Kayıtlar

Kur'an-ı Kerim ve Sünnetten Bazı Faziletli Dualar

Kur'an-ı Kerim ve Sünnetten Bazı Faziletli Dualar   Giriş Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah'a, salât ve selâm O'nun Rasûlü Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e, âline, ashabına ve kıyamete kadar onların yolunu takip eden bütün müminlerin üzerine olsun.   Kur'ân-ı Kerîm ve sahih sünnet, müminin Rabbine yönelişinin en güzel örneklerini ihtiva eden dua ve zikirlerle doludur. Dua, kulun Rabbine yönelişi, aczini itiraf etmesi ve rahmetini talep etmesidir. Kabulü ise Allah Teâlâ'nın hikmet ve rahmetine bağlıdır.   Cennetin asıl sebebi Allah Teâlâ'nın rahmeti; buna vesile olan ise sahih iman ve salih amellerdir. Nitekim Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:   "Kim, Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Rasûlü olduğuna şahitlik ederek ölürse cennete girer." (Müslim, Îmân, 26)   Aşağıda yer alan dualar; Kur'ân-ı Kerîm'de geçen, Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ö...

Kalbi Öldüren Hâller ve Ruhun Sessiz Çöküşü

Kalbi Öldüren Hâller ve Ruhun Sessiz Çöküşü   İnsan çoğu zaman büyük günahlardan ve açık felaketlerden sakınmaya çalışır; fakat günlük hayatın içinde küçük görüp önemsemediği alışkanlıkların kendisini yavaş yavaş nasıl değiştirdiğini fark edemez. Oysa kalbin kararması, ihlâsın zayıflaması ve manevî hayatın sönmesi çoğu zaman bir anda gerçekleşmez. Günahlar ve ihmaller damla damla birikir; fark edilmeden büyür ve sonunda bütün kalbi kuşatır.   İnsanın manevî hayatındaki bu sessiz çözülmeyi, kaynaklarda Hz. Ömer'e (Radiyallahu Anh) nispet edilen şu hikmetli söz veciz bir şekilde özetlemektedir:   Hz. Ömer'in (Radiyallahu Anh) Hikmetli Silsilesi ·        Çok gülenin heybeti azalır. ·        Şakayı aşırı yapan hafife alınır. ·        İnsan, en çok yaptığı işle tanınır. ·        Çok konuşan çok hata eder. ·        Çok hata edenin...

Yalan ve İnsan: Müthiş Bir Tezat

Yalan ve İnsan: Müthiş Bir Tezat   İnsan, yaratılışı gereği haber almaya meraklıdır. Fakat ne yazık ki çoğu zaman duyduğu haberin doğruluğunu araştırmadan ona inanır. Hele hele haber korku, panik ve sansasyon içeriyorsa, insanlar onu çok daha çabuk kabul eder.   İnsanoğlunun en garip çelişkilerinden biri, dünyevî tehlikeler karşısındaki aşırı duyarlılığına rağmen, kaçınılmaz olan ahiret hakikatine karşı sergilediği derin vurdumduymazlıktır.   Hiç tanımadığımız, güvenilir olup olmadığını bilmediğimiz bir kimse çıkıp:   "Şu dağın ardında büyük bir yangın var, çok yakında buraya da ulaşacak!" dese...   Hemen telaşa kapılır, eşyalarımızı toplamaya, kaçış yollarını düşünmeye başlarız.   Bir başkası:   "Yarın çok şiddetli bir deprem olacakmış!" dese...   Doğruluğunu araştırmadan tedbir almaya koyuluruz.   Bir diğeri:   "Eli silahlı çeteler şehri bastı, buraya doğru geliyorlar!" dese...   Kapıları kilitler, ailemizi korumaya çalışır, elimi...