Aleyhi Vesellem Efendimiz şöyle buyuruyor: “Mü’min, bir günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta meydana gelir. Eğer o günâhı hemen terk edip tevbe ve istiğfâr ederse kalbi cilâlanır, eski parlaklığına kavuşur. Böyle yapmaz da günah işlemeye devâm ederse, siyah noktalar gittikçe çoğalır ve neticede kalbini büsbütün kaplar. İşte Hak Teâlâ’nın:“Hayır, doğrusu onların işleyip kazandıkları (kötü) şeyler sebebiyle, kalplerinin üzeri pas tutmuştur.” (el-Mutaffifîn, 14) diye beyân ettiği hâl budur.” (Tirmizî, Tefsîr, 83; İbn-i Mâce, Zühd, 29; Ahmed, II, 297)

017-  “Akıllılık alâmeti, nefse Hâkim) olmak ve öldükten sonra gerekenleri hazırlamaktır. Ahmaklık alâmeti, nefse uyup, Allah’tan af ve merhamet beklemektir.” (Tirmizi)

018-  ''Muhakkak ki, Allah, gençliğin taşkınlığına kapılmadan kendini ibadete verip isyan etmeyen gençten hoşnutluk duyar.'' (İbn Hanbel, Taberanî, Ebu Yala)

019-  "Âdemoğluna zinadan nasibi yazılmıştır. Buna mutlaka erişecektir. Gözlerin zinası bakmaktır, kulakların zinası dinlemek, dilin zinası konuşmak, elin zinası tutmak, ayağın zinası da yürümektir. Kalp ise heves eder, diler. Ferc ise bunu ya uygular veya reddeder." Müslim, Kader: 21.

020-  "Namahreme bakmak, şeytanın oklarından bir oktur ki, her kim Benden korkarak onu bırakırsa, zevkine bedel ona öyle bir iman veririm ki, onun lezzetini ve tatlılığını kalbinde duyar." (Hadisi Kudsî, Taberânî ve Hâkim)

021-  “Size hayırlı gençleri tavsiye ederim. Çünkü onların kalbi daha incedir. Allah Celle Celâlüh beni doğrulukla ve müsamahayla gönderdi. Bana gençler yanaştı, ihtiyarlar muhalefet etti" buyurdu ve şu mealdeki ayeti okudu: "Zaman uzadı da kalpleri katılaştı. Onların çoğu fâsıktırlar." (Hadîd Sûresi; 16)

022-  "Adalet güzeldir, fakat idarecilerde olursa daha güzeldir. Cömertlik güzeldir, fakat zenginlerde olursa daha güzeldir. Dinde titiz olmak güzeldir, fakat âlimlerde olursa daha güzeldir. Sabır güzeldir, fakat fakirlerde olursa daha güzeldir. Tevbe güzeldir, fakat gençlerde olursa daha güzeldir. Hayâ güzeldir, fakat kadınlarda olursa daha güzeldir." (Deylemî, Müsnedü'l-Firdevs)

023-  Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem buyurmuştur: "Allah Celle Celâlüh tevbe eden gençleri sever." (Câmiü's Sağîr: 1866) Acluni, I,286)

024-  Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem buyurmuştur: "Cömert güzel ahlâklı bir genç; cimri, ibadet eden, kötü ahlâklı bir yaşlıdan Allah 'a daha sevimlidir." (Deylemî ve Muhtarül Ehâdis:88)

025-  Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem buyurmuştur: "Gençliğinde ilim öğrenen taştaki damga gibi, yaşlılığında ilim öğrenen ise, su üzerine yazı yazan gibidir." (Keşfül Hafâ, 2: 66)

026-  "Bir genç ilim ve ibadet içinde yetişir, olgunlaşırsa, Allah Celle Celâlüh Kıyâmet Günü ona yetmiş iki sıddîkın sevabı kadar sevap verir." (Tabarânî'nin Kebir)

027-  Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem buyurmuştur: “Allah’ın Rasûlü, Kendilerini kadınlara benzetmeğe özenen erkeklere ve kendilerini erkeklere benzetmeğe özenen kadınlara lânet etti.” (Riyâzussâlihin 1662)

028-  Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem buyurmuştur: “Hâl ve hareketlerinde Müslümanların ziynetini takınan (onlara benzeyen) bir genç görürseniz işte o sizin en faziletlinizdir.” (Râmûz 47/16)

029-  Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem buyurmuştur: “Allahü Teâlâ'nın tevbe eden gençten ziyade sevdiği, günaha devam eden ihtiyardan da ziyade buğzettiği hiç bir şey yoktur.” (Kenzül-İrfan 196)

030-  Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem buyurmuştur: “Çocuklarınıza ikram edin, edep ve terbiyelerini iyi verin.” (Tirmizi, Birr,33)

031-  Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem buyurmuştur: "Her çocuk İslâm fıtratı üzere doğar. (Yanlış eğitim sonucu) onu Yahudileştiren, Hıristiyanlaştıran, Mecusîleştiren ve doğru yoldan saptıran anne ve babalardır." (Buhari, Cenaiz, 80. Müslim, Kader,22-24)

032-  Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem buyurmuştur: "Çocuklarınıza saygılı davranın, onlarla alay etmeyin, onlara hakaret etmeyin, aptal ve cahil gibi lakaplarla onları çağırmayın." (Hadis-i Terbiyetî, c.1, s.117; el-Kâfi, c.6, s.47)

033-  Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem buyurmuştur: "Çocuğuna Kur'an öğreten kimse kıyamet günü çağrılarak elbiseler giydirilir; öyle ki o elbisenin nuru, bütün cennet ehlinin yüzünü aydınlatır." (Bihar'ul-Envar, c.7, s.304)

034-  Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem buyurmuştur: "Allah katına ulaşması engellenmeyen dört dua vardır. Onlardan biri, babanın evlâdı hakkındaki duasıdır..." (Bihar'ul-Envar, c.7, s.304)

035-  Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem buyurmuştur: “Hayâ imandan bir şubedir.” (Buhari, İman, 16)

036-  Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem buyurmuştur: “Utanmazsan istediğini yap sözü insanların ilk peygamberlerden beri duyduğu sözlerdendir.” (Buhari, Edep, 78)

037-  “Kim ilim öğrenmek için bir yola girerse, Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır.” (Müslim, Zikir 38)

038-  “İlim talep etmek her Müslümana farzdır.” (İbn Mace)

039-  “Âlimin âbide (çok ibadet edene) üstünlüğü, benim sizin en aşağı derecede olanınıza üstünlüğüm gibidir.” (Tirmizi)

040-  “İnsan öldüğü zaman ameli kesilir. Ancak üç şey hariç: Sadaka-i câriye, faydalanılan ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat.” (Müslim)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Esmaül Hüsna (Arapça- Türkçe) دُعٰٓاءُ اَسْمٰٓاءُ الْحُسْنٰى

Şifa Salavâtı (Salavâtı Tıbbil Kulubi/Salâvatı Tıbbiye)

Kayıp Bulma Duaları