Kayıtlar

Padişaha Nasihat

Padişaha Nas i hat   İmam-ı Gazali Rahmetullahi Aleyh hazretleri, Selçuklu sultanı Sultan Sencer  Rahmetullahi Aleyh ’in padişahlığı sırasında onunla görüşmüş, ona mektup yazmış ve bizzat nasihatte bulunmuştur. Sultan Sencer  Rahmetullahi Aleyh ; Ehl-i sünnet itikadında, dinine bağlı ve bid’atleri reddeden bir padişah idi. 60 sene kadar tahtta kalmış olup, ilme ve ulemaya karşı çok hürmet eder, kendisi de ilimle meşgul olurdu. O zamanın en meşhur âlimi olan İmam-ı Gazali Rahmetullahi Aleyh hazretlerine haset edenler, İmam-ı Azam  Rahmetullahi Aleyh’i n aleyhinde bulunuyor diye iftira ederek, Sultan Sencer  Rahmetullahi Aleyh’ e şikâyet etmişlerdi. Bunun üzerine Sultan Sencer  Rahmetullahi Aleyh , İmam-ı Gazali  Rahmetullahi Aleyh ’i yanına davet edip, görüşmek istediğini bildirdi. Durum İmam-ı Gazali  Rahmetullahi Aleyh’ e iletilince bazı mazeretlerini bildirerek gitmedi. Sultan Sencer  Rahmetullahi Aleyh’ e mazeretini bildirmek ve nasihat et...

Rızık Veren Allah Teâlâ’dır

Rızık Veren Allah Teâlâ’dır   Rızık, bütün mahlûkat için ezelde takdîr olunmuştur. Artmaz ve eksilmez. Sebeplere tevessül ise, rızka sebep olarak takdîr olunduğu kadar netice verir. Cenâb-ı Hak buyuruyor: Bismillâhirrahmânirrahîm. “Şüphesiz rızık veren, güç ve kuvvet sâhibi olan ancak Allah’tır.” (Zâriyât, 58) Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem Efendimiz buyurdular: “Güvenilir hazine bekçisi, emrolunduğu şeyi gönül itmi’nânı ile tasadduka muhtaç birine verendir. Kulların elleri Allah’ın hazineleridir. Kimin eli Allah’ın kasası gibi kılınmışsa, onun lisanı da kalp rızıklarının hazinesi gibidir. Allah o kimseye bu sıfatı da katmıştır.” (Buhârî, İcare 1. Vekale 16; Müslim, Zekat 79) İnsanların zihnini, elde edememe veya kâfî gelmeme endîşesine sürükleyen ve son derece meşgûl eden mes’elelerin başlıcalarından biri de “rızık”dır ki, dilimizde “nasîb, kısmet ve dünyâlık” diye de ifâde edilir. Rızık, kader programının ağırlık merkezini teşkil eder. Rızık, insanın ana karnında teşekkülü...

Mezar

Mezar   Sabah mezarlığa vardım, Baktım herkes ölmüş yatar ... Her biri çâresiz olup, Ömrünü yitirmiş yatar. .. Kimi yiğit, kimi koca, Kimi vezir kimi hoca, Gündüzleri olmuş gece, Karanlığa girmiş yatar. .. Vardım onların katına, Baktım ecel heybetine, Ne yiğitler muradına, Daha ermemiş yatar. ..   Nicelerin bağrın deler, Kurtlar üstünde gezer, Gepe gencecik tâzeler, Gül gibice solmuş yatar. .. Yarı kalmış tüm işleri, Dökülmüş inci dişleri, Dağılmış sırma saçları , Hep yerlere düşmüş yatar. .. Çürüyüp durur tenleri, Hakka ulaşmış canları, Görmez misin sen bunları? Nöbet bize gelmiş yatar ...   Yunus Emre  Kuddise Sirrûh

İnsan Namazının İçerisinde İblisten Korunmuş Değildir

İnsan Namazının İçerisinde İblisten Korunmuş Değildir   Büyüklerden bazısı dedi ki; İnsan namazının İçerisinde İblisten korunmuş değildir. Anc ak secdede ondan korunmuştur. Zira İnsan secde ettiği zaman şeytan İşlemiş olduğu günahı hatırlar da hüzünlenir ve kendi nefsiyle meşgûl olur, namaz kılan kimseyi terk eder. Böylelikle de kul, secde ettiği zaman şeytandan korunmuş olur ancak nefsinden korunmuş olmaz. Kul secdede iken aklına gelen düşünceler ya rabbanîdir veya melekidir ya da nefsanidir, şeytan İçin ona karşı secdedeyken bir yol yoktur. Kul secdeden kalktığı zaman İblisten bu sıfat kalkar, o üzüntüsü gider ve seninle meşgûl olur. Akıllı kimseye gerekli olan ise farz olsun nafile olsun, namaza koşma hususunda gayret göstermesi gerekir. Ta ki şeytanın burnu sürtülsün, rahmanın rızası hasıl olsun ve ruh, melîk-i müteâl olan allahû teâlâ hazretlerine yakınlaşıp münacatın lezzetini ve kavuşmanın tadını bulsun. Elbisende bir avuç necasetle Hakk’ın divanına durmana müsade edilmezken...

