Kayıtlar

Müslümanlık, İnce İnsanlıktır

Müslümanlık, İnce İnsanlıktır   İslâm, yalnızca bir inanç esasları bütünü veya şeklî ibadetlerden ibaret değildir. O, insanın ruhunu, zihnini ve ahlâkını zarafetle dokuyan; insanı Rabbiyle, kendi nefsiyle, diğer insanlarla ve bütün mahlûkatla güzel bir münasebet kurmaya çağıran bir edep ve nezaket medeniyetidir. Cenâb-ı Hak, kulunun yürüyüşünden konuşmasına, bakışından muamelelerine kadar hayatının her safhasına inceliğin hâkim olmasını murad etmektedir.   Ömer Tuğrul İnançer’in şu sözü, aslında yazımızın bütününü özetleyen güçlü bir ölçüdür:   “Müslümanlık, ince insanlıktır. Dervişlik ise ince Müslümanlıktır. İnsanlar size bakıp Müslüman olmaya özenmiyorsa, imanınızı gözden geçirin.”   Bu söz, Müslümanlığın yalnızca dilde söylenen bir aidiyet olmadığını; insanın hâline, ahlâkına, sözlerine ve muamelelerine yansıması gerektiğini hatırlatır. Çünkü iman kalpte kök saldığında merhamet olur, edep olur, tevazu olur, adalet olur, affetmek olur; insanın etrafındakilere güve...

Ahireti Neden İstemiyoruz?

Ahireti Neden İstemiyoruz?   İnsanoğlu dünyada her şeyin fâni olduğunu, kendisinin de fâni bir varlık olduğunu hiçbir zaman unutmamalı. Asıl hayatın, ebedi yurdun, ahiret yurdu olduğunu aklından hiç çıkarmamalıdır. Sevgili Peygamberimiz ve ashâbı, onların vârisleri olan Allah dostları hep ahiret hedefli yaşayarak insanlığa rehberlik yapmış ve güzel örnek olmuşlardır. Kâmil müminler de bu çizgide, bu şuurda hayat sürerek çevrelerine ışık tutmuşlardır.   Ömürlerini, ahirette hesaba çekilme ve Allah’a arz olunma düşüncesiyle geçirmeye çalışmışlardır. Gönüllerinde   devamlı son nefes endişesini taşımışlardır. Her işte takva üzere yaşayarak hem dünya hem de âhiretlerini mamur etmişlerdir.   Yüce Rabbimizin şu ferman-ı ilâhisini kendilerine düstur edinmişlerdir. “ Yeryüzünde bulunan her canlı yok olacak. Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacak.” (Rahman suresi: 26-27) “Gerçekten senin için âhıret dünyadan daha hayırlıdır.” (Duhâ suresi: 4)   “Ruhulbeya...

Türkistanlı Hacı Yoldaş

Resim
Türkistanlı Hacı Yoldaş https://www.facebook.com/watch?v=1437577104940544 Türkistan’dan Anadolu’ya Bir Kardeşlik Ve Şehadet Destanı Türkistanlı Hacı Yoldaş   Özbekistan’ın Margilan şehrinden hac niyetiyle yola çıkan Türkistanlı Hacı Yoldaş, Anadolu’ya ulaştığında Balkan Harbi’nin patlak verdiğini öğrendi. Anadolu’nun ve Osmanlı’nın zor durumda olduğunu görünce geri dönmeyi kabul etmeyerek etrafındaki Türkistanlılara:   “Türk kardeşim dardayken gidemeyiz!” diyerek seslendi ve kardeşleri için savaşması gerektiğini vurguladı. Hac yolculuğu onun için artık sadece bir ibadet değil; Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan bir kardeşlik, fedakârlık ve mücadele seferine dönüştü.   Hacı Yoldaş, sadece yanındakileri sözle değil, yüreğiyle de ayağa kaldırdı. Anadolu’da yaşananları anlatıp soydaşlarını Osmanlı’ya yardıma çağırdı; Türkistan’a mektuplar göndererek hem maddi destek istedi hem de savaşabilecek yiğitleri davet etti.   Balkan Harbi’nin ardından Birinci Dünya Savaşı’nda da ce...

Ey Nefsim

Ey Nefsim   Ey nefsim, hain nefsim!   Kendine çok zulüm ettin.   O büyük hesap gününde   Ne cevap vereceksin?     Rabbinin huzurunda   Ne cevap vereceksin?   Ölüm insana çok yakın,   Yola gel ey nefsim!     Kefene sarılmadan   Kendine gel ey nefsim!   Ey nefsim, hain nefsim!   Kendine çok zulüm ettin.     O büyük hesap gününde   Ne cevap vereceksin?   Rabbinin huzurunda   Ne cevap vereceksin?   Ecel kapını çalmadan Akıllan ey nefsim! Şeytana uyma sakın, Kendine gel ey nefsim!   Ey nefsim, hain nefsim! Kendine çok zulüm ettin. O büyük hesap gününde Ne cevap vereceksin?   Rabbinin huzurunda Ne cevap vereceksin?   Seslendiren: Hasan Dursun

Bakma Güldüğüme Benim

Bakma Güldüğüme Benim   Gönlüm kırık, bağrım ezik, Bakma güldüğüme benim. Görüşüm dünyaya susuk, Bakma güldüğüme benim.   Düşündükçe ağrır başım, Dolar gözlerime yaşım, Batıyor ömür güneşim, Bakma güldüğüme benim.   Âşık İsa’yım, neyime? Yürürüm doğru yoluma. Acırım garip hâlime, Bakma güldüğüme benim.   Şairi: Âşık İsa

İlâhî Kameralar

İlâhî Kameralar   Her hâlimizle, her baktığımızla, her tuttuğumuzla, her yazıp-çizip söylediğimizle kayıt altına alındığımızın bilincinde olmak   Trafikte mobese kameraları var, ancak onların ölü noktaları var, aydınlık-karanlık gibi ortamlarda yetersiz kalanları var, mesâfe sorunları var. Köşeyi dönünce, ağacın arkasına gizlenince, kameraların açısının dışına çıkınca görmeyiveriyorlar.   Fakat Allâh Celle Celâlüh’ün görevli meleklerinin mobeselerinin, kameralarının kör noktası yoktur. Her halimiz, her işimiz, her günümüz, her mekânımız denetim ve gözetim altındadır. Sadece kameralar değil, o günde hiçbir şey gizli kalmaz, insan vücudunun bütün âzâları, hayâtımızın her safhasını   bir bir ortaya sayıp döker.   Kur’an-ı Kerim, tablolar hâlinde bizlere, dünya, kıyâmet ve âhiret hallerimizi anlatır:   “Gün gelecek, dilleri, elleri ve ayakları yapmış oldukları bütün kötülükleri tek tek bildirerek, aleyhlerinde şahitlik edecektir.” (Nur, 24/24)   “O gün müh...

Unutma Ey İnsan!

Resim
Unutma Ey İnsan! Hayatın Filme Alınıyor Sağ ve sol omuzunda ilâhi kameralar hayatının filmini çekiyor. Mahşer günü Allah Teâlâ’nın huzurunda sen ve tüm mahşer halkı dev ekranda izleyeceksin! Pozlarını iyi ver ki orada mahcup olmayasın! “Dünyada yapa yalnızdım, yanımda kimse yoktu! Bunları da kim çekmiş? Demeyesin! Kirâmen Kâtibîn “Şüphesiz üzerinizde koruyucu, şerefli yazıcılar var.” (İnfitar Sûresi, 10-11)