Kayıtlar

Epstein Medeniyeti ve 150 Tabut

Resim
Epstein Medeniyeti ve 150 Tabut Soykırımcı Netanyahu ve ortağı Trump tarafından öldürülen 150 İranlı kız çocuğu için toplu cenaze merasimi yapıldı. Minik tabutlara konulmuş 150 yavrucak gözyaşları içinde uğurlandı.   Öldürülenler Doğu’nun çocuklarıdır. Epstein Medeniyeti, savaşın ilk saatlerinde Doğu’ya mesajını vermiştir: “Çocuklarınıza ya tecavüz edeceğim ya da öldüreceğim.”   Biz Doğululara düşen ise verilen mesajı iyi okumak, olayları bu perspektiften değerlendirmektir. İran’a yönelik İsrail-ABD saldırısını başka bir zaviyeden izaha kalkmak ya aşırı saflık veya aşırı kurnazlıktır. Esas meselemiz soykırımcı İsrail’in koçbaşı olduğu, Epstein Medeniyeti’nin saldırganlığıdır.   Evet, Gazze soykırımında “hünerlerini” sergileyen Epstein Medeniyeti, şimdi İran’da iş görmektedir.   Çocukların hepsi ilkokul öğrencisi. En küçüğü 6, en büyüğü 12 yaşında melek yüzlü kız çocukları. Son videolarında başörtüleri ile gülümseyerek okulda sofra hazırlıyorlar. Aileleri bir Ramazan ...

İncinme, İncitenden!

İncinme, İncitenden!   Hazer kıl kırma kalbin, kimsenin cânını incitme! Esir-i gurbet-i nâlân olan, insânı incitme! Tarîk-i ışkda bi-çâreyi, hicrânı incitme! Sabır kıl her belâya, hâne-yi Rahmân’ı incitme!   Felekde hâsılı insan, isen bir cânı incitme! Günahkâr olma, Fahr-i Âlem-i; zî-şânı incitme! Elin çek meyl-i dünyadan, eğer âşık isen yâre; Muhabbet câmını nûş et asıl Mansur gibi dâre. Misâfirsin felek bağında bendin salma efkâre, Düşersin bir belâya sabır kıl, Mevlâ verir çâre. Felekde hâsılı insan isen bir cânı incitme! Günahkâr olma Fahr-i Âlem-i zi-şânı incitme! Bulaşma çark-ı dünyâya vücûdun pâk-tâhirken Güvenme mâl ü mülk ü mansıbın efnâsı zâhirken Nic’ oldu mâli Karun’un felek bağında vâfirken; Nedir bu sendeki etvâr-ı dert gönlün misafirken; Felekde hâsılı insan isen bir cânı incitme! Günahkâr olma Fahr-i Âlem-i zî-şânı incitme! Hasislikden; elin çek sen cömerd ol kân-ı ihsân ol Konuşma câhil-i nâdân ile gel ehl-i irfân ol Hakîr ol âlem-i zâhirde sen ma’nâda sultân...

Sahte İnsanlardan Koru Kendini

Sahte İnsanlardan Koru Kendini   Dost görünüp arkandan söverler, Çıkarı olunca seni överler, Fırsatı bulunca acımadan döverler, Sahte insanlardan koru kendini...   Arkadaşız diye kandırır seni, İçinde saklıdır amansız kini, Allahını unutmuş paradır dini, Sahte insanlardan koru kendini...   Menfaati uğruna yerlere yatarlar, Dünya malı için dostunu satarlar, Fakiri tanımaz zengini tutarlar, Sahte insanlardan koru kendini...   Güvenme sakın onun sözüne, Parmağını sokar bir gün gözüne, Aldırmaz tütürsen yüzüne, Sahte insanlardan koru kendini…   Ona güvenipte sırrını verme, Varını yoğunu önüne serme, İyilik yapıpta günaha girme, Sahte insanlardan koru kendini…   Asım Kısbet

Azrail Aleyhisselâm Geldiğinde Sakın Korkma!

Azrail Aleyhisselâm Geldiğinde Sakın Korkma!   Eğer hazırlığı varsa o an şunlar olacak. 1- Gözlerindeki perde kalkacak. Başka âlemleri göreceksin. 2- Cennetten kokular gelecek: Ruhun bedenden ayrılmaya can atacak. 3- Pişmanlık duyacaksın: “Neden daha çok ibadet etmedim!” diyeceksin! 4- Sevdiklerin ağlayacak: Sen onları duyacak ama cevap veremeyeceksin. 5- Son Durak: Tek başınasın, artık sadece amelinle konuşacaksın.   Yüceler yücesi Rabbimiz son nefeste İman ve Kur’an-ı Kerim ile gitmeyi nasip etsin!

