Yüce Allah’ı Tanımak
“Yüce Allah’ı tanımak öyle değerli bir
nimettir ki, bütün dünyayı sırları ile birlikte tanımanın onun yanında bir
değeri yoktur!”
Bu söz, İslam tasavvufunda ve kelâm ilminde
sıklıkla vurgulanan "Marifetullah" (Allah’ı hakkıyla tanıma)
kavramının yüceliğini ifade eden derin bir hakikattir.
Bu ifadeyi şu başlıklarla açıklayabiliriz:
Sonsuz ile Sonlunun Kıyası:
Dünya ve içindeki sırlar, ne kadar büyük ve
karmaşık görünseler de sonludur (fânidir). Yüce Allah ise sonsuzdur (bâkidir).
Sonsuz olanı tanımak, fâni olanı tanımaktan kıyaslanamayacak kadar daha
kıymetlidir.
Asıl Gaye:
İnsanın yaratılış gayesi, kâinatı anlamaktan
ziyade, kâinatın yaratıcısını tanımak ve O'na kul olmaktır.
Dünya, Allah'ı tanımak (marifetullah) için
bir okul, bir tecelli yeridir.
Gerçek Özgürlük ve Huzur:
Dünyayı tanımak insana geçici bilgiler ve
teknik güç sağlar. Ancak Allah’ı tanımak; ruha huzur, kalbe mutmainlik ve ebedi
saadet getirir.
Eserden Müessire (Sanattan Sanatçıya): Bir
tabloyu incelemek güzeldir, ancak o tabloyu yapan sanatkârı tanımak ve onunla
dost olmak o tablodan çok daha değerlidir.
Dünya bir tablo ise, Allah Teâlâ onu var
edendir. "Kim nefsini bilirse, Rabbini bilir!" sırrınca, yaratılanı
değil, Yaratıcı'yı tanımak daha önceliklidir.
Yorumlar
Yorum Gönder