Öyle Bir Kul Ol ki...
Öyle Bir Kul
Ol ki...
Öyle bir
kul ol ki... Allah Teâlâ’nın sonsuz kudreti karşısında kendi acziyetini idrak
et; varlığınla övünme, yokluğunla da yeise düşme!
Öyle bir
kul ol ki... Yerde yürüyen bir karıncanın bile Allah katında senden daha makbul
olabileceğini unutma; kendini değil, kulluğunu büyüt!
Öyle bir
kul ol ki... İnsanların gözünde yükselmeyi değil, Allah’ın katında değer
kazanmayı iste!
Öyle bir
kul ol ki... Nefsinin fısıltılarını değil, vicdanının ve imanın sesini dinle!
Öyle bir
kul ol ki... Dünyadaki bütün insanlar sana kötülük yapsa bile, sen kötülüğe
kötülükle karşılık verme; affetmeyi, sabretmeyi ve iyilikle mukabele etmeyi
seç. Çünkü karanlığı karanlık gidermez; onu ancak ışık dağıtır.
Öyle bir
kul ol ki... Sana yapılan iyilikleri ömür boyu hatırla, yaptığın iyilikleri ise
hemen unut!
Öyle bir
kul ol ki... Bir gönlü ihya etmeyi, bin taş bina inşa etmekten daha büyük bir
nimet say!
Öyle bir
kul ol ki... Kimsenin görmediği yerde de haramdan sakın; çünkü gizliyi de
aşikârı da bilen Rabbin seni her an ve her yerde görmektedir!
Öyle bir
kul ol ki... Başına gelen her nimete şükür, her musibete sabret!
Öyle bir
kul ol ki... Affedilmeyi umduğun kadar affetmeyi, sevilmeyi istediğin kadar
sevmeyi de öğren!
Öyle bir
kul ol ki... Dilin zikr ile, kalbin fikir ile, amelin ihlâs ile süslensin!
Öyle bir
kul ol ki... Kendi kusurlarınla meşgul olmaktan başkalarının ayıplarını görecek
vakit bulama!
Öyle bir
kul ol ki... Dünya sana yöneldiğinde şımarma, senden yüz çevirdiğinde kırılma!
Öyle bir
kul ol ki... Fakirken sabreden, zenginken şükreden, güçlüyken adaletli
davrananlardan ol!
Öyle bir
kul ol ki... Makamın yükseldikçe tevazun artsın; bil ki meyvesi olgunlaşan ağaç
dalları yere eğilir!
Öyle bir
kul ol ki... Gecenin karanlığında dökülen bir gözyaşını, insanların
alkışlarından daha kıymetli bil!
Öyle bir
kul ol ki... Her secdeyi son secdenmiş gibi, her duayı son duanmış gibi, her
amelini son amelinmiş gibi yap!
Öyle bir
kul ol ki... Kalbine kin değil merhamet, haset değil muhabbet, kibir değil
tevazu yerleştir!
Öyle bir
kul ol ki... Bir yetimin duasını, bir mazlumun ahını ve bir annenin gönlünü
hafife alma!
Öyle bir
kul ol ki... Hakkı söylemekten korkma, fakat söylerken kalp kırmamaya da dikkat
et!
Öyle bir
kul ol ki... İnsanlardan gizlediğin günahlarından utan ve tevbe et; Allah’ın örttüğü
kusurların için şükret!
Öyle bir
kul ol ki... Ölümü uzak bir ihtimal değil, her an gelebilecek bir hakikat
olarak gör!
Öyle bir
kul ol ki... Her gün kendini hesaba çek; çünkü hesaba çekilen, hesaba çekilmesi
kolay olandır!
Öyle bir
kul ol ki... Dünyada bir misafir gibi yaşa; sahip olduklarına değil, emanet
olduklarına inan!
Öyle bir
kul ol ki... Kalbin Allah’a bağlı olsun; elin işte, gönlün zikirde bulunsun!
Öyle bir
kul ol ki... Son nefesin geldiğinde geride bıraktığın malınla değil, götürdüğün
iman, ihlâs ve salih amellerinle sevin!
Öyle bir
kul ol ki... Rabbin sana baktığında, kusurları çok olsa da kapısından
ayrılmayan sadık bir kul görsün!
Öyle bir
kul ol ki... Bu dünyadan göçüp gittiğinde, ardında kırık kalpler değil; dua
eden diller, tebessüm eden yüzler ve hayırla anılan bir ömür bırak!
Ve öyle
bir kul ol ki... Yokluğunun hissedileceği kadar güzel bir iz bırak!
Öyle bir
kul ol ki... Vefat ettiğinde yalnız insanlar değil; merhamet ettiğin bir
hayvan, iyilikte bulunduğun bir mahlûk ve senden fayda gören her can yokluğunu
hissetsin. Ardından yükselen dualar yeryüzünden gökyüzüne ulaşsın.
Öyle bir
kul ol ki... Öldüğünde insanlar seni kaybetmenin hüznünü yaşasın, melekler
amellerinin güzelliğine şahitlik etsin; geride bıraktığın eserler ve hayırlar
senin adına sevaplar yazdırmaya devam etsin.
Ve öyle
bir kul ol ki... Bir gün ecel kapını çalıp bütün perdeler kalktığında, yüzün
ak, kalbin mutmain bir hâlde, “Rabbim! Sana geldim, Sana döndüm; beni
rahmetinle karşıla!” diyebilesin…
Fakir
Kardeşiniz, Yaşar Akkaş
Yorumlar
Yorum Gönder