Ali Emiri’nin Kitap Aşkı ve 700 El Yazması
Ali Emiri’nin Kitap Aşkı ve 700 El
Yazması
“Allah’ım! Acizlikten,
tembellikten, korkaklıktan, ihtiyarlayıp ele avuca düşmekten ve cimrilikten
sana sığınırım.” (Müslim, Zikir, 50)
Diyarbakırlı Ali Emiri
Efendi’nin kitap tutkusu 9 yaşında başlar. Maaşından artırdığı paralarla
ömrünün son günlerine kadar kitap toplamaya devam eder. Çeşitli nedenlerle
sahip olmadığı kitapları bizzat kendisi kopya ederek kütüphanelere kazandıracak
kadar sevdalıdır kitaplara. Öyle ki, 700’den fazla nadir kitabı elle yazarak çoğaltır.
Bir memur olarak gittiği şehirlerden 40 sandık kitapla dönen Ali Emiri Efendi,
emekli olduktan sonra da sahaflardan yazma kitapların arasından çıkmaz.
Kaşgarlı Mahmud’un Divan-ı
Lugat-Türk’ünü de böyle bulur. Ve şu cümri kaleme alır:
“Bu eseri elime alır almaz,
adeta heyecan titredim. Yeryüzünde bir eşi daha olmayan kıymette bir hazine
idi; 30 lira değil, 30 bin lira ederdi. Bu eser, şimdiye kadar görülmemiş, pek
eski devirlerde yazılmış bir dil kamusu idi. Satın almak istedim fakat cebimde
15 liram vardı. O anda Allah’ıma yalvardım, ‘Karşıma bir dost çıkar’ dedim. O
sırada dükkânın önünden Darülfünun müderrislerinden Faik Reşat Bey geçiverdi.
Hemen koşup yanına gittim. 20 lira borç aldım. İşte bu esere bu şekilde sahip
olma bahtiyarlığını kazandım. Bu, kitap değil, bir Türkistan ülkesidir.
Türkistan da değil, bütün bir cihandır. Kitabı aldım, eve geldim. Yemeyi içmeyi
unuttum. Bu kitabı sahaf Burhan bana 33 liraya sattı. Fakat ben bunu birkaç
misli ağırlığındaki elmaslara, zümrütlere değişmem.”
Ayşe Böhürler, Yeni Şafak
Gazetesi, 22.02.2020
Ali Emiri Efendi Rahmetullahi
Aleyh Hazretleri kitap aşığı birisiymiş. Ömrünü kitaplara ve ilme adamış.
Rabbimiz gani gani rahmet eylesin, mekânı Cennet olsun!
Yorumlar
Yorum Gönder