Kayıtlar

Modern İnsanın Hastalıklarından Biri Olan Erteleme

Modern İnsanın Hastalıklarından Biri Olan Erteleme   “Böbürlenip kibirlenen, fitnecilik yapan kimse olmayın; iyi, güzel şeylerin ticareti dışında ticaret eden de olmayın. Muhakkak ki, onlar amellerini geriye erteleyen / yarıncı kimselerdir.” (Müsned, 1/129; Bu hadis sahihtir. bk. Mecmau’z-Zevaid, 5/172) Modern insanın hastalıklarından biri olan erteleme; nefis ile mücadele çabasındaki müminin de önemli bir problemi haline gelmiştir. Böylece basit bir iş, kurtulması gün geçtikçe zorlaşan, ağır bir sorun olur. Tıpkı, Hz. Mevlana’nın (ks) Mesnevi’sinde anlattığı gibi: "Adamın biri yol kenarına diken ekmiş. Önceleri zararsız gibi görünen bu dikenler, zamanla gelip geçenleri rahatsız etmeye başlayınca, şikayetler çoğalmış. Fakat, adam bu şikayetleri duymamazlıktan gelmiş. Derken, Allah Teala’nın bir veli kulu gelip adama dikenleri sökmesini söylemiş. Adam da: 'Bir hayli gün var babacığım. Bugün olmazsa yarın; bir gün mutlaka o dikenleri sökeceğim.' demiş. Bunun üzerine Allah do...

Erteleyenler, Helâk Oldu

                                                          Erteleyenler, Helâk Oldu                  "Heleke'l-müsevvifûn" ( هَلَكَ اَلْمُسَوِّ فُون ) , "Erteleyenler, işlerini sonraya bırakanlar helâk oldu." (Müsned I/139) anlamına gelen ve sıklıkla Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi Vesellem'e isnad edilen hikmetli bir sözdür. Bu ifade, özellikle ibadetleri ve tövbeyi, "Sonra yaparım!" diyerek ertelemenin manevi yıkıma yol açacağını vurgulayan bir uyarı niteliğindedir. Hadisin Anlamı ve Önemi: Müsevvifûn: İşlerini sürekli "sonra yaparım" (sevfe/ سوف ) diyerek erteleyen yarıncılar demektir. Helâk Olmak: İbadetleri, tövbeyi veya hayırlı işleri ertelemenin, ömrün boşa gitmesine ve nihayetinde manevi kayba (helâke) neden olacağı belirtilir. Kaynak: Bazı ka...

Çok Geç Olmadan Sigarayı Bırakın…

Çok Geç Olmadan Sigarayı Bırakın…          "Bilim insanları yıllardır sigaranın DNA hasarına, bunun da akciğer kanserine sebep olduğunu biliyor. Şimdi ise ilk kez, UNC Tıp Fakültesi’ndeki bilim insanları tarafından, genomdaki DNA hasarının başarılı bir biçimde haritasının çıkarılmasını sağlayan bir yöntem geliştirildi.        Bu buluş, Kuzey Karolina Tıp Fakültesi’nden Biyokimya ve Biyofizik Profesörü Sarah Graham Kenan ve Nobel Ödüllü Aziz Sancar’ın laboratuvarından çıktı. Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan çalışmalarında Sancar ve ekibi, sıkça ortaya çıkan bir DNA hasarının onarılmakta olduğu noktaların genom üzerinde yerlerini gözler önüne seren, bir nevi haritalayan bir teknik geliştirdiler. Daha sonra bu tekniği karsinojenlerin başlıcalarından olan benzo [α]piren adlı kimyasal tarafından sonuçlanan tüm DNA hasarlarının haritalanmasında kullandılar.      ...

Nobel’e Giden Bir Yol Hikâyesi

Resim
Nobel’e Giden Bir Yol Hikâyesi   Aziz Sancar bir azmin hikâyesi… Mardin’de çıplak ayaklarla koşmaya başlayan bu azim, onu günün birinde dünyaya bedel bir ‘‘aziz’’ yapacaktı. Sancar keşifleriyle dünyaya bedel oldu… ''Güneydoğu'dan gelen bir öğrenicinin nasıl başarabileceğini göstermeye kararlıydım.''   ''Ayakkabı Bizim İçin Bir Lükstü''   Aziz Sancar, ilk ve orta öğrenimini Savur ve Mardin'de tamamladı. Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde eğitim gördü. Yale Üniversitesi'nde DNA onarımı dalında doçentlik tezini tamamladı. Sonrasında Dallas'a giderek Teksas Üniversitesinde Moleküler Biyoloji dalında doktora yaptı. Yale Üniversitesi'nde DNA onarımı dalında doçentlik tezini tamamladı. DNA onarımı, hücre dizilimi, kanser tedavisi ve biyolojik saat üzerinde çalışmalarına devam etti. Prof. Sancar, gerçekleştirmiş olduğu 300'e yakın bilimsel makale ve bu makalelere yapılan 12 binden fazla atıfla, bilimsel araştırma...

En Hayırlı Mîras…

En Hayırlı Mîras…   Hazreti Ali Radiyallahü Anh Buyurur: ·      “İlim, en hayırlı mîrastır. ·      Edep, en hayırlı sanattır. ·      Takvâ, en hayırlı azıktır. ·      İbâdet, en hayırlı sermâyedir. ·      Sâlih amel, en hayırlı rehberdir. ·      Güzel ahlâk, en hayırlı dosttur. ·      Hilm, en hayırlı yardımcıdır. ·      Kanaat, en hayırlı zenginliktir. ·      Ölümü tefekkür, en hayırlı ıslah edicidir.”

Mahşer Gününde Kâmil İman, Salih Amel ve Kalbi Selim Geçer…

Mahşer Gününde Kâmil İman, Salih Amel ve Kalbi Selim Geçer…   Hz. Fatıma Radiyallahü Anha Anamızı kabre defnettikten sonra; Hz. Ömer Radiyallahü Anha toprağa hitaben: “Ey toprak! Bil ki bu Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem'in biricik kızı Fatıma Radiyallahü Anha'dır. Ona iyi davran!” Diye seslendi. Toprak dile gelerek der ki: “Ey Ömer bil ki burası Berzah Âlemidir! Kimlik değil, amel önemlidir. Kim olarak geldiği değil, ne ile geldiği önemlidir…” dedi.

İslâmiyet’te Hata ve Kusurları Görmeme

İslâmiyet’te Hata ve Kusurları Görmeme               İslâm’da “başkasının hata ve kusurunu görmemek / örtmek” doğrudan “hiç fark etmemek” anlamında değil; kusuru yaymamak, ifşa etmemek, utandırmamak ve mümkünse ıslah etmeye çalışmak anlamında anlaşılır. Bu, Kur’ân-ı Kerim, Hadis-i Şerif ve İslâm büyüklerinin sözlerinde güçlü şekilde yer alır. “Müminler arasında çirkin şeylerin yayılmasını isteyenler için dünyada ve ahirette acı bir azap vardır.” (Nur Suresi 19) Kusuru yaymanın yanlışlığına işaret eder. “Zannın çoğundan sakının… Birbirinizin kusurunu araştırmayın (tecessüs etmeyin).” (Hucurat Suresi 12) İnsanların gizli hatalarını kurcalamamak emredilir. “Affı esas al, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir.” (Araf Suresi 199) Kusura karşı büyütmek yerine affedicilik önerilir.   Hadis-i Şerifler’den örnekler Hz. Muhammed Sallallahü Aleyhi Vesellem buyurur: “Kim bir Müslümanın ayıbını örterse, Allah da onun ayıbını örter.” (Sa...