Çocuk Eğitiminde Altın Kurallar -2

Çocuk Eğitiminde Altın Kurallar -2
 
11-                   Terk Etmekle Korkutmayın
"Böyle yaparsan seni bırakırım.", "Seni polise veririm.", "Başka bir çocuğun annesi olurum."… Gibi ifadeler, çocuğun en temel ihtiyacı olan güven duygusunu zedeleyebilir.
Anne ve babanın varlığı, çocuk için güvenli bir limandır. Disiplin verirken bu güven duygusunu sarsacak tehditlerden kaçınılmalıdır.
 
12-                   Pasif Agresif Davranmayın
Konuşmamak, yüz çevirmek, kapıları çarpmak, sert bakışlarla cezalandırmak veya uzun süre sessiz kalmak da bir çeşit duygusal cezadır.
Çocuk çoğu zaman neyi yanlış yaptığını anlamaz; sadece anne babasını kaybetme korkusu yaşar.
Sorunları sessizlikle değil, sağlıklı iletişimle çözmeye çalışın.
 
13-                   Geleceğine Dair Umutsuzluk Aşılamayın
Sevgi, ödül de değildir; ceza da.
"Sözümü dinlersen seni severim.", "Uslu durursan sana sarılırım."… Gibi ifadeler, sevgiyi şartlı hâle getirir.
Oysa çocuk şunu bilmelidir:
"Yanlış davranışımı düzeltmem gerekiyor; ama annemle babamın sevgisi devam ediyor."
Davranışı reddedin; çocuğu değil.
 
14-                   Geleceğine Dair Umutsuzluk Aşılamayın
"Senden adam olmaz.", "Hayatta başarılı olamazsın.", "Sen zaten beceremezsin."… Gibi ifadeler, çocuğun zihninde yıllarca silinmeyen izler bırakabilir.
Çocuklar çoğu zaman kendileri hakkında, anne babalarının söylediklerine inanırlar. Bunun yerine:
"Şu an zorlanıyorsun; ama çalışırsan başarabileceğine inanıyorum." Demek hem gerçekçi hem de umut vericidir.
 
15-                   Doktoru veya Hastaneyi Korku Aracı Olarak Kullanmayın
"Yaramazlık yaparsan doktor sana iğne yapar."… Gibi sözler, çocuğun sağlık çalışanlarına karşı gereksiz korkular geliştirmesine neden olabilir.
Doktor ve hastane, cezanın değil; şefkatin, tedavinin ve güvenin temsilcisi olmalıdır.
 
16-                   Allah ile Korkutmayın
"Allah seni cezalandırır.", "Allah taş yağdırır.", "Allah seni sevmez."… Gibi ifadeler, çocuğun Allah tasavvurunu yalnızca korku üzerine inşa edebilir.
İnanç eğitimi; Allah'ın rahmetini, affediciliğini, adaletini ve kullarına olan sevgisini birlikte öğretmelidir.
Çocuk, Rabbini önce güven ve muhabbetle tanımalı; zamanla sorumluluk bilincini de kazanmalıdır.
 
17-                   Onu Susturmak İçin Sürekli Telefon veya Tablet Vermeyin
Dijital cihazlar bazen kısa süreli bir çözüm gibi görünse de, sürekli başvurulan bir yöntem hâline geldiğinde çocuğun dikkat gelişimini, sosyal becerilerini ve duygularını yönetme becerisini olumsuz etkileyebilir.
Teknolojiyi tamamen yasaklamak yerine bilinçli kullanmayı öğretin.
Yaşına uygun süreler belirleyin ve ekran dışında oyun, kitap, spor ve aile içi etkinliklere daha fazla yer verin.
 
18-                   Kişiliğini Etiketleyen Sözlerden Kaçının
"Sen tembelsin.", "Sen yaramazsın.", "Sen beceriksizsin."…
Gibi ifadeler, yapılan davranışı değil; doğrudan çocuğun kişiliğini hedef alır.
Davranış geçicidir; kişilik ise gelişmeye açıktır.
Şöyle söylemek daha doğrudur:
"Bu davranışın doğru değildi.", "Bir dahaki sefere daha iyisini yapabileceğine inanıyorum."…
Çocuğun kimliğini değil, davranışını değerlendirin.
 
19-                   Güzel Davranışlarına Örnek Olmadan Sürekli Nasihat Etmeyin
Çocuklar en çok duyduklarını değil, gördüklerini öğrenirler.
Anne babasının söylemleri ile davranışları arasında tutarlılık gören çocuk, öğütleri daha kolay benimser.
Saygılı bir çocuk istiyorsak önce biz saygılı olmalı; dürüst bir çocuk istiyorsak önce biz dürüst davranmalıyız.
En güçlü eğitim yöntemi güzel örnekliktir.
Bir ebeveyn veya eğitimci düşünün; çocuğa bir davranışı yasaklarken kendisinin aynı davranışı sergilemesi, çocukta söz ile hayat arasındaki çelişkiyi büyütür. Bu durum, öğüdün etkisini zayıflatır ve güven duygusunu zedeleyebilir.
Çünkü çocuk, anne babasının sözlerinden önce hayatını okumayı öğrenir.
 