Mûtû Kable En Temûtû (Ölmeden Önce Ölünüz)

Mûtû Kable En Temûtû (Ölmeden Önce Ölünüz)   Vâsıl olmaz kimse, Hakk’a cümleden dûr olmadan; Kenz açılmaz şol gönülde tâ ki pür-nûr olmadan.   Sür çıkar ağyârı dilden, tâ tecellî ide Hakk; Pâdişâh konmaz sarâya hâne ma‘mûr olmadan.   “Mûtû kable en temûtû”, sırrını fehm eyleyen; Haşr ü neşri gördü bunda, nefha-i sûr olmadan.   Sen müyesser eyle, yâ Rab bizlere beytin tavâf; İlmin ile âmil eyle, vâde tekmîl olmadan.   Hak cemâlin Kâ‘besini kıldı, âşıklar tavâf; Yerde Kâ‘be gökyüzünde Beyt-i Ma‘mûr olmadan.   Mest olup mestâne geldim tâ ezelden tâ ebede; İçmişim aşkın şarâbın âb-ı engûr olmadan.   Mest olanların kelâmı, kendinden gelmez velî; Pes “Ene’l-Hakk” nice söyler kişi Mansûr olmadan.   Bir acep sevdaya düşmüş tutuşur Şemsî müdâm, Hakk’a makbûl olmak ister halka menfûr olmadan…   (Şemseddin Sivâsî Rahmetullahi Aleyh)   Bugünkü Türkçe İle Açıklaması   (Kişi, Allah’a (Hakk’a) ulaşamaz; ta ki her şeyden (masivâdan) uzaklaşmadıkça....

İslâmiyet Barış Dinidir

Resim
İslâmiyet Barış Dinidir                  Fransa’da 14 yıl önce İslâm’ı seçen ve Melek ismini alan Adeline, İslâm’ı “Barış Dini” olarak gördüğünü ve gerçek kardeşliği öğrettiğin anlattı. Ateist bir aile ortamında yetiştiğini söyleyen Adeline, Müslüman arkadaşları aracılığıyla İslam’la tanıştığını aktardı. Tek bir yaratıcıya inanma düşüncesinin kendisine daha anlamlı ve tutarlı geldiğini belirten Adeline, Kur’an-ı Kerim’i ve Hz. Muhammed’in hayatını anlatan kaynakları okuyarak dini daha derinlemesine öğrendiğini ifade etti. İslam’ın kendisi için barış, dayanışma ve kardeşlik anlamına geldiğini vurgulayan Adeline, bu inancın hayatına yön veren güçlü bir rehber olduğunu… Dile getirdi. Bizler de Kızımıza diyoruz ki: İslâm zaten: Teslim olmak, barış, güvenlik ve esenlik demektir. Terim olarak: Allah Teâlâ’nın varlığını - birliğini kabul edip O’na teslim olmak, Peygamberi Hz. Muhammed Sallallahü Aleyhi Vesellem’e inanmak ve O’nun bildird...

Bizi Anlayan

Bizi Anlayan   Zat-ı Hakk'da mahrem-i irfan olan anlar bizi; İlm-i sır'da bahr-i bi-payan olan anlar bizi… Bu fena gülzarına talib olanlar anlamaz; Vech-i baki hüsnüne hayran olan anlar bizi…   Dünye vü ukba'yı tamir eylemekten geçmişiz; Her taraftan yıkılıp viyran olan anlar bizi; Biz şol Abdal'ız bırakdık eğnimizden şalımız; Varlığından soyunup üryan olan anlar bizi…   Kahr u lütfu şey'-i vahid bilmeyen çekdi azab; Ol azabdan kurtulup sultan olan anlar bizi… Zahid'a ayık dururken anlamazsın sen bizi; Cür'a-yı safi içip mestan olan anlar bizi…   Arifin her bir sözünü duymağa insan gerek; Bu cihanda sanmanız hayvan olan anlar bizi… Ey Niyazi katremiz deryaye saldık biz bu gün; Katre nice anlasın umman olan anlar bizi…   Halkı koyup LAMEKAN ilinde menzil tutalı; Mısri'ya şol canlara canan olan anlar bizi…   Niyazi Mısri Rahmetullahi Aleyh   Günümüz Türkçesi: Allah’ın zatına dair derin irfan sahibi olanlar bizi anlar. Gizli ilimlerde sonsuz bir deniz gib...

