Selâmlaşmak ve Önemi
Selâmlaşmak ve Önemi
Bir Emniyet, Muhabbet ve Kardeşlik
Sözleşmesi
Selâmın Özü ve Anlamı
"Selâm"; barış, güven, huzur,
emniyet ve esenlik demektir. Aynı zamanda Cenâb-ı Hakk'ın
el-Esmâü'l-Hüsnâsından biri de "es-Selâm" ismidir. O;
kullarını her türlü eksiklikten, korkudan ve kötülükten selâmete çıkaran,
gerçek huzur ve güveni veren yegâne Rabbimizdir.
Bir Müslümanın diğer bir Müslümana:
"Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû" demesi, sadece bir nezaket sözü değildir. Bu söz aynı zamanda şu anlamları taşır:
"Ben Müslümanım. Benden sana elimle
de dilimle de hiçbir zarar gelmez. Allah Teâlâ'nın selâmı, rahmeti ve bereketi
senin üzerine olsun."
Karşıdaki mümin de:
"Ve aleykümü's-selâm ve rahmetullâhi ve berekâtühû" diyerek şu manayı ifade eder:
"Ben de Müslümanım. Sen benden de
emniyettesin. Allah Teâlâ'nın selâmı, rahmeti ve bereketi senin de üzerine
olsun."
Böylece selâmlaşma; sadece bir hitap şekli
değil, iki mümin arasında kurulan manevî bir güven, dua ve kardeşlik sözleşmesi
hâline gelir.
İslâm Medeniyetinde Selâmın Yeri
İslâm kelimesi de "s-l-m" (selâm) kökünden gelir.
Selâm... Selâmet... Teslimiyet... Barış...
Hepsi aynı kökten türemiştir.
Bu sebeple İslâm, özünde bir selâm ve huzur medeniyetidir.
Müslümanların birbirleriyle
karşılaştıklarında ilk sözlerinin selâm olması; güvenin, kardeşliğin ve
muhabbetin ilk adımıdır.
Bugün kullanılan "Günaydın!",
"Merhaba!", "İyi günler!"… Gibi ifadeler güzel
temenniler olsa da, İslâmî selâmın yerini tutmaz. Çünkü "Esselâmü
aleyküm!" hem duadır, hem sünnettir, hem de Allah'ın ismini içinde
taşıyan bir ibadettir.
Elbette selâm verildikten sonra bu tür
nezaket ifadeleri de kullanılabilir; ancak bunlar selâmın yerine değil,
ardından söylenen güzel sözlerdir.
Kur'ân-ı Kerîm'de Selâm
Cenâb-ı Hak buyurur:
"Size bir selâm verildiği zaman, ondan daha güzeliyle karşılık verin veya aynısıyla mukabele edin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını eksiksiz tutandır." (Nisâ, 4/86)
Bu âyet, selâmın cevapsız bırakılmamasını;
mümkünse daha güzeliyle karşılık verilmesini emretmektedir.
Bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:
"Evlere girdiğiniz zaman Allah katından mübarek ve güzel bir yaşama dileği olarak birbirinize selâm verin." (Nûr, 24/61)
Demek ki selâm; evlerin bereketi, aile
huzuru ve müminler arasındaki sevgi bağlarının anahtarıdır.
Kur'ân-ı Kerîm, cennet ehlinin dilinin de
selâm olacağını haber verir:
"Orada boş söz ve günaha sokan bir
laf işitmezler. Sadece 'Selâm! Selâm!' sözünü işitirler." (Vâkıa,
56/25-26)
Yine Allah Teâlâ buyurur:
"Rahîm olan Rablerinden onlara söylenecek söz: Selâm!" (Yâsîn, 36/58)
Cennetin dili selâm ise, müminin dünya
hayatındaki dili de selâm olmalıdır.
Peygamber Efendimizin Sallallahü Aleyhi ve
Sellem Selâm Hakkındaki Tavsiyeleri
Rasûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem buyurmuştur:
"Aranızda selâmı yayınız." (Müslim, Îmân, 93)
Başka bir hadis-i şerifte ise şöyle
buyurur:
"Siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek anlamda iman etmiş olamazsınız. Size yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selâmı yayınız." (Müslim, Îmân, 93)
Demek ki;
Selâm, Muhabbeti artırır. Muhabbet, İmanı kuvvetlendirir. İman, Cennete ulaştırır.
