Sanma Bu Köhne Sarâyı Ey Gönül Dâr-ı Karâr
Sanma Bu Köhne Sarâyı Ey Gönül
Dâr-ı Karâr
Sanma bu köhne sarâyı ey
gönül dâr-ı karâr,
Gece gündüz sa‘y edüben bulagör bir bâkî yâr.
“Küllü şey’in hâlikün”
sırrını cânâ zevk edüp,
Ol vecihten kıldı ‘ârif cânı cânâna nisâr.
Nakd-i câna gevher-i bâkîyi
eyle iştirâ,
‘Aşk-ı ma‘şûku edegör cân-ı dilden ihtiyâr.
Verd-i bî-hemtâ içündür
‘andelîbin nâlesi,
Gece gündüz ol gül-i bî-hâra zâr eyler hezâr.
Cür‘a-i ‘aşk-ı ezelden her ki
nûş eyler bugün,
Nefsini kıldı melâmet terk edüp nâmûs u ‘âr.
Sâlik ol bu neş’e-i dünyâda
“mûtû” râhına,
Lâhık olur her kişiye yoksa mevt-i ıztırâr.
Berr-i firkat içre ‘atşân
olmayalım yâ Kerîm,
Ergörüp anı visâle etme sergerdân-ı zâr.
Cism ü câna kıl müyesser
feyz-i akdesden nasîb,
Ver habîbin hürmetine zât-ı pâke iktidâr.
“Küntü kenz”in bâbını feth et
Fenâyî bendene,
Pertev-i mihr-i ezelden eyle anı neş’edâr.
Ehl-i Cennet Fenâyî Mehmed
Efendi Kuddise Sırruh
Bu Güzel Gazelin Günümüz
Türkçesi ile Açıklaması
1. Beyit
Sanma bu köhne sarâyı ey gönül dâr-ı karâr,
Gece gündüz sa‘y edüben bulagör bir bâkî yâr.
Günümüz Türkçesi: Ey gönül! Bu eskimiş dünyayı / köhne sarayı kalınacak
ebedî bir yer (dâr-ı karar) sanma. Gece gündüz gayret edip (kendine) ölümsüz,
baki olan hakiki bir dost / sevgili (Allah) bulmaya bak.
2. Beyit
“Küllü şey’in hâlikün” sırrını cânâ zevk edüp,
Ol vecihten kıldı ‘ârif cânı cânâna nisâr.
Günümüz Türkçesi: Ârif olan kişi, "Her şey yok olucudur"
(Kasas Suresi, 88) ayetinin sırrını canı pahasına kavrayıp zevkine varır. İşte
bu sebeple canını, asıl can sahibi olan Hakiki Sevgiliye (Allah’a) feda ve
feda-yı can eyler.
3. Beyit
Nakd-i câna gevher-i bâkîyi eyle iştirâ,
‘Aşk-ı ma‘şûku edegör cân-ı dilden ihtiyâr.
Günümüz Türkçesi: Can sermayeni vererek (geçici ömrünü feda ederek)
ebedîlik mücevherini satın al. Hakiki Sevgilinin (Allah’ın) aşkını candan ve
gönülden tercih et.
4. Beyit
Verd-i bî-hemtâ içündür ‘andelîbin nâlesi,
Gece gündüz ol gül-i bî-hâra zâr eyler hezâr.
Günümüz Türkçesi: Bülbülün (âşığın) iniltisi ve feryadı, o eşsiz ve
emsalsiz gül içindir. Bülbül, gece gündüz o dikansız/dikensiz güle (ilahi güzelliğe)
ağlayıp inler.
5. Beyit
Cür‘a-i ‘aşk-ı ezelden her ki nûş eyler bugün,
Nefsini kıldı melâmet terk edüp nâmûs u ‘âr.
Günümüz Türkçesi: Bugün kim ezelî aşk kadehinden bir yudum dahi içerse,
şan, şöhret, elalem ne der kaygısını (namus ve arı) bir kenara bırakır da
nefsini kınanmışlığa/alçakgönüllülüğe teslim eder.
