Posts

Showing posts with the label Kaside

Kaside-i Nuniyye

Kaside-i Nuniyye   Sena-u hamd ve minnet hakka her an Odur sultan âliye’l-vasf ve’ş-şan   Yetişmez künhüne efham-ı mahluk Erişmez hükmüne êsêr-i butlan   Salat alsun nebimiz Mustafa’ya Odur mebde-i şer’i yezdan   Dahî ashab ve êli ve tabiîne Bulutlar nitekim bezl ede bârân   Budur abdu fakirin itikadı Kabul eder onu her ehli iman   Zahîre eyleyip rûzı cezaya Umar hakk’dan onunla ecir ve ihsan   Vücûdu sani’ ve bânı kadime Delillerdir havadis cümle erkan   Çü yok halk halayık ihtilafı Bilindi bir dirir bu hükme sultan   Onun zatına benzer nesne yok hiç Vücûb ile değil bu hükmü imkan   Ğınası kesretin nefy etti onun “Küll”e lazımdır zira zira ki cüzan   Ne “küll”dür o ne “cüz”dür ne “araz” Ne vardır onda araz ile ekvan   Vücûdu pakına cevher deme hem Kaç… Ondan kim ede ihâmı noksan   Muhittir ilmi eşyayı cihanı Değildir muttehid bir şeyle sübhan ...

Emanetullah Mazharından Kelime-İ Tevhid Kasidesi

  Emanetullah Mazharından Kelime-İ Tevhid Kasidesi Kur'an-ı Kerim'de buyurdu Lâ ilâhe illallah Fa'lem ennehu Lâ ilâhe illallah Muhammedün Rasûlullah Otuz üç yerinde cehri Lâ ilâhe illallah Muhammedün Rasûlullah Âlemlerin bidayeti menşei Lâ ilâhe illallah Muhammedün Rasûlullah Hazreti hamsin devvari Lâ ilâhe illallah Muhammedün Rasûlullah İman-ı kâmil: ilk nefesi Lâ ilâhe illallah Muhammedün Rasûlullah Cennet-i âlâ anahtarı: Lâ ilâhe illallah Muhammedün Rasûlullah Kalblerin ilk kapıcısı Lâ ilâhe illallah Muhammedün Rasûlullah Kâinat kapısı Lâ iâhe illallah Muhammedün Rasûlullah Mir'at-ı Muhammed nurundan Lâ ilâhe illallah Muhammedün Rasûlullah Cemâlullah zatın bul Lâ ilâhe illallah Muhammedün Rasûlullah Emaneti ile mazharı Lâ ilâhe illallah Muhammedün Rasûlullah Kalu belâ tasdiki: Lâ ilâhe illallah Muhammedün Rasûlullah Telkin-i esrarı mebde-i Lâ ilâhe illallah Muhammedün Rasûlullah Vefehtu fihmin ruhi Lâ ilâhe illallah Muhammedün Rasûlullah...

Kaside-i Tevhîd

  Kaside-i Tevhîd     Cennetin dedi ol Râsûlullâh, Semen-i lâ ilâhe illallâh!   Aslını saldı gülşen-i câne, Şecer-i lâ ilâhe illallâh!   Anın içün gıdâ-yı rûh oldu, Semer-i lâ ilâhe illallâh!   Hıfz ider cânı şerr-i şeytandan, Siper-i lâ ilâhe illallâh!   Masivâyı yutar neheng-âsâ, Ejder-i lâ ilâhe illallâh!   Küntü kenzi sana 'ayân eyler, Güher-i lâ ilâhe illallâh!   Getirir bahr-i vahdeti cûşa, Eser-i lâ ilâhe illallâh!   İki kat etdi pîr-i gerdûnu, Kemer-i lâ ilâhe illallâh!   İrgürür 'arşa câmi'-i 'aşkın, Minber-i lâ ilâhe illallâh!   İletir râhını cinâne senin, Rehber-i lâ ilâhe illallâh!   Kandırır teşne dilleri âhir, Kevser-i lâ ilâhe illallâh!   Vâsıl-ı râh-ı Hakk oldun ise, Mazhar-ı lâ ilâhe illallâh!   Sadef-i kalbe düşse incû olur, Matar-ı lâ ilâhe illallâh!   Cünd-i şeytânı târmâr eyler, 'Asker-i lâ ilâhe illall...