Bize İntisab Edip Talebe Olmuştu

Bize İntisab Edip Talebe Olmuştu   Muînüddîn Çeştî Rahmetullahi Aleyh hazretleri şöyle anlatır: "Bir komşum vardı. Osman Hârûnî hazretlerinin talebelerindendi. Bu komşum vefât etti. Cenâzesinde bulundum. Cenâze kabre konunca herkes gitti. Ben biraz kalıp, murâkabeye daldım. O anda azap melekleri geldi. O sırada Osman Hârûnî Rahmetullahi Aleyh hazretleri de orada hazır oldu. Onlara: "Bu benim talebelerimdendir. Ona azâb etmeyin." dedi. Melekler gittiler, sonra hemen geri geldiler ve cenâb-ı Hak; "Bu şahıs senin hilâfına iş görürdü." buyurdu, dediler. Osman Hârûnî hazretleri onlara; "Evet! Fakat bize intisâb edip talebe olmuştu." dedi. O anda cenâb-ı Hak'tan şu emir geldi: "Ey melekler! Osman Hârûnî'nin talebesinden elinizi çekiniz. Ben onu, Osman Hârûnî'nin dostluğuna bağışladım." Ben de ümîd ederim ki, Osman Hârûnî hazretleri nin hürmetine bizi de affeder.   ( Kaynak: Evliyalar Ans.)

Kim ki Dost Yolunda

Kim ki Dost Yolunda   Kim ki Dost yolunda terk-i can ider, Dost ana didarını ihsan ider…   Kim bu fani dünyayı terk eylese, Dost ebed mülke anı sultan ider…   Dost için nefse murad vermeyene, Dost sekiz uçmağını erzan ider…   Dost elinden cam-ı aşkı nuş iden, Sırr-ı maşuku nite pinhan ider…   Akıbet Mansurleyin esrük delü, Ol "Enelhak" darını seyran ider…   Can verenler kan baha didar alur, Sanma bu pazarı her bican ider…   Eşrefoğlu Rumi can terk ideli, Her nefes Dost iline cevlan ider…   (Eşrefoğlu Rumi Rahmetullahi Aleyh)

Dört Çeşit Oruç Vardır

Dört Çeşit Oruç Vardır   1-   Şeriatin orucu vardır: Bedeni tutmak. Ağzına yemek koymayacaksın! 2-   Tarikatin orucu vardır: Dili tutmak. Ağzından kötü söz çıkarmayacaksın! 3-   Marifetin orucu vardır: Kalbi tutmak. O sözü kalbinden de geçirmeyeceksin! 4-   Bir de hakikatin orucu vardır: Kalbi kapatmak. Kalbini Allâh Teâlâ'dan başkasına tamamen kapatacaksın! (Şeyh Abdulkadir Geylâni Kuddise Sirrûh)

Ölüm Ansızın Gelir

  Ölüm Ansızın Gelir   Dünyaya sarılırken, Ölüm ansızın gelir. Boş işle yorulurken, Ölüm ansızın gelir.   Ölümü hiç anmazsın, Deseler inanmazsın, Sıra bende sanmazsın, Ölüm ansızın gelir.   Niye inat edersin? Tevbe ederim dersin, Uzun emel güdersin, Ölüm ansızın gelir.   Bak gözlerin kararmış, Betin benzin sararmış, Demek seni ararmış, Ölüm ansızın gelir.   Dünya için koşarken, Zevk içinde coşarken, Bardağından taşarken, Ölüm ansızın gelir.   Dünya işi bitmeden, Memlekete gitmeden, Tevbe bile etmeden, Ölüm ansızın gelir.   Yunus, dünya hâlinden, Haber verdin ölümden, Beklemezken aniden, Ölüm ansızın gelir.   Yunus Emre Rahmetullahi Aleyh

Bu Dünya Hangimizin?

Bu Dünya Hangimizin?   Bırak deli Haydar-bırak be gardaş, Kafayı bozmaya değmez bu dünya... İster hızlı dönsün, isterse yavaş, Sen seni üzmeye değmez bu dünya...   Fani diyen varsın, desin sana ne? Gönül veren gitsin, versin sana ne? Haydut vursun, hırsız yesin sana ne? Gücenip kızmaya, değmez bu dünya...   Nerde kan akıtıp kavga verenler; Nerde şimdi sefasını sürenler; Ne götürdü kucağına girenler; Bir yırtık çizmeye değmez bu dünya...   Hayaller kur tespih tanesi farzet; Hepsi de senindir otuz üç adet; Bırak kalsın orda hiç çekme zahmet; İpliğe dizmeye değmez bu dünya...   Kulpu yok ki neresinden tutasın; Sana göre lokma değil yutasın; İçine gireni Allah kurtarsın; Üstünde gezmeye değmez bu dünya...   Gel gitme kal desem kalamazsın ki; Ortadan böl desem bölemezsin ki; Git tekrar gel desem gelemezsin ki; Aldanıp azmaya değmez bu dünya...   Almak-satmak, tapu-senet nafile Toplayıp yığdığın servet nafile; Sıla nafiledir, gurbet nafile; Yağmaya tozmaya d...