Nebevî Metotta Çocuk Terbiyesinin Temel Esasları
İslâm'da çocuk terbiyesi, yalnızca kurallar koymak ve yanlışları düzeltmekten ibaret değildir. Esas olan; sevgiyle gönül kazanmak, güzel ahlâkı yaşayarak öğretmek ve çocuğun şahsiyetini inşa etmektir.
Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in çocuklara yaklaşımı incelendiğinde; merhametin, sabrın, hikmetin ve güzel örnek olmanın eğitimin temelini oluşturduğu açıkça görülür.
Çocuklara değer verir, onları dinler, selam verir, hâl ve hatırlarını sorar; zaman zaman onlarla şakalaşır, oyunlarına eşlik eder, hata yaptıklarında ise kırıcı ve incitici bir üslup yerine öğretici ve yol gösterici bir yöntem benimserdi.
Hz. Enes Radıyallahu Anh şöyle anlatır:
"Rasûlullah'a on yıl hizmet ettim. Bana bir kez bile 'Öf!' demedi. Yaptığım bir şey için 'Niçin yaptın?', yapmadığım bir şey için de 'Niçin yapmadın?' demedi." (Buhârî, Savm, 28)
Bu rivayet, eğitimde sabır, nezaket ve anlayışın ne kadar önemli olduğunu gösteren en güzel örneklerden biridir.
Yine Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
"Merhamet etmeyene merhamet edilmez." (Buhârî, Edeb, 18)
Merhamet, çocuk eğitiminde zayıflık değil; güçlü bir karakter inşa etmenin temelidir. Sevgiyle büyüyen çocuk, başkalarına da sevgiyle yaklaşmayı öğrenir. Saygı gören çocuk, saygı göstermeyi; güven içinde büyüyen çocuk ise güven vermeyi öğrenir.
Nebevî eğitim metodunda amaç; çocuğu korkutarak itaat ettirmek değil, doğruyu severek benimsemesini sağlamaktır. Çünkü korku, insanı yalnızca denetlenirken durdurur; güzel ahlâk ise insanı kimsenin görmediği yerde de doğru davranmaya yöneltir.
Disiplin gereklidir; fakat disiplin öfke ile değil, adaletle uygulanmalıdır. Otorite gereklidir; fakat baskı kurmak için değil, güven vermek için kullanılmalıdır. Eğitim ise yalnızca bilgi aktarmak değil; güzel karakteri inşa etmektir.
 
Son Söz
Anne ve babaların çocuklarına bırakacağı en kıymetli miras; mal, mülk veya makam değil; güzel ahlâk, sağlam karakter ve güven duygusudur.
Çocuklar büyüdüklerinde evin büyüklüğünü, oyuncaklarının sayısını veya giydikleri kıyafetleri ayrıntılarıyla hatırlamayabilirler. Fakat anne ve babalarının kendilerine nasıl davrandığını, hata yaptıklarında nasıl karşılandıklarını, sevildiklerini ve değer gördüklerini uzun yıllar unutmazlar.
Bu sebeple disiplin; korkutmak değil, doğruyu öğretmektir.
Otorite; baskı kurmak değil, güven vermektir.
Eğitim ise yalnızca bilgi kazandırmak değil, şahsiyet inşa etmektir.
Unutmayalım ki çocuklarımız, söylediklerimizden çok yaşadıklarımızdan etkilenirler. Biz merhametli olursak merhameti, dürüst olursak dürüstlüğü, adaletli olursak adaleti öğrenirler.
Bugün onların kalbine bıraktığımız her güzel duygu; yarın karakterlerine, kuracakları ailelere ve yetiştirecekleri nesillere yansıyacaktır.
Çünkü çocuk eğitimi yalnızca bugünü değil, geleceği de inşa etmektir.
Rabbimiz bizlere; evlatlarını sevgiyle yetiştiren, onlara güzel ahlâkı yaşayarak öğreten, adalet ve merhametten ayrılmayan anne ve babalardan olmayı nasip eylesin!
Âmin!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Esmaül Hüsna (Arapça- Türkçe) دُعٰٓاءُ اَسْمٰٓاءُ الْحُسْنٰى

Devri Alâ Duası حزب الدَّورُ الأَعلَى (حِزْبُ الوِقَايَةِ)

Kayıp Bulma Duaları