Marifetullah (Ebdedi Saadet kazanmak isteyenler okusun!)

Marifetullah

(Ebeddi Saadet kazanmak isteyenler okusun!)

Marifetullah; Allah Teâlâ’yı isimleri, sıfatları, fiilleri, kudreti ve ilâhî sanatlarıyla tanıyıp kalben idrak etmektir. Bu bilgi, yalnızca zihinsel ve teorik bir bilgi olmayıp; kalpte yerleşen bir iman, muhabbet, haşyet ve kulluk şuurudur.

İnsan, Rabbini tanıdığı ölçüde O’nu sever; sevdiği ölçüde de O’na yaklaşır. Bu sebeple marifetullah, bütün mânevî makamların özü ve kulluk hayatının temelidir.

Marifetullah, insana yaratılış gayesini, dünyadaki vazifesini ve kâinattaki yerini kavratan en yüce ilimdir. Hakikatte gerçek ilim; insanı Allah’a yaklaştıran, takvâya ve güzel ahlâka sevk eden ilimdir.

 

Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulur:

“Yoksa geceleyin secde ederek ve kıyamda durarak ibâdet eden, âhiret azâbından sakınan ve Rabbinin rahmetini uman kimse (inkârcı gibi) midir? De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akl-ı selîm sahipleri düşünüp ibret alırlar.” (ez-Zümer, 39/9)

Bu âyet-i kerîme, hakikî ilmin insanı Allah Teâlâ korkusuna, ibadete ve marifetullaha ulaştıran ilim olduğunu göstermektedir.

 

Marifetullahın İnsana Kazandırdıkları

 

1. İmanı Kuvvetlendirir

Allah Teâlâ’yı daha iyi tanıyan kulun yakîni artar, şüpheleri azalır ve imanı kuvvet kazanır.

“Gerçek müminler ancak Allah anıldığı zaman kalpleri titreyen kimselerdir.” (Enfâl, 8/2)

Marifetullah, imanı taklitten tahkike yükseltir. İnsan, ilâhî kudreti ve hikmeti gördükçe Rabbine olan bağlılığı artar.

 

2. Allah Teâlâ Sevgisini Artırır

Marifetullah, kalpte Allah muhabbetini kuvvetlendirir. Allah sevgisi arttıkça dünya sevgisi azalır; kul ibadetten, zikirden ve kulluktan lezzet almaya başlar.

Hikmet Ehli Zatlar: “İnsan tanıdığı kadar sever.” buyurarak marifet ile muhabbet arasındaki kuvvetli bağı ifade etmişlerdir.

 

3. Takvâ ve Günahlardan Sakınma Şuuru Kazandırır

Kul, Allah’ın kendisini her an gördüğünü ve bildiğini idrak ettikçe günahlardan daha çok sakınır. Bu hâl, ihsan şuurunun temelidir.

 

“Allah’tan kulları içinde ancak âlimler hakkıyla korkar.” (Fâtır, 35/28)

Buradaki “âlimler”, Allah’ı hakkıyla tanıyıp O’na karşı haşyet duyan kimselerdir.

 

4. Kalbe Huzur ve Teslimiyet Verir

Allah Teâlâ’yı tanıyan insan, dünya sıkıntıları karşısında daha sabırlı ve metin olur. Çünkü her şeyin Allah’ın kudreti ve hikmeti ile meydana geldiğini bilir.

“Kalpler ancak Allah’ın zikriyle huzur bulur.” (Ra‘d, 13/28)

Marifetullah, insanı dünyevî endişelerin esaretinden kurtarıp hakikî huzura ulaştırır.

 

5. İhlâs ve Samimiyet Kazandırır

Marifetullah sahibi kişi, amellerini insanların övgüsü için değil; yalnız Allah Teâlâ rızâsı için yapar. Çünkü Allah Teâlâ’yı tanıyan kalp, kulların takdirinden çok Rabb’inin hoşnutluğunu önemser.

 

6. Güzel Ahlâk ve Ferâset Kazandırır

Marifetullah; insanı kibir, kin, haset ve bencillikten uzaklaştırır. Kul, Allah’ın rahmetini ve affediciliğini idrak ettikçe insanlara karşı daha merhametli, sabırlı ve hoşgörülü olur.

Bu sebeple marifetullah, güzel ahlâkın da temelidir.

 

7. Tevekkül ve Teslimiyet Kazandırır

Allah Teâlâ’nın sonsuz kudretini bilen kul, başına gelen hadiselerde hikmet arar ve Rabbine güven duyar. Böylece kalbi isyan ve huzursuzluktan korunur.

 

8. Manevî Dereceleri Yükseltir

Marifetullah ile yapılan az bir amel bile Allah katında büyük değer kazanır. Çünkü amelin kıymeti, kalpteki ihlâs ve mârifet nispetindedir.