Kâbe’de hacılar Hû der Allah

Kâbe’de hacılar Hû der Allah   Kâbe’de hacılar “Hu!” der Allah, Yer, gök inim inim iniler Allah, Melekler defterini yeniler Allah, İzin ver de Kâbe’ni görelim Allah,   İzin ver de yolunda ölelim Allah, Göster cemalini görelim Allah. Kâbe’nin yolları taşlıdır Allah, Hacıların gözleri yaşlıdır Allah,   Dervişlerin ciğeri ateşlidir Allah, İzin ver de Kâbe’ni görelim Allah, İzin ver de yolunda ölelim Allah, Göster cemalini görelim Allah.   Kâbe’nin yolları çukurdur Allah, Hacıların işleri zikirdir Allah, Mevla’sına her dem şükürdür Allah, İzin ver de Kâbe’ni görelim Allah,   İzin ver de yolunda ölelim Allah, Göster cemalini görelim Allah. Kâbe’nin örtüsü yeşil Allah, Gün doğmadan orası ışır Allah,   Hepimizi Kâbe’ne uçur Allah, İzin ver de Kâbe’ni görelim Allah, İzin ver de yolunda ölelim Allah, Göster cemalini görelim Allah.   Mustafa Demirci

Ko Ölmek Endişesin Aşık Ölmez Bakidir

Ko Ölmek Endişesin Aşık Ölmez Bakidir   Ko ölmek endişesin, aşık ölmez bakidir, Ölmek senin nen ola, çün canın ilâhidir.   Ölümden ne korkarsın, korkma ebedi varsın, Çünkim işe yararsın, korku fesat davadır.   Nazar kıl bu gevhere, ya bu bir gizli nura, Nur nasıl yavı vara, çün Hak nazargâhıdır.   Kalû Belâ denmeden kadimden biley idik, Key anlagıl neydiğin, bilişin kandağıdır.   Şükreylegil Halik'e, o olur hayyül beka, Ona doğru mutlaka şükür ile varadur.   Ezeli biliş idik, birliğe yetmiş idik, Sen bu surete bakma, vücut can yolcusudur.   Bu ezeli birliği, ya bu cihan dirliği, Ya bu gönül erliği bil kudret budağıdır.   Yadlık yoktur bilene, dirlik tuta gelene, Bilelik söyleyene vuslat yolu kavidir.   Hükmü revan mülküne o işi kendi bile, Çün iş geldi hasıla bu mülk varlık evidir.   Yunus beşaret sana, gel derler dosttan yana, O kimseye o ana, kullun yerci aslıdır.   (Yunus Emre Kuddise Sirrûh) ...

Ölüm Var, Ölüm…

Ölüm Var, Ölüm…   Gelmez sandığın o an, mutlak gelecek; Bitmez sandığın, ömrün sona erecek; Elbet bir gün sıra, sana gelecek; Unutma kardeşim ölüm var ölüm...   Gece gündüz eğlenirsin, doymazsın, Arayıp ta doğru yolu, bulmazsın, Bir kez olsun secdeye, baş koymazsın, Unutma kardeşim, ölüm var ölüm...   Neyine güvenir vurdum duymaz olursun? Söylenene kulak vermez, uymaz olursun; Eninde sonunda sen de pişman olursun; Unutma kardeşim ölüm var ölüm...   Azrail gelerek ruhu tenden alacak; Son nefesi verince beden cansız kalacak; Süren dolup vaden tamamlanacak; Unutma kardeşim ölüm var ölüm...   Tükenip bitmeden, var iken süren; Ver artık kendine, bir çeki düzen; Yaptığın her şeyi, var gören bilen; Unutma kardeşim ölüm var ölüm...   Gaflete düşerek, dalma sakın rüyaya; Nefsine yenilerek, kanma fani dünyaya; Şehadet getirerek, yönel yüce Mevlâ’ya; Unutma kardeşim ölüm var ölüm...     (Anonim) ...