Bir sahâbî:
"İslâm'ın hangi ameli daha faziletlidir?" diye sorunca Rasûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:
"Yemek yedirmen ve tanıdığına da tanımadığına da selâm vermendir." (Buhârî, Îmân, 20; Müslim, Îmân, 63)
Bir başka hadis-i şerifte ise şöyle
buyurmuştur:
"İnsanların Allah katında en hayırlısı, selâma önce başlayandır." (Ebû Dâvûd, Edeb, 133; Tirmizî, İsti'zân, 11)
Selâm Vermek Bir Sadakadır
Rasûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem buyurmuştur:
"Her güzel söz sadakadır." (Buhârî, Edeb, 34; Müslim, Zekât, 56)
Selâm ise güzel sözlerin en faziletlilerindendir.
Bir tek selâm;
• Kırgın gönülleri barıştırabilir.
• Soğuk kalpleri ısıtabilir.
• Yabancıları kardeş hâline getirebilir.
• Nice kin ve düşmanlığı sona erdirebilir.
Selâm Vermenin Edebi
Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem selâmlaşmanın usûlünü de öğretmiştir:
"Küçük büyüğe, binekli yürüyene, yürüyen oturana, az olan çok olana selâm verir." (Buhârî, İsti'zân, 4; Müslim, Selâm, 1)
Bu sünnet; tevazuyu, saygıyı ve toplum düzenini güçlendiren güzel bir edeptir.
Gerçek Müslüman Kimdir?
Rasûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem buyurmuştur:
"Müslüman; diğer Müslümanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir."
(Buhârî, Îmân, 4; Müslim, Îmân, 64)
Selâm veren mümin, diliyle söylediği bu duayı davranışlarıyla da doğrulamalıdır.
Çünkü selâm verip ardından kardeşine eziyet etmek, selâmın ruhuna aykırıdır.
Âlimlerin Hikmetli Sözleri
İmam Gazâlî (rahimehullah) şöyle buyurur:
"Müslümanın verdiği selâm, 'Benden sana kötülük gelmeyecek.' taahhüdüdür. Eğer selâm verdikten sonra kardeşine diliyle veya eliyle eziyet ederse, verdiği selâmın manasına aykırı davranmış olur."
İmam Nevevî (rahimehullah) şöyle der:
"Selâm vermek sünnet, almak ise farz-ı kifâyedir. Selâm, müminler arasında sevgi ve kardeşliği artıran en büyük vesilelerdendir."
İbnü'l-Arabî (rahimehullah) şöyle der:
"Selâm, Allah'ın 'es-Selâm' isminin bir tecellisidir. Birbirine selâm veren iki mümin, birbirlerini Allah'ın emniyetine emanet etmiş olurlar."
Hasan-ı Basrî (rahimehullah) ise şöyle
buyurur:
"Selâm vermek sünnettir; selâmı almak ise farzdır."
Sonuç
· Selâm; yalnızca bir kelime değildir.
·
Bir
duadır.
·
Bir
güven beyanıdır.
·
Bir
kardeşlik ilanıdır.
·
Bir
sünnettir.
·
Bir
ibadettir.
·
Bir
muhabbet anahtarıdır.
Bir toplumda selâm yaygınlaştıkça güven
artar, gönüller birbirine yaklaşır, kibir kırılır, kin ve düşmanlık azalır.
Çünkü selâm; kalpleri birbirine bağlayan en güzel dualardan biridir.
Öyleyse tanıdığımız veya tanımadığımız bütün mümin kardeşlerimize selâm vermeyi ihmal etmeyelim. Evlerimize, iş yerlerimize, sokaklarımıza ve gönüllerimize selâmı hâkim kılalım. Selâmı yayarak Rasûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem'in sünnetini ihyâ edelim; sevgi, güven ve kardeşlik bağlarını güçlendirelim.
Dua
Allah Teâlâ bizleri selâmı yaymayı seven, dili güzel söz söyleyen, kalbi kin ve düşmanlıktan arınmış, mümin kardeşlerine güven veren kullarından eylesin. Evlerimizi, ailelerimizi, mahallelerimizi ve bütün İslâm beldelerini selâm, huzur, bereket ve muhabbetle doldursun. Bizleri dünyada selâmla yaşayan, ahirette de meleklerin "Selâmün aleyküm!" hitabına mazhar olan bahtiyar kullarından eylesin. Âmin.
Hazırlayan:
Fakir Kardeşiniz
Yaşar Akkaş
"Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû" demesi, sadece bir nezaket sözü değildir. Bu söz aynı zamanda şu anlamları taşır:
"Ve aleykümü's-selâm ve rahmetullâhi ve berekâtühû" diyerek şu manayı ifade eder:
İslâm kelimesi de "s-l-m" (selâm) kökünden gelir.