Namaz

Namaz    Dünyamızı huzur ve mutluluğa, ahiretimizi ebedi cennete dönüştüren ibadetlerin en başında namaz gelir. Namaz kılan; yüzünü kıblemiz Kâbe’ye, yönünü Rabbine çevirir. Bedenini kirlerden, kalbini günahlardan arındırır. Ruhunu miraca, gönlünü sükûnete erdirir. Namaz; tekbirle başlayan, se lâm la tamamlanan bir kulluk yolculuğudur. Her tekbir, Allah  Teâlâ ’ d an başka ilah olmadığının ilanıdır. Her kıyam, haksızlığa ve zulme asla rıza gösterilmeyeceğinin sembolüdür. Her kıraat, Kur’an-ı Kerim ile irtibatı kuvvetlendirmektir. Her rükû, bir tevazu; her secde, Allah  Teâlâ ’ y a teslimiyettir. Her tahiyyat, kelime-i şehâdetin izharıdır. Her se lâm , elinden ve dilinden emin olunan bir Müslüman olmanın ahdidir. Hayat akıp giderken namazı kendimize rehber kılmalıyız. Gönlümüz daraldığında namazla ayağa kalkmalıyız. Sıkıntı veya hastalık anında namazla Rabbimize sığınmalıyız. Gündüzün tel â şında namazla ruhumuzu dinlendirmeliyiz. Gecenin sessizliğinde namazla diriliş...

Lut Kavmini Helâk Eden On Şey

Lut Kavmini Helâk Eden On Şey   1- Livata, 2- Fındık gibi çakıl taşlarını sapanla atmak, 3- Güvercinle oynamak, 4- Def çalmak, 5- İçki içmek, 6- Sakal kesmek, 7- Bıyık uzatmak, 8- Islık çalmak, 9- El çırpmak, 10- İpek gömlek giymek.   Bunlara bir tane de ümmetim ilave eder: 11- Kadın kadına münasebette bulunmak.   ( İbni Asakir )

Aciz Kaldım Zalim Nefsin Elinden

Aciz Kaldım Zalim Nefsin Elinden   Aciz kaldım zalim nefsin elinden ; Şol dünyanın lezzetine doyamaz ... Eynine almıştır gaflet gömleğin ; Ömrün gelip geçtiğini bilemez ...   İlahi gaflet gömleğin giyene ; Müslüman der misin nefse uyana ; Kazanıp kazanıp verir ziyana ; Hak yolunda bir pul un a kıyamaz ...   Sağlığında ayet hadis nesine ; Son deminde muhtaç olur sesine ; İletip koyacaklar Makberesine ; Oğlum kızım malım kaldı diyemez ...   İlahi miskince adem oğlanı ; Varıp tutmaz bir mürşidin elini ; Helal haram kazandığı malını ; Ele nasib eder kendi yiyemez ...   İlahi gafletten uyar gözümü ; Derg â hında kara etme yüzümü ; Yunus eydür gelin tutun sözümü ; Dünya seven ahireti bulamaz ...   (Yunus Emre Kuddise Sirrûh)

Kapısı Yok, Bacası Yok!

Kapısı Yok ,   Bacası Yok!   Kapısı yok, bacası yok; Gündüzü yok, gecesi yok; Ders alacak, hocası yok; Ya ben kime yalvarayım…   Kabir kulu pek aç olur; Oddan başına taç olur; Yalnız yatmak pek güç olur; Ya ben kime yalvarayım…   Kabir kulu pek aç olur; Oddan başına taç olur; Yalnız yatmak pek güç olur; Ya ben kime yalvarayım…   Kapısı yok açıp bakam; Bacası yok odlar yakam; Nice yıllar yalnız yatam; Ya ben kime yalvarayım…   Bir kılı kırka yaralar; Üstüne köprü kuralar; Evvel komşudan soralar; Ya ben kime yalvarayım…   Yûnus kulun sözü hakdır; Allah'ın ihsânı çokdur; Ondan gayrı ilâh yokdur; Ya ben kime yalvarayım…   (Yunus Emre Kuddise Sirrûh)