Kimler Kabir Azabı ve Sorgusundan Muaf Tutulur?

Kimler Kabir Azabı ve Sorgusundan Muaf Tutulur?
 
Yüce dinimize göre kabir azabı haktır; ancak bazı kimseler dünya hayatındaki teslimiyetleri, çektikleri zorluklar veya özel durumları sebebiyle bu azaptan ve kabir sorgusundan (kabir fitnesinden) muaf tutulurlar. İslâmi kaynaklara ve İslâm alimlerinin ortak görüşlerine göre kabir azabı görmeyecek başlıca kişiler şunlardır:
 
1. Manevi Mertebeleri Sebebiyle Muaf Olanlar
Peygamberler: Allah'ın günahsız (ismet sıfatına sahip) elçileridir. Kabir azabından ve sorgusundan tamamen muaftırlar.
 
Sıddîklar: Peygamberlerden sonra imanda en yüksek mertebeye ulaşmış, hayatlarını doğruluk ve sadakate adamış (Hz. Ebubekir gibi) zatlardır. Yüksek ihlâsları sebebiyle kabir fitnesinden korunurlar.
 
Şehitler: Allah yolunda canını feda edenlerin kabir azabı görmeyeceği ve sorguya çekilmeyeceği net hadislerle bildirilmiştir. Bir sahabenin, "Müminler kabirlerinde imtihan edilirken şehitlerin bundan muaf tutulmasının sebebi nedir?" sorusuna Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi ve Sellem şu cevabı vermiştir: "Onun başı üzerinde kılıçların parıldaması imtihan olarak ona yeter!" (Nesâî).
 
2. Dini Açıdan Sorumluluğu (Mükellefiyeti) Olmayanlar
Çocuklar ve Akıl Sağlığı Yerinde Olmayanlar:
İslâm inancına göre ergenlik (bülûğ) çağına gelmeden vefat eden çocuklar ve akli melekeleri yerinde olmayanlar dini açıdan sorumlu (mükellef) değillerdir. Günahsız kabul edildikleri ve amel defterleri yazılmadığı için kabirde sorguya da azaba da tabi tutulmazlar.
 
Ehl-i Fetret:
İki peygamber arasında kalan dönemde yaşayan veya hak dinin tebliği kendilerine hiçbir şekilde ulaşmamış olan kimseler de sorumlu tutulmadıkları için bu azaptan muaftırlar.
 
3. Görev ve Emekleri Sebebiyle Muaf Olanlar
Sınır Nöbeti Tutan Askerler (Murâbıtlar):
Vatanı, mukaddesatı ve Müslümanları korumak için sınırda nöbet tutarken vefat edenlerin amellerinin kıyamete kadar sevap olarak yazılmaya devam edeceği sahih hadislerle sabittir: "Bir gün ve bir gece hudut nöbeti, bir ay oruç tutmaktan ve gece namazı kılmaktan daha hayırlıdır. Eğer ölürse, yapmakta olduğu ameli devam ettirilir, rızkı akıp gider ve kabir azabına karşı güven içinde olur." (Müslim).
 
Helal Rızık Peşindeyken Vefat Edenler:
Ailesinin helal rızkını kazanmak için dürüstçe çabalayan kişi, İslâm'da "fî sebîlillâh" (Allah yolunda) kabul edilir. Niyetinin temizliği ve emeğinin kutsallığı sebebiyle, bu yolda vefat eden müminlerin kabir azabından muaf tutulacağı alimler tarafından ifade edilmiştir.
 
4. Belirli Günlerde veya Hastalıklardan Vefat Edenler
Cuma Günü veya Gecesi Vefat Edenler:
Hadis-i şeriflerde cuma günü veya gecesi (Perşembe'yi Cuma'ya bağlayan gece) ruhunu teslim eden müminlerin kabir fitnesinden korunacağı belirtilmiştir:
"Bir Müslüman cuma günü veya gecesi ölürse, Allah onu kabir fitnesinden korur." (Tirmizî, Ahmed b. Hanbel).
 
Karın Ağrısı ve Mide Hastalığından Ölenler:
Şiddetli karın ağrısı, ishal veya iç hastalıklar sebebiyle vefat edenlerin manevi şehit sayılacağı ve bu acıların günahlarına kefaret olması sebebiyle kabir azabından korunacağı ifade edilmiştir.
 
5. Belirli Sûreleri Okumayı Alışkanlık Haline Getirenler
Her Gece Mülk (Tebâreke) Sûresini Okuyanlar:
Hz. Muhammed Sallallahü Aleyhi ve Sellem bir hadisinde şöyle buyurmuştur: "Kur'an'da otuz ayetlik bir sûre vardır ki, sahibine şefaat eder ve sonunda onun bağışlanmasını sağlar. O, Mülk sûresidir." (Ebû Dâvûd, Tirmizî). Abdullah b. Mesud Radiyallahü Anh da bu sûrenin kabir azabına karşı koruyucu (mâniat) bir kalkan olduğunu belirtmiştir.
 
İhlâs Sûresini Çokça Okuyanlar:
Ölüm döşeğinde veya hayatı boyunca İhlâs sûresini samimiyetle ve çokça okuyanların kabir fitnesinden korunacağına dair müjdeleyici rivayetler (Taberânî) mevcuttur. Ancak bu rivayetlerin senedinin zayıf olduğu hadis alimleri tarafından not edilmiştir.
 
Önemli Not ve Temel Ölçü:
Yukarıda sayılan amellerin, günlerin veya durumların kabir hayatında birer kalkan olabilmesi için en temel şart, kişinin iman üzere (Müslüman olarak) vefat etmiş olmasıdır. İman bağı olmadığı sürece bu durumlar tek başına bir anlam ifade etmez; ancak samimi bir mümin için kabir hayatı adına muazzam birer müjdedir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Esmaül Hüsna (Arapça- Türkçe) دُعٰٓاءُ اَسْمٰٓاءُ الْحُسْنٰى

Devri Alâ Duası حزب الدَّورُ الأَعلَى (حِزْبُ الوِقَايَةِ)

Kayıp Bulma Duaları