40 Hadis-i Şerif 109 (Kardeşlik ile İlgili)
40 Hadis-i Şerif 109 (Kardeşlik ile İlgili)
01- “Sizden biriniz kendisi için sevdiğini mü’min
kardeşi için de sevmedikçe gerçek mü’min olamaz.” (T2515, Tirmizî,
“Sıfatü’l-Kıyâme” 59)
02- “Mü’minler birbirlerini sevmede, birbirlerine karşı
sevgi ve merhamet göstermede tek bir beden gibidir. O bedenin bir organı acı
çektiği zaman, bedenin diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateş çekerler.”
(M6586, Müslim, “Birr” 66)
03- “Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu
(zalimlere de) teslim etmez. Kim din kardeşinin bir ihtiyacını giderirse, Allah
da onun ihtiyacını giderir. Kim bir Müslümanın bir sıkıntısını giderirse, Allah
da onun kıyamet sıkıntılarından birini giderir. Kim bir Müslümanın (kusurunu)
örterse Allah da kıyamet günü onu örter.” (M6578, Müslim, “Birr”; T1426,
Tirmizî, “Hudud” 3)
04- “Dikkat edin! Müslüman, Müslümanın kardeşidir.
Müslümana, gönül rızası olmadan kardeşinin malı helal değildir.” (T3087,
Tirmizî, “Tefsîru’l-Kur’ân” 9)
05- “Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Bir
06- Müslümanın din kardeşine maldaki kusuru
açıklamaksızın satması helal değildir.” (İM2246, İbn Mâce, “Ticaret” 45)
07- “Bir Müslümanın din kardeşlerine karşı şu beş görevi
vardır: Selâmı almak, aksırana “Yerhamukellâh” (Allah sana merhamet etsin) diye
dua etmek, davete katılmak, hastayı ziyaret etmek ve cenazelere katılmak.”
(M5650, Müslim, “Selâm” 4)
08- “Sadakanın en faziletlisi, Müslüman kişinin ilim
öğrenmesi, sonra da onu din kardeşlerine öğretmesidir.” (İM243, İbn Mâce,
“Sunne” 20)
09- “Kim, gıyabında bir din kardeşi için dua ederse,
onun yanındaki görevli melek: ‘Âmin! Senin için de bir benzeri verilsin’ der.”
(M6928, Müslim, “Zikir” 87)
010- “Allah Resûlü: “Zalim olsun, mazlum olsun din
kardeşine, yardım et!” buyurdu. Bir adam: “Yâ Resûlallah! Mazlum olduğunda ona
yardım ederim, fakat zalim olduğunda nasıl yardım ederim?” dedi. Resûlullah:
“Onu zulümden alıkoyarsın, işte bu da ona yardımdır.” buyurdu.” (B6952, Buhârî,
“İkrah” 7; B2444, Buhârî, “Mezâlim” 4)
011- “Biriniz kardeşine sevgi duyduğunda bu sevgisini ona
bildirsin.” (T2391, Tirmizî, “Zühd” 53)
012- “Müslüman, hasta kardeşini ziyaret ettiğinde
dönünceye dek cennet bahçelerinde demektir.” (M6553, Müslim, “Birr” 41; T967,
Tirmizî, “Cenâiz” 2)
013- “Müslümanın, din kardeşine üç günden fazla dargın
durması helal değildir. Onlar birbirleriyle karşılaştıklarında birisi yüzünü şu
tarafa, diğeri ise öte tarafa çevirir. Onların en hayırlısı önce selam
verendir.” (T1932, Tirmizî, “Birr ve Sıla” 21)
014- “Zandan sakının. Zira zan sözün en yalan olanıdır.
İnsanların özel hallerini araştırmayın, konuşmalarını dinlemeye çalışmayın,
birbirinizin alışverişini kızıştırmayın, birbirinize haset etmeyin, birbirinize
kin beslemeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları kardeşler
olun.” (B6066, Buhârî, “Edeb” 58; B5143, Buhârî, “Nikâh” 46)
015- “Kimin kardeşine karşı yaptığı bir haksızlık varsa,
(ahirette) iyiliklerinden alınıp ona verilmeden önce (dünyada iken) onunla
helâlleşsin. Çünkü kıyamette ne bir dinar ne de dirhem vardır. Şayet o hakkı
karşılayacak iyiliklerinden bulunmazsa, kardeşinin kötülüklerinden alınır ve o
haksızın üzerine atılır.” (B6534, Buhârî, “Rikâk”, 48)
016- “Biriniz din kardeşine danıştığı zaman, danışılan
kişi ona görüşünü belirtsin.” (İM3747, İbn Mâce, “Edeb”, 37)
017- “Kul, din kardeşine yardımcı olduğu sürece Allah da
onun yardımcısı olur.” (HM7461, Ahmed b. Hanbel, II. 252.)
018- “Bir kimse din kardeşinin satışı üzerine satış
yapmasın, onun dünürlüğü üzerine de –izin vermedikçe- dünür göndermesin.”