6. Beyit
Sâlik ol bu neş’e-i dünyâda “mûtû” râhına,
Lâhık olur her kişiye yoksa mevt-i ıztırâr.
Günümüz Türkçesi: Henüz dünyadaki bu hayat/neş'e devam ederken
"Ölmeden önce ölünüz" (mûtû kable en temûtû) yoluna gir ve nefsini
öldür. Aksi takdirde (kaçınılmaz olan) çaresiz zorunlu ölüm (mevt-i ıztırâr),
eninde sonunda herkesin başına gelecektir.
7. Beyit
Berr-i firkat içre ‘atşân olmayalım yâ Kerîm,
Ergörüp anı visâle etme sergerdân-ı zâr.
Günümüz Türkçesi: Ey Kerîm olan Allah'ım! Ayrılık çölünde bizleri susuz
(aşksız ve vuslatsız) bırakma. Şaşkın, perişan ve ağlar bir halde bırakmayıp
kulunu vuslatına (Sana kavuşmaya) ulaştır!
8. Beyit
Cism ü câna kıl müyesser feyz-i akdesden nasîb,
Ver habîbin hürmetine zât-ı pâke iktidâr.
Günümüz Türkçesi: Bedenimize ve ruhumuza ilahi tecellilerden (feyz-i
akdesden) nasip almayı kolaylaştır; Sevgili Peygamberimizin hürmetine, Yüce
Zatının ve saf hakikatinin yolunda yürümeye güç ve kudret ihsan eyle.
9. Beyit
“Küntü kenz”in bâbını feth et Fenâyî bendene,
Pertev-i mihr-i ezelden eyle anı neş’edâr.
Günümüz Türkçesi: Ya Rabbi! Fenâyî mahlaslı bu kuluna "Ben gizli
bir hazine idim" (Küntü kenzen...) sırrının kapısını aç; ezelî güneşinin
ışığı ve nuru ile onun gönlünü neşelendirip aydınlat.
Gece gündüz sa‘y edüben bulagör bir bâkî yâr.
Ol vecihten kıldı ‘ârif cânı cânâna nisâr.
‘Aşk-ı ma‘şûku edegör cân-ı dilden ihtiyâr.
Gece gündüz ol gül-i bî-hâra zâr eyler hezâr.
Nefsini kıldı melâmet terk edüp nâmûs u ‘âr.
Lâhık olur her kişiye yoksa mevt-i ıztırâr.
Ergörüp anı visâle etme sergerdân-ı zâr.
Ver habîbin hürmetine zât-ı pâke iktidâr.
Pertev-i mihr-i ezelden eyle anı neş’edâr.
Sanma bu köhne sarâyı ey gönül dâr-ı karâr,
Gece gündüz sa‘y edüben bulagör bir bâkî yâr.
“Küllü şey’in hâlikün” sırrını cânâ zevk edüp,
Ol vecihten kıldı ‘ârif cânı cânâna nisâr.
Nakd-i câna gevher-i bâkîyi eyle iştirâ,
‘Aşk-ı ma‘şûku edegör cân-ı dilden ihtiyâr.
Verd-i bî-hemtâ içündür ‘andelîbin nâlesi,
Gece gündüz ol gül-i bî-hâra zâr eyler hezâr.
Cür‘a-i ‘aşk-ı ezelden her ki nûş eyler bugün,
Nefsini kıldı melâmet terk edüp nâmûs u ‘âr.
Sâlik ol bu neş’e-i dünyâda “mûtû” râhına,
Lâhık olur her kişiye yoksa mevt-i ıztırâr.
Berr-i firkat içre ‘atşân olmayalım yâ Kerîm,
Ergörüp anı visâle etme sergerdân-ı zâr.
Cism ü câna kıl müyesser feyz-i akdesden nasîb,
Ver habîbin hürmetine zât-ı pâke iktidâr.
“Küntü kenz”in bâbını feth et Fenâyî bendene,
Pertev-i mihr-i ezelden eyle anı neş’edâr.
Yorumlar
Yorum Gönder