 

Marifetullaha Ulaşmanın Yolları

 

1. Kur’ân-ı Kerîm ve Sünnete Sarılmak

 

Kur’ân-ı Kerim ve Sünnet, Allah Teâlâ’yı en doğru şekilde tanıtan iki büyük kaynaktır. Mümin, Rabbini O’nun bildirdiği isim ve sıfatlarla tanır.

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Sallallahü Aleyhi ve Sellem buyurdu:

“Allah’ı en iyi bileniniz ve O’ndan en çok korkanınız benim.” (Sahih-i Buhari)

Bu Hadis-i Şerif, marifetullahın insanı takvâya ve kulluk şuuruna ulaştırdığını göstermektedir.

 

2. Kâinat ve Yaratılış Üzerinde Tefekkür Etmek

Kâinattaki ilâhî düzen, hikmet ve sanat üzerinde düşünmek marifetullahın önemli yollarındandır.

İnsan; göklerdeki nizamı, yeryüzündeki hikmeti, kendi yaratılışındaki mucizeleri tefekkür ettikçe Allah Teâlâ’nın kudretini daha iyi idrak eder.

 

3. İbadet ve Takvâ Hayatı Yaşamak

Takvâ; kulun Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıması, günahlardan sakınması ve ilâhî emirlere titizlikle yönelmesidir.

Amel-i sâlih ile takvâ birbirini tamamlar. İbadetler, kalbi arındırır ve marifetullahın yerleşmesine vesile olur.

 

4. Zikir ve İhlâs ile Kalbi Temizlemek

Kalbin mâsivâdan, yani Allah’tan uzaklaştıran meşguliyetlerden temizlenmesi gerekir. Sürekli zikir ve ihlâs, kalbi nurlandırır.

 

Hikmet Ehli Zatlar bu hususta iki temel yol zikretmiştir:

 

a) Mücâhede ve Zikir Yolu:

Nefis terbiyesi, zikir ve mânevî eğitim ile kalp saflaşır. Bir süre sonra kulun kalbinde Allah sevgisi baskın hâle gelir ve mânevî hakikatler daha derin hissedilmeye başlanır.

 

b) İlim ve Tefekkür Yolu:

Kul, ilâhî sanatları ve kâinattaki hikmetleri düşünerek Allah’ın azametini idrak eder. Böylece marifetullah kalpte kökleşir.

Bu yolda sâlih ve ârif kimselerin rehberliği de büyük önem taşır.

 

Allah Teâlâ Muhabbeti ve Ahiret Saadeti

Allah Teâlâ’nın muhabbeti, ahiret saadetinin temelidir. Çünkü ahiret, Cemâl-i İlâhî’nin tecellî ettiği ebedî saadet yurdudur.

 

Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulur:

“Bugün mülk kimindir? Tek ve Kahhâr olan Allah’ındır.” (Mü’min, 40/16)

İnsan bu dünyada hangi hâl üzere yaşarsa, ahirette de onun karşılığını görecektir. Bu sebeple nefsin tezkiyesi büyük önem taşır.

“Nefsini temizleyen gerçekten kurtuluşa ermiştir.” (Şems, 91/9)

 

Sahâbe-i  Kiram ve İslâm Büyüklerinden Hikmetli Sözler

“Ben görmediğim Rabb’e ibadet etmem.” (Hz. Ali Radiyallahü Anh)

Bu söz, kalp gözüyle Allah’ın kudretini idrak eden iman şuurunu ifade etmektedir.

“Rabbini bilen kimse O’nu sever; dünyayı bilen ise ona rağbet etmez.” (Hasan-ı Basri Rahmetullahi Aleyh)

“Marifetullah, bütün saadetlerin başıdır.” (İmam Gazali Rahmetullahi Aleyh)

“Kul için en büyük nimet, Allah’ı tanımaktır.” İmam Rabbani

“Allah’ı bulan neyi kaybeder; O’nu kaybeden neyi bulur?” (Mevlâna Celâleddin Rumi Rahmetullahi Aleyh)

 

Sonuç:

Allah'a muhabbet olmadan ahiret saadeti olmaz. Âhiret Cemâl-i ilâhi âlemidir ki, bütün güzellikler orada zâhir olur. Mes’ud ve bahtiyar odur ki, kendini o âleme göre hazırlar.

Marifetullah; insanın Rabbini tanıması, O’na yakınlık hissetmesi ve hayatını Allah’ın rızâsına göre yaşamasıdır.

Bu mârifet: imanı kuvvetlendirir, kalbi huzura kavuşturur, ihlâs ve takvâ kazandırır, güzel ahlâkı geliştirir, insanı Allah’a yaklaştırır.

Hakikatte marifetullah, insanı hem dünyada huzura hem de ahirette kurtuluşa ulaştıran en büyük mânevî hazinedir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Esmaül Hüsna (Arapça- Türkçe) دُعٰٓاءُ اَسْمٰٓاءُ الْحُسْنٰى

Kayıp Bulma Duaları

Devri Alâ Duası حزب الدَّورُ الأَعلَى (حِزْبُ الوِقَايَةِ)