(M3812, Müslim, “Buyû” 8)
019- “Hizmetçileriniz sizin kardeşlerinizdir. Allah
onları sizin emrinize vermiştir. Her kimin emrinde din kardeşi varsa, ona
yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin. Onlara güçleri yetmeyecek işler
yüklemeyiniz. Şayet yüklerseniz, bari onlara yardım ediniz.” (B30, Buhârî,
“İman” 22)
020- “Selamı yayın, yemek yedirin ve Allah’ın (c.c.) size
emrettiği gibi kardeşler olun.” (İM3252, İbn Mâce, “Et’ime” 1)
021- “Cennetin kapıları, Pazartesi ve Perşembe günleri
açılır. Din kardeşi ile arasında düşmanlık olan kimse hariç Allah’a hiçbir şeyi
eş koşmayan her Müslüman kul bağışlanır. ‘Bu iki kişiyi aralarında anlaşıncaya
kadar bekletiniz, barışıncaya kadar bekletiniz!’ denilir.” (MU1652, Muvatta,
“Husnu’l-Hulk” 4)
022- “Müslüman kardeşini hakir görmesi kişiye kötülük
olarak yeter. Her Müslümanın kanı, malı ve onuru Müslümana haramdır.” (M6541,
Müslim, “Birr” 32)
023- “Kardeşinle (gereksiz) tartışmaya girme, onunla
(kırıcı şekilde) şakalaşma ve ona yerine getiremeyeceğin sözü verme.” (T1995,
Tirmizî, “Birr” 58)
024- “Her iyilik, bir sadakadır. Kardeşini güler yüzle
karşılaman, kovandan ihtiyacı olan bir şeyi kardeşinin kovasına boşaltman da bu
tür iyiliklerdendir.” (T1970, Tirmizî, “Birr” 45)
025- “Din kardeşini güler yüzle karşılaman bile olsa
hiçbir iyiliği küçük görme!” (M6690, Müslim, “Birr” 144)
026- “Beni yaşatan (Allah)’a yemin ederim ki, iman
etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş
olamazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi?
Aranızda selamı yayın.” (HM10180, Ahmed b. Hanbel, II, 478)
027- “Biriniz kardeşinde beğendiği bir şey gördüğünde,
ona bereketli olması için dua etsin.” (İM3509, İbn Mâce, “Tıb” 32)
028- “Kişi yerine getirme niyetiyle kardeşine söz verir
de yerine getiremez ve zamanında sözünü tutamazsa günahkâr olmaz.” (D4995, Ebû
Dâvûd, “Edeb” 82)
029- “Kardeşi özür dilediği halde özrünü kabul etmeyen
kişiye onun hatası gibi hata yazılır.” (İM3718, İbn Mâce, “Edeb” 23)
030- “Kim din kardeşinin onurunu korursa Allah da kıyamet
gününde onun yüzünü cehennem ateşinden korur.” (T1931, Tirmizî, “Birr ve Sıla” 20)
031- “Bir konuda seni tasdik ettiği hâlde kardeşine yalan
söylemen, ne kadar büyük bir ihanettir!” (D4971, Ebû Dâvûd, “Edeb” 71)
032- “Yâ Resûlullah! Gıybet nedir?” denildi. Resûlullah:
‘Kardeşini hoşlanmadığı bir şey ile anmandır.’ buyurdu. ‘Ya kardeşimde o söylediğim
durum varsa ne dersin?’ denilince Resûlullah: ‘Söylediğin şey eğer onda varsa
gıybet etmişsindir. Şayet yoksa ona iftira etmiş olursun.’ buyurdu.” (D4874,
Ebû Dâvûd, “Edeb” 35)
033- “Biriniz kardeşini illâ medh edecekse ve şayet onun
öyle olduğu biliniyorsa, “Falanın şöyle olduğunu zannediyorum, Allah’a karşı
kimseyi temize çıkaramam.” desin.” (M7502, Müslim, “Zühd ve Rekâik” 66)
034- “Kardeşinin başına gelen bir şeye sevinip gülme.
Sonra Allah ona merhamet edip seni (o şeyle) imtihan eder.” (T2506, Tirmizî, “Sıfatü’l-kıyâme”
54)
035- “Kim Müslüman kardeşini bir günahtan dolayı
ayıplarsa, kendisi de o günahı işlemeden ölmez.” (T2505, Tirmizî,
“Sıfatü’l-kıyâme” 53)
036- “Her kim kardeşine bile bile doğru olmayan bir görüş
bildirirse ona ihanet etmiş olur.” (D3657, Ebû Dâvûd, “İlim” 8)
037- “Sizler, kardeşlerinizin yanına gidiyorsunuz.
Bineklerinize iyi bakın, kıyafetlerinizi de düzeltin ve böylece insanların
gözdesi olun! Allah çirkin görünümü ve çirkinleşmeyi sevmez.” (D4089, Ebû
Dâvûd, “Libâs” 25)
038- “Her kimin tarlası varsa onu eksin; kendisi ekmezse
onu din kardeşine (karşılıksız) ektirsin!” (M3917, Müslim, “Buyû” 88)
039- “İki Müslümandan biri, din kardeşine silâh çekerse,
ikisi de cehennemin kenarındadırlar. Biri diğerini öldürüşe, ona ikisi birden
girerler.” (M7255, Müslim, “Fiten” 16)
040- “Davalarınızla bana başvuruyorsunuz. Ben de bir
insanım. Belki biriniz delilini diğerinden daha güzel ifade eder ve ben ondan
duyduğuma göre (onun lehine) hüküm veririm. Bu şekilde kime (yanlışlıkla)
kardeşinin hakkından bir şey vermişsem, asla onu almasın. Zira böyle bir
durumda ona ben ancak bir ateş parçası vermiş olurum.” (B7169 Buhârî, “Ahkâm”
20; N5403, Nesâî,“Âdâbu’l-Kudât” 13)
Yorumlar
Yorum Gönder