Tevhid Kasidesi

  Tevhid Kasidesi   Cihan içre şah eder, Kalpler üzre mah eder, Vasıl-ı Allah eder, Lâ ilâhe illallah.   Kalbinden siler pası, Hak yola sürer nâsı, Nermeder kalbi kası, Lâ ilâhe illallah.   Nef ile isbat olur; Kâd-ı hacat olur, Bâisi necat olur Lâ ilâhe illallah.   Zikreyle her nefeste, Çağır Allah’ı seste, Can bülbülü kafeste; Lâ ilâhe illallah.   Ehlullahın yolları, tevhid okur dilleri, Hep giderir galeri, Lâ ilâhe illallah.   Gel zikreyle bel kuşan, fani dünyadır inan, Çün gider bunda gelen, Lâ ilâhe illallah.   Leyl-ü nehar di anı, akıt gözünden ganı, Hakk’a eyle igânı, Lâ ilâhe illallah.   Zikre sen adet verme, sakınıp az da kılma. Ğarik ol, kendin bilme, Lâ ilâhe illallah.   Bildir ol irfanı, budur cümlenin cânı, Bilgil aslı îmanı, Lâ ilâhe illallah.   Maksuduna erdirir, Mâbud’unu bildirir Gönlün hakka döndürür, Lâ ilahe illallah.   Hal ide gör sen anı, tuttu...

Derecat-ı İman Kasidesi

Derecat-ı İman Kasidesi   Derecatı iman altı oldu ey arifler bil anı Biri imanı kavli merkezidir lisanı Yoktur kalpte tesiri budur nifak imanı Yarab zid imanımı tabi olsun Resul’ü Hem esbabın imanı budur imanın aslı   İmanı aklı hem merkezidir alemi Fani olsa âlemi gider anın imanı   İmanı ilmi merkezi melekûtu Görür hem melekleri işitir hem tesbihleri   Dördü imanı hali levhi mahfuz merkezi Görür hakayıkı eşyayı bilir hakayıkı esmayi   Beşi imani şuhudi görür eşyada hakkı Semme veçhi buyurdu hem vahdedi şuhûdu   Altı iman vücudu fani oldu âlemi Kalmadı andan gayri hem vahdedi vücudu lâ mevcude illâllah Yarab sıdkı abdini arttır hem imanını Olsun kemal imanı vuslat etsin zatını Çünkü Allah buyurdu fil kuranı azimi   Kûlin küntüm tühibbü nallahe fettebiuni yuhbib kümullah Kûlin küntüm tühibbi fettebi unihabibi   Ey habibim sen anlara söyle biz Allah’ı seviyoruz diyorlar Öyle ise sana tabi ...

Emali Kasidesi

Emali Kasidesi   Doğru i’tikâd yazar, Emâlî’nin başında, İncîler gibi olan nazmı, tevhîd hakkında.   Mevlâmız, mahlûkların ilâhıdır biliniz, Kemâl sıfatlar ile, muttasıftır Rabbimiz.   O, Hayy’dır, hayattadır, her işte tedbîr eder. O, vardır, zülcelâldir. Her şeyi takdîr eder.   Hayrı ve şerri ister, irâde sıfatıyla, Ancak şerden, kötüden, râzı değildir asla.   Allahın sıfatları, değil zâtının aynı, Aynı zamanda bil ki, olamaz zâtından ayrı.   Zâta ve fi’le âit, Allahın sıfatları, Öncesi yok, kadîmdir, yok zeval bulmaları.   Ona (şey) deriz ancak, hiçbir şeye benzemez. (Zât) da denilir ancak, altı yön düşünülemez.   Başka değildir ismi, O’nun müsemmâsından, Bildirildi bu ma’nâ, İslâm ulemâsından.   Rabbim cevher değildir ve hiç olamaz cisim. Ne şümûllü bir bütün, ne de ondan bir kısım.   Cüz’i lâ yetecezzâ, var şeksiz inanmalı, Ey Müslümanlar, bunu, inkârdan sakınmalı.   ...