Kayıtlar

Allah Teâlâ’yı Anmak (Zikretmek) Yeterli midir?

  Allah Teâlâ’yı Anmak (Zikretmek) Yeterli midir?   Sual: Bir insanın kendini buluşundan itibaren, o insana İYİLİK olarak süreklice Allah Teâlâ'yı anması (zikretmesi) yeterli midir?   Cevap: Değerli kardeşimiz,   - Allah Teâlâ'yı anmak, yani zikretmek demek yalnızca dil ile onun bazı isimlerini tekrar etmek demek değildir. Zikir, dil ile olduğu gibi, kalb ile akıl ile davranış biçimi ile ve fikir ile de olur. Bunun manası şudur:   Her zaman ve her mekânda Allah Teâlâ’nın emir ve yasaklarını zikreder / hatırlamak ve onlara riayet ederek hayatı sürdürmek gerekir.   - Yoksa sadece dil ile Allah Teâlâ’nın bazı isimlerini tekrar etmek -güzel olmakla beraber- asla yeterli değildir.   Bir yandan böyle bir zikirde bulunurken, diğer yandan takva dairesinde hareket edilmiyorsa, bu yanlış bir iş, bir çelişki olur.   Demek ki Allah Teâlâ’yı anmak veya zikretmek demek, Kur’an ve sünnete uygun bir hayat sürdürmek demektir. ...

Allah Teâlâ’yı Anmak

Allah Teâlâ’yı Anmak   Sual: Bekara suresinin 152. âyetinde, (Beni zikredin ki, ben de sizi zikredeyim) buyuruluyor. Allah Teâlâ’nın zikretmesi ne demektir? Cevap: Zikretmek anmak demektir. Allah Teâlâ’yı zikretmek de, Onu hatırlamak demektir. İslam âlimleri, bahsettiğiniz, (Beni anın, ben de sizi anayım; bana şükredin, nankörlük etmeyin) mealindeki âyet-i kerimeyi şöyle açıklamışlardır: 1- Beni ibadetle anın, ben de sizi rahmetle anayım. 2- Beni dua ile anın, ben de sizi icabetle anayım. Yani duanızı kabul edeyim. 3- Beni dünyada anın, ben de sizi ahirette anayım. 4- Beni yalnızlıkta anın, ben de sizi toplulukta anayım. 5- Beni ihlâsla anarsanız, ben de sizi halasla [kurtuluşla] anarım.   Bir kimse Peygamber efendimize dedi ki: - Hangi oruçlunun sevabı çoktur? Efendimiz buyurdu ki: - Allah Teâlâ’ı en fazla ananların... O kimse, namaz, zekât, hac için de aynı suali sordu. Hepsinde aynı cevabı aldı. Bunun üzerine Hazret-i Ebu Bekir, (Allah Teâlâ’y...

Zikir Allah Teâlâ’yı Anmak

Zikir Allah Teâlâ’yı Anmak   Bütün varlıklarını Mekke'de bırakıp Hz. Peygamber Aleyhisselâm'la beraber Medine'ye hicret eden bazı fakir Müslümanlar Hz. Peygamber'in yanına gelip ona dertlerini anlatmaya başladılar: “Yâ Rasûlallah! Zenginler cennetin en yüksek derecelerini ve ebedî nimetleri alıp götürdüler! Çünkü bizim namaz kıldığımız gibi onlar da namaz kılıyor, bizim oruç tuttuğumuz gibi onlar da oruç tutuyorlar. Fazla malları olduğu için bir de onlar hac ve umre yapıyor, cihad ediyor ve sadaka veriyorlar; bizim ise sadaka verebileceğimiz malımız yok.” Bunun üzerine Hz. Peygamber Aleyhisselâm: “Size bir şey haber vereyim mi? Dediğimi yaptığınız takdirde sizi sevapta geçenlere yetişirsiniz, sizden sonrakilerden kimse de size yetişemez ve içinde bulunduğunuz toplulukta en hayırlı topluluk olursunuz. Ancak onlar da sizin yaptığınız bu tesbihleri yaparlarsa size yetişebilirler. Her namazın peşinden otuz üç kez tesbih (sübhânellâh), otuz üç kez tahmîd (elhamdüli...

İsrail Güdümündeki Küresel Epstein Medyasının Özeti

Resim
İsrail Güdümündeki Küresel Epstein Medyasının Özeti Siyonistlerin zulümlerine "Hayır!" diyen herkesi anti-semitik olmakla suçluyorlar. Sözle değil, fiili şekilde Siyonistlere direnenleri ise "Terörist" diyerek yok etmeye çalışıyorlar. Mesajları gayet net aslında: "Siyonist olmayan herkesi ya öldüreceğiz yahut topraklarından süreceğiz. Siz de bunu bile bile kasaplık koyun gibi sıranızın gelmesini bekleyeceksiniz…" diyorlar. Rabbi Rahim gazabıyla değil rahmetiyle ayağa kaldırsın bizi!

Ölümümde Benim İçin Hayat Var

Ölümümde Benim İçin Hayat Var   Seyyid Nesimî Kuddise Sirrûh’a idam kararı veren Kadı, söz konusu idam fermanında şöyle diyordu: “Bu öyle bir murdardır ki, kanının değdiği yer yıkanmakla temizlenmez, orayı kesip atmak gerekir.” İdam esnasında cellat bıçağı Nesimî Kuddise Sirrûh’a vurduğunda, Nesimî Kuddise Sirrûh’tan fışkıran kan Kadı’nın üzerine, bir damlası da Kadı’nın eline geldi. Bu durum karşısında Nesimî, Kadı’ya şöyle dedi: “Sen şerîat uğruna parmağını bile kesmezsin. Hâlbuki görüyorsun, biz onun yolunda kendi kanımızla yıkanıyoruz.”   Hâllac-ı Mansur Kuddise Sirrûh buyurdu ki: “Allah’a kavuşmak için iki rekât namaz yeter. Ancak böyle bir namaz için abdesti insanın kendi kanıyla almış olması gerekir.”   Mevlana Celaleddin-i Rumi Kuddise Sirrûh buyurdu ki: “Bazı sırları açıkladığı için Hallâc’ı dara çektiler. Eğer bizim sırlarımıza vâkıf olsaydı o bizi dara çekerdi!”   Alâu’d Devle Kuddise Sirrûh anlatıyor: “Hallâc-ı Mansur Kuddise Sirrûh’un mezarına gittim. ...