Selâm... Selâmet... Teslimiyet... Barış...
Hepsi aynı kökten türemiştir.
Bu sebeple İslâm, özünde bir selâm ve huzur medeniyetidir.
Cenâb-ı Hak buyurur:
"Size bir selâm verildiği zaman, ondan daha güzeliyle karşılık verin veya aynısıyla mukabele edin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını eksiksiz tutandır." (Nisâ, 4/86)
"Evlere girdiğiniz zaman Allah katından mübarek ve güzel bir yaşama dileği olarak birbirinize selâm verin." (Nûr, 24/61)
"Rahîm olan Rablerinden onlara söylenecek söz: Selâm!" (Yâsîn, 36/58)
Rasûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem buyurmuştur:
"Aranızda selâmı yayınız." (Müslim, Îmân, 93)
"Siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek anlamda iman etmiş olamazsınız. Size yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selâmı yayınız." (Müslim, Îmân, 93)
Selâm, Muhabbeti artırır. Muhabbet, İmanı kuvvetlendirir. İman, Cennete ulaştırır.
"İslâm'ın hangi ameli daha faziletlidir?" diye sorunca Rasûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:
"Yemek yedirmen ve tanıdığına da tanımadığına da selâm vermendir." (Buhârî, Îmân, 20; Müslim, Îmân, 63)
"İnsanların Allah katında en hayırlısı, selâma önce başlayandır." (Ebû Dâvûd, Edeb, 133; Tirmizî, İsti'zân, 11)
Rasûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem buyurmuştur:
"Her güzel söz sadakadır." (Buhârî, Edeb, 34; Müslim, Zekât, 56)
Bir tek selâm;
• Kırgın gönülleri barıştırabilir.
• Soğuk kalpleri ısıtabilir.
• Yabancıları kardeş hâline getirebilir.
• Nice kin ve düşmanlığı sona erdirebilir.
Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem selâmlaşmanın usûlünü de öğretmiştir:
"Küçük büyüğe, binekli yürüyene, yürüyen oturana, az olan çok olana selâm verir." (Buhârî, İsti'zân, 4; Müslim, Selâm, 1)
Bu sünnet; tevazuyu, saygıyı ve toplum düzenini güçlendiren güzel bir edeptir.
Rasûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem buyurmuştur:
"Müslüman; diğer Müslümanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir."
(Buhârî, Îmân, 4; Müslim, Îmân, 64)
Selâm veren mümin, diliyle söylediği bu duayı davranışlarıyla da doğrulamalıdır.
Çünkü selâm verip ardından kardeşine eziyet etmek, selâmın ruhuna aykırıdır.
İmam Gazâlî (rahimehullah) şöyle buyurur:
"Müslümanın verdiği selâm, 'Benden sana kötülük gelmeyecek.' taahhüdüdür. Eğer selâm verdikten sonra kardeşine diliyle veya eliyle eziyet ederse, verdiği selâmın manasına aykırı davranmış olur."
"Selâm vermek sünnet, almak ise farz-ı kifâyedir. Selâm, müminler arasında sevgi ve kardeşliği artıran en büyük vesilelerdendir."
"Selâm, Allah'ın 'es-Selâm' isminin bir tecellisidir. Birbirine selâm veren iki mümin, birbirlerini Allah'ın emniyetine emanet etmiş olurlar."
"Selâm vermek sünnettir; selâmı almak ise farzdır."
· Selâm; yalnızca bir kelime değildir.
Öyleyse tanıdığımız veya tanımadığımız bütün mümin kardeşlerimize selâm vermeyi ihmal etmeyelim. Evlerimize, iş yerlerimize, sokaklarımıza ve gönüllerimize selâmı hâkim kılalım. Selâmı yayarak Rasûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem'in sünnetini ihyâ edelim; sevgi, güven ve kardeşlik bağlarını güçlendirelim.
Allah Teâlâ bizleri selâmı yaymayı seven, dili güzel söz söyleyen, kalbi kin ve düşmanlıktan arınmış, mümin kardeşlerine güven veren kullarından eylesin. Evlerimizi, ailelerimizi, mahallelerimizi ve bütün İslâm beldelerini selâm, huzur, bereket ve muhabbetle doldursun. Bizleri dünyada selâmla yaşayan, ahirette de meleklerin "Selâmün aleyküm!" hitabına mazhar olan bahtiyar kullarından eylesin. Âmin.
Hazırlayan:
Fakir Kardeşiniz
Yaşar Akkaş
Yorumlar
Yorum Gönder