İlâhî Kameralar
İlâhî
Kameralar
Her
hâlimizle, her baktığımızla, her tuttuğumuzla, her yazıp-çizip söylediğimizle
kayıt altına alındığımızın bilincinde olmak
Trafikte
mobese kameraları var, ancak onların ölü noktaları var, aydınlık-karanlık gibi
ortamlarda yetersiz kalanları var, mesâfe sorunları var. Köşeyi dönünce, ağacın
arkasına gizlenince, kameraların açısının dışına çıkınca görmeyiveriyorlar.
Fakat
Allâh Celle Celâlüh’ün görevli meleklerinin mobeselerinin, kameralarının kör
noktası yoktur. Her halimiz, her işimiz, her günümüz, her mekânımız denetim ve
gözetim altındadır. Sadece kameralar değil, o günde hiçbir şey gizli kalmaz,
insan vücudunun bütün âzâları, hayâtımızın her safhasını bir bir ortaya sayıp döker.
Kur’an-ı
Kerim, tablolar hâlinde bizlere, dünya, kıyâmet ve âhiret hallerimizi anlatır:
“Gün
gelecek, dilleri, elleri ve ayakları yapmış oldukları bütün kötülükleri tek tek
bildirerek, aleyhlerinde şahitlik edecektir.” (Nur, 24/24)
“O
gün mühür vuracağız ağızlarına, elleri bize söyler, ayakları şahitlik eder,
kendi yaptıklarına.” (Yasin, 36/65)
Ve
Rabbimiz, o günde herkesin kendine yeter bir derdi olduğunu hatırlattığı
mübârek sûrede kaçamayacağımız mutlak âkıbeti haber verir:
“Kulakları
sağır eden o ses geldiğinde, İşte o gün kişi kardeşinden, kaçar. Annesinden,
babasından, Eşinden ve çocuklarından… O gün, herkesin kendine yetip artacak bir
derdi vardır. O gün bir takım yüzler parıl parıl, güler ve sevinir. Yine o gün
birtakım yüzleri de keder bürümüş, Hüzünden kapkara kesilmiştir. İşte bunlar
kâfirlerdir, günahkârlardır.” (Abese, 80/33-42)
Selfieler
çekiyoruz bugün… “Özçekim” diyorlar Türkçemizde adına. Sağa dönüp çekiyoruz,
sola yaslanıp çekiyoruz. Gülümser pozlar veriyoruz, havalı duruşlar
sergiliyoruz cep telefonlarımızın megapikseli yüksek objektifleri karşısında.
Kalıcı kılacağız, hâtıra olarak kalacak arşivlerimizde, her bakan güzel ve
alımlı bulsun diye…
Yorumlar
Yorum Gönder